İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/164 E. 2024/811 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/164
Karar No
2024/811
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/164 Esas KARAR NO : 2024/811 DAVA : Menfi Tespit ve İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/03/2023 KARAR TARİHİ : 31/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit ve İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; Müvekkillerinden ... ile davalı firma arasında, 28.06.2013 tarihinde imzalanan “Acentelik Sözleşmesi” ve sair sözleşmelerin imzalandığını, müvekkilinin, davalı şirketin ... Şubesi Acenteliğini yürüttüğünü ve taraflar arasındaki hukuki ilişkinin en son 08.08.2018 tarihinde düzenlenen kasa teslim tutanağı ile sona erdiğini, dava konusu bononun ise, anılan sözleşmenin başlangıcında, sözleşmenin 39.maddesi gereğince, davalı ...'in sözleşmeden kaynaklanacak borçlarının teminatı olarak, sadece bedel kısmı (50.000 USD) doldurulmak ve sair kısımları boş bırakılıp, kefili olan diğer davacı ... ile birlikte imzalanmak suretiyle, davalı şirkete teslim edildiğini, bononun bedelinin 50.000 USD olmasına rağmen, sanki taraflar arasındaki sözleşmenin resmi anlamda 08.08.2018 tarihinde sona ermesinden sonra verilmiş gibi, bonoya sonradan düzenleme tarihi olarak 17.08.2018 tarihinin yazılarak ve dava konusu bono bedelinin, takip tarihi itibariyle yaklaşık 300.000,00 TL olduğu halde, kısmen takip yapılarak takibe konulmasının dahi, bononun gerçek bir borç miktarını yansıtmadığını, davalı tarafça, taraflar arasındaki ticari ilişki sona erdikten sonra, kendi kayıtlarına geçirdiği tek taraflı borç kayıtlarına dayalı işbu bononun teminat bonosu olduğunu ve takibe konu edilemeyeceğini tek başına ortaya koyduğunu, ayrıca davalı defterleri ve taraflar arasında imzalanan aylık hakkediş listeleri incelendiğinde, örneğin ..., ..., ... isimli acentelik işçilerine ilişkin davacıdan daha önceki tarihlerdeki hakkediş alacaklarından 23.457,41 TL kesinti yapıldığı halde, buna rağmen aynı miktarın tekrar davacı aleyhine borç olarak kaydedildiğini, müvekkili acente tarafından yapılan personel maaş ve sair ödemelerinin, daha önce hakkedişlerinden kesildiği halde, aynı miktarların tekrar müvekkili aleyhine borç olarak kaydedildiğini, müvekkilinin, acenteliği devrettikten sonraki döneme ait olan giderlerin, haksız olarak müvekkili aleyhine borç kaydedildiğini, Temmuz 2018 hakkediş fatura miktarı olan 21.851,60 TL ve Ağustos 2018 hakkediş fatura miktarı olan 7.888,24 TL'nin müvekkili lehine alacak kaydı yapılması gerekirken, aksine borçluymuş gibi, onun aleyhine borç olarak kaydedildiğini, davalı tarafından düzenlenip müvekkili tarafından imzalanan, 08.11.2019 tarih ve 003437 no.lu, 25.275,22 TL tutarlı gider pusulasına konu müvekkilinin alacağının, davalı kayıtlarına, müvekkili alacağı olarak kaydedilmediğini, müvekkilinin iki ayrı dönemdeki kasa teslimlerinde davalıya nakden teslim ettiği 16.674,61 TL ve 161,92 TL nakit teslimin, müvekkili lehine alacak kaydedilmediğinin görüleceğini, ... 31. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasına konu edilen borcun, icra tehdidi altında, bir kısmı dosyaya müvekkillerinden ...'in maaşından kesinti yapılmak suretiyle, 07.10.2021 tarihinde 1.437,50 TL, 10.11.2021 tarihinde 1.437,50 TL, 10.12.2021 tarihinde 1.437,50 TL, 05.01.2022 tarihinde 1.437,50 TL, 24.02.2022 tarihinde 1.533,33 TL ve kefil Ülkü Dörttepe adına alacaklı vekilinin banka hesabına yapılan 10.03.2022 tarihli 169.000,00 TL'lik haricen ödeme ile ödendiğini ve dava konusu takibin, alacaklı vekilinin 10.03.2022 tarihli vazgeçme/feragat beyanıyla kapatıldığını, daha sonra, anılan dosyadan yapılan 23.03.2022 tarihli, 1.437,50 TL'lik maaş haczi iadesi neticesinde, müvekkillerince, davalı tarafa, dava konusu dosya kapsamında toplam 174.845,83 TL haksız ödeme yapıldığını belirtmiş olup, davanın kabulüne, müvekkillerinin, ... 31. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takibine konu bono gereğince davalı şirkete borçlu olmadığının tespiti ile anılan takip ve bononun iptali ile anılan dosya kapsamında davalıya yapılmış bulunan toplam 174.845,83 TL'nin, ödeme tarihlerinden itibaren hesaplanacak avans faizleri ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkillerine ödenmesine, davalı tarafın haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle müvekkilleri lehine %20 oranında tazminatın davalıdan tahsili ile müvekkillerine verilmesine, arabuluculuk vekalet ücreti de dahil olmak üzere her türlü yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; Müvekkili şirket ile davacılar arasında acentelik sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirket yetkilileri tarafından kasa bülteni üzerindeki veriler doğrultusunda yapılan kontroller sonucunda müvekkili şirket aleyhine kasa bülteninde açık olduğunun tespit edildiğini, bunun üzerine taraflar arasında akdedilen sözleşmenin feshedildiğini, fesih üzerine de acentenin kendi personeline ait kıdem tazminatı, aylık ücreti (maaşları) ve personel yemek ücreti, vadesi geçmiş süspan ve acente tarafından ödenmesi gereken ancak ödenmeyen işbu bedellere ilişkin olarak müvekkili tarafından ödemeler yapılmak zorunda kalındığını, acentenin sorumluluğunda olan bedellerin, gerek Acentelik Sözleşmesi hükümlerine uygun olarak gerek se acentenin vermiş olduğu muvafakatname uyarınca acentenin ödememesi durumunda müvekkili şirket tarafından ödendiğini, daha sonrasında ise acentenin hesabına borç kaydedilerek hakkedişinden kesildiğini, ancak taraflar arasında hali hazırda acentelik ilişkisinin sona ermiş olması ve müvekkili şirket nezdinde herhangi bir hakkediş alacağı kalmaması sebebiyle borçlarına karşılık davacı tarafından icra takibine konu kambiyo senedinin müvekkili şirkete teslim edildiğini, mahkemece yapılacak inceleme sonucunda senedin veriliş tarihi ve diğer tüm özellikleri ile değerlendirildiğinde kambiyo senedine özgü özellikleri taşıdığının açıkça görüleceğini, davacılar tarafından takibe konu senedin teminat senedi olduğu iddia edilmişse de, kambiyo senedi incelendiğinde üzerinden teminat senedi olduğuna dair herhangi bir ibare olmadığının açıkça görüleceğini, bonoda, bononun teminat amaçlı verildiğine yönelik herhangi bir açıklama olmadığı gibi, taraflar arasında dayanak senedin teminat olarak verildiğine yönelik iddiasının yazılı kanıtla ispatlanamadığını, tacir olan davacının, kendisi tarafından müvekkili şirkete borcuna karşılık verilen kambiyo senedinin, kambiyo senedine özgü nitelikleri taşımadığı iddiasının açıkça haksız olduğunu, davacılar tarafından ilgili kambiyo senedi üzerinde düzenleme tarihi kısmında oynama/doldurma yapılmak suretiyle tahrifat yapıldığı iddia edilmişse de işbu iddianın gerçeği yansıtmadığını, davacı ile müvekkili şirket arasında akdedilmiş olan acentelik sözleşmesi ve eklerinde yer alan sair hükümler uyarınca, davacının bağımsız tacir olarak işlettiği acentesi ile ilgili davacının ödemesi gerekip de ödemeyi ihmal ettiği ve müvekkili şirketin ödemek durumunda kaldığı bedeller olduğu takdirde müvekkili şirketin davacıya rücu etme hakkı bulunan bu bedelleri davacının hakkedişinden takas ve mahsup edebileceğinin hüküm altına alındığını, bu minvalde davacının hakkedişinden birtakım mahsuplar yapıldığını, cari hesapta yapılan kesinlerin, acentelik sözleşmesi hükümlerine uygun olarak yapıldığını, bununla birlikte davacının müvekkili şirket ile aralarında imzalanan acentelik sözleşmesi kapsamında talep edebileceği herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığını bu nedenlerle haksız davanın tüm talepler yönünden reddine, işbu davanın ikame edilmesinde tamamen kötü niyetli olan davacıların, alacağının %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmolunmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce tarafların bildirdiği deliller toplanmış, icra dosyasının UYAP kayıtları, bilirkişi raporları dosyamız arasına alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir. Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık, taraflar arasında düzenlenen 28/06/2013 tarihli acentelik sözleşmesinde taraflarca üstlenilen edimlerin gereği gibi yerine getirilip getirmediği, ... 31. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına konu senedin anılan sözleşme kapsamında düzenlenip düzenlenmediği, teminat senedi niteliğinde olup olmadığı, davacıların takip konusu senet nedeniyle davalıya borçlu olup olmadığı, senedin bedelsiz kalıp kalmadığı ve takip kapsamında yapılan ödemelerin istirdadına ilişkin talep şartlarının şartlarının oluşup oluşmadığı hususunda toplanmaktadır. Davaya konu ... 31. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının UYAP kayıtları dosyamız arasına alınıp incelendiğinde; ödeme emrinin borçlu ... ve borçlu ...'e 19/08/2020 tarihinde tebliğ olduğu görülmüştür. Mahkememizin 30/05/2023 tarihli celse ara kararı gereğince dosyamız rapor hazırlanmak üzere mali müşavir ve acentelik konusunda uzman bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından ibraz edilen 20/11/2023 tarihli raporda özetle; "A-Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Davacı şirketin 2013 Yılı İşletme Defterini süresinde tasdik ettirdiği, 2014-2015-2016-2017 yıllarına ilişkin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, 2018 yılına ilişkin açılış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, kapanış tasdikinin bulunmadığı, Davalı şirketin 2013 ve 2014 yıllarına ilişkin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, 2015-2016-2017-2018-2019-2020 ve 2021 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, B-Davacı Alacağı Yönünden: Raporumuzun Genel Değerlendirme bölümünde detaylı bir şekilde açıklandığı üzere, taraflar arası sözleşme ilişkisi sona erdiğinde, davacı yanın davalı yana 109.841,89 TL bakiye borçlu olduğu, C- Mahkeme görevlendirmesi yönünden: - Taraflar arasında düzenlenen 28.06.2013 tarihli acentelik sözleşmesinin sona erdiği kabul edilen08.08.2018 itibarı ile sözleşme gereği delil olarak dayanılan davalı yan ticari defterlerine göre davalı yanın 109.841,89 TL bakiye alacaklı olduğu, - ... 31. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına konu alacak tutarının 109.841,89 TL asıl alacak üzerinden talep edildiği, ancak dayanak olarak cari hesap bakiyesi değil, bir adet 50.000 USD bedelli bonoya dayanıldığı - Takibe konu edilen senedin anılan sözleşme kapsamında düzenlendiğine dair, gerek davacı yan ticari defter kayıt ve belgelerinde gerekse davalı yan ticari defter kayıt ve belgelerinde bir cari kaydın yer almadığı, sözleşmede de bu miktarda bir teminat senedine atıfta bulunulmadığı, - Davalının takibe konu ettiği senedin şeklen ve kambiyo senetlerinin mücerretliği ilkesi gereği tam bri borçlanma senedi olarak tanzim edilmiş olduğu, ancak davalının toplam 50.000 USD üzerinde takibe girişmeksizin sadece cari bakiyesi kadar kısmen takip konusu ettiği gözetildiğinde davalının bu senedi cari bakiyenin teminatı olarak kabul ettiğinin değerlendirildiği, - Davacıların takip konusu senet nedeniyle, taraflar arası akdi ilişki sonlandığında 109.841,89 TL bakiye borçlu olduğu için kısmi miktarı üzerinden takibe girişmekte haklı olduğunun değerlendirildiği, - Senedin, takipte kesinleşen ve ödenen miktarın dışında arta kalan miktarı bakımından bedelsiz kaldığının kabulü gerektiği, - Takip kapsamında yapılan ödemelerin istirdadına ilişkin talep şartlarının oluşmadığının değerlendirildiği" yönünde tespit ve değerlendirmelerde bulunulmuştur. Mahkememizin 25/04/2024 tarihli ara kararı gereğince dosyamız ek rapor hazırlanmak üzere bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından ibraz edilen 11/09/2024 tarihli ek raporda özetle; "Sayın mahkeme görevlendirmesi ile davacı yan itirazlarının incelenmesi ve değerlendirmesi ile hazırlanan işbu EK raporda; KÖK rapor sonuç ve kanaatlerini değiştirecek yeni bir değerlendirme sonucu hasıl olmamıştır." şeklinde rapor ibraz edilmiştir. Taraflar arasında imza edilen 28.06.2013 tarihli Acentelik Sözleşmesi'nin ilgili maddeleri aşağıdaki şekildedir: “Madde 2-Sözleşmenin Süresi: Bu sözleşme, Acentenin acentelik hizmeti vermeye başladığı tarihte başlar ve süresizdir. Süresiz olarak akdedilen işbu sözleşme; tarafların, haklı nedenle fesih haklarını kullanmalarına veya TTK hükümlerine dayalı olarak sona erdirilmiş olmadıkça geçerlidir. Madde 3-Sözleşmenin Kapsamı: Bu sözleşmeyle “...”, bağımsız tacir niteliğine sahip Acenteyi karayoluyla şehirlerarası kargo taşımacılığı konusunda yerel Acente olarak tayin etmiş olup, sözleşme içeriğinde söz konusu acenteliğe ilişkin hükümler yer almaktadır. Madde 5-Acentenin uymakla yükümlü olacağı düzenlemeler: Acente, bağımsız tacir sıfatıyla kendi ticari örgütlenmesini bağımsız olarak oluşturacak ve bu ticari örgütlenmeyi kendi bağımsız iradesi ile idare edecek ise de; ifa edeceği faaliyet itibariyle ... Kargonun ticari menfaatlerine kısmen dahi zarar verebilecek herhangi bir eylem veya işlemde bulunmayacak ve bu yöndeki tüm hukuki mevzuat ile işbu sözleşme hükümlerine uygun davranacaktır. “Acente ile ... arasındaki ilişki bir güven ilişkisi olup, Acentenin üst fıkrada yazılı eylem ve işlemlerinin yanı sıra; güven sarsıcı ve ... kısmen dahi olsa zarar verebilecek her türlü eylem ve işlemi de ... Kargo açısından, ihtara gerek göstermeyen, haklı nedenle fesih hakkını doğuracaktır. Bu hüküm; işbu sözleşmenin en esaslı unsurlarındandır. Madde 14-Resmi Kurum ve kuruluşlarla 3.