İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/264 E. 2023/1099 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/264
- Karar No
- 2023/1099
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/264 Esas KARAR NO : 2023/1099 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 07/05/2018 KARAR TARİHİ : 26/12/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: ...Cumhuriyet Başsavcılığının ...soruşturma... karar sayılı dosyasında bulunan, 06.05.2008 tarihinde ... idaresindeki bisiklette yolcu konumunda bulunan müvekkili ...'ın plakası ve sürücüsü belirlenemeyen saman yüklü sarı renkli kamyonun bisikletin arkasından çarpması sonucu gerçekleşen trafik kazasında, müvekkilinin ağır yaralandığını ve sakat kaldığını, ... İlçe Devlet Hastanesinde ve ... Devlet Hastanesinde tedavi olduğunu, ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi Özürlü Sağlık Kurulu ... tarihli ... nolu %7 kalıcı maluliyet raporu bulunduğunu, tüm tedavilere rağmen maluliyetinde artış olduğunu, maluliyetindeki her artışın yeni bir dava sebebi olması nedeniyle, ... ATK'ya sevki ile SGK Mevzuatına göre maluliyet oranının yeniden hesaplanmasını, kazaya sebebiyet veren kamyonun plakasının ve sürücüsünün belirlenemediğinden davalı ... hesabının müvekkilinin mağduriyetini gidermesi gerektiğini, müvekkilinin kaza nedeniyle davalı ... Hesabına yaptığı müracaata istinaden 13.10.2011 tarihinde 18.803 TL kısmi ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin gerçek zararın çok altında olduğunu, yapılan ödemenin yetersiz olması ve müvekkilinin maluliyetinin kaza tarihinden itibaren sürekli artış göstermesi sebebiyle davayı açtıklarını, geleceğe dönük maddi kaybın giderilmesi için 50 TL, maddi tazminatın davalı ... Hesabına başvuru tarihin 8. İşgünü mesai bitimi tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilini, mutad iştigalinden geri kalan ve çalışamayarak gelir kaybına uğrayan müvekkili için davalıdan 50 TL maddi tazminatın davalı ... Hesabına başvuru tarihinin 8. İşgünü mesai bitimi tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilini, talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde ve duruşmada özetle; davacı tarafın 08.12.2011 ve 22.04.2014 tarihlerinde ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde huzurdaki dava ile konusu, tarafları aynı olan davaları açtığını ...E.- ...K. Sayılı dava, 10.04.2012 tarihinde, ... E.- ... K. Sayılı dava, 23.10.2014 tarihinde davalı yana tebliğ edildiğini, huzurdaki davanın olumsuz dava şartı sebebiyle reddinin gerektiğini, davacı yanın, dava öncesi vekil eden kuruma başvuruda bulunmuş olup ödeme yapıldığını ve ibraname alındığını, açılan davanın haksız olduğunu, 2918 sayılı KTK 111. Maddesi açık düzenlemesi gereği de hak düşürücü süre sebebiyle reddi gerektiğini, Dilekçesi ekinde sunduğu Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 18.01.2016 tarihli emsal kararında davacı ile davalı arasında imzalanan ibranamenin üzerinden iki yıl geçtikten sora açılan davanın reddine kara veren ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E. -...K. Sayılı ilamını oybirliğiyle onandığını, özellikle dava konusu olay ile ilgili olarak davacıya 2011 yılı içerisinde tazminat ödemesi yapılmış olması ve ibranamenin düzenlenmesinin üzerinden yedi seneye yaklaşan süre geçtikten sonra 07.05.2018 tarihinde açılan davanın hak düşürücü ve süre geçtikten sonra açılmış olmasından ötürü reddinin gerektiğini, davanın, usule ilişkin itirazları değerlendirilerek zamanaşımı sebebiyle esasına girilmeden reddini, HMK 114/ 115 maddeleri düzenlemesi gereği dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddini, avukatlık gideri dahil her türlü yargılama giderinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. Mahkememizin 2018/407 esas 2018/904 karar sayılı 07/09/2018 tarihli kararı ile "davanın zamanaşımı nedeni ile REDDİNE" dair hüküm kurulmuştur. Mahkememiz kararına karşı istinaf yoluna başvurulması nedeniyle dosyamız İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin 2019/432 esas 2021/385 karar sayılı ilamı ile; "İstinafa konu uyuşmazlık, kaza tarihinden davanın açıldığı tarihe kadar zamanaşımı süresinin dolup dolmadığı ve 2 yıllık hakdüşürücü sürenin dolup dolmadığı hususlarına dayanmaktadır. Dava dilekçesi davalıya 25/06/2018 tarihinde tebliğ olmuş, davalı vekili 09/07/2018 tarihinde vermiş olduğu cevap dilekçesinde zamanaşımı def'inde ve hak düşürücü süre itirazında bulunmuştur. Somut olayda, yaralamalı trafik kazası 06/05/2008 tarihinde gerçekleşmiş, dava ise 04/05/2018 tarihinde, ön bürodan harç tahsil edilerek açılmıştır. İlk Derece Mahkemesince maluliyete ilişkin herhangi bir rapor alınmamıştır. 