İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/223 E. 2025/286 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/223
- Karar No
- 2025/286
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/223 Esas KARAR NO : 2025/286 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/04/2024 KARAR TARİHİ : 16/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 17.10.2022 tarihli “Dijital Ajans Hizmet Sözleşmesinin akdedildiği, sözleşme ile, müvekkili şirketin dijital hizmetlerinin (websitesi yapımı, grafik, tasarım, ... arama motorunda öne çıkma-, vb) Davalı tarafından yürütülmesine karar verildiği, Sözleşmenin 7.maddesi uyarınca sözleşme bedelinin 36.600-USD olduğu ve sözleşme bedelinin davalıya ödendiğini, Sözleşme bedelinin davalıya ödenmiş olmasına rağmen, sözleşmede belirtilen tüm işler davalı tarafça tamamlanmadan tarafların ortak iradesi uyarınca 31 Aralık 2023 tarihinde sözleşmenin feshine karar verildiği ve sözleşmenin tamamlanmayan aşamalarına ilişkin olarak taraflarca, 166.085-TL’nin davacı tarafça fazla ödendiği hususunda mutabık kalarak ilgili tutarın müvekkiline ödenmesine karar verildiğini, bu konuda tarafların 21.12.2023 tarihli davalı tarafça mutabık kalındığı gösterilen fesih hususlarını gösteren mailin, 27.12.2023 tarihli davalı tarafça taslak iade faturasının onaylanmasına ilişkin mail 27.12.2023 Davacı tarafça onaylanan iade faturasının kesilip gönderilmesine ilişkin maillerin gönderildiğini, Müvekkilinin mailler onaylandıktan sonra davalı tarafa 27.12.2023 tarihinde dava konusu 166.085,00 TL olan iade faturasının kesildiğini ve faturanın TTK 21/2 uyarınca 8 gün sonra (04.01.2024) davalı tarafça kabul edilerek muaccel hale geldiği halde, davalının 24.01.2024 günü, iade faturasının yanlış kesildiğinden bahisle müvekkiline mail gönderdiğini ve ödeme yapmadığını, davalının borcunu ödemediğinden aleyhine ... 8.İcra Müdürlüğü ...E. sayılı icra dosyası ile takip başlatıldığını, davalı borçlunun süresinde itiraz ettiğinden takibin durduğunu, oysa ki takibe yapılan itirazın haksız olduğunu, bu nedenle itirazın iptali ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına dair karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin davacıya borcunun bulunmadığını, müvekkilinin sözleşme uyarınca üstlenmiş olduğu yükümlülükleri layıkıyla ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, ancak davacı tarafın sözleşmeyi süresinden önce feshetmiş ve dahası, fazladan ödeme yaptığı iddiasıyla bir de iade faturası düzenlediğini, müvekkilinin iade faturasını kabul etmediği gibi, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bir an için davacının alacaklı olduğu ve alacağı için fatura/iade faturası düzenlediği kabul edildiğinde dahi, davacının düzenlemiş olduğu faturanın, her şeyden önce, ilgili mevzuat uyarınca “tevkifatlı faturalar ve tevkifatlı faturaların iadesi” hakkındaki usullere aykırı düzenlenmiş olmakla müvekkili şirketin kabulü ya da itirazına gerek olmaksızın geçersiz olduğunu, zira usulüne uygun olarak düzenlenmeyen faturanın şirket muhasebe kayıtlarına işlenmesinin dahi müvekkilinin usulsüzlük cezasıyla karşı karşıya kalmasına sebebiyet vereceği açıkça ortadayken bahse konu faturanın geçerliliği ya da müvekkili tarafından kabul edilmesinin mümkün olamayacağını, bu nedenlerle davanın reddine, kötü niyet tazminatına, yargılama masrafları ile vekâlet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : ... 8.İcra Müdürlüğü ... E. sayılı icra dosyası, taraflar arasında imzalanan sözleşme, mail yazışmaları, fatura örneği, taraf beyanları, bilirkişi raporu ve tü dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ KABUL VE GEREKÇE: Davacı tarafından açılan dava, İİK 67.maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır. Taraflar arasındaki ihtilaf; Fatura alacağına dayalı yapılmış takibe ilişkin itirazın iptali talebinin yerinde olup olmadığı hususlarındadır. ... 8.