İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/360 E. 2024/545 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/360
- Karar No
- 2024/545
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/360 Esas KARAR NO : 2024/545 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/05/2022 KARAR TARİHİ : 02/07/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda : GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA: Dava dılekçesı özetle şöyledır: "Davalı ... 6. İcra Dairesi... Esas Sayılı dosyası ile aleyhine yürüttüğümüz icra takibi nedeniyle düzenlenen ödeme emrine itiraz etmiştir. Müvekkil, ekte sunulan faturalardaki hizmeti, davalı/borçluya tam ve eksiksiz şekilde yerine getirmiş olmasına rağmen (davalı borçluya ait araçların bakım onarım vs hizmetlerini yerine getirmiştir.) bu hizmetin bedelinin karşılığını alamamıştır. Davalı/borçlu icra dosyasına yaptığı itirazda almış olduğu hizmetin bedelini ödediğini, borcunun olmadığını belirterek takibe itiraz etmiştir. Davalı/borçlu borca, faize, faiz oranına ve faiz başlangıç tarihine, vekalet ücretine ve tüm ferilerine itiraz etmiş, konu defalarca müvekkilce davalı/borçluya sözlü ihtar edilmesine rağmen ödeme gerçekleşmemiş; icra dosyasına hiçbir dayanak da sunulmamıştır. Davalı ödeme yapmamıştır. Haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz etmiştir. İş bu nedenle huzurdaki dava ikame edilmiştir. Tek bir itiraz beyanıyla takibin duracağını bilen davalı/borçlu zaman kazanmak adına takibe, borçlarını bilmelerine ve alacağın likit olmasına rağmen itiraz etmiştir. Davalı/borçlu itirazla takibi durdurmuştur. Geçerli bir icra takibine itiraz eden davalı/borçlunun itirazının iptali davası 1 (bir) yıllık süre içerisinde açılmıştır. Takibe konu alacak likittir ve itiraz haksızdır. İtirazın, sırf borcun tahsilini sürüncemede bırakmak amacıyla yapıldığı aşikârdır. Yukarıda kısaca arz ve izah olunan nedenlerle; davalı/borçlunun, alacağımızın tahsili amacıyla başlattığımız ... 6. İcra Dairesi .... Esas. sayılı takip dosyasına vaki haksız itirazının iptalini, asıl alacak tutarının % 20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini..." talep ve dava etmiştir. CEVAP: Cevap dilekçesi özetle şöyledir: "Davacı, müvekkilin araçlarına yapmış olduğu hizmetin bedeli olarak kestiği faturaların ödenmemesi sebebiyle icra takiplerindeki miktarın likit olduğunu belirterek icra müdürlüğüne yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek huzurdaki davayı açmıştır. Müvekkil tüm araçlarının bakım ve onarımını davacıya yaptırmıştır. Bu nedenle kendisine ait ... ve ... plakalı araçların bakım onarımlarının yapımı hususunda araçları 2020 Şubat ayında davacı tarafa teslim etmiştir. Bu tarihte tarafların her iki aracın motor vs işlemlerinin yapımı karşılığında mutabık kaldıkları miktarlar için ileri tarihli olarak şahsına ait ... Bankası ... Şubesi ...iban numarasına bağlı olan hesaba ilişkin 2 adet çek vermiştir. Bu çeklerden ilki olan 20.05.2020 ödeme tarihli ... numaralı 12.000 TL'lik çek banka tarafından davacıya ödenmiştir. İkinci çek ise 20.06.2020 ödeme tarihli ... numaralı 13.000 TL'lik çekin ödeme tarihi olan 20.06.2020 ise davacı taraf müvekkili arayarak "Bankanın imzaların uyuşmadığını bu sebeple çeki tahsil edemediğini, çek bedelini kendisine ... Bankası ... numaralı hesaba ödenmesini" söylemiştir. Aralarındaki uzun yıllar boyunca dayanan hukuka binaen müvekkilce bu çek bedeli banka kanalıyla davacıya ödenmiştir.Davacı taraf araçları Şubat ayında almış olmasına rağmen araçların yapımları çok uzun sürmüş ve sıhhatli bir şekilde onarılmamıştır. Bu hususa ilişen durumlar whatsapp yazışmaları ile de mevcuttur. Söz konusu araçlar bir başka servise götürülmek suretiyle bakım ve onarımları tekrar yapılmış ve tamamlanmaya