İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/317 E. 2024/9 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/317
Karar No
2024/9
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/317 Esas KARAR NO : 2024/9 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/04/2022 KARAR TARİHİ : 09/01/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Dava dilekçesi özetle şöyledir: "davacı müvekkil ile davalı arasında hukuki ilişki sebebiyle toplamda 80.000 usd’lik aşağıda vade ve düzenleme tarihleri , bono miktarları ,alacaklısı ve borçlusu belirtilen ," 1 den 8 e kadar numaralandırılarak 8 adet 10.000 usd’lik bonolar düzenlenerek davalıya verilmiştir. bonolar; •09/06/2017 tanzim ve 30/06/2017 vade tarihli olmak üzere 10.000 usd •09/06/2017 tanzim ve 30/07/2017 vade tarihli olmak üzere 10.000 usd •09/06/2017 tanzim ve 30/08/2017 vade tarihli olmak üzere 10.000 usd •09/06/2017 tanzim ve 30/09/2017 vade tarihli olmak üzere 10.000 usd •09/06/2017 tanzim ve 30/10/2017 vade tarihli olmak üzere 10.000 usd •09/06/2017 tanzim ve 30/11/2017 vade tarihli olmak üzere 10.000 usd •09/06/2017 tanzim ve 30/12/2017 vade tarihli olmak üzere 10.000 usd •09/06/2017 tanzim ve 30/01/2018 vade tarihli olmak üzere 10.000 usd olmak üzere 8 adet olup toplamda 80.000 usd’dir. bu senetlerle ilgili olarak taraflar arasında 09/06/2017 tarihinde muacceliyet sözleşmesi de düzenlenmiştir. bu bonolar ve muacceliyet sözleşmesi ekte sunulmaktadır. davalı tarafından 09/06/2017 tanzim ve 30/06/2017 vade tarihli 1 sıra numaralı 10.000 usd miktarlı senet ... 34.icra müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile müvekkil aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatılmıştır. davalı ile davacı müvekkil arasında 11/03/2021 tarihinde tutanak düzenlenmiş olup; bu tutanakta "borçlusu ... ve alacaklısı ... olarak gözüken ,borçlu ... tarafından tanzim edilerek akacaklı ...'a verilen 80.000,00 usd (seksenbinamerikan doları) tutarında ki senetlerin bedeli borçlu ... tarafından tamamen ödenmiş olup, iş bu senetler hükümsüz kalmıştır. bu nedenle borçlu ...'un alacaklı ...'a 11/03/2021 tarihi itibariyle ödenmemiş hiçbir borcu bulunmamaktadır...." şeklinde beyanlar kayıt altına alınmıştır. bu tutanak ile taraflar arasında ki 8 adet bononun ödendiği her iki taraça kabul edilerek kayıt altına alınmıştır. davalı taraf , 09/06/2017 tarihli muacceliyet sözleşmesinde belirtilen tüm alacağını davacı müvekkilden tahsil edip , takibe koymadığı senetleri iade etmesine rağmen , ... 34.icra müdürlüğünün ... e. sayılı dosyasına dayanak yapılan 09/06/2017 tanzim tarihli , 30/06/2017 vade tarihli, alacaklısı ... olan 10.000,00 usd senedi iade edememiştir. davalı taraf müvekkile sözlü olarak bu tahsilatı icra dairesine bildireceğini söylemesine rağmen halen bu haricen yapılan tahsilatı bildirmemiş ve icra dosyası halen açık görülmektedir. davalı tarafın icra dosyasına haricen tahsilat beyanını bildirmemesi açıkça yasalara ve usule aykırıdır. halen açık olan icra takibi nedeniyle menfi tespit davası açma zorunluluğu hasıl olmuştur. davacı ..., davalı alacaklıya olan söz konusu borcun tamamını ifa etmiştir. borcun tamamının ödendiğine dair tutanak 11/03/2021 tarihinde taraflar arasında düzenlenmiş olup; işbu tutanakta davalının ıslak imzası mevcuttur. bu belgelerde de görüleceği üzere müvekkilin icra takibine konulan 30/06/2017 vade tarihli bonoya binaen ödeme yaptığı davalının ıslak imzası ile “11.03.2021 tarihi itibariyle ... ve ...’un şahsıma ve işletmeme herhangi bir borcu bulunmamaktadır.” şeklinde ikrar edilmiştir. tarafların ıslak imzasının bulunduğu tutanak ekte sunulmaktadır. davalı alacaklı taraf , borcun tamamının ödendiğine dair 11/03/2021 tarihinde düzenlenen tutanağa rağmen icra müdürlüğüne beyanda bulunmayarak müvekkile hacze geleceğini, eşyalarını ve banka hesaplarını haczedeceğini söyleyerek baskı uygulamaktadır. tedbir kararı verilmemesi halinde borcunu ödeyen müvekkil eşyalarına haciz konulması ve banka hesaplarına bloke uygulanması halinde ileride telafisi mümkün olmayacak büyük zarara uğrayacaktır. dava dilekçemizin ekinde sunulan muacceli yet sözleşmesi ve 11/03/2021 tarihli tutanak bilikte incelendiğinde dava konusu borcun ödendiği görülecektir. bu sebeple sayın mahkemenizden dava sonuçlanıncaya kadar teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı ile icranın durdurulmasına karar verilmesini talep etmekteyiz..." CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; "İcra dosyasına konu 09/06/2017 tanzim tarihli, 30/06/2017 ödeme tarihli, onbinUSD bedelli senet, dava konusu olan senetten bağımsız davalı müvekkilim ile davacı taraf arasında başka bir ticari ilişkiden kaynaklı alacağını tahsil amacıyla davalı alacaklı müvekkilim tarafından ... 34.