İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/188 E. 2024/691 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/188
Karar No
2024/691
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/188 Esas KARAR NO : 2024/691 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/03/2024 KARAR TARİHİ : 26/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 25/03/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin Ticaret Siciline ... sicil numarası ile kayıtlı olup, metal, çelik makine ve aletlerin alım-satımını yapma amacı ile 11/05/2005 yılında kurulduğunu, faaliyet ve amaçlarını yerine getirmek adına başka firmalar ile ticari ilişkiler kurduğunu ve ürün alım-satımı yaptığını, firmalara tedarikçi olduğunu, ticari ilişki kurduğu davalı şirketle de 12/02/2021 tarihinde 'Tedarikçi Sözleşmesi' imza altına aldıklarını ve müvekkili şirketin sözleşmeden kaynaklanan borcunu ifa ederek sözleşme konusu ürünleri faturası ile davalıya teslim ettiğini, müvekkili ile söz konusu alacak ile ilgili mutabakat sağlanmasına rağmen, davalı yanın 13/11/2023 tarihli, 'dış mekan ısıtıcı ...' ürünü için düzenlenen 15.000,00TL tutarındaki fatura bedelini müvekkile ödemediğini, ödenmeyen 15.000,00TL'lik müvekkili şirketin alacağının, ... 3.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına konu edildiğini, davalının haksız ve kötü niyet ile borca itiraz etmiş olup itirazının iptalinin gerektiğini, Tedarikçi Sözleşmesi ile müvekkili ve davalının karşılıklı edim yükümlülükleri hususunda anlaştıklarını, tedarik edilen ürünün bedelini müvekkilinin 13/11/2023 tarihli, ... numaralı fatura ile düzenleyerek davalı tarafa ilettiğini, 12/02/2021 tarihli Tedarikçi Sözleşmesinin 4.7. maddesinde düzenlenen hükme göre 'satış sonrası hizmetler tamamlandıktan sonra takip eden 3. haftanın cuma günü' ödeme yapılacağının taraflarca kararlaştırılmış olmasına rağmen 08/12/2023 tarihinde yapılması gereken ödemenin, davalı tarafından yapılmadığını, ödeme yapılmaması ile müvekkili şirketin mağdur olduğunu, işbu dava için arabuluculuğa başvurulduğunu, ... Arabuluculuk Bürosu'nun ...Arabuluculuk numaralı, ... Büro dosya numaralı dosyası üzerinden 27/02/2024 tarihinde anlaşma sağlanılamadığını beyan ederek, davalının haksız ve kötü niyetli itirazının iptaline karar verilmesini ve takibin devamını, davalının lehine alacaklarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili 27/03/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesi ve delil listesinin HMK'nın emredici hükümleri gereğince usulüne uygun olmadığını, davacının dava dilekçesindeki iddia ve beyanlarını ispat ile mükellef olup, delillerini sunması gerektiği halde dava dilekçesi içinde davaya konu somut olayı ve taleplerini ispatlayan yeterli belge veya evrakların sunulmadığını, davacı tarafın diğer taleplerini kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkillerinin dava dilekçesinde ve ödeme emrinde belirtildiği şekilde ve miktarda borçlarının bulunmadığını, taraflarınca işleyecek ve işlemiş faize ve faiz oranına da itirazda bulunulduğunu, davacı tarafın talep ettiği faizin fahiş olduğunu, davacı tarafın iddiasının aksine alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatı şartları oluşmadığını, ayrıca ispat yükünün davacı tarafta olup takip dayanağı faturalardan dolayı alacaklı olduğunun ispat etmesi gerektiğini beyan ederek, davanın esastan reddini, davacının %20'den az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir. DELİLLER: Talimat bilirkişi raporu, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü yazı cevabı, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü yazı cevabı, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü yazı cevapları, taraf beyanları, Arabuluculuk Daire Başkanlığı'nın ... Sayılı dosyası, ... 3. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası UYAP kayıtları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ: 26/09/2024 tarihli talimat bilirkişi raporunda özetle; "Davacı ... Ltd.Şti.'nin ticari defter kayıtlarına göre davalı şirketten olan alacağının ( 13.11.2023... Tarih ... numaralı faturadan kaynaklanan miktar) 12.500,00.-TL mal bedeli ile 2.500,00.-TL Kdv tutarı olmak üzere toplam 15.000,00.-TL olduğu tespit edilmiş olsa da davacı şirketin 2023 yılı BS bildirimine göre davalı şirkete 1 adet faturada Kdv hariç 7.101,70.-TL'lik satış yapıldığının bildirildiği, bu haliyle davacı şirketin 2023 yılı ticari defter kayıtlarıyla BS bildiriminin uyumsuz olduğu ve birbirini doğrulamadığı, Ancak davacı tarafından bilirkişi incelemesine sunulan bahsi geçen fatura muhteviyatını oluşturan “Dış ...” malzemesinin nakliyesine ilişkin olarak ... firmasınca düzenlenmiş “E- Ticaret Toplu Teslimat Formu”nun incelemeye sunulduğu, bahsi geçen malzemenin 16.11.2023 tarihinde teslim edildiği, toplu taşıma irsaliye no'sunun ..., sipariş no'sunun ... olduğu, malzemenin ...Şti.'ne “...” adresinde imzayla teslim edildiği, bu haliyle dava konusu alacağın 15.000,00.-TL olduğu, Davacının fatura muhteviyatı malzemeyi teslim tarihi 16.11.2023'ü takip eden 3 haftanın Cuma günü olan 08.12.2023 tarihinde dava konusu tutarın davalı tarafından ödenmiş olması gerektiği, ödeme yapılmaması üzerine ... 3. İcra Dairesinin... E. dosya numarasında 06.02.2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, bu suretle 08.12.2023 ila 06.02.2024 tarihleri arasına faturada yer alan aylık %6 oranı üzerinden yapılan faiz hesaplama neticesinde; 1.800,00 TL (=15.000,00TL*60gün*6*120y/360/100) faiz talep edilebileceği," sonuç ve kanaatine varılmıştır. GEREKÇE: Dava, fatura alacağından kaynaklı başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Huzurdaki davada taraflar arasındaki anlaşam gereği davalı şirkete mal verildiği ancak davalı tarafın hizmet bedelini ödemediği ve uyuşmazlığın bu ilişkiden kaynaklı fatura alacağından kaynaklı hizmetin verilip verilmediği ile alacağın olup olmadığına dayandığı anlaşılmaktadır. Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır. İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır. Davalı yan cevap dilekçesi ile davacının haksız alacak talebinde bulunduğunu savunmuştur. Bu durumda ispat yükü davacı yanda olmakla sözleşme gereği malları teslim edip etmediğini ispatlaması gerekmekle, ticari ilişki ve sözleşme karşılığı bedelin ödenip ödenmediği, alacağın ticari kayıtlara nasıl işlendiği ve davacının alacaklı olup olmadığı hususunda tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesine karar verilmiştir. HMK'nun 222/3 maddesi; "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünü içermektedir. Bununla beraber Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. ... K....sayılı kararında; "Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatının gerektiği düzenlendiğinden, ticari defterlerin kesin delil olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde belirtildiği üzere HMK'nun 222'deki şartları oluştuğunda ticari defterlerin ispat gücü bakımından sahibi lehine kesin delil niteliği taşıdığı kabul edilecektir. Yukarıda kapsamda Mahkememizce öncelikle alacağın varlığı için tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, bilirkişi olarak atanacak mali müşavir bilirkişiye bildirilmesine, karar verilmiştir. Bu kapsamda hazırlanan 26/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda; "Davacı ....Şti.'nin ticari defter kayıtlarına göre davalı şirketten olan alacağının (13.11.2023... Tarih ... numaralı faturadan kaynaklanan miktar) 12.500,00.