İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/691 E. 2024/723 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/691
Karar No
2024/723
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/691 Esas KARAR NO : 2024/723 DAVA : Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz DAVA TARİHİ : 18/11/2024 KARAR TARİHİ : 05/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... 6 ATM nin ... esas sayılı dosyasında görülen ortaklıktan çıkma davasının sonuçlandığını müvekkili ...'in ... Şirketi ortaklığından çıkması hususunda karar verildiğini kararın kesinleşmesi üzerine ortaklıktan çıkma kararının tescil ve ilanı için müvekkili tarafından ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvurduğunu, ancak davalı müdürlüğün, müvekkilinin başvuru konusunda yetkili kişi olmadığı gerekçesi ile tescil talebinin reddedildiğini, müvekkilinin talebinin reddedilmesi üzerine ... Şirketi yetkilisine belirtilen konuda sicile başvuruda bulunması için ulaşmaya çalıştığını, ancak sonuç alamadığını, şirketin uzun süredir gayri faal bir şirket olduğunu, ticari hayatına fiilen son verdiğini aktif bir ticari merkezi, işletmesi bulunmadığını, bu nedenle bu durumu belirtir ve gerekçeleri ile açıklayarak Ticaret Sicil Müdürlüğüne tekrar başvuruda bulunduklarını, dava açılış tarihi itibarı ile başvurularına sicil müdürlüğü tarafından cevap verilmediğini, geçen süre dikkate alındığında talebin zımmen reddedildiğinin kabul edilmesi gerektiğini beyan ederek davalı ... Sicil Müdürlüğünün cevap vermemek suretiyle reddedilmiş sayılması gereken kararına itirazlarının kabulü ile kesinleşen ... 6 ATM nin ... Esas, ... karar sayılı ilam uyarınca ... Şirketi ortaklığından çıkma kararının tescil ve ilanının yapılmasına karar verilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sicil Müdürlüğü cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle usule yönelik itirazlarında, davaya konu tescili geri çevrilen başvuruya ilişkin olarak Ticaret Sicil Yönetmeliği m.35 gereğince ve bu hükümde belirtildiği şekilde bir red kararı yazılmadığını, müvekkili müdürlüğünün dava konusu tescil işlemi iadesinin hukuka uygun olduğunu, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, esasa ilişkin beyanlarında ise müvekkili müdürlüğün 6102 sayılı TTK m.32 ve Ticaret Sicil Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, müvekkili müdürlük tarafından davacı tarafından bildirilen mahkeme kararının gereğinin şirket tarafından alınacak ortaklar kurulu kararı ile yerine getirilmesinin ihtar olunduğunu, ortaklıktan çıkma kararının tespit kararı olduğunu, mahkemenin ayrıca çıkarılma kararının tesciline hükmetmediği gibi çıkan ortağın payına ilişkin de hüküm kurmadığından hem çıkma kararının tescili hem de çıkan ortağın payının ne şekilde tasarruf edileceğine ilişkin olarak tespit kararına binaen şirketin karar almasının zorunlu olduğunun belirtildiğini, ihtar gereğince dava dışı şirketin kendisine verilen mühlet içinde karar alarak tescil ettirmediği ve müvekkilinin de resen tesciline mahkeme kararında hükmedilmeyen hususlarda resen tescil yetkisi bulunmadığı gibi çıkan ortağın payına ilişkin olarak da şirket yerine geçerek karar alma yetkisinin bulunmadığını, söz konusu oraklıktan çıkarılmaya ilişkin davanın yalnızca davanın tarafları arasında ve onlar bakımından sonuç doğurduğunu, bu nedenle şirketin dava neticesine uyarınca karar alması gerektiğini, müvekkilinin taraf olmasa dahi alınan kararın açıkça tesciline de hükmedebildiğini bu durumda açıkça tescile hükmedilmesi halinde veya bu konuda mahkemenin tescile ilişkin müdürlüğe açık talimat vermesi halinde müvekkilinin tescil işlemini gerçekleştirdiğini, ancak mahkeme kararında bu konuda bir hüküm kurulmadığını, bu nedenle müvekkilinin iade işleminin hukuka uygun olduğunu, huzurdaki davada davacının ortaklıktan çıkması kararının tescil ve ilanı ile birlikte davacının payının akıbeti yani davacının payının şirkette mi kalacağı hususunda karar verilmesi gerektiğini, bunlarla ilgili mahkeme karar vermesi halinde müvekkilinin karara uyacağını beyan ederek müvekkilinin huzurdaki davanın açılmasına sebep olmayan müvekkili müdürlüğün yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER; Sicil kayıtları, müzekkere cevapları, taraflarca sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı. GEREKÇE: Dava, TTK 34. maddesine göre açılan Ticaret Sicil Müdürlüğü kararına itiraza ilişkindir. TTK'nın 34. Maddesinde ilgililerin, tescil, değişiklik veya silinme istemleri ile ilgili olarak, sicil müdürlüğünce verilecek kararlara karşı, tebliğlerinden itibaren sekiz gün içinde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile itiraz edebilecekleri düzenlenmiştir. Davacı vekili, 12.09.2024 tarihli başvuru dilekçesinde ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, ... K, sayılı ilamı ile davacı ...'in ...