İcra Müdürlüğü'nün ...E.sayılı takip dosyası üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatılmıştır. Borcum yoktur iddiasıyla davacının takibe konu kambiyo senetlerine özgü takip edilebilir bir alacak niteliğinde olup, gerek yasal mevzuat gerekse Yargıtay uygulaması dikkate alınarak davacının borcunu ödememek amacıyla açmış olduğu menfi tespit davası haksız dır. İİK.m.72/4 hükmü uyarınca müvekkilin uğradığı zararın tazmini için davacı borçlunun yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, davacınını talep ettiği haksız ihtiyati tedbir taleplerinin müvekkile yöneltilmesi mümkün olmayıp, bu durum davacının kötü niyetli olduğunu ortaya koyarak haksız ihtiyati tedbir talebinin reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini,..." savunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; 30.06.2017 vade tarihli ve 10.000 USD bedelli bonoya dayalı yapılan takibe ilişkin ödendiği ve ibraname alındığından bahisle menfi tespit istemine ilişkindir. Davalı yan; ibranamedeki imzanın kendisine ait olduğunu fakat icra takibine konu senet ile ibraname içeriğindeki senet ile borcun aynı olmadığını beyanla haksız ve mesnetsiz davanın reddini savunmuştur. Kanunda aksine özel bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükü altında (HMK 190) olup, bu temel kuralların da sonucu olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. İspat yükü kendisinde olmayan diğer taraf da ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasının doğru olmadığı hakkında delil sunabilir. Karşı ispat faaliyeti için delil sunan taraf, ispat yükünü üzerine almış sayılmaz (HMK 191). 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nu 201/1. Maddesine göre, senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibinbeşyüz Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz. Bu halde, davacının noter senedindeki beyanının aksini ve iddialarını kesin delillerle ispatlaması gerekir. İkrar içeriği itibariyle basit, vasıflı ya da bileşik nitelikte olabilir. Basit ikrarda karşı tarafça ileri sürülen vakıanın doğru olduğu herhangi bir şart bildirilmeksizin kabul edilmektedir. Vasıflı ikrarda karşı tarafın ileri sürdüğü maddi vakıanın varlığı kabul edilmekle birlikte onun hukuki niteliğinin ileri sürülenden başka olduğu bildirilir. Bileşik ikrarda ise, bir tarafın ileri sürdüğü vakıa karşı tarafça bütünüyle kabul edilmekle birlikte ikrara öyle bir vakıa eklenir ki, eklenen vakıa ya ikrar edilen vakıanın hukuksal sonuçlarının doğmasını engeller ya da onu hükümsüz kılar. Bileşik ikrar, ikrara konu olan vakıa ile ona eklenen vakıa arasında bir bağlantı bulunup bulunmamasına göre bağlantılı bileşik ikrar ve bağlantısız bileşik ikrar olarak ikiye ayrılır. Öğreti ve uygulamada ağırlıklı olarak bağlantısız bileşik ikrar dışındaki ikrar türlerinin bölünemeyeceği, dolayısıyla böyle durumlarda ikrar edenin ispat yükü altında olmadığı kabul edilmekle iddiasını ispatlama yükümlülüğünün karşı tarafa ait olduğu benimsenmektedir (Yargıtay HGK’nın 09.06.2004 tarih ve 2004/4-362 E. – 2004/347 K. sayılı kararı). Somut olay değerlendirildiğinde, davacı tarafça sunulan belgede davalının senet bedelini aldığını beyan ve imza ettiği görülmektedir. Davacının senet nedeniyle borçlu olmadığını, borcu olmadığı için de ibraname düzenlenmiş olduğunu beyan etmiş olduğu ifade bütününden davacının davalıya borcunun bulunmadığını, ibranameyi de davalının imzaladığını açıklamış olduğu açıktır. Mahkememizce icra edilen yargılama ve tekmil dosya münderecatından edinilen vicdani kanaate istinaden ; davalının davacıdan hiç bir borcu kalmadığı yönünde 11.03.2021 tarihinde tanzim edilmiş Tutanak başlıklı belge aslında bulunan imzanın davalıya ait olduğunun ikrar ile sübuta erdiği, tutanak içeriğinde ödenmemiş her hangi bir borcunun kalmadığı yönünde imza verildiği, taraflar arasındaki sıralı senetlerin bulunduğu , takip öncesinde sıralı senetlerin yazılı belge ile kayıt altına alındığı ve bu 8 adet sıralı senetten sadece davaya konu senedin icra takibine konu edildiği, dolayısıyla davacının senetten dolayı borçsuzluk iddiasının yazılı delille kanıtlandığı, anlaşılmakla davanın kabulü ile; ... 34. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında takibe dayanak 09/06/2017 tanzim tarihli 30/06/2017 vade tarihli 10.000,00-USD bedelli bono ve takip nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması cihetine gidilmiştir. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile davacının ... 34. İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyasında takibe dayanak 09/06/2017 tanzim tarihli 30/06/2017 vade tarihli 10.000,00-USD bedelli senetten dolayı borçlu olmadığının TESPİTİNE 2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.617,60TL karar harcından, 654,40TL peşin harcı toplamının mahsubu ile geriye kalan 1.963,20TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesi uyarınca gereği takdir ve tayin olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 80,70Tl başvuru harcı, 654,40TL peşin harcı, 11,50TL vekalet harcı, 140,50TL tebligat ve posta ücreti olmak üzere toplam 887,10TL'nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 5-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/01/2024 Katip ... E-imzalıdır Hakim ... E-imzalıdır

Atıf: İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/317, K. 2024/9, T. 09.01.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-317-e-2024-9-k-df4cae90e902