2918 sayılı KTK'nın 109/1. maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar" hükmüne, yine aynı kanunun 109/2. maddesinde ise "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir" hükmüne yer verilmiştir. 5237 sayılı TCK'nın 89.maddesinde düzenlenen ve somut olayda eyleme uyan taksirle yaralama suçunun ceza zamanaşımı süresi aynı Kanun'un 66/1-e maddesine göre 8 yıl olduğundan açılan dava 8 yıllık dava zamanaşımı süresine tabidir. Ancak ortaya çıkan zarar, kendi özel yapısı içerisinde, sonradan değişme eğilimi gösteriyor, kısaca, zararı doğuran eylem veya işlemin doğurduğu sonuçlarda (zararın nitelik veya kapsamında) bir değişiklik ortaya çıkıyor ise artık "gelişen durum" ve dolayısıyla, gelişen bu durumun zararın nitelik ve kapsamı üzerinde ortaya çıkardığı değişiklikler söz konusu olacaktır. Böyle hallerde, zararın kapsamını belirleyecek husus, gelişmekte olan bu durumdur ve bu gelişme sona ermedikçe zarar henüz tamamen gerçekleşmiş olamayacağı için zamanaşımı süresi bu gelişen durumun durduğunun veya ortadan kalktığının öğrenilmesiyle birlikte işlemeye başlayacaktır. (Yargıtay HGK'nın 15.11.2000 gün ve 2000/21-1609, 2000/1699 EK sayılı kararı, 17.HD'nin 07.02.2018 tarih, 2016/3768 E. ve 2018/692 K. sayılı kararı). Trafik kazası sonucu bedensel bütünlüğü ihlal olan kişide oluşan zararın, zaman içerisinde niteliği ve kapsamı yönünden bir farklılık oluşuyorsa "gelişen durumun" varlığından söz edilir. Dolayısıyla gelişen durum söz konusu olduğunda, gelişen durumun sona ermesinden itibaren zamanaşımı süresi içerisinde dava açılabilecektir. Somut uyuşmazlıkta gelişen bir durum olmadığının kabul edilmesi halinde olay tarihi ile dava tarihi dikkate alındığında, 8 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu kabul edilmelidir. Bu durumda, davacıdaki yaralanmanın hangi tarihte tedaviyle tamamen sona erdiği, bu yaralanmadan dolayı gelişen bir durum olup olmadığı, varsa hangi tarihte gelişen durumun sona erdiği, diğer bir anlatımla, daimi iş gücü kaybının kesin olarak belirlenebilmesi için tedavilerinin ne zaman sona ereceği ve kesin maluliyet oranının hangi tarihte belirlenebileceğinin, zamanaşımı başlangıç tarihinin tespiti açısından önem arz etmektedir. Bu doğrultuda İlk Derece Mahkemesince Adli Tıp Kurumu 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu'ndan, dosyada bulunan kaza nedeniyle davacının gördüğü tedavilere ilişkin tüm belgeler, raporlar ve tedavi evrakları incelenmek suretiyle ve davacıda bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, davacının yaralanması nedeniyle kazadan sonra gelişen bir durum olup olmadığı, maluliyetin gelişen bir durumdan ortaya çıkıp çıkmadığı, hangi tarihte maluliyet durumunun saptanabilir olduğu, tedavilerinin ne zaman sona ereceği, vücut çalışma gücü kaybının hangi tarihte kesin olarak belirlenebilir duruma geldiği konusunda değerlendirme içeren rapor alındıktan sonra, gelişen durumun olup olmadığı da dikkate alınarak, davaya karşı ileri sürülen zamanaşımı defi’nin ve hakdüşürücü sürenin buna göre değerlendirilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır." şeklinde değerlendirme yapılarak kaldırılmakla Mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklı maluliyete dayalı tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık, 06/05/2008 tarihli kaza nedeni ile kazanın taraflarının kusur durumu, kazada yaralanan davacının geçici ve sürekli iş göremezlik kaybı olup olmadığı, kazada yaralanan davacının malul olup olmadığı, maluliyet oranı ve tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı, davalının sorumlu olup olmadıkları hususunda toplanmaktadır. BAM ilamı doğrultusunda 06/05/2008 tarihli kazada davacının yaralanması nedeniyle kazadan sonra gelişen bir durum olup olmadığı, maluliyetin gelişen bir durumdan ortaya çıkıp çıkmadığı, hangi tarihte maluliyet durumunun saptanabilir olduğu hususlarında rapor hazırlanmak üzere dosyamız İstanbul ATK'ya gönderilmiş, İstanbul ... Adli Tıp İhtisas Kurulunca düzenlenen ...tarihli ön raporda eksikliklerin tamamlanması halinde rapor düzenlenebileceği bildirilmiştir. ATK ön raporunda belirtilen eksikliklerin tamamlanması amacıyla davacı vekiline süre verilmiş, bu aşamada davacı ...'ın ... 1 Sulh Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile dava tarihi olan 07/05/2018 tarihinden önce vesayet altına alındığı ve kardeşi ...'ın vasi olarak atanmasına karar verildiği, kararın 21/03/2017 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Davacı vekilince dava dilekçesi ekinde davacı vekilince sunulan vekaletname incelendiğinde, dosya kapsamında dava tarihi itibariyle vesayet altında bulunan davacıya ait usulünce düzenlenmiş bir vekaletnamenin bulunmadığı anlaşılmıştır. ... adına çıkartılan meşruhatlı tebligat ile vasi olarak ... tarafından yapılan işlemlere icazetinin bulunup bulunmadığı hususunda beyanda bulunmak üzere süre verilmiş, verilen süre içerisinde icazetinin bulunuğunun bildirilmemesi halinde HMK m.77 kapsamında davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği ihtar edilmiş, 15/11/2023 tarihinde yapılan tebligata rağmen vasi tarafından herhangi bir beyanda bulunulmadığı görülmüştür. Yine Mahkememizin 31/10/2023 tarihli celsenin 1 no.lu ara kararı gereği "Davacı vekiline usulüne uygun düzenlenmiş vekaletname sunmak ve eksik gider avansı yatırmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, belirtilen süre içerisinde eksikliğin tamamlanmaması halinde HMK m.77 kapsamında davanın açılmamış sayılmasına veya gerçekleştirilen işlemlerin yapılmamış sayılmasına karar verilebileceğinin ihtarını içerir tebligat çıkartılmasına" karar verilmiş, davacı vekiline 11/10/2023 tarihinde e-tebliğ olarak tebliğ edildiği, ancak süresinde vekaletname sunulmadığı görülmüştür. Dava şartlarını düzenleyen HMK m.114/1-e,f maddelerine göre, dava takip yetkisine sahip olunması ve vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması dava şartlarındandır. Vekaletnamesiz dava açılması ve işlem yapılması başlıklı HMK m.77/1,2 hükmü; "(1) Vekâletnamesinin aslını veya onaylı örneğini vermeyen avukat, dava açamaz ve yargılamayla ilgili hiçbir işlem yapamaz. Şu kadar ki, gecikmesinde zarar doğabilecek hâllerde mahkeme, vereceği kesin süre içinde vekâletnamesini getirmek koşuluyla avukatın dava açmasına veya usul işlemlerini yapmasına izin verebilir. Bu süre içinde vekâletname verilmez veya asıl taraf yapılan işlemleri kabul ettiğini dilekçeyle mahkemeye bildirmez ise dava açılmamış veya gerçekleştirilen işlemler yapılmamış sayılır. (2) Vekâletnamesiz işlem yapmasına izin verilen ancak haklı bir sebep olmaksızın süresi içinde vekâletname ibraz etmeyen avukat, celse harcı ile diğer yargılama giderleri ve karşı tarafın uğradığı zararları ödemeye mahkûm edilir. Bunu kötüniyetle yapan avukat aleyhine, ceza ve disiplin soruşturması açılmasını sağlamak üzere, Cumhuriyet başsavcılığına ve vekilin bağlı olduğu baro başkanlığına durum yazıyla bildirilir." şeklindedir. Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2003/13454E.-2004/540K. Sayılı ilamı "Avukatın vekalet ibraz etmeden dava açması ve davanın ilerideki aşamalarında da vekalet sunmaması durumunda, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmeli ve vekaletsiz dava açan avukat aleyhine vekalet ücretine hükmedilmelidir." şeklinde kaleme alınmıştır. Somut olayda davacı vekili, davanın açıldığı tarihte vesayet altında olduğu halde adına dava açtığı ...için maluliyete dayalı maddi ve manevi tazminat talep etmiş ise de yargılama devam ederken dava dilekçesi ile sunulan vekaletnamenin usulüne uygun olmadığı anlaşıldığından davacı vekiline HMK'nın 77/1 maddesi gereğince usullünce düzenlenmiş vekaletname ibraz etmesi hususunda ihtarlı olarak iki hafta kesin süre verilmiş, verilen süreye rağmen süresinde vekaletname sunulmadığı ve vasi tarafından vekil olarak yapılan işlemlere icazetinin bulunduğunun bildirilmediği anlaşıldığından HMK m.77 gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiş, anılan madde gereğince vekaletnamesiz işlem yapan avukat aleyhine, davalı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği nazara alınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye göre; 1-6100 sayılı HMK 'nın 77. Maddesi kapsamında davanın açılmamış sayılmasına, 2-Karar tarihine göre alınması gereken 269,85 TL harcın peşin olarak alınan 35,90-TL den mahsubu eksik yatan 233,95- TL harcının HMK'nın 77/2 maddesi gereğince davacı vekili ...'den tahsili ile hazine adına irad kaydına, 3-Davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği nazara alınarak davalı kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 100,00 TL vekalet ücretinin, HMK'nın 77/2 maddesi gereğince davacı vekili ...'den tahsili ile davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı ve davalı tarafından yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair verilen karar tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliyesi ( İstinaf Mahkemesi ) nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usülen anlatıldı. 26/12/2023 Katip Hakim ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır