İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/541 E. 2024/529 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/541
Karar No
2024/529
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/541 Esas KARAR NO : 2024/529 DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 15/08/2023 KARAR TARİHİ : 09/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı ...'ın kıdem tazminatı ödemesinin davalılar nezdinde ki çalışmaları da hesaplanarak son işveren sıfatı ile müvekkili şirket tarafından ödendiğini, davalılar ile müvekkili şirket arasında hizmet alım sözleşmesi düzenlenmiş olup, davalılarca sorumluluklarına düşen miktarın taraflarına ödenmediğini, dava dışı ...'ın müvekkili şirket bünyesinde 01/01/2014-30/06/2021 tarihleri arasında ... Çalışmalarına İlişkin Hizmet Alım İşi projesi kapsamında İşçi (Filit İşçisi) olarak çalıştığını, bu süreçte emekliliğe hak kazanması sebebi ile iş akdinin sonlandığını, müvekkili şirketin ...'ın son çalıştığı şirket olması sebebi ile davalı şirketlerdeki çalışma süreleri de dahil olacak şekilde 02/03/2011-31/12/2013 (Davalılar bünyesinde) tarihleri arasındaki çalışması karşığılı brüt 21.572,21 TL ve 01.01.2014-31/12/2018 tarihleri arasındaki müvekkili şirket bünyesinde çalışmaları karşılığı toplam olarak net 56.126,94 TL kıdem tazminatı ödemesinin banka aracılığı ile 31/08/2021 tarihinde yapıldığını, davalı işverenlerin dava dışı ...'ın çalıştırdıkları dönem itibari ile sorumlu olduklarını, dava dışı ...'a 02/03/2011-31/12/2013 tarihleri arasında davalılar bünyesindeki çalışması karşılığı brüt 21.572,21 TL ve müvekkili şirket bünyesindeki 01.01.2014-31/12/2018 Tarihleri arasındaki çalışması karşılığı toplam olarak net 56.126,94 TL'nin ödendiğini, bu sebeple huzurdaki davanın kabulü ile dava dışı işçiye ödenen 21.572,21 TL kıdem tazminatı alacaklarının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ödeme tarihi olan 31/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan sorumlulukları oranında rücuen tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı ... ve ... vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Davacının müvekkili şirketlerden talep edebileceği, müvekkil şirketlere rücu edebileceği hiçbir hak ve alacağının bulunmadığını, müvekkili şirketlerin personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmesi kapsamında, davacı şirketin (gerçekte ...) kısa süreli ihale alıcısı olduğunu, bu ve benzeri ihaleler kapsamında ihaleyi kazanan şirketlerin farklı olsalar da hizmet aynı işçilerce yerine getirildiğini, bu işçilerin işverenleri sözleşme süresinin bitiminde aynı ihaleyi alamasalar bile ihaleyi alan müteakip firmaların yanında ve gerçek işvereni olan kamu kurumu bünyesinde çalışmaya devam ettiklerini dolayısıyla davacının gerçekte kesintisiz olarak ... (...) işçisi olduğunu, davacının tüm çalışmasını ve mesaisini müvekkili şirkete değil, gerçekte işçisi olduğu ... (...) 'e tahsis ettiğini, tüm emir ve talimatları da ... (...) 'den aldığını, bu durumda da feshe bağlı hak ve alacaklardan da ...'in (...) tek başına sorumlu olacağını, müvekkili şirketlere husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, bu durumun iş mevzuatı ve yerleşik Yargıtay içtihatlarıyla da sabit olduğunu, dava dışı işçinin iş akdinin feshi hususunda da müvekkil şirketin hiçbir yetki ve sorumluluğu bulunmadığını, dava dışı işçinin 31.12.2018 tarihine kadar davacı nezdinde çalışmış ve emekliliğe hak kazanmış olması sebebiyle işten ayrılarak davacıdan kıdem tazminatını aldığını, dolayısıyla iş akdinin feshi hususundaki tüm irade, yetki ve sorumluluğun dava dışı işçi ve onun gerçek işvereni olan ... (...)'e ait olduğunu, bu sebeple de tüm alacak kalemlerinden davacının gerçek işvereni olan kamu kurumunun (... (...)' sorumlu olduğunu, bununla birlikte işçilik maliyetlerinin nasıl hesaplanacağı, teklif fiyata dahil edilecek ve edilmeyecek kalemlerin, Kamu İhale Kanunu ve Tebliğlerinde, Hizmet Alım İhaleleri Uygulama Yönetmeliğinde ve ilgili kamu kurumuyla (... (...) yapılan hizmet alım sözleşmelerinde açık olarak düzenlendiğini, ancak belirtilen yasal düzenlemelerin ve sözleşmelerin hiçbirisinde kıdem tazminatı teklif fiyata dahil edilecek kalemler arasında belirtilmediğini, dava dışı işçinin ... Şti. Bünyesinde 01.02.2012-31.12.2012 tarihleri arasında ve ... Ltd. Şti. bünyesinde de 01.01.2013-31.01.2013 tarihleri arasında çalıştığını, davanın konusunun talepler açısından zamanaşımı sürelerinin geçtiğini, dava dışı işçinin müvekkili şirketlere ilişiğinin kesildiği tarihlerin 2012 ve 2013 olduğunu, aradan geçen zaman dikkate alındığında müvekkili şirkteler yönünden zamanaşımı sürelerinin dolduğunu, davacının müvekkili şirketlerden talep edebileceği hiçbir hak ve alacağının olmadığını beyan ederek, davanın reddini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana bırakılmasını arz ve talep etmiştir. Davalılar ... ve ...'ne usulüne uygun tebligat yapılmış olmasına rağmen cevap dilekçesi ibraz etmedikleri anlaşıldı. DELİLLER: Bilirkişi Raporu, SGK yazı cevabı, ...Bankası Anonim Şirketi, Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davacı tarafından açılan dava, kıdem tazminatının rücuen tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki ihtilaf, Dava dışı işçinin kıdem tazminatı ödemesinin davacı tarafından yapılmış olması nedeniyle taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesi çerçevesinde davalıların sorumlu olup olmadıkları , sorumlu iseler sorumlu oldukları bedel hususlarındadır. Deliller toplandıktan sonra Hesap Uzmanı Bilirkişi ...'tan rapor aldırılmış, bilirkişi mahkememize hitaben düzenlemiş olduğu raporunda özetle; "Her ne kadar hizmet bilgileri dökümünde dava dışı şirketler yer almış olsa da; dava dilekçesinde yer alan şirketler bakımından hesaplama yapılmıştır. Ayrıca alt işverenler bünyesinde çalışan dava dışı işçinin kıdem tazminatı ödemelerine dair dosyaya sözleşme veya teknik şartname ibraz edilmemiş olduğundan olması dolaysıyla sözleşme veya teknik şartnamelerde kıdem tazminatından kaynaklanan sorumluluğa dair açık hüküm bulunup bulunmadığı belli olmadığından; her ne kadar Yargıtay’ın alt işverenlerin %100 sorumluluğu olduğu yerleşik olsa da; davacı ve diğer davalılar ile birlikte %50 ( yarı yarıya ) sorumlu olduklarına dair hesap dosyaya sunulmuştur. Rücu davalarında ve müteselsil sorumluluk davalarında rücu hakkının doğduğu an olan ödeme yapıldığı tarihten itibaren faiz işletilebileceği ve her ne kadar Yargıtay kararlarında tarafların tacir olması nedeniyle avans faizi işletilmesi gerektiğine yönelik kararlar yerleşik durumda olup; davacı tarafında dava dilekçesinde de ticari faiz ve faiz başlangıç tarihinin ödeme tarihi olan 31/08/2021 tarihinden itibaren taleplerinde bulunduğu" sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmiştir. Tüm dosya kapsamı değerlendirilmekle; Davacı, hizmet alım ihalesinin davalılar tarafından üstlenildiğini, sözleşme ve teknik şartname hükümlerine göre davalı yüklenicinin çalıştırdığı işçinin iş hukukundan doğan her türlü işçilik hakları ve tazminatlarından sorumlu olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmış olup kıdem tazminatının dava dışı işçiye ödendiği ihtilafsızdır. Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde; "Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur." hükmü bulunmaktadır. Dava konusu olayda davacı ile davalı arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davalı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeriyle ilgili olarak İş Kanunundan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada Kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusudur ve işçi alacağının güvence altına alınması amacıyla getirilmiş olan sadece işçilere karşı bir sorumluluktur. Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise iş hukuku değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir. Alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 167. maddesi "Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır." şeklinde düzenleme mevcuttur. Taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi, hizmet alım tip sözleşmesi, teknik şartname ve hizmet işleri genel şartnamelerinin sorumluluğa yönelik hükümlerinin tatbiki gerekir. Bu nedenle tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme ve şartname hükümlerinde işçi alacaklarından kimin ne kadar sorumlu olduğuna ilişkin hüküm varsa bu hükümler tarafları bağlar. Hizmet sözleşmelerinde, ihale evraklarında teknik ve idari şartnamelerde ve diğer taraflar arasında karşılıklı düzenlenen belgelerde yüklenici şirketin sorumluluğuna ilişkin açık hüküm olan hallerde, asıl işveren ödemiş olduğu miktarın tamamını, ilgili alt işverenden rücuen tahsilini talep edebilirken alt işverenin, asıl işverenden rücu imkanı yoktur. Sözleşme değerlendirilirken işçinin çalıştığı dönemlere ilişkin sözleşme hükümleri dikkate alınmalıdır. Buna göre, son alt işverenin alacağın tamamından sorumlu tutulamayacağı, tamamından sorumlu olmasının İş Kanunu gereği yalnız işçiye karşı olduğu, işçiyi çalıştırmış olan alt işverenlerin her birinin dava dışı işçiyi çalıştırdığı dönemi kapsayan kısmından sınırlı sorumlu olacağı, ayrıca işçilik alacakları davası neticesinde davacının ödediği yargılama giderleri, faiz ve vekalet ücreti yönünden de alt işverenlere rücu edilecek işçilik alacağı miktarına göre bir oranlama yapılarak davacının alt işverenlerden bu alacak kalemi ile ilgili talep edebileceği miktar da açıkça belirlenmelidir. (Y.13. HD. 24/05/2018 T, ... E.