İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/748 E. 2025/231 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/748
- Karar No
- 2025/231
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/748 Esas KARAR NO : 2025/231 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/12/2024 KARAR TARİHİ : 18/03/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 06/12/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan Abonelik Sözleşmesi ile davalıya internet hizmeti verildiğini, davalının kullanım bedellerini içerir son ödeme tarihleri ve tutarları belirtilen faturaların ödemesi gerçekleşmediğini, davalı ödemelerin tam ve zamanında yapılmamış olması nedeniyle borçlu bulunduğunu, faturaları ödememesi üzerine ... Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası ile genel haciz yolu ile icra takibi yapıldığını, davalı borçlu takip konusu alacağa karşı, kötü niyetli olarak ve takibi durdurmak maksadıyla yasal süresinde itirazda bulunmuş ve takip durduğunu, söz konusu itirazlar haksız ve yasal dayanaklardan yoksun olduğunu, açıklanan bu nedenlerle; fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan; takibe itirazın iptaline, takibin devamına, davalının % 20 dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya dava dilekçesi ve duruşmaya davet tutanağının usulüne uygun tebliğ edildiği ancak cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşıldı. DELİLLER: ... Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası, ... A.Ş. Yazı cevabı, Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı ve tüm dosya kapsamı. GEREKÇE: Dava, abonelik sözleşmesinden kaynaklı alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. Davaya konu ... Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi ... esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine abonelik sözleşmesi kapsamında hazırlanan faturaların tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibe itiraz üzerine eldeki itirazın iptali davasının açıldığı görülmüştür. Mahkememizce; incelenmek üzere abonelik sözleşmesinin örnekleri davacı kurumdan istenmiş, davacı kurum GSM abonesine ait abonelik sözleşmesi ve bu kapsamda hazırlanan faturalar dosyamız arasına alınmıştır. Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır. Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır (6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir. İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır. Davacı yan abonelik sözleşmesi ile verilen hizmet nedeniyle hazırlanan faturalarını ibraz ederek icra takibi yapmış, davalı ise icra dosyasına yaptığı itirazlar da temel olarak borcun doğmadığı değil, pandemiden kaynaklı gereğinden fazla hat tahsis edildiğinden bahisle borçlarının bulunmadığı yönünde itirazda bulunulduğu, bu kapsamda GSM hizmetinin verildiği ispat edilmekle, aksi hususların davalı yanca ispat edilmesi gerekecektir. Ancak dava dosyamızda davalı yan savunma yapmamış ve aksi yönde de delil bulunmadığından verilen hizmet kapsamında alacağın varlığı kabul edilmiş ve davanın kabulü gerekmiştir. Davalının icra takiplerine haksız yere itirazda bulunması ve alacağın fatura alacağından kaynaklı olması sebebiyle likit olması nedeni ile kabul edilen alacağın % 20 oranında icra inkar tazminatının (İİK md.67/2) davalıdan tahsilde tekerrür olmamak üzere alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre; 1-Davanın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla KABULÜNE, Davalının ... Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi... Esas sayılı dosyalarında yapmış olduğu itirazın iptali ile icra takibinin kaldığı yerden devamına, 2-İİK mad. 67/2 uyarınca alacak likit ve itiraz haksız olduğundan icra takibindeki 3.931,48 TL asıl alacağın %20'si olan 786,30 TL icra inkâr tazminatının tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 615,40 TL nispi karar harcından peşin yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile eksik alınan 187,80 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye İrad Kaydına, 4-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 3.931,48 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı, 60,80 TL vekalet harcı ve 380,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.296,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 7-Kullanılmaya ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekili yüzüne karşı, davalı yanın yokluğunda miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulünce anlatıldı.18/03/2025 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır