İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/472 E. 2024/694 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/472
- Karar No
- 2024/694
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/472 Esas KARAR NO : 2024/694
DAVA : Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 12/07/2021 KARAR TARİHİ : 19/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili sunduğu dava dilekçesinde; 13/05/2020 tarihinde ... İli ... ilçesinde faili meçhul aracın müvekkiline çarpması neticesinde müvekkilinin %100 malul kaldığını, müvekkilinin tüm bakım ve ihtiyaçlarını anne ve babasının karşıladığını, davalı ... hesabına yapılan hasar başvurusunda taraflarına sürekli sakatlık tazminatı olarak 410.000.00 TL bedelin sürekli sakatlık teminat limitleri dahilinde ödendiğini, ancak ZMMS poliçelerin de yer alan sağlık giderleri kapsamında müvekkilinin bir ömür boyu maruz kalacağı bakıcı giderlerine ilişkin taleplerinin davalı tarafnıdan reddedildiğini, oysa ki Anayasa mahkemesinin ZMMS'ye ilişkin genel hükümlerin iptal etmiş olması sebebiyle davalı bakıcı giderlerini de sağlık giderleri kapsamın da ödemek zorunda olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hak ve taleplerimiz saklı kalmak kaydıyla, davacının kaza neticesinde yaralanması sebebiyle şimdilik sağlık giderleri teminatı kapsamın da şimdilik bkıcı giderleri için 500.00 TL tazminat bedelinin kaza tarihi itibariyle yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacı asile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 04/03/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile, ...’in trafik kazası sonucu yaralanması sebebiyle 410.000,00 Sürekli Bakıcı Gideri Tazminat Bedeli olmak üzere; Toplam 410.000,00 TL maddi tazminat bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsil ile ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde; Kaza tarihi dikkate alınarak davadaki taleplerin zamanaşımına uğradığını, ayrıca, kısmi dava olduğu göz önünde bulundurulduğunda dava konusu edilmeyen tutar yönünden de zamanaşımı def'ilerinin bulunduğunu, müvekkili kurum tarafından davadan önce yapılan 410.000,00 TL'lik ödemenin azami teminat limiti olup limiti aşan taleplerin kabulünün mümkün olmadığını, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5-c maddesinde; Sürekli Sakatlık Teminatı; Üçüncü kişinin sürekli sakatlığı dolayısıyla ileride ekonomik olarak uğrayacağı maddi zararları karşılamak üzere, bu Genel Şart ekinde yer alan esaslara göre belirlenecek teminat olduğunu, kaza nedeniyle mağdurun tedavisinin tamamlanması sonrasında yetkili bir hastaneden alınacak sağlık kurulu raporu ile sürekli sakatlık oranının belirlenmesinden sonra ortaya çıkan ve tıbben gerekli olan bakıcı giderleri bu teminat limitleri ile sınırlı olmak koşuluyla sürekli sakatlık teminatı kapsamında olduğunu, kaza nedeniyle mağdurun sürekli iş göremezliği bu teminattan karşılanacağını, müvekkili kurumun sorumluluğunun, kazaya sebep olduğu iddia edilen tespit edilemeyen aracın sürücüsünün kusuru oranında ve azami teminat limiti dahilinde olduğunu, davacıya limitin tamamının ödendiğini, sağlık gideri teminatının SGK'nın sorumluluğunda olduğunu belirterek davanın öncelikle usulden reddine, yapılacak yargılama neticesinde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, Davacının sürücü ve plakası tespit edilemeyen aracın çarpması sonucu oluşan maluliyeti nedeniyle bakıcı giderinin tahsiline ilişkindir. Davacının İstanbul ATK'ya sevkinin sağlanıp davaya konu kaza nedeni ile oluşan maluliyetten dolayı sürekli bakıcı bakımına muhtaç olup olmadığı ve bunun süresinin ne kadar olduğuna dair rapor düzenlenmesinin istenildiği, 22/11/2022 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda; Kurulumuzun... tarih, ... sayılı ve ... tarih, ... sayılı müzekkerelerinde kişinin doğumu, doğum öncesi, kaza öncesi ve kaza sonrası tüm tıbbi evrakı istendiği ve kişinin muayene edilmek üzere 13/04/2022 ve 07/09/2022 tarihlerine randevu verildiği ancak kişinin başvurusu bulunmadığından muayenesinin yapılamadığı, dosya içerisinde yeterli tıbbi belge de bulunmadığından, sorulan kişinin olay sebebiyle bakıcı ihtiyacı bulunup bulunmadığı hususunda görüş bildirilemediği, tüm tıbbi belgeleri ile birlikte muayene edilmek üzere Kurumumuza gönderilmesi halinde yeniden değerlendirilebileceği oy birliği ile mütalaa olunduğu görülmüştür. ... Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazılarak ve davacı ... in ... Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'na sevki ile davacının davamıza konu 13/05/2020 tarihli kazada yaralanmasından ve bu nedenle oluşan maluliyetinden dolayı sürekli başkasının bakımına muhtaç olup olmadığı, muhtaç ise bunun süresinin ne kadar olduğuna dair rapor düzenlenmesinin istenildiği, ... Üniversitesi Adli Tıp Dalından alınan... tarihli raporunda; ... gün ve... sayılı Resmi Gazetede yayınlanan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre ve 20/02/2019 gün ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre kişinin tüm özür oranının %94 (yüzdedoksandört) ve sürekli olduğu, 13/05/2020 tarihinden itibaren kişinin sürekli başkasının yardım ve bakımına ihtiyacı olduğu kanaatine varıldığını bildirilmiştir. Mahkememiz dosyası kusur bilirkişisi ..., aktüer bilirkişi ..., sigorta bilirkişisi ...'a verilerek; tüm dosya kapsamı üzerinde inceleme yapılıp, davaya konu olayda sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın çarpması sonucu davacıda oluşan maluliyete ve tespit edilecek kusur oranına göre oluşan bakıcı giderinin hesaplanması ve buna dair rapor düzenlemelerinin istenildiği, bilirkişi heyetinin mahkememize sunduğu 04/03/2024 tarihli raporlarında; 15/03/2021 ödeme tarihi itibariyle, davacının 13/05/2020 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonrası %94 maluliyet/sürekli iş göremezlik - efor kaybına ilişkin gelirine sürücünün %25 kusur oranının yansıtılmasıyla zararının 533.360,88 TL olduğu olduğu, 04/03/2024 hesap/rapor tarihi itibariyle davacının geçirdiği kazası sonrası %94 maluliyet oranı dahilinde zararın %100'ü oranında sürekli bakıcı giderler zararlarına plakası tespit edilemeyen kimliği belirsiz araç sürücüsünün %25 kusur oranının yansıtılmasıyla bakıcı giderinin 4.030.641,12 TL olacağı, davacı küçük için yapılan toplam 410.000.00 TL ödemenin sadece sürekli maluliyet zararı ödemesi olduğunun kabulünün gerektiği kanaatine varılmış olup, bu hususta takdir Sayın Mahkemeye ait olduğu yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmiş oldukları, mahkememiz dosyası bilirkişi ...'ya verilerek dosya üzerinde yeniden inceleme yapıp, davacının davadaki talebi bakıcı gideri olduğundan bunun hesaplanıp, yapılmış ödeme tarihindeki maluliyet zararı ve bu ödemeye göre kalan miktarda bakıcı zararında faizi ile hesaplanıp kalan miktara göre talep edeceği bakıcı zararına dair rapor düzenlemelerinin istenildiği, bilirkişinin sunduğu 27/05/2024 tarihli raporunda; 15.03.2021 Ödeme tarihi olduğun trafik kazası sonrası; % 94 maluliyet / sürekli iş göremezlik- efor kaybına ilişkin gelirine sürücünün %25 kusur oranının yansıtılmasıyla zararının 533.360,88 TL, % 94 maluliyet oranı dahilinde zararın % 100'ü oranında sürekli bakıcı giderler zararlarına plakası tespit edilemeyen kimliği belirsiz araç sürücünün %25 kusur oranının yansıtılmasıyla zararının 746.440,99 TL olabileceği, davacı taraf, davalı ... Hesabı'na başvuruda bulunduğu ve ... hesabı, davacı küçük için Sürekli Sakatlık; 69.840,00 TL, Bakıcı Giderleri; 40.160,00 TL olarak toplam 41.000,00 TL tazminat ödemesi yaptığı, Ödemelerin tenzili sonrası davacının hakive zararının: 889.801,87 TL olduğu, ... Hesabının 2020 kaza tarihinde kişi başı Sakatlık ve Ölüm teminatı 410.000,00 TL Sağlık/Bakıcı Giderleri teminatı 410.000,00 TL ve davacı için ödenen