İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/32 E. 2024/803 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/32
- Karar No
- 2024/803
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/32 Esas KARAR NO : 2024/803 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/01/2024 KARAR TARİHİ : 06/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "... adresinde, davalı ... tarafından atık su ve yağmur suyu altyapı yenileme çalışması esnasında yeraltı güzergahı ve kablo koparılarak hasarlamak suretiyle müvekkil şirket ... A.Ş.'nin kabloları hasara uğratılmıştır.Hasarın ardından, müvekkil şirket teknik elemanlarınca durum tutanakla tespit edilmiş, akabinde hasarın giderilmesi için gerekli çalışmalar yapılmış olup, hasara ilişkin “Hasar Tespit Tutanağı” dava dilekçemizin ekinde sunulmaktadır.Müvekkil şirket malzeme gideri, işçilik gideri ve işletme zararı olmak üzere toplam 1.038,54 TL zarara uğratılmıştır. Hasar nedeniyle oluşan zararı gösterir "Hasar Keşif Tutarı Formu" dava dilekçemizin ekinde sunulmaktadır.Fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla, alacağımızın, hasar tarihinden itibaren başlayan T.C. Merkez Bankası’nın kısa vadeli avanslar için öngördüğü avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Dava konusu olaya müvekkil şirketin olumlu ya da olumsuz herhangi bir fiili neden olmamıştır. Öyle ki davacı tarafın iddiaları doğrultusunda müvekkil kurum ile gerekli görüşmeler gerçekleştirilmiş ve şirket kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde uyuşmazlık konusu tarih ve adreste müvekkil şirket tarafından herhangi bir çalışma gerçekleştirilmemiş olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Dava konusu hasar müvekkil şirket çalışmalarından kaynaklanmayıp müvekkilin davacı kurum tesislerine yapılmış herhangi bir müdahalesi söz konusu değildir. Dolayısıyla dava konusu hasarın meydana gelmesinde müvekkil şirkete husumet yöneltilmesi mümkün değildir. Davacı taraf, müvekkil şirketin yaptığı çalışma esnasında tesislerinin zarar gördüğünü iddia etmiş ise de işbu iddialarını ispata yarar herhangi bir delil sunamamıştır. Ayrıca belirtmek gerekir ki davacı yan tarafından dosya kapsamına sunulan belgelerde ne davalı şirket çalışanlarını ne de kurumun çalışma yaptığına işaret eder bir tabelayı gösteren bir fotoğrafa rastlanmamıştır. İşbu sebeple ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerektiği kanaatindeyiz. Davacı tarafından iddia olunan hasar müvekkil şirketin dağıtım şebekesinin işletilmesinden ya da herhangi bir çalışmasından kaynaklanmamıştır. Meydana gelen hasarda müvekkil şirkete yükletilebilecek bir kusur bulunmamaktadır. Gerek kusur sorumluluğunda gerekse kusursuz sorumlulukta 3 halde illiyet bağı kesilebilir. Bunlar, mücbir neden, zarar görenin ve 3. kişinin ağır kusurudur. Öğretide illiyet bağını kesen nedenlerin bütün sorumluluk halleri için geçerli olduğu vurgulanmaktadır. Davayı ve talepleri kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte hasara neden olan husus davacının kablolarının müvekkil şirketin iletim ve dağıtım tesislerine yakınlığı sebebiyle meydana gelmiş ise burada sorumluluk davalı müvekkile değil, davacıya aittir. Çünkü, davacı ... kablolarını teknik şartnameye uymaksızın, emniyet mesafesinin ihlal ederek döşemiştir. Bu durumda, TBK m.69’a göre yapı eserlerinin maliki; “bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlü” olduğundan sorumluluk davacıya aittir. Sonuç olarak, davacının dava konusu hasara müvekkil şirketin neden olduğunu ispatlayamamış olması, hasarın oluştuğu gün müvekkil şirketin herhangi bir saha çalışmasının olmadığı, kablo döşenmesi işleminin davacı tarafından mevzuata aykırı şekilde yapılmış olması ve bu güne kadar karşılaşılan zararların da davacı kurumun ağır kusuruyla meydana gelmiş olduğu göz önüne alınarak itirazlarımız da gözetilmesi neticesinde davanın reddine karar verilmesini talep ediyoruz. haksız ve mesnetsiz davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini..." savunmuştur. DELİLLER: Hasar tespit tutanağı, 28/07/2024 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; haksız fiilden kaynaklı olarak tazminat talebine ilişkindir. Bilirkişiden alınan 28/07/2024 tarihli raporda özetle; "Davacı şirketin sunduğu deliller içerisinde olan olay yeri resimleri hasarın ... sokakta kaldırım üzerinde yapılan kazıdan oluştuğu için hasarı davalı şirket çalışması nedeni oluşmuş olamayacağı, Hasara ... sokak üzerindeki apartmana ait altyapı talep veya iyileştirme istemi ile yapılan çalışma neticesinde olmuş olabileceği, Davacının hasar tutarı olarak altyüklenicisine ödemiş olduğu hasar tutarının piyasa koşullarına göre uygun olduğu..." rapor edilmiştir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; her ne kadar davacı tarafça 16/12/2021 tarihinde davalı tarafça yapılan çalışmalar sırasında davacı tarafın kablolarına hasar verildiği iddiasıyla tazminat talepli iş bu dava açılmışsa da, dosyada mevcut fotoğraflarda hasarın... sokakta kaldırım üzerinde yapılan kazıda meydana geldiği, hasarın meydana geldiği sokakta bulunan apartmanda altyapı ve iyileştirme çalışması yapıldığı, meydana gelen hasarın bu çalışmadan meydana gelmiş olabileceği, kaldırım üzerindeki çalışmanın ve meydana gelen hasarın davalı tarafça gerçekleştirildiğinin ispat edilemediği anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın reddine, 2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken harcın peşin alındığından tekrar alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinden bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama masrafı bulunmadığından bu konuda karar verilmesi yer olmadığına, 5-Davalı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince 1.038,54 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi.06/11/2024 Katip ¸e-imza Hakim ¸e-imza