İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/826 E. 2024/792 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/826
- Karar No
- 2024/792
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/826 Esas KARAR NO : 2024/792 DAVA : Tazminat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) DAVA TARİHİ : 18/12/2023 KARAR TARİHİ : 24/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; Müvekkil şirketin tekneler üzerinde aydınlatma, kablolama, görüntü veya ses sistemlerinin uzaktan kontrolü gibi otomasyon sistemleriyle ilgili proje hazırlama ve uygulama hizmetleri verdiğini, faaliyetlerini gerçekleştirmek adına davalı şirketten 11 adet ürün satın aldığını, ancak satın almış olduğu televizyonlardan olan 221.610,17 TL tutarındaki ... marka ... model TV, davalı şirketin yönlendirmiş olduğu servis tarafından kurulurken, üründe ayıp tespit edildiğini ve "ürün kutudan çıkarıldığında sağ üst kısmında çerçevede boya hatası görüldüğünü, kullanıcının, ürün değişimi istediğini, konu değişim ekibine iletilecek" açıklamasıyla servis formu düzenlediğini, ayıplı malın yenisiyle değiştirildiğini, aynı model olan seri no: ... kayıtlarına sahip malın taraflarına teslim edildiğini, 19.09.2023 tarihinde davalı tarafa kurulum için başvurulduğunu ve malı kurmak üzere 19.09.2023 tarihinde davalının yetkili servisi gelerek kurulumu yapmak üzere malı açtığını, ancak mal kontrol edildikten sonra servis yetkilileri, teslim edilen ürünün ekranında bozuk piksel bulunduğunu tespit ettiğini ve davalı tarafa bu durumun ürünün ayıpsız misliyle değiştirilmesi talebiyle bildirildiğini, Servis formunda açıkça malın ayıplı olduğu gösterir bozuk pikselin varlığı not alındığını ve taraflarca bu durum kabul edilmiş olsa da davalı tarafın tek bir bozuk piksel yüzünden malın değiştirilemeyeceğini ifade ettiğini, Müvekkili şirketin televizyonları ticari amaçla satın aldığını, teslim edilen ... marka ... modelli TV, davalının yönlendirmiş olduğu servis şirketince kurulum için gelindiğini ve ürünün sağ üst kısmında çerçevede boya hatası olduğunun tespit edildiğini, bunun üzerine ürün ayıpsız misliyle değiştirildiğini, davalı tarafın, ürünün misli olarak ... seri no: ... kayıtlarına sahip malı 19.09.2023 tarihinde yetkili servisini kurulumu yapmak için yönlendirdiğini ve yetkili servis ürünü açtığını, ancak yetkili servis, ekranın sol alt köşesinde 1 adet bozuk piksel görüldüğünü 19.09.2023 tarihli servis formunda belirterek ayıplı malı müvekkiline teslim ettiğini, ürünün ayıpsız misliyle değiştirilmediğini farklı bir ayıba sahip malın müvekkiline teslim edildiğini, teslim edilen üründeki olumsuz sonuçların giderilmediğini, ... marka ... model numaralı TV'nin ayıpsız misli ile değiştirilmesine, bedel iadesinde veya satış bedelinden indirim halinde temerrüt tarihinden itibaren en yüksek ticari avans faiz işletilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; Müvekkilinin ... markasının yetkili satıcısı olduğunu, müvekkilinin satışını yaptığı ilk ürün üzerinde çıkan çizik nedeni ile üretici firmaya bildirimde bulunulduğunu ve değişiminin sağlandığını, müvekkilinin resmi web sitesinde de belirttiği üzere sattığı ürünlerin resmi garantili olduğunu, müvekkilinin sağladığı harici bir garanti bulunmadığını, satılan ürünlerin üretici ... firması tarafından kapalı kutu ile anlaşmalı kargolarla gönderildiğini, burada kutuyu hasarsız olarak teslim alan davacı tarafın kurulum için yine satıcı firmanın hattını arayarak kurulumu gerçekleştirmesi gerektiğini, bu hususta kuruluma gelen yetkili servisin herhangi bir ayıp tespit ettiğinde bunu tutanak ile üretici firmaya bildirmesi gerektiğini, müvekkilinin doğrudan satışı yapılan ürene müdahalesi bulunmadığını, müvekkilinin, davacı tarafın talebi doğrultusunda üretici ...'a müşteri talebini ilettiğini, ancak üretici firmanın dava konusu üründe herhangi bir ayıp olmadığı konusunda taleplerinin kabul etmediğini, buna istinaden üretici firmaya müşteri destek hattından taraflarınca yazılı ve müşteri hizmet hattından aranarak sözlü olarak ürünün garanti kapsamına ilişkin olarak detaylı bilgi sorulduğunu, ancak taraflarınca dava konusu ürünle ilgili olarak yapılan açıklamada, garanti kapsamının mahiyetinde olup olmadığının bilinmediğinin sözlü olarak bildirilmesi olduğunu, yazılı olarak taraflarına herhangi bir cevap verilmediğini, öncelikle satılan üründe herhangi bir ayıbın olup olmadığının tespiti gerektiğini, dava konusu ürünün ayıplı olduğunu kabul etmemekle birlikte, üründe herhangi bir ayıbın olması halinde ayıbın oluşumda hangi tarafın kusuru olduğu ve kusur oranının, kusurun garanti kapsamında olup olmadığının da belirtilmesi gerektiğini, bu nedenlerle usul yönünden ve esas yönünden davanın reddine, üretici ... Şirketi'nin davaya dahil edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce tarafların bildirdiği deliller toplanmış dosyamız arasına alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, ticari satıma konu malın iadesi istemine ilişkindir. Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı tarafından satın alınan tv de ayıp olup olmadığı, var ise gizli alıp mı açık ayıp mı olduğu süresinde ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığı, tv nin ayıpsız misli ile değiştirilmesi talep şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarında toplanmaktadır. Yargılama aşamasında davacı vekilinin 24/12/2024 tarihli celsedeki beyanında; celse arasında davalı tarafça davaya konu ayıplı tv ayıpsız misli ile değiştirildiğini davanın konusuz kaldığını, davanın açılmasına davalının sebebiyet verdiğini, ilk taleplerinin ayıplı ürünün ayıpsız misli ile değiştirilmesi bu taleplerinin kabul görmemesi halinde terditli olarak bedel iadesi veya indirim yapılmasına ilişkin olduğunu, ilk taleplerinin karşılandığını, davanın konusuz kaldığına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Bu doğrultuda somut olayda davacı vekilinin beyanları ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi neticesinde; davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiştir. HMK’nın 326/1. maddesine göre kanunda yazılı haller dışında, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Ancak eldeki davada konusuz kalma nedeninin "malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi" olduğu, bu nedenle dava tarihi itibariyle davacı tarafın davasında haklı çıktığı nazara alınarak HMK'nın 331. maddesi doğrultusunda davacı lehine vekalet ücreti takdir edilmesi ve yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre; 1-Davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2-Karar tarihine göre alınması gereken 15.138,19 TL harcın peşin alınan 3.784,55 TL harçtan mahsubu ile bakiye 11.353,64 TL'nin davalıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 3-Davacı kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 35.457,63 TL nisbi vekalet ücretinin davalı tarafın davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 269,85 TL başvuru harcı, 38,40-TL vekalet harcı, peşin harç olarak alınan 3.784,55 TL, 399,00 TL tebligat posta gideri olmak üzere toplam 4.491,80 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14 ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddeleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 6-Yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliyesi ( İstinaf Mahkemesi ) nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usülen anlatıldı. 24/12/2024 Katip ... Hakim ... ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır