İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/210 E. 2024/635 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/210
Karar No
2024/635
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/210 Esas KARAR NO : 2024/635 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/03/2023 KARAR TARİHİ : 17/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Müvekkilim ...Tic. A.Ş restoran ve yiyecek içecek sektöründe faaliyet göstermektedir. Bu kapsamda çeşitli şirketlere ve şahıslara tabldot yemek üreterek hizmet vermektedir. Dilekçemiz ekinde sunulan cari hesap ekstresinden de görüleceği üzere müvekkilimin verdiği yemek hizmeti karşılığında 27.243,92 TL müvekkilimin davalıdan alacağı bulunmaktadır.(Yasa gereği açılana dava oncesi arabulucuğa başvuru yapılmış ve ekte sunulan ... tarihli son tutanak ile ...Arabuluculuk dosya numaralı anlaşmama tutanağı ile taraflar arasında anlaşma sağlanamamıştır.Haksız olarak yapılan itirazın iptaline, davalı şirket yönünden takibin devamına, davalının yaptığı haksız itiraz sebebiyle lehimize asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini.." talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Davacı tarafın gerek yasada gerekse sayın mahkeme tarafından tensip ara kararı, ön inceleme tutanağı ve takip eden diğer tüm ara kararlar ile yükümlü olduğu ve/veya olacağı süreli, kesin süreli işlerinin süresi içinde yerine getirmemesi nedeniyle ve/veya getirilememesi halinde davacı tarafa bu işin yürütümü için yeni veya ek bir süre verilmesine, davacı tarafın bu anlamdaki her türlü talebine, kesin süre bitiminden sonra yerine getirilen her türlü adli iş ve işleme muvafakat etmediğimizi peşinen bildirir, bu beyanlarımızın yargılamanın her aşamasında göz önünde bulundurulmasını talep ederiz. Müvekkil firma, Türkiye’nin ilk yapı marketi olarak uzun süredir perakende sektöründe faaliyet göstermektedir. Müvekkil şirket, faaliyetlerini elli iki şehirde, pek çok mağazada sürdürmekte; ev, bahçe ve ofis için kullanıma uygun on binlerce ürünün satışını yapmaktadır. Altı yüzden fazla tedarikçi ile çalışan davalı müvekkilin mağazaları her yıl kırk milyonu aşkın müşteri tarafından ziyaret edilmektedir. Davacı da, müvekkil şirketin mağazalarında satılmak üzere ürün tedarik ettiği firmalarından biridir. Davacı, takibe kötüniyetli olarak itiraz edildiğini iddia etmekteyse de, itirazın kötüniyetli olarak yapıldığına dair herhangi bir delil ibraz etmemiştir. İcra takibine yapılan her itirazın kendiliğinden kötüniyetli olarak yapıldığının kabulü mümkün değildir. Davalı müvekkil hakkında icra takibi yapılmış olması, davalıyı kendiliğinden borçlu hale sokmayacağı gibi, icra takibinin varlığı borcun varlığı anlamına da gelmemektedir . davacının davasının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesi.." savunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasıdır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. Maddesinde; "(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir." şeklinde düzenleme yapılmıştır. Bilirkişiden alınan 29/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Taraflar arasında bahsi geçen yazılı sözleşmeye dosya kapsamında rastlanmadığı, davacı tarafından sunulan ticari defterlerin TTK ve VUK açısında delil niteliğine haiz olduğu, davacı tarafından sunulan ticari defterlere göre davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 27.242,92 TL alacaklı olduğu davalı tarafından sunulan ticari defterlerin TTK ve VUK açısında delil niteliğine haiz olduğu, davalı tarafından sunulan ticari defterlere göre davalının takip tarihi itibariyle davacıya 26.099,26 TL borçlu olduğu, taraflar arasındaki fark (27.242,92 TL-26.099,26 TL<) 1.143,67 TL olup, bu fark davacı tarafından ticari defterlerine kaydettiği 01.10.2022 tarihli ve 01.10.2022 Tekzen Tahsilat açıklamalı kayıttan kaynaklandığı, söz konusu kayıt ile ilgili herhangi bir belge dosya kapsamında mevcut olmadığından bu tutarın davacı alacağından tenzil edilmesi gerektiği yani davacının bu kaydı ispatlaması gerektiği, yapılan açıklamalar ışığında davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 26.099,26 TL alacaklı olduğu, faiz talebinin ise ihtarnamenin tebliği şerhinin dosyada bulunmaması sebebiyle bu aşamada mümkün olmadığı, davalının takip alacağının muaccel olmadığı yönündeki