İcra Müdürlüğü ... E. sayılı icra dosyasıının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine iade faturası alacağından kaynaklanan 166.085,00 TL asıl alacak, 2.009,17 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 168.094,17 TL alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun yasal süresi içerisinde sunduğu itiraz dilekçesi ile takibin durduğu, davacı alacaklının iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, takibin yetkili icra dairesinde yapıldığı, geçerli haciz yolu ile ilamsız genel takip bulunduğu, borçlu tarafından yasal süresi içerisinde yapılmış ve takibi durdurmuş geçerli bir itiraz olduğu, davanın bir yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı, itirazın iptali davasının koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır. İtirazın iptali davası yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İspat yükü kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda ön görülen istisnalar dışında karşı taraf kanuni karinenin aksini ispat edebilir. (HMK M.190). İtirazın iptali davasında ispat yükü kural olarak davacı alacaklıdadır. Ancak borçlunun itirazındaki beyana göre ispat yükü yer değiştirebilir. Borçlu itirazın iptali davasına karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olduğu itiraz sebepleri ile bağlı değildir, borçlu her türlü borca itirazını ödeme emrine itirazından bağımsız olarak ileri sürebilir. Deliller toplandıktan sonra ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapılmak suretiyle rapor düzenlemesi için dosya mali müşavir bilirkişi ...'ya tevdi edilmiş, bilirkişi mahkememize sunmuş olduğu raporunda özetle; Davacı ... şirketi takip tarihi itibariyle Davalı ... şirketine kendi ticari defterlerinde 298.063,16 TL borçlu olduğu kayıtlı olup, yine davacı taraf davalı kayıtlarında yer alan 867.628,16 TL ödemesini, kendi ticari defterlerine işlememiştir. Davalı şirket ise borçlu olmadığını iddia ederken muavin defter kayıtlarında davacıya 403.480,00 TL borçlu olduğunu kayıt etmiştir. Sonuç: Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında; Davacı açısından: Davacıya ait ticari defterlerde yapılan incelemede, davalı borçluya 27.12.2023 tarihinde 166.085,00 TL bedelli iade faturası kestiği, iade faturasını icra/dava konusu ettiği ve dava konusu 166.085,00 TL bedelli faturanın davalı şirkete kesilmeden öncesi davalı ... şirketine 464.148,16 TL borçlu olduğu yevmiye defterine kayıt edildiğinden dava konusu faturaya ilişkin herhangi bir alacak talep edemeyeceği, Davalı açısından; Davalı kayıtlarında yapılan incelemede dava konusu oluşturan 166.085,00 TL bedelli iade faturasının kayıtlı olmadığı, Davalı ... şirketi kendi ticari defterlerinde, Davacı ... şirketine takip tarihi ile 403.480,00 TL borçlu olduğunun kayıt edilmiş olduğu tespit edilmiştir. İnceleme Özeti Açısından: Davacı ... şirketi kendi kayıtlarında, davalı ... şirketine 464.148,16 TL borçludur. Davalı ... şirketi kendi kayıtlarında, davacı ... şirketine 403.480,00 TL borçludur..." şeklinde görüş ve kanaate varıldığını bildirmiştir. İtiraz üzerine takibe konu iade faturasının tebliğinin yapılıp yapılmadığı, mail kayıtları ve defterlerde değerlendirilip, itirazlarda dikkate alınarak takibe konu fatura yönünden rapor düzenlenmesi hususunda aynı bilirkişiden ek rapor aldırılmış, bilirkişi Turgay Portakalcı mahkememize sunmuş olduğu raporunda ek raporunda özetle; "...Sonuç: Taraflar arasındaki elektronik yazışmalarında davalı tarafın davaya konu faturanın miktarını “.Aşağıda belirtili fatura tablosunda kırmızı çerçeveli tevkifatlı kalemler için birebir- ekli faturaya istinaden - atıf ile iade faturası kesilmesini kabul ediyoruz..” rakam belirterek davacıya ilettiği, Davacı tarafından, davalı kabulüne uygun olarak faturanın 166.050,00 TL olarak düzlendiği, davalının faturayı tebliğ aldığı ancak faturanın tevkifatsız kesilmiş olması nedeniyle görüşme talep ettiği ve tarafların tevkifat konusunda anlaşamadığı ve faturayı ticari defterlerine işlemediği tarafların mail yazışmalarından anlaşıldığı, 3/10 KDV tevkifatının hizmet veren tarafından, hizmet alana düzenlenmesi gerektiği, somut olayımızda davacının kestiği faturanın iade faturası olduğu ve davacının hizmet veren işletme olmadığından tevkifat uygulamasına gerek bulunmadığı, bu durumda Sadece fatura yönünden değerlendirme yapıldığında, davalının fatura tutarını bizzat kendisi belirlediğinden davacıya belirlemiş olduğu fatura tutarı kadar borçlu olabileceği mütalaa edilmiştir. Davacı