çalışılmıştır. Tüm bunlara rağmen müvekkil vermiş olduğu çekleri gününde ödemiştir. Araçların yapım sürecinde müvekkil mağdur edilmiş ve bu süreç sonrasında davacı ile çalışmaktan vazgeçmiştir. Müvekkilin davacı ile araçların bakım ve onarımına ilişkin whatsapp konuşmaları mevcut olup araçlarda yapılacak olan işlemlerin miktarlarında mutabık kalmışlardır. Sonrasında müvekkil tarafından araçlardaki bakım ve onarım bedellerine ilişkin davacı tarafa kabulü doğrultusunda ticari hayat içinde uygulandığı üzere ileri tarihli çek keşide etmiş ve süresinde çekleri ödemiştir. Tarafların araç yapımı dışında aralarında herhangi bir ticari ilişki söz konusu değildir. Davacı taraf almış olduğu şahıs çeklerine ilişkin müvekkile herhangi bir fatura kesmemiştir. Yine davacı, çekteki imzaların uyuşmadığını beyan etmiş (20.06.2020 tarihli ... numaralı) ve çeki kaybettiğini bu nedenle müvekkile iade edemediğini bildirmiştir. Müvekkilin yapılan işlemlerden memnun kalmaması, araçlarını satmış olması ve davacı ile çalışmaktan vazgeçmesi üzerine söz konusu faturaları kesmiştir. Müvekkil faturaların çek karşılığı kesilmiş olduğunu düşünmesi sebebiyle herhangi bir itirazda bulunmamıştır. Zira yaptığı ödeme karşılığında halen daha davacıdan fatura alacağı mevcuttur. Davacı yan haksız ve kötü niyetli olarak faturaları yeni bir alacakmış gibi takibe konu etmiştir. Tarafların defter kayıtları incelendiğinde araçların yapım onarım tadilat işleri dışında herhangi bir ticari bağlarının bulunmadığı hususu açık bir şekilde tespit edilecektir. Davacı ile davalının arasında araç yapımı dışında başkaca bir ilişki bulunmaması, çeklerin faturada belirtilen araçların yapımı için verilmiş olması karşısında bu araçlara yönelik kesilen faturaların sanki başka bir alacakmış gibi işleme konulmasının izahı yoktur. Söz konusu faturalar ödemesi yapılan çeklere karşılık kesilmiş olup, tüm bu sebepler doğrultusunda huzurdaki davanın reddini..." talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizde görülmekte olan işbu dava davacı tarafından davalının araçlarının tamir ve bakımının yapılmış olmasına rağmen bedelinin ödenmediği iddiasıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali isteminden ibarettir. 29/09/2022 tarihli bilirkişi raporu özetle şöyledir: "Taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin varlığına dava dosyası içeriğinde rastlanmamıştır.Davacı tarafından ibraz edilen yasal defterin açılış ve kapanış tasdıki yasal süresi içinde yapılmış olduğundan bu yönü ile sahibi lehine delil olma özelliğine haiz olduğu değerlendirilmiştir. Davalı tarafından yasal deftere ait belgeler paylaşılmamış ancak davacı adına yapılan ödemelere ait ödeme dekontları ile davacıya ait muavin hesap ekstresi paylaşılmıştır. Ekstre ve ödeme dekontlarında, davalının 20.05.2020 tarihinde 12.000.-TL ve 22.06.2020 tarihinde ise 13.002,10.-TL bedeli ödediğini iddia etse de; 13.002,10.-TL değerindeki ödemeya it ödeme dekontunda ... adının açıklama kısmında alacaklı olarak yer aldığı, 12.000.-TL ödemeye ait ödeme dekontunda ise alacaklı adının ...* olarak yer aldığı görülmektedir. 12.000.-TL değerindeki ödeme dekontunun davacı ile ilişiği tarafımca kurulamadığından, ve davalının kendi kayıtlarına göre 2020 yılında gerçekleştirdiği “fazla” ödeme ardından herhangi bir iade talep etmemesi ya da hizmet almamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu değerlendirilmektedir. Davacının adının da yer aldığı 13.002,10.TL değerindeki ödemenin kabulü halinde davacının yine de davalıdan alacaklı olmadığı diğer bir ifade ile davalının alacaklı olduğu hesaplanmaktadır. (8.584,50-13.002,10--4417,6.