İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/883 E. 2024/822 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/883
- Karar No
- 2024/822
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/883 Esas KARAR NO : 2024/822 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/12/2022 KARAR TARİHİ : 12/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Dava dilekçesi özetle şöyledir: "müvekkilim adına kayıtlı ... plaka numaralı araçta meydana gelen hasarların onarımında yapılan giderlerin ödenmesi amacıyla ihtiyari mali mesuliyet poliçesi kapsamında davalı ... şirketine başvuru yapılmış ancak davalı ... şirketince ödeme yapılmaması nedeniyle bu kez sigorta tahkim komisyonuna ... sayılı dosyası ile hasar bedelinin ödenmesi başvuruda bulunulmuş ve işbu dosyada alınan bilirkişi raporunda müvekkile ait araçta meydana gelen hasar bedeli 75.324,04tl olarak tespit edilmiştir. işbu bedelin trafik poliçesindeki teminat limiti olan kısmı stk ... sayılı dosyası kapsamında tahsil edilmiştir. bu kez sigorta tahkim komisyonu'nun ... sayılı dosyasında ihtiyari mali mesuliyet sigortası teminatı kapsamında davalı ... şirketince zorunlu mali mesuliyet sigortası teminat limitini(41.000tl'yi) aşan kısım olan 75.324,04tl- 41.000tl=34.324,04tl için başvuru yapılmış, kesin olarak verilen itiraz hakem heyeti neticesinde davalı ... şirketince ödeme yapılmıştır. müvekkile ait araçta işbu kaza sebebiyle değer kaybı da meydana gelmiştir. müvekkil adına kayıtlı ... plaka numaralı araçta meydana gelen değer kaybının belirlenmesi amacıyla rapor hazırlanması için eksper/bilirkişi atanmış ve sigorta eksperi osman dağcı tarafından tanzim edilen raporda müvekkile ait araçta oluşan değer kaybı bedelinin 16.000tl olduğu tespit edilmiştir. bu kez aynı kazaya ilişkin olarak müvekkile ait araçta meydana gelen değer kaybının yine imm poliçesi teminat limiti kapsamında tazmini için davalı ... şirketine 17.08.2021 tarihinde başvuru yapılmış ancak sigorta şirketince değer kaybına ilişkin hiçbir ödeme yapılmamıştır. bunun üzerine ...e... sayılı dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda da müvekkile ait araçta 10.000tl değer kaybı (raporu kabul anlamına gelmemek kaydıyla) meydana geldiği tespit edilmiştir. bu kez aynı kazaya ilişkin olarak müvekkile ait araçta meydana gelen değer kaybının yine imm poliçesi teminat limiti kapsamında tazmini için davalı ... şirketine 17.08.2021 tarihinde başvuru yapılmış ancak sigorta şirketince değer kaybına ilişkin hiçbir ödeme yapılmamıştır. mahkemenizce de bilindiği üzere hukuk mahkemesi hakimi ceza yargılaması ile bağlı olmadığı gibi başka bir mahkemenin kesin hüküm teşkil etmeyen kararları ile de bağlı olmayacaktır. kaldı ki somut olayımızda ortada henüz kovuşturma aşamasına geçmiş bir ceza yargılaması dahi bulunmamaktadır. yalnızca davalı ... şirketinin asılsız iddiaları ile başlatılmış soruşturma dosyası nedeniyle hukuk yargılamasında el çekme kararı verilmesi, yargılamayı sürüncemede bırakma amacıyla yapılan kötüniyetli bir durum olup müvekkilin zararını tazmin etmesine engel olacak niteliktedir. araştırma raporundaki tespitlerin büyük bölümünün istihbari bilgilerden oluştuğu. somut ve sabit delillerinin gösterilemediği. araştırmacının kendi soyut kişisel değerlendirmelerinden ibaret olduğu anlaşılmaktadır. maddi hasarlı trafik kazalarında kazaya karışanların kendi aralarında anlaşmalı maddi hasarlı trafik kaza tutanağı düzenlemeleri, 2008 yılında mevzuatımıza girmiş olup, sahteliği kanıtlanmadığı sürece geçerli kabul edilmektedir. esasen sırf maddi hasarlı trafik kazalarında resmi memurlara bildirilse bile, bu konuda kaza tespit zaptını düzenlemedikleri ve araç sürücüleri tarafından kendi aralarında düzenlemelerini önerdikleri de uygulamada yaygın bir davranıştır. bu itibarla anılan kaza tespit zaptının sahteliği veya aksi, davalı tarafça somut ve kesin delillerle kanıtlanamadığından, bu itirazlar uyuşmazlık hakem heyetince yerinde bulunmamış ve heyetimizce de bu görüşe iştirak edildiğinden davalı vekilinin bu itirazlarının reddine karar verilmiştir." şeklinde görüşlerini bildirmişler ve müvekkile ait araçta meydan gelen hasar bedelinin kesin olarak ödenmesine hükmetmiştir. itiraz hakem heyetince verilen işbu karar son derece yerinde bir karardır. nitekim davalı ... şirketinin soyut iddiaları ispata muhtaç olup sırf bu mesnetsiz iddialar sebebiyle müvekkilin hakkına kavuşmasını engellemek hakkaniyete de aykırıdır. tarafımızca her ne kadar istanbul arabuluculuk bürosuna... arabuluculuk numarası ile müvekkile ait ... plakalı aracın 23.02.2020 tarihli kazası nedeniyle meydana gelen değer kaybının sigorta şirketinden tahsili noktasında başvuru yapılmış ise de görüşme neticesinde anlaşmama şeklinde tutanağın tutulduğu..." talep ve dava etmiştir. CEVAP: Cevap dilekçesi özetle şöyledir: "müvekkil şirketin sorumlu olduğu bedel belirlenirken zmms teminatında kalan bedel belirlendikten sonra zmms teminatını aşan kısım için imms teminatından yapılacak ödeme miktarı tespit edilmelidir. talebi kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkil şirketin sigorta poliçesinden kaynaklanan bakiye sorumluluğu 15.675,96.-tl’dir. sigorta teminatı altına alınan ... plakalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde bir kusurunun ve dolayısıyla müvekkil şirketin poliçeden kaynaklanan bir sorumluluğunun bulunup bulunmadığının tespiti gerekmektedir. “değer kaybı zararı” talebine ilişkin itirazlarımız; talebi kabul anlamına gelmemekle birlikte "değer kaybı" bedelinin belirlenebilmesi için birden fazla kriterin incelenmesi ve bu incelemenin alanında uzman , ehil ve tarafsızlığı tartışılmayacak bilirkişiler kanalı ile yapılması gerekmektedir. trafik kazaları esas niteliği itibariyle haksız eylemden sayılan hallerden olduğu halde, zorunlu mali mesuliyet sigortasını yapan sigortacı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir. zira, sigortacının zarar giderim yükümlülüğünü düzenleyen karayolları trafik kanunu’nun 98/1 ve 99/ 1 maddeleri hükümlerinde sigortacının gerek bedensel, gerekse eşyaya gelen zararları ödeme yükümlülüğünün durumunun sigortacıya ihbarından itibaren sekiz iş gününde ödenmesi gerektiği hükme bağlanmış bulunmaktadır. bu hükümler esasen ttk.nun 1299. maddesinin tekrarı niteliğindedir.özel dairenin bu konuda birçok kararı bulunmaktadır.... gün ve ... sayılı kararında da “sigortacı kendisine tazminat ödemesi için gerekli ihbar yapılıp, belgelerin ibrazından itibaren 8 işgünü içinde ödeme yapacağı" hükme bağlanmıştır. diğer bir deyişle, sigortacı yönünden sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü ancak bu tarihte muaccel hale gelmektedir. bu nedenle müvekkil şirketin faiz sorumluluğu ancak dava tarihinden itibaren söz konusu olacağı.." talep etmiştir. DELİLLER: Davalı ile dava dışı ... plakalı araç maliki arasında tanzim edilen kasko poliçesi 26/01/2024 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava ; davacının kaza nedeniyle aracında meydana gelen değer kaybının davalı araç ZMM'si tarafından karşılanmayan miktarın davalı kasko şirketinden tazmini isteminden ibarettir. 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesinde "dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesidir. Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, Asliye Hukuk Mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir" düzenlemesine yer verilmiştir. Dava tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK' nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Aynı Kanun'un 5/3. maddesi ile " Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır." hükmü getirilerek asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisi haline getirilmiştir. Sigorta hukuku 6102 sayılı TTK'nın 6. kitabında 1401 ve devamı maddelerinde, zorunlu sorumluluk sigortası ise 1483 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Bu durumda zorunlu trafik sigorta poliçesinden dolayı oluşacak ihtilafın çözümünde Türk Ticaret Kanunu'nda hükümler uygulanacağından başka bir ifadeyle ihtilafın TTK'da düzenlenen hususlardan olması nedeniyle mutlak ticari bir dava söz konusu olup görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 27/03/2017 gün ve ...E. - ...K. sayılı; 30/03/2017 gün ve ...E. - ...K. sayılı; yine 21/03/2017 gün ...E. - ...K. sayılı kararları). HMK'nın 1.maddesine göre göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. HMK'nın 114/1-c bendi ile mahkemenin görevli olması dava şartı olarak kabul edilmiş olup 115/1. maddesine göre de mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; iş bu davanın taraflarından davacının tacir olmadığı, davalı ... şirketinin dava dışı sigortalısı ile arasında düzenlenen poliçenin de kasko poliçesi ( TTK'da düzenlenen ZMM poliçesi olmadığı) olduğu , iş bu davanın mutlak veya nispi ticari dava niteliğinde olmadığı, davaya bakmaya görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla davanın görev dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, HMK'nın 114/1-c. Ve 115/2. Maddeleri uyarınca davanın usulden reddine, 2-HMK'nın 20/1. Maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık hak düşürücü süre içerisinde taraflarca mahkememize başvurularak talep edilmesi halinde dava dosyasının görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, aksi takdirde mahkememizce ek karar ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 3-HMK'nın 331/2. Maddesi uyarınca yargılama gideri, harç ve vekalet ücreti hususlarında görevli mahkemece karar verilmesine, mahkememizce ek karar ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde yargılama gideri, harç ve vekalet ücreti hususunda da karar verilmesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda karar verildi. 12/11/2024 Katip ... E-imzalıdır Hakim ... E-imzalıdır