Şirketi ortaklığından çıkmasına karar verildiği ve kararın 01.07.2020 tarihinde kesinleştiğini, kesinleşmiş mahkeme kararı uyarınca ... Limited Şirketi ortaklığından çıkmasına ilişkin ilamın icra edilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sicil Müdürlüğü 20.08.2020 tarihli yazısında tescili istenen mahkeme kararı yönünden ilgili şirkete; yönetmeliğin 36. maddesine göre davetiye göndererek ayrılan ortağın payının şirkette ne şekilde tasarruf edileceğinin ve son ortaklık yapısını gösterir kararın TTK hükümleri gereğince tescil ve TTSG de ilan ettirilmesi ihtar edilmiştir. Davalı 14.10.2022 tarihli yazı ile şirketin tescilden kaçınması ve kaçınma nedenlerini bildirmemesi nedeni ile İstanbul valiliğin den 6102 sayılı TTK Md. 33 uyarınca işlem yapılması talep edilmiştir Davacı vekilinin 12.09.2024 tarihli başvuru dilekçesine dava tarihi olan 18.11.2024 tarihine kadar her hangi bir cevap verilmemiştir. Davacının başvurusuna cevap verilmemiş olması, dava tarihine kadar geçen sürenin başvurunun zımnen reddedildiğinin sayılması için makul bir süre olduğu anlaşılmakla davacının 12.09.2024 tarihli başvurusunun zımnen reddedildiği kabul edilmiştir. ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...Esas, ... K, sayılı ilamı ile davacı ...'in ... Şirketi ortaklığından çıkmasına karar verilmiş ve karar 01.07.2020 tarihinde kesinleşmiştir. Yargıtay 11. HD ... E, ... K, Bu durumda, sicil müdürlüğü tescili gereken bir hususun sicile tescil edilmemesi halinde ilgili kişiler, ticaret sicil müdürlüğü tarafından TTK'nın 33. ve Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 36. maddeleri uyarınca tescile davet edilir. Sicil müdürlüğü tarafından tescile davet edilmesine rağmen süresi içinde tescil için başvuru yapılmaması veya tescilden kaçınma sebeplerinin bildirilmesi halinde, işbu durum karar verilmek üzere ticaret sicil müdürlüğü tarafından asliye ticaret mahkemesine bildirilir. Mahkeme, ilgili durumun sicile tescili gerektiğine kanaat getirirse, sicile tescil emrini içeren bir karar vermelidir. Somut olayda; davacı dava dilekçesinde, davalı şirketin dava dışı ortağına ait hisselerin devrinin tescili için TTK'nın 33. ve Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 36. maddeleri uyarınca tescile davet edilmesine rağmen, tescil işlemlerini yapmayacağını süresi içinde kendilerine bildirdiğini beyan ederek davalı şirketin dava dışı ortağına ait hisselerin devredildiğini tespiti talebiyle mahkemeye başvurmuştur. Her ne kadar, davacı dava dilekçesinde, davalının dava dışı ortağına ait hisselerin devredildiğinin tespitini talep etmişse de, işbu dava dilekçesinin, TTK'nın 33. ve Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 36. maddelerinde açık düzenlemelerde yerini bulan asliye ticaret mahkemesine bildirim istemi olduğu kabul edilerek, davalı tarafın tescilden kaçınmakta haklı olmadığı tespit edildiği takdirde, mahkemece tescili emreden nitelikte karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamış olup, bu nedenle bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Kayseri BAM 6. HD ... E, ... K; "davalı ... Ticaret Sicil Müdürlüğü davaya konu 06/09/2019 tarihli yazısı/kararında belirtildiği üzere tescili istenen mahkeme kararı yönünden ilgili şirkete 36.maddeye göre davetiye göndermiş (tescile davet) ise de şirkete tebliğ edilemediği, bila tebliğ iade edildiği halde, aynı davetiyenin şirkete Tebligat Kanunu hükümlerine göre usulüne uygun olarak tekrar tebliği için devamındaki gerekli işlemleri yapıp tebliğ işlemini usulüne uygun olarak tamamlamamıştır. İşbu davetiye tebliği işlemlerini usulüne uygun olarak yapıp tamamlamadan yönetmeliğin 36.maddesine göre kararı veren mahkemeye 10/07/2019 tarihli yazıyı yazmıştır. Bu yazı içeriğinin de yönetmeliğin 36.maddesine uygun, açık ve yeterli olmadığı görülmüştür. Zira yazıda durumun aşamalarının açık şekilde belirtilmediği ve sonuçta da söz konusu çıkma kararının tesciline mahkemece hükmedilip hükmedilmediği yani işbu kararın sicile tescil edilip edilmeyeceği yönünde açıkça mahkemeden sorulmadığı, sadece şirkete gönderilen tescile davet tebligatının bila tebliğ iade edildiğinin mahkemeye bildirildiği