İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/186 E. 2025/576 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/186
Karar No
2025/576
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/186 Esas KARAR NO : 2025/576 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 01/09/2021 KARAR TARİHİ : 20/06/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/07/2025 Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda; İSTEM: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından ...... poliçe numarası ile Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı bulunan ve kaza tarihinde dava dışı sürücüsü ...... sevk ve idaresinde bulunan ...... plaka sayılı aracın Çanakkale Biga Sakarya Mahallesi Dutluk Sokak üzerinde seyir halinde iken dava dışı bulunan ve kaza yerinde park halinde olan ...... plaka sayılı araçlara çarptığını, bu çarpmanın etkisi ile hem işbu araçlarda hem de müvekkili sigortalısı araçta maddi hasar meydana geldiğini, yaşanan kaza sonucunda hasar meydana gelmesi üzerine dava dışı sürücü .......'ın panikleyip olay yerini terk ettiğini, dava dışı sürücünün olay yerini terk etmesi üzerine olayla ilgili kaza tespit tutanağı tutulamadığını, olayla ilgili incelemede bulunan kolluk görevlisi iki polis memuru tarafından 18/12/2020 tarihli olay tutanağı tutulduğunu, araç sürücüsünün olay yerini haksız olarak terk etmesi halinde sigorta şirketinin, sigorta ettirene rücu etme imkanı bulunduğunun yerleşik içtihatlar ile sabit olduğunu, davalı ..... Kiralama Turizm ve İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin araç maliki ve işleteni olduğunu, bu nedenle de 18/12/2020 tarihli kazanın meydana gelmesinde kusursuz sorumluluğu bulunduğunu, oluşan kaza sebebiyle müvekkili tarafından hasar gören dava dışı ...... plaka sayılı araç sahiplerine farklı tutarlarda olmak üzere toplam 25.185,00 TL tazminat ödendiğini, yapılan ihtara rağmen davalı tarafından, müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine davalıya karşı Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının söz konusu takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, zorunlu arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmelerinde taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davanın kabulünü, Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı dosyasında borçlu ..... Oto Kiralama Turizm ve İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. tarafından yapılan itirazın iptali ile (asıl alacak, ödeme emri, takip, ferileri ve işlemiş ve işleyecek faize itirazının iptaline) takibin devamını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. YANIT: Davalı tarafa dava dilekçesi, ekleri ve tensip tutanağı usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafça cevap dilekçesi ibraz edilmediği görülmüştür. KANITLAR VE GEREKÇE: -Dava, davalının işleteni olduğu ve davacı sigorta şirketi tarafından sigortalanan ...... plakalı aracın dava dışı ..... sevk ve idaresinde iken park halinde bulunan ...... plakalı araçlara çarpması sebebiyle davacı tarafından hak sahiplerine yapılan ödemenin rücu hakkı kapsamında tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. -Mahkememizin 01/04/2022 tarih ..... Esas ...... Karar sayılı ilamı ile davanın reddine karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi’nin ...... Esas ..... Karar sayılı ilamı ile " kaza nedeniyle düzenlenen olay tutanağı ve sürücünün kollukta alınan ifadesinden dava dışı sigortalı araç sürücüsünün olayın ardından hastaneye gittiğine dair kayıt bulunmaması nedeni ile oluşan kaza yerini terk sebebinin ZMMS Genel Şartları B.4/f bendi kapsamında "tedavi" veya "yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme", "can güvenliği nedeniyle uzaklaşma" gibi zorunlu hallerden olmadığı, bu nedenle rücu koşullarının oluştuğu gözetilerek davanın esasına girilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile "...davacı tarafından dayanılan ZMSS Genel Şartlarının 4/f maddesinde dava dışı 3. kişiye bedeni hasara neden olan trafik kazası sonucu ödemenin yapılması ve diğer şartların da varlığı halinde sigortalıya rücu edilebileceğinin düzenlendiği, anılan maddenin açıkça bedeni hasara neden olan trafik kazalarına ilişkin bir hüküm içerdiği, somut uyuşmazlıkta ise meydana gelen kazada bedeni bir hasar olmadığı, rücu hakkı kapsamında talep edilen bedelin dava dışı araçların maddi olarak hasarlanması sebebiyle ödendiği anlaşılmakla söz konusu maddenin uygulanma imkanının bulunmadığı ve bu nedenle rücu koşullarının oluşmadığı " gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. " gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. -Mahkememiz dosyası kaldırma kararı doğrultusunda dosyadaki bilgi, belgeler, tutanaklar, ödeme belgeleri ve hasar dosyası ile bağlı kalmak kaydıyla dava konusu kazadaki kusur durumunun tespiti, davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı üçüncü kişiye ödenen hasar bedelinin kazanın oluş şekline ve dönem piyasa rayiçlerine uygun olup olmadığının belirlenmesi ve varsa fazladan ödenen bedelin hesaplanması amacıyla dosyanın bir makine mühendisi, bir sigortacı, bir adli trafik alanında uzman bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 22/04/2025 tarihli raporda özetle; ...... plakalı olay mahallini terk eden otomobil sürücüsü .......’ın maddi hasar ile neticelenen dava konusu trafik kazasında %100 (yüzde yüz) oranında asli derecede kusurlu olduğu; ...... plakalı park halindeki araç sürücüleri kusursuz oldukları; ...... plaka sayılı araçta 11.000,00 TL(KDV Dahil) tutarındaki hasar onarım bedelinin serbest piyasa şartlarına göre kadri maruf olduğu; ..... plaka sayılı araçta 14.172,81 TL(KDV Dahil) tutarındaki hasar onarım bedelinin serbest piyasa şartlarına göre kadri maruf olduğu; ..... plaka sayılı aracın sürücüsü olduğu beyan edilen dava dışı ...... ’ın kazanın meydana gelmesinde %100 oranında asli ve tam kusurlu olması sebebiyle, araç maliki davalı ..... Kiralama Turizm ve İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve bağlı yönetmelikler gereği dava dışı ......’ın mülkiyetinde bulunan ...... ve dava dışı ..... ’ın mülkiyetinde bulunan ...... plaka sayılı araçlarda kaza sonucunda gerçekleşen zarardan sürücünün kusuru nispetinde %100’ü oranındaki kısmından araç maliki ve işleticisi olarak müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu; gerçekleşen zararın, davacı ..... Sigorta A.Ş. tarafından sigortacı sıfatı ile ..... plaka sayılı aracın maliki, davalı .... Oto Kiralama Turizm ve İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin hukuki sorumluluklarının teminat altına alınması maksadıyla 24.07.2020 başlangıç 24.07.2021 bitiş tarihlerini kapsayacak şekilde tanzim edilen, ...... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi hükümleri gereğince, poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla teminat kapsamında olduğu; dava konusu kaza tarihinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin Maddi Tazminat Teminat limitinin araç başına 41.000,00-TL, kaza başına 82.000,00-TL olduğu, davacı ...... Sigorta A.Ş.‘nin, poliçe teminat limiti tutarına kadar gerçekleşen toplam tazminat tutarından sorumlu olduğu; artan bakiyenin poliçe teminatı kapsamında değerlendirilemeyeceği; gerçekleşen zarardan ...... plaka sayılı aracın, sürücüsü olduğu beyan edilen dava dışı .....’ın kusuru nispetinde %100 oranındaki kısmından araç maliki davalı ..... Oto Kiralama Turizm ve İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin sorumluluğunun bulunduğu, meydana gelen zararın davacı .... Sigorta A.Ş. tarafından sigortacı sıfatı ile düzenlenen ...... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi hükümleri gereği, Maddi Tazminat Teminat limitinin araç başına 41.000,00-TL ve kaza başına 82.000,00-TL tutarındaki poliçe limitini aşmadığı; 18.12.2020 tarihinde meydana gelen kaza sonucunda oluşan zararın, poliçenin başlangıç ve bitiş tarihleri arasındaki vadesi içerisinde gerçekleştiği; davalı ..... Oto Kiralama Turizm ve İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin maliki olduğu ...... plaka sayılı aracın sürücüsü olduğu beyan edilen dava dışı ....... ’ın %100 oranındaki kusuru nispetinde, ...... plaka sayılı araçta gerçekleşen 11.000,00-TL(KDV Dahil) ve dava dışı ....... ’ın maliki olduğu ...... plaka sayılı araçta gerçekleşen 14.172,81-TL(KDV Dahil), olmak üzere toplam 25.172,81-TL tutarındaki maddi zararın Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı sıfatı ile davacı ..... Sigorta A.