-... K. ve yine aynı Dairenin 31.5.2018 T, ... E.- ... K. ve 11/05/2017 tarih, ... E. ... K. sayılı ilamları)( İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi ... esas, ...karar sayılı kararı ) Dosya kapsamında yer alan, davacı ile davalılar arasında imzalanan İlaçlama Çalışmalarında Görevlendirilecek Personel Temini Hizmeti Alım İşine ait sözleşmelerin 8. maddesinde sözleşme ekleri başlığı altında 8.1. bentte, ihale dökümanının bu sözleşmenin eki ve ayrılmaz parçası olduğu, idareyi ve yükleniciyi bağlayacağı, sözleşme hükümleri ile ihale dökümanını oluşturan belgelerdeki hükümler arasında çelişki veya farklılık olması halinde ihale dökümanlarında yer alan hükümlerin esas alınacağı, 8.2. bentte ise ihale dökümanını oluşturan belgelerin sayıldığı, bu belgelerden biri olan teknik şartnamede, işveren sıfatıyla doğabilecek tüm hukuki sorumlulukların yükleniciye ait olduğunun kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle davalının, teklif fiyatının içeresinde işçilere ödenecek kıdem tazminatının bulunmadığına yönelik istinaf sebebi yerinde değildir. Öte yandan davalı, dava dışı işçinin emir ve talimatları davacıdan aldığını ve müvekkili şirket ile davacı şirket arasında asıl işveren - alt işveren ilişkisinin mevcut olmadığını, bir başka anlatımla muvazaanın bulunduğunu ileri sürmüş ise de, taraf, kendi muvazaasına dayanamayacağından, davalının, dava dışı işçi için ödenen tazminattan sorumlu tutulmasında da bir yanlışlık yoktur (İstanbul BAM 17. Hukuk Dairesinin 03/11/2022 Tarih, ... Esas ve... Karar ve İstanbul BAM 17. Hukuk Dairesinin 28/03/2024 Tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı kararları). Dosya kapsamına göre; dava dışı işçinin işçi alacaklarına ilişkin borç miktarının tüm fer'ileri de dahil olmak üzere borcun tasfiyesi konusunda dava dışı işçiye davacının 21.572,21TL ödemeye yaptığı, sözleşme ve teknik şartname kapsamında davacı yanca yapılan ödemeden davalıların dava dışı işçiyi çalıştırdıkları süre ile sınırlı olmak üzere tamamından sorumlu oldukları ve davalıların sorumlu oldukları miktarların da ayrıca belirtildiği görülmekle davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1.Davanın KABULÜ İLE; A-7.002,06 TL'nin ödeme tarihi olan 31.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... Ltd. Şti.'den tahsili ile davacıya verilmesine, B-7.002,06 TL'nin ödeme tarihi olan 31.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... Ltd Şti'den tahsili ile davacıya verilmesine, C-6.939,17 TL'nin ödeme tarihi olan 31.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...Şti'den tahsili ile davacıya verilmesine, D-628,93 TL'nin ödeme tarihi olan 31.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...Ltd. Şti.'den tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanununca alınması gerekli 1.473,60 TL ilam harcından peşin yatırılan 368,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.105,20 TL harcın davalıların sorumluluklarına göre hesaplanan 359,19 TL'sinin davalı ...Şti.'den; 359,19 TL'sinin davalı ... Ltd. Şti.'den; 353,66 TL'sinin davalı ...Şti.'den; 33,10 TL'sinin davalı ...Ltd. Şti.'den alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.360,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıların sorumluluklarına göre hesaplanan 1.092,00 TL'sinin davalı ... Şti.'den; 1.092,00 TL'sinin davalı ... Ltd. Şti.'den; 1.075,20 TL'sinin davalı ... Şti.'den; 100,80 TL'sinin davalı ...Ltd. Şti.'den alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince 7.002,06 TL avukatlık ücretinin davalı ... Ltd. Şti.'den tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince 7.002,06 TL avukatlık ücretinin davalı ... Ltd Şti'den tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince 6.939,17 TL avukatlık ücretinin davalı ... Ltd Şti'den tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince 628,93 davalı ... Ltd. Şti.'den tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan 269,85 TL başvuru harcı, 368,40 TL peşin harç, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti, 1.302,00 TL tebligat ve posta giderleri olmak üzere toplam 4.940,25 TL yargılama giderlerinden 1605,60 TL sinin davalı ... Ltd. Şti.'den, 1.605,60 TL'sinin davalı ... Ltd Şti'den, 1.580,90 TL'sinin davalı ... Şti'den ve 148,15 TL'sinin davalı ... Ltd. Şti.'den tahsili ile davacıya verilmesine, kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda miktar itibari ile KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/10/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/541, K. 2024/529, T. 09.10.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-541-e-2024-529-k-5e683ada97ce