İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/590 E. 2024/908 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/590
- Karar No
- 2024/908
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/590 Esas KARAR NO : 2024/908 DAVA :Alacak DAVA TARİHİ : 22/08/2022 KARAR TARİHİ : 04/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Borçlunun itirazı haksızdır; hukuki mesnetten yoksundur ve yasalara aykırıdır. Sadece müvekkilin alacağının tahsilini geciktirmek amacıyla ve kötü niyetle borca itiraz edilmiştir; bu sebeple itirazın iptali gerekmektedir. Davalı almış olduğu çek karşılığında 3.653,28.TL.'lik Faturaya konu ürünleri göndermiş ancak diğer ürünleri göndermemiştir. Hal böyle olunca müvekkil şirketin ödemek zorunda kaldığı 50.000,00.TL.'den almış olduğı 3.653,28.TL.'lik ödeme mahsup edildiğinde geriye takibe konu 46.346,72.TL kalmaktadır. Müvekkil, sözleşme konusu edimlerin ifa edilmemesinden sonra, ... 10.Noterliğinde ... Yevmiye No.'lu İhtarname ile ... Şirketine, 20.03.2021 tarihli bayilik satış sözleşmesinin tek taraflı olarak feshedildiğini ve sözleşme gereği davalı yanca ihlal edilen maddeler sebebiyle ödenmesi gereken tazminatları ve davalı yana 30.09.2021 tarihinde çek ile ödemesi yapılan 50.000,00-TL ifa edilmeyen ürün bedelinin tahsilinin gerektiğini bildirmiştir. Açıkça anlaşılacağı üzere borçlu taraf, sadece alacağın tahsilini imkansızlaştırmak ve alacağı sürüncemede bırakma gayretindedir. Yukarıda sunulan nedenlerle fazlaya ve diğer hususlara ilişkin her türlü cevap, mukabil delil, itiraz, talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla davamızın kabul edilerek, öncelikle borçlunun mallarını kaçırma tehlikesi mevcut olduğundan dava sonuna kadar teminatsız veya sayın başkanlığınızın takdir edeceği teminat mukabilinde borçlunun varsa üzerine kayıtlı araçlarının; ayrıca taşınmazlarıyla 3.kişilerdeki hak, alacak, hesap ve istihkaklarına ihtiyati haciz nevinden ihtiyati tedbir konulmasına; Neticeten, haksız, yasalara ve Yargıtay kararlarına aykırı, sadece takibi sürüncemede bırakma amacıyla yapılan kötü niyetli itirazın iptaline ve takibin devamına; Davalının %20’den aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatı ödemesine; yargılama giderleri ve Avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini.." talep ve dava etmiştir. ISLAH:Davacı vekili tarafından sunulan 08/02/2023 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; "Davamız .... 30. İcra Müdürlüğü'nün ... E. S.lı dosyasına yapılan itirazın iptaline ilişkin açılmış olup gördüğümüz lüzum üzerine görülmekte olan itirazın iptali davasını ıslah ederek alacak davasına dönüştürüyor ve ekte yeni dava dilekçemizi (alacak davası) ve eklerini Sayın Hakimliğinize sunuyoruz. Ayrıca, itirazın iptali davasının alacak davasına dönüştürülmesi nedeniyle (icra dosyasına yatırılan peşin harcın itirazın iptali davasında mahsup edilmesi nedeniyle) yatırmamız gereken bakiye harç miktarı da ıslah harcı olarak tarafımızca yatırılmıştır. Yukarıda izah edilen nedenlerle, ... 30. İcra Müdürlüğü'nün ... E. S.lı dosyasına yapılan itirazın iptaline ilişkin açılan davanın alacak davasına dönüştürülmesine ilişkin tam ıslah talebimizin kabulüne karar verilerek ekte sunulan yeni dava dilekçemizin davalıya tebliğine karar verilmesini talep etme zarureti doğmuştur. Yukarıda izah edilen nedenlerle, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, tam ıslah talebimizin kabulü ile, ... 30. İcra Müdürlüğü'nün ... E. S.lı dosyasına yapılan itirazın iptaline ilişkin açılan davanın alacak davasına dönüştürülmesine ilişkin tam ıslah talebimizin kabulüne karar verilerek ekte sunulan yeni dava dilekçemizin davalıya tebliğine karar verilmesini.." talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Davacı Şirket ile müvekkil Şirket arasında 20.03.2021 Tarihinde "Bayilik Satış Sözleşmesi" imzalanmıştır. İlk aşamada müvekkile lisans bedeli olarak 50.000 TL ödenmiştir. Ödenen bedel lisans bedeli olması sebebi ile müvekkil Şirket uhdesinde tutulmuştur. Davacı tarafında sözleşme ile üstlendiği edimler yerine getirilmemiştir. Müvekkil Şirketin isim hakkını bugüne kadar kullanmıştır. Ödenen bedel lisans bedeli olası sebebi ile davacının bu bedelin iadesini telep etmesi haksız ve hukuka aykırıdır. Davacı taraf kendi kusuru ile satış yapamamış ve sözleşmeyi kendi kusuru ile sona erdirmiştir. Bu nedenle müvekkilin isim hakkı bugüne kadar kullanıldığı açık olmasına rağmen ödenen bedelin iadesini talep etmesi haksız ve hukuka aykırıdır. Müvekkil Şirkete iyi niyetli olarak kesilen ilk faturanın bedelini talep etmemiştir. Buna rağmen davacı kendi kusuru ile satış yapmamış bayilik sözleşmesine aykırı hareket bulunmaktadır. Müvekkil Şirket 20 yılı aşkın süredir taş, cam ve seramik işçiliği yapmaktadır. Bir çok otel, Avm, iş merkezleri ve evlere hizmet vererek adını ve kalitesini Türkiye çapında kanıtlamıştır. Uzun yıllardır başarıyla yürüttüğü bu hizmet sürecinde müvekkil şirketin bayilik verdiği her şirketten lisans bedeli tahsil etmektedir. Bu nedenle sözleşmeyi haksız olarak fesheden davacı tarafın lisans bedelinin iadesini talep etmesi haksız ve hukuka aykırı olduğundan davanın reddini arz ederiz. Haksız olarak açılan davanın reddine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini.." savunmuştur. DELİLLER: 28/08/2024 tarihli bilirkişi raporu, 21/08/2023 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; başlangıçta İİK 67. Madde uyarınca itirazın iptali talebiyle açılmışsa da, davacı tarafça dosyaya sunulan tam ıslah dilekçesi ile sözleşmeden kaynaklı olarak alacak talebine ilişkindir. ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) alınan 21/08/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Davalı ...Şti” nin 2021-2022 yılı defterlerinin dava dosyasına bildirdiği adresinde delil tespiti yönünden incelemesi yapılmış olup, yukarıda izah edilen tespitler çerçevesinde, davalı şirket ticari defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının zamanında yapıldığı. Her iki tarafın tacir olması, aralarında ticari bir sözleşme bulunması ve mal ahm satımından kaynaklanan ticari ilişkilerinin bulunduğu, uyuşmazlık sebebi dava konusu olan 30.09.2021 keşide tarihli ... no'lu 50.000,00 bedelli ... bankası çekinin Davalı ...Şti” nin ticari hesaplarında yer almadığı, yasal defterlerinde kaydının tespit edilemediği davalı ticari defterlerinde, davacı ...Ltd.