Ş. tarafından ödenmesine engel teşkil edecek bir hususun bulunmadığı; davacı ...... Sigorta A.Ş. Tarafından dosyada mübrez ödeme dekontları ile toplam (11.000,00-TL+6.454,31-TL+536,54-TL+1.864,72-TL+882,83-TL+4.447,46-TL)= 25.185,86-TL asıl alacak tazminat tutarının ödendiği; ...... plaka sayılı aracın sürücüsü olduğu beyan edilen dava dışı ...... ’ın olayın oluş şekli itibarıyla kazanın meydana gelmesinde heyetimizde görevli trafik kazaları analiz uzmanı bilirkişi tarafından kusur yönünden yapılan değerlendirmeye göre %100 oranında kusurlu olduğu; ...... plaka sayılı aracın sürücüsü olduğu beyan edilen dava dışı ......’ın kazanın gerçekleşmesini müteakiben geçerli bir sebep olmadan olay yerinden ayrılmak suretiyle; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu Madde 81/d maddesi ile 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nu kapsamında Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından yayınlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları Tebliğinin B4-f maddelerini ihlal ettiği; araç sürücüsü olduğu beyan edilen dava dışı ........’ın olay yerini terk etmesini gerektirecek şekilde araçta yaralı olduğu veya olayın gerçekleştiği mahalde sürücünün can güvenliğini tehdit eden unsurların bulunduğuna ilişkin dosya münderecatında herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı; gerçekleşen kaza sonrasında kolluk güçlerine haber vermeden, zorunlu bir sebep olmadan olay yerinden ayrılmanın Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B4-f maddesi gereğince Sigortalıya rücu sebepleri kapsamında değerlendirildiği, davacı ..... Sigorta A.Ş.‘nin 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu Madde 95/1 kapsamında ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları Tebliğinin B4/f maddesine dayanarak, zarar gören araçlarda gerçekleşen maddi zarar kapsamında ödediği 25.185,86-TL ana para tazminat tutarı üzerinden, heyetimizde görevli makine mühendisi sigorta eksperi bilirkişi tarafından tespit edilen dava dışı ....... ’ın mülkiyetinde bulunan ...... plaka sayılı araçta gerçekleşen maddi zarar kapsamında 11.000,00-TL tutarında ve dava dışı ......’ın mülkiyetinde bulunan ...... plaka sayılı araçta gerçekleşen maddi zarar kapsamında 14.172,81-TL tutarında olmak üzere toplam(11.000,00-TL+14.172,81-TL)=25.172,81-TL tutarındaki ana para tazminat bedelini ...... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı bulunan ...... plaka sayılı aracın maliki, sigortalısı davalı ...... Oto Kiralama Turizm ve İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti.’ne karşı, rücuen tazminat talep şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin takdirinin Mahkemeye ait olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Taraflar iddia ve savunmaları nazara alındığında, uyuşmazlığın davacının kendi sigortalısı olan davalıya karşı olay yerini terk nedeni ile rücu talebinin yerinde olup olmadığı, davalı tarafın savunması itibari ile olayın meydana geliş şekli, dava dışı zarar görene yapılan ödemenin davalı taraftan talep edilebilip edilemeyeceği, edilebilecek olması halinde miktarının belirlenmesi hususlarında toplanmaktadır. -Sigortacının rücu hakkı, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95-(2) maddesinde düzenlenmiş olup, anılan maddede; "Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir." düzenlemesine yer verilmiştir. -Sigorta ettirene ödeme yapan sigorta şirketi halefi olarak zarar görenlerden ödediği tazminatı rücuen tahsilini talep edebilir. Rücu edilebilecek tazminat tutarı sigortalıya ödenen miktar olmayıp ancak zarar görenin gerçek zararı