itirazlarına ilişkin dosyada herhangi bir belgeye rastlanmadığından ispata muhtaç olduğu..." şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; davacı tarafça davalıya hizmet verildiği ancak karşılığında ödenmesi gereken miktarın ödenmediği iddia edilmiş, davalı tarafça ise davacı ile ticari ilişkisinin olduğunu ancak taraflar arasında vadeli ödeme üzerine anlaşıldığı savunulmuştur. Dolayısıyla somut olayda davacı tarafça hizmetin sunulduğu, davalı tarafça ise ödemenin vadeli olarak yapılacağı hususunda anlaşıldığının ispat edilmesi gerekmektedir. Davacı tarafın iddiasının değerlendirilmesi bakımından; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere davalıya ait ticari defterlere göre davacının takip tarihi itibariyle 26.099,26 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Yine davacıya ait ticari defterlerde ise davacının davalıdan 27.242,92 TL alacaklı olduğu ancak tarafların ticari defterleri arasındaki 1.143,67 TL'lik farkın davacı tarafça ispatlanması gerekmesine rağmen ispata yarar herhangi bir belge sunulmadığı tespit edilmiştir. Dolayısıyla cevap dilekçesinden de anlaşılacağı üzere davacının davalıya bahse konu hizmeti sunduğu hususunda taraflar arasında tartışma olmadığı gibi davacının davalıdan 26.099,26 TL alacaklı olduğu da bizatihi davalı tarafın ticari defterleri ile ispat edilmiştir. Davalı tarafın savunmasının değerlendirilmesi bakımından ise tensip zaptının 5 numaralı ara kararı uyarınca tarafların delillerini sunmaları için süre verilmiş ancak davalı tarafça taraflar arasında akdedilen sözleşmenin sureti sunulmamıştır. Dolayısıyla taraflar arasındaki ilişkinin vadeli ödeme sistemine dayandığına dair savunmasını davalı taraf ispatlayamamış olup genel kural gereği faturalar davalı tarafın defterlerinde kayıtlı bulunduğundan davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Ayrıca davacı vekili tarafından işlemiş faiz talebiyle de takip başlatılmış olsa da dosya kapsamında ihtarnamenin tebliğ şerhinin sunulmadığı anlaşılmıştır. Yine tensip zaptının 5 numaralı ara kararı uyarınca ihtarnamenin tebliğ şerhinin davacı tarafça verilen süre içerisinde dosyaya sunulmadığı anlaşılmakla birlikte bu yönde değerlendirme yapılan bilirkişi raporuna da itiraz edilmemiştir. Açıklanan tüm bu sebeplerle davanın kısmen kabul kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi gerekçeli kararda yazılacağı üzere; Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, 1-Davalı tarafından ... 6. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE, takibin 26.099,26 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki şartlarla aynen DEVAMINA, FAZLAYA İLİŞKİN İSTEMİN REDDİNE 2-Alacağın % 20'si olan 5.219,85 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.782,84TL harçtan peşin alınan 331,26TL'nin ve davacı tarafça icra dosyasına yatırılan 137,14TL harçların toplamı olan 468,40TL'nin mahsup edilerek bakiye 1.314,44TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red durumuna göre 151,09TL'sinden davacı tarafın, 2.968,91TL'sinden davalı tarafın sorumlu olması kaydı ile tahsili ve hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 468,40TL peşin harç, 179,90TL başvuru harcı gideri toplamı olan 648,30TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı vekil ile temsil edildiğinden davanın kısmen kabul edilen 26.099,26TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan AAÜT gereği takdir olunan 17.900,00TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı vekil ile temsil edildiğinden davanın kısmen red edilen 1.328,20TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan AAÜT gereği takdir olunan 1.328,20TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan 86,00TL tebligat, posta gideri ile 2.500,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.586,00TL yargılama giderinden kabul ve red durumuna göre 2.460,77TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama masrafı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 10-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı MİKTAR İTİBARİYLE KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/09/2024 Katip e-imzalıdır Hakim e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/210, K. 2024/635, T. 17.09.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-210-e-2024-635-k-466af555d791