Şti'nin 3.653,28 TL borçlu olduğunun tespit edildiği.." rapor edilmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan 28/08/2024 tarihli raporda özetle; "Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, takdirin tamamen Sayın Mahkemenizin görev ve yetki alanına ait olduğu işaret edilmek suretiyle; Taraflar arasında imzalanan 20.03.2021 tarihli sözleşmede her ne kadar davacıya tek satıcı olma yetkisi verilmişse de ilerleyen hükümlerde davacının bağımsız bir satıcı olmadığı düzenlendiği için bunun bir tek satıcılık değil; bayilik sözleşmesi olduğu, çekin temsil ettiği 50.000-TL”lik tutarın bir sipariş girişi karşılığı verilmediği, bayilik sözleşmesinin uygulamaya geçirilmesi için sözleşmeye konu ürünlerin ve numunelerin imzadan sonraki 1 ay içinde verilmesini gerektiren bir bedel olarak verildiği, çekin bağlı olduğu banka hesabına da aynı tutarda para aktarımı yapıldığının görüldüğü, ürünlerin süresinde ve eksiksiz teslim edildiği yönünde davalı tarafın da bir itirazı bulunmadığına ve aksini gösterir bir fatura veya teslim tutanağı gibi belge de dosyaya sunulmadığına göre, davacının iddiasının gerçek olduğunun kabul edilebileceği, bu durumda davalının sözleşmeye uygun davranmadığı, ürünleri sözleşmede belirlenen zamanda göndermediği dikkate alındığında, sözleşmenin 15.1 ve 5.2 ile 15.3 maddelerinde düzenlenen sözleşmeyi tek taraflı ve haklı sebeple fesih gerekçesinin doğduğu, feshin geçerli, sözleşmeye uygun ve haklı bir sebebe dayandığının tespit edildiği, sözleşmenin haklı sebeple sona erdirilmesi nedeniyle davacının, gerek sözleşmenin 15.1.maddesi gerekse sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca verdi, 50.000-TL tutarında çek tutarının faiziyle birlikte kendisine iadesini talep koşullarının oluştuğu, burada fesih, baştan itibaren dönme şeklinde sonuç doğurduğu için ödeme tarihinin faiz başlangıç tarihi olarak esas alınması gerekeceği, davacının, alacağına işleyecek faiz türünü ıslah dilekçesiyle değiştirdiği, Yargıtay'ın ise ıslah suretiyle faiz türünün değiştirilebileceğini kabul eden ve bunun mümkün olmadığını belirten birbiriyle çelişkili yakın tarihli iki kararının bulunması nedeniyle mahkemeye seçenekli bir hesaplama sunmak gerekti İcra takibinde belirtilen yıllık yasal faiz talebi üzerinden hesaplama: Rapor içeriğinde ayrıntılı verildiği üzere davacının 06.06.2022 takip tarihi itibari ile 46.346,72 TL asıl alacak, 2.885,08 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam faizli alacağının 49.231,80 TL'si olarak hesaplandığı ancak talepte bağlılık ilkesi doğrultusunda davacının 06.06.2022 takip tarihi itibari ile 46.346,72 TL asıl alacak, 2.788,42 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam faizli alacağının 49.135,14 TL'si olabileceği hesaplanmıştır. Davacının asıl alacağı 46.346,72 TL'sine talepte bağlılık ilkesi doğrultuşumda takip tarihinden sonrasında da 3095 Sy.K.nun 4489 Sy.K.nun ile değişik 1. maddesi uyarınca T.C Merkez Bankası tarafından kısa vadeli reeskont kredilerine uygulanan 31.05.2024 tarihleri arası %49; 01.06.2024 tarihi sonrası % 24) faiz oranı üzerinden temerrüt faizi tahakkukunun uygun olacağı, ıslah dilekçesinde belirtilen avans faizi üzerinden hesaplama: Rapor içeriğinde ayrıntılı verildiği üzere davacının 22.08.2022 dava tarihi itibari ile 46.346,72 TL asıl alacak, 6.728,64 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam faizli alacağının 53.075,36 TL'si olarak hesaplandığı, davacı asıl alacağı 46.346,72 TL'sine 22.08.2022 dava tarihinden itibaren (ıslah dilekçesi talebine istinaden) 3095 Sy.K.nun 4489 Sy.K.nun ile değişik 2.Maddesi gereğince T.C Merkez Bankası tarafından dönemde Kısa Vadeli Avans Kredilerine uygulanan faiz oranları (01.01.2022-31.12.2022 arası 15,75; 01.01.2023-30.06.2023 arası 010,75; 01.07.2023-30.09.2023 arası 616,75, 01.10.2023-31.10.2023 arası ve 31,75, 01.11.2023-30.11.2023 arası 96 36,75; 01.12.2023-31.12.2023 arası 96 41,75; 01.01.2024-31.03.2024 arası 9044,25; 01.04.2024 sonrası 951,75) üzerinden basit usulde(3095 Sy.K.m3)temerrüt faizi tahakkukunun uygun ola; taraflar arasındaki sözleşmede, çek üzerinde veya arkasında bir “lisans” bedeli ödeneceğine dair hüküm bulunmadığı, böyle bir ifadeye de yer verilmediği görüldüğünden anılan bedelin “lisans” bedeli olduğuna dair bir ibareye rastlanamadığı, taraf defter ve kayıtları arasındaki uyumsuzluğun, davacı tarafından verilen çek bedelinin davalı defterlerine işlenmemesinden kaynaklanmış olduğu,.." rapor edilmiştir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında 20/03/2021 tarihli ve 1 yıl süreli "Bayilik Satış Sözleşmesi" tanzim edilerek davalı tarafça ... ve ... illeri genelinde satış ve dağıtım hakkının davacı yana verildiği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın sözleşme kapsamında davacı tarafça tanzim edilerek davalı yana verilen ... Bankası A.Ş ... Şubesi'ne ait 30.09.2021 keşide tarihli 8014141 no'lu ve 50.000,00 bedelli çekin lisans bedeli olarak mı, yoksa sipariş bedeli olarak mı davalı yana verilip verilmediği, davalı yanın sözleşme edimlerini yerine getirip getirmediği, davacı yanın çekten kaynaklı alacağının bulunup bulunmadığı hususlarında toplandığı anlaşılmıştır. Mahkememizce hükme esas alınan ve denetlenebilir bilirkişi raporunda da belirtiltiği üzere taraflar arasındaki sözleşmenin tek satıcılık değil, bayilik sözleşmesi niteliğinde olduğu, her ne kadar davalı tarafça dava konusu çekin lisans bedeli olarak verildiği iddia edilmişse de, taraflar arasındaki sözleşmede lisans bedeli ödeneceğine ilişkin bir düzenleme yer almadığı, davalı tarafça lisans bedeli ödeneceği hususuna ilişkin olarak da her hangi bir delil sunulmadığı, dolayısıyla çekin lisans bedeli olarak verildiğinin ispatlanamadığı, dava konusu çekin bayilik sözleşmesi kapsamında davalı tarafça ürünlerin ( numunelerin ) sözleşmenin imzalanmasından sonraki 1 ay içerisinde davalı tarafça teslim edilmesine ilişkin olarak verildiği, davacı tarafça çek bedelinin de banka şubesine aktarıldığı, davalı tarafça ürünlerin sözleşmede belirtilen süre içerisinde ve eksiksiz olarak davacı tarafa teslim edilmediği, bu nedenle davacı tarafça sözleşmenin 15.1-15.2 ve 15.3 maddeleri uyarınca haklı neden ile sözleşmeyi feshedildiği, sözlemenin haklı nedenle feshedilmiş olması nedeniyle davacı yanın sözleşmenin 15.1 maddesi ve sebepsiz zenginleşme hükümleri doğrultusunda çek bedelini davalı yandan talep edebileceği anlaşılmakla ıslah edilen davanın kabulü ile 46.346,72 TL'nin 29/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Islah edilen davanın KABULÜ ile 46.346,72 TL'nin 29/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.165,94TL harçtan peşin/ıslah alınan 791,49TL'nin mahsup edilerek bakiye 2.374,45TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 791,49TL peşin-ıslah harç, 80,70TL başvuru harcı gideri toplamı olan 872,19TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince dava değeri olan 46.346,72TL üzerinden hesaplanan 30.000,00TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 11,50TL vekalet harcı gideri, 452,00TL tebligat, posta gideri ile 9.900,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.352,00TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.04/12/2024 Katip ¸e-imza Hakim ¸e-imza