kadardır. Yine rücu edilebilecek tazminat miktarı tayin edilirken zarara sebep olanın kusuru da nazara alınmalıdır. -Hangi hâllerin sigortalıya rücu hakkı vereceği Genel Şartlar’ın “Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve İşletene Rücu Hakkı” başlıklı B.4. maddesinde düzenlenmiş ve bu madde ile de sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin Kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hâllerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği bir kez daha vurgulanmıştır. Bu maddede sayılan durumlardan herhangi biri mevcut değilse, sigorta şirketi rizikonun gerçekleşmesi sonucu meydana gelen zarara kendi katlanmak durumundadır. -Karayolları Motorlu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın "Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı B-4.f maddesine göre; bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin tedavi ve yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde ödemede bulunan sigortacı sigortalıya rücu edebilir. -TTK.nun 1409/1 maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı yasanın 1409/2 maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. -Dosyada mevcut sürücü ........’ın 18/12/2020 günü Biga Polis Merkez Amirliğinde vermiş olduğu ifadesinde,"kiralama şirketinden 15/12/2020 tarihinde kiraladıkları ...... plakalı ...... otomobili kiraladıklarını, otomobili kullanmak için ...... ile birlikte kendisini sürücü olarak gösterdiklerini, 17/12/2020 günü saat 21 sıralarında ......’ın ikametgahına gittiğini bir süre sohbet ettikten sonra ......’ı uyandırarak gece saat 03.00 ..... plakalı otomobilin anahtarını ......dan istediğini, anahtarı aldıktan sonra .....mobil ile ikametgahına doğru yola çıktığını, Dutluk sokağa giriş yaptıktan sonra 10mt sonra inşaat alanının bulunduğu yerden önüne birden köpek çıktığını, köpeğe çarpmamak için direksiyonu sağa kırdığını, bu esnada direksiyon hakimiyetini kaybettiğini ve yolun sağında park halinde bulunan ...... marka beyaz renkli otomobile çarptığını, bu araçta geriye doğru giderek arkasında bulunan araca çarptığını, kendisinin panik yaptığını, çarpmış olduğu araç sürücüleri yanlarına gelerek aralarında sorun olabilir düşüncesi ile biraz panikleyip olay yerinden ayrıldığını, aracını daha sonra Rafet Gürkaymak caddesi üzerine park ederek ikametgahına gittiğini, telefonunu düşürdüğünden dolayı kimseye haber veremediğini, gündüz saatlerinde kiralama şirketine giderek durumu anlattığını, ..... ile birlikte karakola geldiklerini, olay esnasında alkollü olmadığını, kendisinin ehliyetinin Çanakkale Açık Cezaevinde bulunduğunu” şeklinde beyanda bulunduğu görülmektedir. -Bu haliyle davacı sigorta şirketi tarafından sigortalanan ...... plakalı aracın dava dışı ........ sevk ve idaresinde iken; park halinde bulunan ...... plakalı araçlara çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, dava dışı sigortalıya ait aracın sürücüsünün kazadan sonra tutanak düzenlenmeden ve kolluk birimlerine başvurmadan olay mahallini terk ettiği, bu durumun ilgili sürücünün ifadeleriyle de kabulünde olduğu görülmektedir. -Bu kapsamda alınan bilirkişi raporlarıyla da sabit olduğu üzere davacı sigorta şirketi tarafından dava konusu kaza nedeniyle ...... plakalı araçlarda meydana gelen hasar bedellerini ZMMS poliçesi kapsamında ödediği, kazanın gerçekleşmesinde sigortalı araç sürücüsün tam kusurlu olduğu, sigorta şirketi tarafından ödenen bedellerin kazanın oluş şekline, meydana gelen hasar ve dönem piyasa rayiçlerine uygun olduğu, Karayolları Motorlu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B-4.f maddesine göre olay yerine terk sebebiyle davalı sigortalı araç malikine iş bu bedellerin rücu imkanının doğduğu Mahkememizce kabul edilmiştir. -İşbu kabul doğrultusunda davacı tarafından davalı aleyhine rücuen tazminat istemine dayalı olarak başlatılan ilamsız icra takibinde talep edilen 25.185,00 TL asıl alacak bedeli ile ödeme tarihlerinden itibaren işlemiş faiz taleplerinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın iptaline karar vermek gerekmiştir. -Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. -İİK 67/2 maddesinde " Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." denilmektedir. Borçlunun icra inkar tazminatı ile mahkumiyeti açısından itirazın kötü niyetli olması şartı aranmayıp geçerli bir takibin ve itirazın bulunması, takip konusu alacağın belirlenebilir (likid) alacak olması ve davalının itirazında haksız olması gerekmektedir. -"Likid alacak" kavramına gelince ;eğer borçlu, ödeme emri ile kendisinden istenilen alacak bakımından borçlu olduğunu bilmekte veya bilmek durumunda ise ve buna rağmen itiraz eder- se, itirazında haksızdır. O halde, borçlunun haksız olup olmadığının saptanabilmesi için, “alacağın bilinmekte veya bilinmek durumunda olması”nın ne anlama geldiği önem arz etmektedir. -Öğretide genel olarak kabul edildiği üzere, borçlu, alacaklının icra takibinde talep ettiği alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmekte veya bilmek (kolayca hesap edebilmek) durumunda ise ve alacağın miktarının belirlenmesi için tarafların ayrıca mutabakata varmasına (anlaşmasına) veya mahkemenin tayin edeceği bilirkişi eliyle bir değerlendirme yapılmasına ihtiyaç yoksa, alacak likidedir. -Yargıtay’ın çeşitli kararlar vesilesiyle genel olarak yaptığı tanım da buna paraleldir: Örneğin, Hukuk Genel Kurulu'nun emsal kararlarında belirtildiği ve benimsendiği üzere , “alacağın gerçek miktarı belli ve sabit ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilin- mekte veya bilinmesi gerekmekte ve böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün ise başka bir ifadeyle, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacak likiddir." -Yargıtay'ın burada ifade ettiği, “borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise” ölçütü çok önemlidir. Burada dile getirilen borçlunun “yalnız başına” tespiti hususu, alacağın ve miktarının borçlu tarafından bütün unsurları ile bilinebilir (hesap edilebilir) olması ve bu konuda alacağın tespiti için ayrıca yargılama yapılmasına gerek olmaması anlamındadır. ( İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2022/1637 Esas 2023/686 Karar sayılı ilamı) -Somut olayda alacak istemi rücuen tazminat istemine ilişkin olup, alacağın varlığı ve miktarı yargılamaya muhtaçtır. Talep edilecek alacak miktarı teknik bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporuyla ve celp edilen bilgi ve belgelerle tespit edilmiş olduğundan, icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığı kanaatine varılarak davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; -Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ...... Esas sayılı takip dosyasında davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, -Alacak likit ve belirlenebilir olmadığından icra inkar tazminatı taleplerinin reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.753,67-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 310,06-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.443,61- TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 310,06-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yargılama sırasında sarf edilen 59,30-TL başvurma harcı, 18.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 258,50 tebligat ve posta masrafı olmak üzere 18.317,80-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 25.672,22- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca İstanbul Anadolu Arabuluculuk bürosunun ...... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 8-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine, (Bilirkişi ...... 'a takdir edilen toplam 6.000,00 TL bilirkişi ücreti sistem hatası nedeniyle ödenemediğinden, ilgili bilirkişiye ödeme yapıldıktan sonra bakiye kalan miktarın iadesi kaydıyla) Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.20/06/2025 Katip ..... e-imzalıdır Hakim ....... e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/186, K. 2025/576, T. 20.06.2025, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-186-e-2025-576-k-b21ba9784cfa