ve davalı tarafın diğer itirazları kök raporumda ayrıca değerlendirilmiş olduğundan ticari defterler içerikleri hususunda kök raporumda herhangi bir değişiklik gerektirmemektedir..." yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir. Bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun, açıklayıcı ve hüküm kurulmaya elverişlidir. Tüm dosya kapsamı değerlendirilmekle;Taraflar arasında 17.10.2022 tarihli “Dijital Ajans Hizmet Sözleşmesinin düzenlendiği, dosyaya sunulan ve itiraza uğramayan mail yazışmalarında 31/12/2023 tarihi itibariyle tarafların sözleşmeyi sona erdirildiği, davacı tarafça iade faturasının davalıya gönderildiği, davalı tarafça davaya ve takibe konu ... numaralı faturanın ilk olarak onaylandığı daha sonra KDV bölümündeki hata nedeniyle iade edildiğine dair mail atıldığı anlaşılmıştır. Alınan bilirkişi ek raporunda, 3065 sayılı KDV Kanununun 9/1 inci maddesinde, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla vergiye tabi işlemlere taraf olanları vergi alacağının ödenmesinden sorumlu tutma konusunda Bakanlığa yetki verilmiş olup, KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C-2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmıştır. Aynı Tebliğin; -"Ticari Reklam Hizmetleri" başlıklı (I/C-2.1.3.2.15.) bölümünde "2.1.3.2.15.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanların, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.15.2.) bölümü kapsamındaki reklam hizmeti alımlarında (3/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. Reklam hizmetleri kapsamında hizmet veren, hizmet alana fatura keserken KDV oranında 3/10 tevkifat uygulaması gerekir. 3/10 KDV tevkifatının hizmet veren tarafından, hizmet alana düzenlenmesi gerektiği, somut olayımızda davacının kestiği faturanın iade faturası olduğu ve davacının hizmet veren işletme olmadığından tevkifat uygulamasına gerek bulunmadığının tespit edildiği görülmüştür. Somut olayda uyuşmazlık ... numaralı 166.085,00 TL bedelli faturaya ilişkin olup davalı tarafça KDV kısmına itiraz edildiğinden ve davacı taraf hizmet veren olmadığından hizmet veren davalıya kestiği iade faturasında 3/10 tevkifat uygulamasına gerek bulunmadığı anlaşılmıştır. Türk Ticaret Kanunu'nun 10. Maddesine göre "Aksine sözleşme yoksa, ticari bir borcun faizi, vadenin bitiminden ve belli bir vade yoksa ihtar gününden itibaren işlemeye başlar." Davacı tarafça davalıya takip öncesi herhangi bir ihtarname çekilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda takip öncesi faiz istenemeyeceğinin kabulü gerekir. Bu nedenle davacının takip öncesi faize ilişkin talebinin de reddine karar verilmiş ve Davanın KISMEN KABULÜ İLE; Davalının ... 8.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın 166.085,00 TL asıl alacak yönünden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Dava konusu alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden, alacak likit olmadığından icra inkar tazminat talebinin REDDİNE karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; Davalının ... 8.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın 166.085,00 TL asıl alacak yönünden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Dava konusu alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden, alacak likit olmadığından icra inkar tazminat talebinin REDDİNE, 3-Harçlar Kanununca alınması gerekli 11.345,26 TL ilam harcından peşin yatırılan 2.030,16 TL harcın mahsubu ile bakiye 9.315,10 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yatırılan 2.030,16 TL peşin harcın, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabulü oranında 3.556,80 TL'sinin davalıdan, bakiye 43,20 TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, 6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 30.000,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 2.009,17 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvuru harcı, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti, 435,00 TL tebligat ve müzekkere giderleri olmak üzere toplam 4.862,60 TL yargılama giderlerinin davanın kabulü oranında 4.804,24 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 16/04/2025 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır