İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/236 E. 2025/394 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/236
- Karar No
- 2025/394
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/236 Esas KARAR NO : 2025/394 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/12/2014 KARAR TARİHİ : 21/05/2025 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Çekin keşidecisi davacılardan ... firmasıdır. Çek davacılardan ... Ltd. Şti. namına yazılmıştır. Çek cirosu sahtedir. Davacılardan ... Şti. namına yazılan çek sahte kaşe ve imza ile ciro edilmiştir. Çalmak suretiyle piyasaya sürülen çekin son hamili icra takibini başlatan kişi de dahil olmak üzere, çek cirantaları ve son hamilin iyi niyetli olmadığını düşünmekteyiz.Yukarıda açıklanan nedenlerle çalmak suretiyle ele geçirilen, hakkında suç duyurusu ve çek iptal davası ile ödeme yasağı bulunan ve ... 33. İcra Müdürlüğü’nün ... E sayılı dosyasıyla icra takibi başlatılan, ... vadeli ... numaralı 150.000 TL tutarındaki çekle ilgili olarak İİK 72’ye göre borçlu olunmadığının tespiti ile ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davamızın kabulüne, yargılama giderleriyle avukatlık ücretinin karşı yana yüklenmesine karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "İcra takibine bahsi geçen çek ise müvekkilime cirantalardan Hasan Şengüler tarafından borç para verilmiş ve alacağına karşılık alınmıştır. Türk Ticaret kanununa göre çek para yerine geçen bir ödeme aracıdır. Bahse konu çekte ciro silsilesi hukuki açıdan geçerli olup müvekkilim de meşru hamildir.Bu nedenle davacının itirazları yersiz ve mesnetsiz olup iyi niyetli olan müvekkilime karşı ileri sürülemez.Müvekkil iyiniyetli ve meşru hamildir.TTK m.598 göre iyi niyetli 3.şahsın bundan sorumlu tutulması mümkün değildir.Aksini iddia eden taraf ispatla mükelleftir. Zira söz konusu çekleri veren bazı keşideci firmalarda hırsızlık olayına inanmayarak çek bedellerini ödemişlerdir. Söz konusu çeklerin hangilerinin ödenip ödenmediğinin davacıya sorulmasını talep etmekteyiz. ... 6. İcra Hukuk Mahkemesi ... Esas sayısı ile de 11.02.2015 tarihinde çekteki imzaların kendilerine ait olmadıklarını beyan ederek icra takibine itiraz etmişlerdir.(dolayısı dava derdest olup 26.05.2015 tarihli celsede davacı vekili’ bizim imzaya itirazımız ... şirketi içindir diğer şirket hakkında itiraz sebebimizde buna ilişkindir imza itirazımız yoktur’ demiş ve o dosya da verilen ...tedbir kararı 03.07.2015 tarihli ara kararı ile kaldırılmıştır. Davacılar-borçlular aleyhine ... 19.İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi yapılmış ve icra takibine yukarıda ismi yazılan davacılar tarafından çekin çalıntı olduğu ve imzanın müvekkile ait olmadığı takibin iptaline yönelik iş bu dava açılmıştır. İcra takibine bahsi geçen çek ise müvekkilime cirantalardan ... tarafından borç para verilmiş ve alacağına karşılık alınmıştır.sürülemez.Müvekkil iyiniyetli ve meşru hamildir.TTK m.598 göre iyiniyetli 3.şahsın bundan sorumlu tutulması mümkün değildir. Aksini Davacı hamil olduğu çeklerin kaybolarak, davalı eline geçtiğini ve davalının yetkili hamil bulunmadığını iddia etmiştir.Davacının çeki rızası dışında elinden çıktığını kanıtlaması dışında, ayrıca davacı zararına ve kötüniyetle davalı eline geçtiğinin de davacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir.Yukarıda açıklanan nedenlerle dava ve şikayet haklarımız saklı kalmak kaydı ile davacıların hukuki dayanaktan yoksun ve kötü niyetle açılan davanın reddine, ... 6. İcra Hukuk Mahkemesi ... Esas sayılı dosya da ...imza itirazı olmadığı belirtildiğinden bu davacı yönünden verilen tedbir kararının kaldırılmasına kötü niyetli itirazla alacağın tahsilini geciktiren davacının alacağın % 20 ‘ın dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ile cezalandırılmasına, mahkeme harç ve masrafları ile vekillik ücretinin de keza davacılara tahmiline karar verilmesini..." savunmuştur. DELİLLER: Adli Tıp Kurumunun 22/12/2016 tarihli raporu, Adli Tıp Kurumunun 07/10/2019 tarihli raporu, 06/10/2020 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; İİK 72. Madde uyarınca menfi tespit talebine ilişkindir Dava konusu çek incelenmesinde ; ... bank ... Şubesi'ne ait, keşidecisi .. Ltd. Şti olan ... çek numaralı, 31/01/2025 keşide tarihli, 150.000,00 TL bedelli olan çek olduğu, çek unsurlarının tam olduğu, şeklen ciro silsilesinde bir kopukluk olmadığı anlaşılmıştır. Davacılardan ...Şti'ce çek arkasındaki cirodaki imzanın şirket yetkililerine ait olmadığı, bu sebeple çekten kaynaklı olarak borçlu olunmadığını ileri sürülmüş, diğer davacı( çekte keşideci )...Ltd. Şti'ce ise çekin çalınması nedeniyle borçlu olunmadığı ileri sürmüştür. ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinde, iş bu davanın davalısı olan ... ve diğer şüpheliler ...ve ... hakkında dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından yürütülen soruşturma neticesinde ... hakkında kovuşturmaya yer olmadığı yönünde karar verildiği ve verilen kararın kesinleşmiş olduğu anlaşılmıştır. Borçlu icra takibinden önce veya takipten sonra borçlu olmadığının tespiti için genel mahkemede menfî tespit davası açabilir. Borçlunun menfî tespit davası açması ve davanın lehine sonuçlanarak kabulüne karar verilmesi halinde mahkeme, borçluyu menfî tespit davası açmaya zorlayan icra takibinin haksız ve kötü niyetle yapılmış olduğu kanısına varırsa, borçlunun talebi üzerine, borçlunun menfî tespit davası nedeniyle uğradığı zararın alacaklıdan tahsiline karar verir; bu zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz (İİK m. 72/5, c. 3 ve 4). Senede karşı mutlak defiler senede hamil olan herkese karşı ileri sürülebilir. Senedin hükümsüzlüğünü gerektiren defiler senet ve eklentilerinden anlaşılsın anlaşılmasın bütün ya da bir kısım sorunları bakımından hükümsüz sayılmasını gerektiren defilerdir. Bu defilerin bir kısmı mutlak, bir kısmı nispi (kişisel) defi niteliğindedir. “İmzanın sahte olması”, “senet metninde sahtekarlık (tahrifat) yapılmış olması”, “borçlunun borçlanma ehliyetinin bulunmaması”, “senette zorunlu şekil koşullarının bulunmaması”, “imza sahibinin temsil yetkisinin bulunmaması”, “senedin zamanaşımına uğramış bulunması” vb. defiler senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir. (Yargıtay HGK... esas ,... karar sayılı 4.3.2015 tarihli ilamı ) Kambiyo senetlerinde imzada sahtecilik mutlak defilerden olup, borçlu olunmadığı iddiası senedi elinde bulunduran herkese karşı ileri sürülebilir. İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Kurulu 22/12/2016 tarihli raporunda özetle; "Tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından yapılan incelemede; İnceleme konusu çek arka yüzündeki basit tersimli birinci ciro imzası ile ..., ... ve...'ın mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği..." rapor edilmiştir. İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Kurulu 07/10/2019 tarihli raporunda özetle; "Tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından yapılan incelemede; İnceleme konusu çek arka yüzdeki basit tersimli 1. ciro imzası ile ..., ... ve ...'ın mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği..." rapor edilmiştir. Bilirkişiden alınan 06/10/2020 tarihli raporda özetle; "Davacıların 2014 yılı ticari defterler tasdiklerinin usulüne uygun yaptırılmadığı, Dava konusu edilen ... Bank, ... çek no, 31/10/2014 keşide tarihli, keşidecisi ... Şirketi, lehtarı...Şti. olan 100.000 TL bedelli çekin her iki davacı yanın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ilgili çekin ticari ilişki gereği ...Ltd. Şti. tarafından davacı ... Ltd. Şti.'ne verildiği, Dava konusu edilen ... Bank, ... çek no.lu, 31/01/2015 keşide tarihli, keşidecisi ...Şirketi, lehtarı ... Şti. olan 150.000 TL bedelli çekin her iki davacı yanın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ilgili çekin ticari ilişki gereği ...Şti. tarafından davacı ... Şti.'ne verildiği, Davacıların davalılar ile ticari ilişkisinin mevcut olmadığı..." rapor edilmiştir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı ...Ltd. Şti'ce davaya konu çekte davacı adına 1. Ciroda atılan imzanın davacıya ait olmadığı iddiasıyla iş bu menfi tespit davasının açılmıştır. İmza definın mutlak defi niteliğinde olması nedeniyle herkese karşı ileri sürülebilmesi mümkündür. Dava konusu çekte davacının lehtar ve ilk ciranta olarak isminin yer aldığı ve davacıya ait olduğu belirtilen imzanın davacı şirketin yetkililerinin el ürünü olmadığı Adli Tıp Kurumunun 07/10/2019 tarihli raporu ile tespit edilmiştir. Adli Tıp Kurumu raporunun denetime ve hükme elverişli nitelikte olduğu anlaşılmakla davacı ...Ltd. Şti'ce açılan menfi tespit davasının kabulü karar vermek gerekmiştir. Davacı ...Ltd. Şti'nce ise çekin lehtarın elinden rızası dışında çıktığı iddiasıyla davalıya borçlu olmadığın tespitini talep edilmişse de, kambiyo senedini hükümden düşürmeye yönelik olarak açılan menfi tespit davasında ispat yükü davacı yanda olup, çekte ciro silsilesinin kopuk olmadığı ve de davacının imzasını inkar etmediği, davalı yanın çeki kötü niyetle iktisap ettiğinin de ispat edilemediği, davacı ile davalı arasında başka cirantaların olması ve doğrudan ticari ilişki bulunmaması nedeniyle ticari defterlerin incelenmesinin de sonuca etkili olmayacağı, davacı tarafça ödeme iddiasınında ileri sürülmediği anlaşılmakla bu davacı açısından davanın reddine ve koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı ... Şti'nin davasının KABULÜ ile; davacının ... bank ... Şubesine ait, keşidecisi ...Ltd. Şti olan ... çek numaralı, 31/01/2025 keşide tarihli, 150.000,00 TL bedelli çekten kaynaklı olarak davalı ...'a borçlu olmadığının TESPİTİNE 2-Davacı ...Tic Ltd. Şti'nin davasının REDDİNE 3-Koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine 4-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 10.246,50TL harçtan peşin alınan 2.561,63TL'nin mahsup edilerek bakiye 7.684,87TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 2.561,63TL peşin harç, 615,40TL başvuru harcı gideri toplamı olan 3.177,03TL harcın davalıdan alınarak davacı ... verilmesine, 6-Davacı ... vekil ile temsil edildiğinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği takdir olunan 30.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ... verilmesine, 7-Davalı vekil ile temsil edildiğinden davanın red edilen 150.000,00TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan AAÜT gereği takdir olunan 30.000,00TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan herhangi bir yargılama masrafı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 9-Mahkememizin 20/02/2015 tarihli ihtiyati tedbir kararının HMK 397/2 maddesi uyarınca karar kesinleşinceye kadar devamına 10-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama masrafı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 11-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair; davacılar vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 21/05/2025 Katip ... ¸e-imza Hakim ... ¸e-imza