görülmüştür. Dolayısıyla Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğünce kendisine davacı tarafça yapılan çıkma kararının tesciline ilişkin 01/07/2019 tarihli yazılı başvurusuyla ilgili Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 36.maddesine uygun şekilde yapılması gereken işlemleri tam ve eksiksiz olarak yerine getirmeden, usulüne uygun olarak tamamlamadan ve tescili istenen kesinleşmiş çıkma kararında açıkça davacının çıkma yapı isteminden feragati nedeniyle reddine karar verildiği de gözetilmeden,davalı ... sicil müdürlüğünün, davacının çıkma kararının tescili talebine ilişkin olarak verdiği davaya konu ... tarihli ve... sayılı yazısı/kararının TTK'nın 34. ve Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 36.maddesine, usul ve yasaya uygun olmadığı anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle iş bu Ticaret Sicil Müdürlüğü kararına/işlemine karşı davacı tarafça açılmış itiraz ve kaldırılması talepli davanın kabulü gerekir." Ticaret sicil yönetmeliği 36. maddesinin birinci ve ikinci fıkrasında ise; ''Tescil edilmesi gereken bir olgunun ilgilisi tarafından tescil ettirilmediğini haber alan müdürlük, tescil başvurusunda bulunmakla yükümlü kişileri, otuz gün içinde tescil başvurusunda bulunmaya veya tescili gerektiren sebeplerin bulunmadığını ispat etmeye çağırır. Bu davette, kanuni dayanaklar gösterilmek suretiyle davetin gerekçesi, tescili gereken belgeler ve tescil yükümlülüğünün yerine getirilmemesinin yaptırımları belirtilir. (2) Birinci fıkra gereğince yapılan çağrı üzerine, süresi içinde tescil isteminde bulunulmaması veya kaçınma sebepleri bildirilmiş olmasına rağmen kaçınma sebeplerinin yeterli görülmemesi halinde müdürlük, durumu sicilin bulunduğu yerdeki ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine bildirir. Mahkemenin tescile hükmetmesi halinde olgu resen tescil edilir.'' denilmektedir. Bu durumda, sicil müdürlüğü tescili gereken bir hususun sicile tescil edilmemesi halinde ilgili kişiler, ticaret sicil müdürlüğü tarafından TTK'nın 33. ve Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 36. maddeleri uyarınca tescile davet edilir. Sicil müdürlüğü tarafından tescile davet edilmesine rağmen süresi içinde tescil için başvuru yapılmaması veya tescilden kaçınma sebeplerinin bildirilmesi halinde, işbu durum karar verilmek üzere ticaret sicil müdürlüğü tarafından asliye ticaret mahkemesine bildirilir. Mahkeme, ilgili durumun sicile tescili gerektiğine kanaat getirirse, sicile tescil emrini içeren bir karar vermelidir. (Yargıtay 11. HD ... E, ... K,) Somut olayda; davalı ... Sicil Müdürlüğü 20.08.2020 tarihli yazısında belirtildiği üzere tescili istenen mahkeme kararı yönünden ilgili şirkete yönetmeliğin 36. maddesine göre davetiye gönderdiği halde şirket gerekli işlemleri yapıp tebliğ işlemini usulüne uygun olarak tamamlamamıştır. Sicil müdürlüğü tarafından tescile davet edilmesine rağmen süresi içinde tescil için başvuru yapılmaması ve tescilden kaçınma sebeplerinin bildirilmemesi nedeniyle davalı ... sicil müdürlüğünün, davacının çıkma kararının tescili talebine ilişkin 12.09.2024 tarihli başvurusunun zımnen reddine ilişkin kararının TTK'nın 34. ve Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 36.maddesine, usul ve yasaya uygun olmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekili tescil kararı verilmesi halinde çıkma paylarının akıbeti hakkında karar oluşturulmasını talep etmiş ise de, mahkememizce dava konusu olmayan talep hakkında hüküm kurulmayacağından bu yönden her hangi bir değerlendirme yapılmamıştır. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- Davacının davasının KABULÜ ile, davalı ... Sicil Müdürlüğü'ne yapılan 12.09.2024 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin kararın kaldırılmasına, davacının 12.09.2024 tarihli yazılı başvuru dilekçesiyle ilgili olarak Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 36.maddesine uygun şekilde ve eksiksiz olarak tüm işlemlerinin davalı ... Sicil Müdürlüğü'nce yerine getirilmesine, 2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığını, 3-Yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına, 4- Davacı tarafından yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde bakiyesinin yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 05/12/2024 Başkan ... (e-imza) Üye ... (e-imza) Üye ... (e-imza) Katip ... (e-imza)

Atıf: İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/691, K. 2024/723, T. 05.12.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-691-e-2024-723-k-47b3aed63dce