-TL davalı alacaklı) diğer yandan davalı kayıtlarında yer almadığı görülen .. nolu satış faturasının ine ilişkin davacıdan belge talep edilmesine rağmen belge paylaşılmadığından bedel için davacının alacağının ispata muhtaç olduğu değerlendirilmektedir. Takdir Sayın Mahkemenize aittir. (Bu durumda ise davalının alacak bakiyesi; 8.029,90-13.002,10-4.972,20.-TL olabileceği hesaplanmaktadır.) Huzurdaki davaya konu alacak bakiyesi faturalara davalının sunduğu ödeme dekontuna göre davacının alacak talebinin yerinde olmadığı..." rapor edilmiştir. 13/04/2023 tarihli bilirkişi ek raporu özetle şöyledir: "... Bankası tarafından gelen cevabi yazıda, ...'e ait banka hesabının olmadığı bilgisi paylaşılmıştır. ...'ün tacir olduğu ve işletmesine ait 2020 yılı Nisan ayına ait Muhtasar Beyannameye göre davalı şirket çalışan sayısının Nisan, Mayıs ve haziran aylarında sırasıyla; Olduğu görülmektedir. ...'e ait ilgili dönemlerin SGK hizmet listelerinde çalışanları; ¸Mayıs 2020'de ¸Olup; ... ismi ya da bu isme uygun kısaltma yapılmış olabileceği düşünülen bir çalışana rastlanmamıştır. Dolayısıyla davalının yaptığını iddia ettiği 12.000.-TL değerindeki ödemenin davacı adına yapılmış olmadığı mütalaa edilmektedir. Davalı vekili tarafından ibraz edilen ödeme dekontlarının her ikisi de ...Bankası'na ait olup; banka tarafından gönderilen cevabi yazıda ise böyle bir hesabın olmadığı belirtildiğinden; Davalı tarafından davacı adına ... Bankası aracılığı ile yapılan ödemelerden 13.002,10.-TL'nin ... adının açıklama kısmında alacaklı olarak yer alan ödemenin ve alacaklı adının .. olarak yer aldığı 12.000.-TL değerindeki ödemenin davacı adına ve hesabına yapılmamış olduğu..." rapor edilmiştir. ...Bankası'nın yazı cevabına göre 22/06/2020 tarihinde ... tarafından ... adına 12.000,00 TL'lik havale yapıldığı ve havale açıklaması olarak ise 7661448 nolu çek ödemesi ibaresinin yazıldığı bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; davacı kayıtlarına göre davalıya 30/03/2020 tarihi ile 22/07/2020 tarihleri arasında toplam 8.584,50 TL'lik fatura tanzim edildiği, söz konusu faturaların ... ve ... plaka sayılı araçlar için düzenlendiği anlaşılmaktadır. Davalı kayıtlarına göre ise davalının 20/05/2020 tarihinde 12.000,00 TL ve 22/06/2020 tarihinde 13.002,10 TL bedeli ödeyerek davacı hesaplarına borç olarak kaydettiği ve takip tarihi itibariyle davalının davacıdan 16.970,10 TL borçlu olduğu bilirkişi kök raporunda tespit edilmiştir. Nitekim kök raporda 13.002,10 TL'lik ödeme dekontunun incelenmesinde...Bankası aracılığıyla alacaklı olarak ...'e gönderildiği tespit edilmiştir. 12.000,00 TL'lik ödemenin ise davacı ile bir ilgisi bulunmadığı hem kök hem de ek raporda tespit edilmişse de mahkememizce ...Bankası'na müzekkere yazılmış ve davalı tarafından davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılmış ve gelen yazı cevabına göre davalı tarafından davacıya 22/06/2020 tarihinde 12.000,00 TL'lik havale yapıldığı anlaşılmıştır. Bu bilgiler doğrultusunda somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde, davacının davalıya toplam 8.584,50 TL'lik hizmet sunduğu ve karşılığında fatura tanzim ettiği, davalının ise davacıya toplam 25.002,10 TL'lik ödeme yaptığı ve dolayısıyla takip tarihi itibariyle davalının davacıdan alacaklı konumda olduğu anlaşılmakla ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : Davanın REDDİNE, 1-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60TL karar harcından, 103,69 TL peşin harcın mahsubu ile geriye kalan 323,91 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 2-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesi uyarınca gereği takdir ve tayin olunan 8.584,50TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 3-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı MİKTAR İTİBARİYLE KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/07/2024 Katip ... E-imzalıdır Hakim ... E-imzalıdır