İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/610 E. 2025/53 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/610
- Karar No
- 2025/53
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/610 Esas KARAR NO : 2025/53 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/10/2024 KARAR TARİHİ : 24/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda : TALEP: Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "HMK 107/1 maddesinde "Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenmeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerde, alacaklının hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabileceği" hükümü yer verilmiştir. Buna göre, davaya konu kazada, müvekkilin aracında gerçekleşen reel değer kaybı taleplerinin belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğinden davanın belirsiz alacak davası olarak açılması zarureti hâsıl olmuştur.Davalının şirket birleştirmesi ile bünyesine kattığı ... Sigorta AŞ'ye ... poliçe numarası ile kasko poliçesi ile sigortalı ...plakalı araç ile müvekkil adına kayıtlı ...plakalı aracın 21/10/2021 tarihinde çarpışması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Bu kazanın oluşumunda ...plakalı araç sürücüsü %100 kusurludur. Müvekkil aracını kendi kasko şirketi aracılığıyla onarmıştır. Kasko şirketi ödediği bedel için karşı aracın ZMM sigorta şirketine rücu etmiştir. Müvekkilin aracında oluşan hasar için yapılan ödeme ile ZMM sigorta limiti dolmuştur. Müvekkilin aracında oluşan değer kaybı bedeli henüz tazmin edilmemiştir. Müvekkilin uğradığı reel değer kaybının tazmin edilmesi amacıyla Sayın Mahkemenize başvurma zorunluluğu doğmuştur. Davalı tarafça müvekkilin zararının karşılanmaması hukuka aykırı olup gerekçeleri tafsilatıyla aşağıda izah edilecektir. Meydana gelen hasara bağlı olarak müvekkile ait araçta değer kaybı oluşmuştur. Müvekkile ait .. plakalı araç 2020 mode... paket olup kaza tarihindeki ikinci el piyasa bedeli yüksektir. Gerçekleşen kaza neticesinde müvekkile ait araç için davalı sigorta şirketi tarafından reel değer kaybı ödemesi yapılmamıştır. Sayın Mahkemece müvekkilin aracında meydana gelen gerçek değer kaybının tespiti için aşağıda yer verilen Yargıtay kararı da dikkate alınarak alanında uzman bir bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ediyoruz. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 25.03.2022 tarih ... Esas, ... Karar sayılı kararı, trafik kazasından kaynaklanan değer kaybı istemine ilişkin olup değer kaybı ile ilgili emsal nitelikte davalarda uygulama alanı bulmaktadır. Yargıtay uygulamasına göre değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır. Dolayısıyla iş bu karar sonrası bu metoda göre hesaplama yapılması gerekmektedir.Kaza tarihi 21/10/2021 olduğu, değer kaybı için alternatif uyuşmazlık yollarından olan Sigorta Takim komisyonuna 27/02/2023 tarihinde müracaat edildiği, STK Uyuşmazlık Hakem Heyeti ... numaralı dosyada 22/10/2023 tarihli ... sayılı kararı verdiği, 09/12/2023 tarihinde davalı şirket (poliçeyi tanzim eden ve davalı şirket ile birleşen ... Sigorta A.Ş.) aleyhine ... 6. İcra Müdürlüğünün ... esas numaralı dosyasından icra takibi başlatıldığı, davalı şirket icra takibine 30/01/2024 tarihinde itiraz ettiği, her iki ve en son icra takibi ile zamanaşımının kesildiği, arabuluculuk müracaatında ise zamanışımının durduğu, dava açmakta süre yönüyle sorun bulunmadığını belirtmek isteriz. AİHM (28 Ocak 2020 tarihli timurlenk / türkiye (başvuru no. ...)) ve aym ( ... başvuru numaralı 19/3/2024 tarihli) kararlarında da haklı olarak vurgulandığı üzere taraflar arasında dengenin sağlanması gerekmektedir. alacaklının uğradığı maddi kaybın telafisi için faiz talebi (yasal veya avans faizi fark etmemekte) genellikle enflasyonun altında kalmaktadır. hayatın olağan akışı içinde karşılaşılan bu durum alacaklı zararına borçlu yararına bir sonuç doğurmaktadır. adaletin temsili olan terazinin bir kefesinin sürekli aşağıda olması, yukarıda kalanın haksızlığa uğradığının açık göstergesidir. bu yüzden faiz talebimizin enflasyonun altında olmayacak şekilde hesaplanmasını, hak ve adaletsizliğe sebebiyet verilmemesini talep etmek gerekmiştir. hmk 107/1. madde gereğince belirsiz alacak davamızın kabulüne, şimdilik 100,00-tl reel değer kaybı bedelinin / tazminatın poliçe limitleri dâhilinde davalı şirketin temerrüt tarihi olan 21/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizinden aşağı olmamak üzere enflasyon oranında faiz ile birlikte tahsiline, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini " talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davacı vekilinin sunmuş olduğu 24/01/2025 tarihli dilekçesinde özetle: "Vekaletnamede feragat yetkimiz bulunmakla yukarıda bilgileri verilen dava dosyasından feragat ediyoruz" şeklinde beyanda bulunmuştur. Davadan feragat, HMK.m.307 ve m.309 hükümleri gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davalı tarafın kabulünü gerektirmeyen ve kesin mahkeme hükmünün hukuksal sonuçlarını doğuran bir taraf işlemidir. HMK.m.310 hükmüne uygun olarak davacının davadan feragatinin mahkemece saptanması halinde feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekir. Feragat bildirimi de HMK.m.310 hükmüne uygun olarak mahkemece tespit olunmuştur. Bu yasal nedenlerle davanın feragat nedeniyle reddine, karar verme gereği doğmuştur. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, 2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 205,13 TL harcın (duruşmalı ön incelemeden önce feragat olduğundan 1/3'ü alınmıştır) peşin alınan 427,60 TL harçtan mahsubu ile bakiye 222,47 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirmiş olduğundan, yürürlükte olan A.A.Ü.T. 6. Maddesi gereğince dava değeri olan 100,00 TL üzerinden hesaplanan 50,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair; tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle karar verildi. 24/01/2025 Katip e-imzalıdır Hakim e-imzalıdır