şahıslara yapılacak ödemeler ile bu ödemeler hakkındaki sorumluluklar: Bağımsız tacir olan Acente tarafından ödenmesi gereken resmi veya özel tüm 3.kişi ödemeleri, bizzat Acente tarafından yapılacaktır. İşbu sözleşmenin aksine hükümleri saklıdır. Bu ödemelerden herhangi birinin, herhangi bir nedenle, kismen veya tamamen ... tarafından ödenmek zorunda kalınması durumunda; bu tutarlar için ... Acenteye rücu hakkı doğacaktır. Madde 20-Faturaların tahsilatı ve tahsil edilen paranın ... gönderilmesi: a) Acente, ücret alıcıdan ve peşin ödeme taşımalarına ilişkin taşıma ücretlerini ve tahsilatı yapılmak üzere kendisine gönderilen faturaları, ... nam ve hesabına gününde tahsil eder ve ... tarafından belirlenip kendisine bildirilen banka hesabına, en geç tahsilat gününde yatırır. Bu süre kesin vadedir. Hesaba yatırma aşamasında meydana gelecek Acente kusuruna dayalı gecikmelerde, sayısına bakılmaksızın, MNG Kargonun haklı nedenle fesih hakkı doğacak ve haklı nedenle fesih hakkı kullanılsın veya kullanılmasın, gecikilen her gün için, söz konusu geciken bedelin ?60,1'i oranında gecikme cezası uygulanarak acentelik ücretinden kesilecektir. Sayısına bakılmaksızın gecikme cezası uygulanması, müteakip gecikmeler için doğacak fesih hakkını ortadan kaldırmayacaktır. Acente müşterilerden, havale yoluyla ödeyecekleri tutarları, MNG Kargonun bildireceği hesap dışında başka bir hesaba veya kendi özel hesabına havale etmesini isteyemez. b) Acente, her haftanın Cuma günü akşamı, günlük kasa bültenlerinin dışında bir kasa açıklaması düzenleyecektir. Bu açıklamada tahsil edilmeyen faturalar ve gecikme nedenleri de belirtilecektir. Acente, ... Kargonun onayı dışında kendiliğinden tahsilatları geciktiremez. Bu anlamdaki yersiz gecikmelerin her günü için Acente, geciken faturanın *60,1'i oranında gecikme cezasının ücretinden kesilmesini kabul ve taahhüt eder. Ancak gecikme süresi cezalı süre dahil G0 günü geçemez. Bu sürenin aşılması halinde ... Kargo, geciken miktarın tümünü ve gecikme cezasını defaten öncelikle Acentenin ücretinden keserek tahsil edecektir. Bu husus aynı zamanda ... lehine haklı nedenle fesih hakkı doğuracaktır. c) Acente, işbu sözleşmede yazılı olmayan hiçbir tahsilat şeklini kullanamaz. Şahsına ait kredi kartı ile ödeme, şahsına ait pos cihazı ile tahsilat, şahsına ait çek ile ödeme yapamaz. Yapmış olduğu tahsilatlarla ilgili usulsüz kasa çıkışı yapamaz (mükerrer kasa çıkışı, havale edilmeyen veya ulaşmayan havalenin kasadan çıkılması, havale edilen tutarın üzerinde kasa çıkışı gibi). İşbu hükme aykırılık halinde, usulsüz yapılan veya alınan ödemenin 9610'u tutarında, usulsüz yapılan kasa çıkışının 9610'u oranında cezai şartı ... Kargoya ödeyeceğini, cezai şartın fahiş olduğu yolunda herhangi bir itirazda bulunmayacağını kabul beyan ve taahhüt eder. Ayrıca işbu hükme aykırılığın ... lehine, herhangi bir ihtar, bildirim ve süre tayinine ihtiyaç duyulmaksızın haklı nedenle sözleşmenin feshi sebebi oluşturacağı hususunda taraflar mutabık kalmıştır. Madde 26-Personel yapısı ve sorumlulukları: d) Acentelik sözleşmesinin taraflardan herhangi biri tarafından herhangi bir nedenle feshedilmesi ve sona ermesi ile şubenin ...'ya devri halinde, acentede çalışan personel de MNG Kargoya devredilmiş sayılacaktır. Acente bu durumda iş akdi devredilen personelin acentede çalışma süresi için hesaplanacak kıdem tazminatı tutarında bedeli ve yine devredilen personelin acentede çalışma süresi için hesaplanacak yıllık izin süresine ilişkin bedeli, devir tarihinde ...'ya ödemekle mükelleftir. Bu bedel ... tarafından acentenin hakkediş ve diğer alacağından mahsup edilebilecek, acente alacağının bulunmaması durumunda bu tutarlar acente tarafından MNG Kargoya nakden ödenecektir. ... bu tutarların tahsilatında Acente teminatının bulunması durumunda