-TL mal bedeli ile 2.500,00.-TL Kdv tutarı olmak üzere toplam 15.000,00.-TL olduğu tespit edilmiş olsa da davacı şirketin 2023 yılı BS bildirimine göre davalı şirkete 1 adet faturada Kdv hariç 7.101,70.-TL'lik satış yapıldığının bildirildiği, bu haliyle davacı şirketin 2023 yılı ticari defter kayıtlarıyla BS bildiriminin uyumsuz olduğu ve birbirini doğrulamadığı, Ancak davacı tarafından bilirkişi incelemesine sunulan bahsi geçen fatura muhteviyatını oluşturan “...” malzemesinin nakliyesine ilişkin olarak ... firmasınca düzenlenmiş “E- Ticaret Toplu Teslimat Formu”nun incelemeye sunulduğu, bahsi geçen malzemenin 16.11.2023 tarihinde teslim edildiği, toplu taşıma irsaliye no'sunun ..., sipariş no'sunun ... olduğu, malzemenin ...Şti.'ne “...” adresinde imzayla teslim edildiği, bu haliyle dava konusu alacağın 15.000,00.-TL olduğu, Davacının fatura muhteviyatı malzemeyi teslim tarihi 16.11.2023'ü takip eden 3 haftanın Cuma günü olan 08.12.2023 tarihinde dava konusu tutarın davalı tarafından ödenmiş olması gerektiği, ödeme yapılmaması üzerine ... 3. İcra Dairesinin ... E. dosya numarasında 06.02.2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, bu suretle 08.12.2023 ila 06.02.2024 tarihleri arasına faturada yer alan aylık %6 oranı üzerinden yapılan faiz hesaplama neticesinde; 1.800,00 TL (=15.000,00TL*60gün*6*120y/360/100) faiz talep edilebileceği," tespiti yapılmıştır. Davalı vekilinin Mahkememizin 09/07/2024 tarihli duruşmasının 5 nolu ara kararı gereği kesin süre içerisinde bilirkişi ücreti yatırması ihtar edilmiş ise de gerekli ücret yatırılmadığından davalı yanın bilirkişi incelemesinden vazgeçmiş sayılmasına, karar verilmiştir. Nitekim davalı yanca bu hususta itiraz ya da yeniden inceleme talebinde de bulunmadığı görülmüştür. Davalı vekilinin hazırlanan bilirkişi raporuna yapmış olduğu itirazlar ile yeniden rapor alınması talebi karşısında; gerek davalı yanın ticari kayıtlarını sunmaması gerekse de bilirkişi raporunda belirtildiği üzere fatura konusu malların imza karşılığı ve irsaliye ile davalı yana teslim edildiği, aksi yönde davalı yanca delil sunulmadığından itirazları Mahkememizce kabul görmemiş ve davanın kabulü gerekmiştir. Davalının icra takibine haksız yere itirazda bulunması, alacağın fatura alacağından kaynaklı olması sebebiyle likit olması nedeni ile toplam alacağın % 20 oranında icra inkar tazminatının (İİK md.67/2) davalıdan tahsilde tekerrür olmamak üzere alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre; 1-Davanın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla KABULÜNE, Davalının ... 3.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 15.000,00 TL asıl alacak ve bu alacağa takip tarihi olan 06.02.2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi üzerinden devamına, 2-İİK mad. 67/2 uyarınca alacak likit ve itiraz haksız olduğundan 15.000,00 TL alacağın %20'si olan 3.000,00 TL icra inkâr tazminatının tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 1.024,65‬ TL nispi karar harcından peşin yatırılan toplam 427,60 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 597,05 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 5-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 15.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı, 60,80 TL vekalet harcı, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 555,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 5.471,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 7-Kullanılmaya ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulünce anlatıldı.26/11/2024 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/188, K. 2024/691, T. 26.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-188-e-2024-691-k-51dae6c93e2f