tutarların tenzili sonrası ... Hesabının bakiye teminat limitinin 410.000,00 TL olduğu, sorumluluk, temerrüt tarihi ve faiz türü gibi hukuki olgular konusunda takdirin mahkemeye ait olduğu yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmiş oldukları anlaşılmıştır. Kahramanmaraş Valiliği'ne müzekkere yazılarak, davacının geçici koruma kaydı ve statüsünün bulunup bulunmadığının sorulduğu, cevabi yazılarında; bahsi geçen yabancıların statülerinin Geçici Koruma kapsamında olduğu tespit edilmiş olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak, davacıların ... Cumhuriyeti yurttaşı olmaları ve Türkiye'de geçici koruma kapsamında olmaları nedeniyle 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunun 48. Maddesi kapsamında teminat gösterme zorunluluklarının bulunup bulunmadığının araştırılmasının istenildiği, cevabi yazılarında; yabancılık sebebine bağlı olarak teminat yatırma yükümlülüğünün 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'da düzenlendiği, Yabancılık sebebine dayalı olarak teminat yatırma zorunluluğunu öngören anılan Kanun'un 48'inci maddesinin 1'inci fıkrasına göre; "Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır." Bu madde hükmü ile Türkiye’de dava açan, açılmış davaya müdahale eden, icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler için teminat gösterme yükümlülüğü getirildiği, Türkiye’de dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan Suriye uyruklu gerçek veya tüzel kişilerin teminat yatırmaktan muaf tutulup tutulmayacağı hususunun yargı yetkisi ve takdir hakkı dâhilinde değerlendirmesi keyfiyetinin mahkemesine ait olduğu yönünde cevap verildiği anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirilmekle; Davanın, Davacının, sürücü ve plakası tespit edilemeyen aracın çarpması sonucu oluşan maluliyeti nedeniyle bakıcı giderinin davalı ... Hesabından tahsilinin talep edildiği, davalının ise 410.000,00 TL ödeme yapıldığını, bakıcı giderlerine ilişkin davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan ettiği anlaşılmıştır. Davacı ... Cumhuriyeti yurttaşıdır. 5718 sayılı Yasanın 48.maddesine göre Türk mahkemelerinde dava açan gerçek veya tüzel kişiler mahkemenin belirleyeceği teminatı yatırmak zorundadır. HMK 114.maddesine göre bu şart dava şartlarındandır. Suriye, Türkiye’nin taraf olduğu Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi’ne taraf değildir. Suriye ile Türkiye arasında karşılıklılık sözleşmesi bulunmamaktadır. Davacı Türkiye'de geçici koruma statüsündedir. Türkiye 1951 tarihli Mültecilerin Hukuki Durumuna Dair Sözleşmeyi coğrafi çekince ile onaylamıştır. Bu çekincenin sonucu olarak, Türkiye Avrupa sınırları dışından gelen kişilere (Afganistan, Suriye vs.) mülteci statüsü tanımamaktadır. İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Başkanlığı'ndan alınan ... tarihli ve ...sayılı yazı ile, 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun 88’inci maddesinde uluslararası koruma statüsü sahibi kişiler için tanınan muafiyetin geçici koruma statüsünde bulunanları kapsamadığı, Türkiye’de dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan Suriye uyruklu gerçek veya tüzel kişilerin teminat yatırması gerektiği, mahkememizce 35.000,00 TL teminatın davacı tarafça yatırılmasına karar verildiği, yapılan ihtarlara rağmen teminatın yatırılmamış olduğu, dava şartını yerine getirmemiş olduğu, bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 427,60 TL karar harcının peşin ve ıslah yolu ile alınan toplam 7.059,30 TL harçtan mahsubu ile bakiye 6.631,70 TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince davalı vekiline takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından sarf edilen 110,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 6-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede İSTİNAF YOLU açık olmak üzere karar verildi. 19/11/2024
Katip e-imzalıdır
Hakim e-imzalıdır