teminatına da başvurabilecektir. Madde 32-Tanıtma ve satışa yönelik faaliyetler: Türkiye geneline ve yurt dışına yönelik reklam ve tanıtım etkinlikler ... tarafından merkezi olarak yürütülecektir. Acente ekli cari hesap sözleşmesinde belirlenen usul ve şartlarla reklam ve tanıtım katılım bedeli ödeyecektir. Madde 37-Acentelik ücretinin tespiti ve ödenmesi: Acentelik ücreti; ekteki Cari Hesap Sözleşmesinde bağlanan hükümlere göre tespit edilir. Bu ücret ... tarafından, yine ekli Cari Hesap sözleşmesindeki usullerle Acenteye ödenir. Acente ekli Cari Hesap Sözleşmesine aykırı bir talepte bulunmayacağını açıkça kabul ve taahhüt etmiştir. Madde 38-Fesih Koşulları: İşbu sözleşme, ilgili hükümlerde belirtilen ve tarafların haklı nedenle fesih haklarını kullanabilecekleri hallerde, fesih iradesinin karşı tarafa tebliğini takip eden gün sona erecektir... Kargonun işbu sözleşmedeki yükümlülüklerinden herhangi birisini, mücbir sebebe dayananlar hariç, 30 gün süreli ihtara rağmen yerine getirmemesi durumunda; Acente açısından haklı nedenle fesih imkanı oluşacaktır. Haklı fesih durumlarında; taraflar uğramış oldukları tüm zararları, karşı taraftan talep etme hakkına sahip olacaklardır. Madde 39-Teminat: Acente işbu sözleşmenin imza tarihinde, ...Kargonun işbu sözleşme nedeniyle doğabilecek muhtemel alacaklarına istinaden ... tarafından uygun görülecek, kabul edilecek teminatı vermek zorundadır. Kati ve süresiz teminat mektubu ... tarafından kabul edilmek zorunda olup diğer teminatlarda ... Kargonun uygunluğunu takdir etme yetkisi bulunmaktadır. Teminatın işbu sözleşmenin imza tarihinden itibaren 10 gün içinde verilmemiş olması halinde sözleşme yürürlüğe girmemiş sayılacak olup, teminatın verilmesi işbu sözleşmenin yürürlüğe girmesinin ön şartıdır. Acentelik sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi ve Acentenin ... Kargoya hiçbir borcunun kalmaması durumunda verilen teminat acenteye iade edilir...” Acentelik Sözleşmesi Ek Protokolü Cari Hesap Sözleşmesinin incelenmesinde; Madde 2-Konu: İşbu sözleşme, taraflar arasında imzalanmış olan 28.06.2013 tarihli Acentelik sözleşmesinin tamamlayıcı parçası niteliğinde olup, Acentenin, ... Kargoya, sözleşmeye istinaden sunmuş olduğu acentelik hizmeti karşılığında elde edeceği ücretin hesaplanması ve ödenmesi esaslarını düzenlemektedir...” şeklinde düzenlendiği görülmüştür. Takibe konu edilen senedin incelenmesinde; borçlu ... ve Kefil ... tarafından imzalandığı, alacaklı ... A.Ş. adına düzenlendiği, 17.08.2018 düzenleme tarihli, 17.09.2018 ödeme tarihli 50.000,00 USD bedelli olduğu görülmüştür. Davalı şirket vekilinin cevap dilekçesi ekinde sunduğu senet incelendiğinde, düzenleme ve ödeme tarihlerinin boş olduğu, diğer kısımlarının takibe konu senetle aynı olduğu görülmüştür. Taraflar arası ticari ilişkinin 28.06.2013-08,08.2018 tarihleri arasında sürdüğü, sözleşme bitiminde davalı ticari defterlerine göre davacının 109.841,89 TL bakiye borçlu olduğunun, davacı ticari defterlerinde ise davalıdan 142.652,75 TL alacak kaydının bulunduğu tespit edilmiştir. Davalı taraf, alacağının tahsili için davacıya karşı 109.841,89 TL üzerinden takibe girişmiş, takip dayanağı olarak 50.000 USD bedelli bonoyu sunmuştur. Davalı tarafın takibe girişirken kendi uhdesinde haklı hamil olarak bulunan bonoya isnat etmek veya doğrudan cari hesap bakiyesi olarak alacağı takip konusu etmekte serbestisi vardır. Davalı, kambiyo senedine ilişkin takip tercihinde bulunmuştur. Takibe konu senet üzerinde teminat olduğuna dair bir ibarenin yer almadığı, taraflar arasında yapılan sözleşmede de teminatlardan bahsedilmesine rağmen açıkça takibe konu bono bilgisine yer verilmediği görülmüş ise de davalının cevap dilekçesi ekinde sunulan bono ile takibe konu edilen bononun aynı olduğu, düzenleme ve vade tarihleri bakımından açık bono olarak tanzim edilen, içeriğinde “nakten” ifadesi ile tam bir borçlanma evrakı olarak tanzim edildiği anlaşılan takip konusu bononun, esasen sözleşme sonunda davalının bakiye alacağı olması halinde kullanılmak amacı ile verilmiş, gizli iradenin teminat işlevi olduğu anlaşılmaktadır. Buna karşın, şeklen ve sebepten mücerret bir şekilde tam bir borçlanma evrakı, nakit alacak karşılığı düzenlendiği görülmektedir. Bu tespitlere göre somut olayda, davacının iddiasının takibe konu senedin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu ve bedelsizlik hususunda olduğu, TTK'nın 778. Maddesiyle bonolarda da uygulanması gereken TTK 680. Maddesi uyarınca açık bono düzenlenmesinin mümkün olduğu, bu tür bir bono düzenlenirken veya tamamen doldurulmamış bir bono tedavüle çıkarılırken anlaşmalara aykırı olarak doldurulduğunun yazılı belge ile ispat olunmadığı sürece bono üzerinde yazılı olan rakam, yazı, tanzim ve vade tarihleri gerçekliğini ve varlığını koruyacağı, bononun anlaşmaya aykırı doldurulduğunu ispat yükünün davacı taraf üzerinde olduğu ve bu iddianın yazılı delil ile ispatlanması gerektiği, taraflar arasında imza edilen sözleşme hükümlerine göre sözleşme sürecinde davalı tarafın ticari defterlerinin delil olarak kabul edildiği, davalı tarafın kayıtlarına göre davacıdan 109.841,89 TL bakiye alacaklı olduğunun gözüktüğü, buna göre davalının kendi cari hesabında bakiye alacağı için bonoyu takibe koymakta haklı olduğu, bononun anlaşmaya aykırı doldurulduğu hususunda dosya kapsamına davacı tarafça iddialarını ispatlayan kesin delil sunulmadığı, delil listesinde yemin deliline de dayanılmadığı dikkate alınarak ispatlanamayan davanın menfi tespit ve istirdat istemi yönünden ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı taraf kötüniyet tazminat talebinde bulunmuş ise de Mahkememizce verilmiş bir tedbir kararı bulunmadığından davalı tarafın kötüniyet tazminat talebinin aşağıdaki şekilde reddi yönünde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye göre; 1-Davacıların menfi tespit ve istirdat istemlerinin ayrı ayrı reddine, 2-Davalının kötü niyet tazminat talebinin yasal şartları oluşmadığından reddine, 3-Harçlar Kanununca alınması gerekli 427,60-TL harcın peşin olarak yatırılan 2.985,93-TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 2.558,33‬ TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacı yana iadesine, 4-Davacılar tarafından yapılan masrafların kendi üzerlerinde bırakılmasına, 5-Davalı vekil ile temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince 30.000,00-TL avukatlık ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesine, 6-Taraflarca yatırılan kullanılmayan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar davacılar vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliyesi ( İstinaf Mahkemesi ) nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usülen anlatıldı. 31/12/2024 Katip Hakim ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/164, K. 2024/811, T. 31.12.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-164-e-2024-811-k-8b2ce7dfd741