İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/179 E. 2024/884 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/179
- Karar No
- 2024/884
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/179 Esas KARAR NO : 2024/884 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/03/2022 KARAR TARİHİ : 26/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Müvekkil şirket ve davalı şirket arasında Mekanik ve Tesisat işlerine yönelik olarak anlaşmaya varılmış olup bu kapsamda müvekkil şirket sözleşme gereği tüm cihaz ve ekipmanları eksiksiz ve çalışır halde davalı şirkete teslim etmiş ve montaj işlemlerini yapmıştır. Müvekkilimin faturanın temelini oluşturan sözleşmeden doğan borçlarını eksiksiz yerine getirdiğini ispat eden tanık listemiz aşağıda belirtilmiş olup söz konusu tanıkların dinlenilmesi durumunda müvekkilimin edimini yerine getirdiği ancak davalı tarafın buna rağmen yükümlülüklerinden kaçındığı açıkça ortaya çıkacaktır. Müvekkil şirketin bu edimlerinin bedeli olarak davalı şirket ödemelerin bir kısmını banka havalesi yoluyla yapmıştır.Devam eden süreçte davalı şirket bakiye bedeli ödemesi hususunda ... 4.Noterliği'nin ... T. Ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle ihtar edilmiştir. Söz konusu ihtarname 09.10.2020 tarihinde muhataba tebliğ edilmiştir. Davalı taraf, müvekkilimin yukarıda esas numarası yazılı ilamsız icra takibine haksız ve kötü niyetle itiraz ederek icra takibini durdurmuştur. Bu da göstermektedir alacağını tahsil edemeyen müvekkilim davalı hakkında haklı olarak icra takibi başlatmış, ancak davalı borçlu müvekkilimin takibini sürüncemede bırakmak için haksız ve kötü niyetli olarak borca itiraz etmiştir. Yine aynı şekilde asıl alacağa işlemiş yasal faiz söz konusu hakkın tahsili esnasında doğan yasal haklar olduğundan borçlu tarafın faize ve sair masraflarına itirazlarının dayanağı olmadığı gibi hukuki hiçbir gerekçesi de bulunmamaktadır. Dolayısıyla davalı borçlu, icra takibine itiraz ederek tamamen kötü niyetle hareket etmekte olduğunu da göstermiştir. Bu durum da likit olan bir alacağa kötü niyetli olarak itiraz eden davacı borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Sonuç olarak, davalı borçlunun hakkında başlatılan icra takibi ile talep edilen borca itiraz etmesi haksız olmakla birlikte tamamen takibi sürüncemede bırakmaya yönelik olup, hukuki hiçbir gerekçe ve delile dayanmayan, haksız ve kötü niyetli olup, itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmek zarureti hâsıl olmuştur. Davalı borçluların ... 7. İcra Dairesi'nin... E. sayılı dosyasına yönelik olarak haksız yere borcunu ödememek ve süreci uzatmak adına yapmış olduğu itirazın iptaline, davalı borçlular aleyhine başlatılan icra takibinin devamına, ...7. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasında verilen “borçlu hakkında yürütülen icra takibinin iik 66 md gereğince durdurulması” şeklindeki kararın kaldırılmasına, kötü niyetli yapılan itirazdan dolayı alacağın %20 sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatı (icra inkar tazminatı) ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı borçlulara yükletilmesine karar verilmesini.." talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Huzurdaki davaya dayanak ... 7. İcra Müdürlüğü ...E. Sy. icra dosyasına vaki itirazımız ile de belirtildiği üzere; müvekkil beyanına göre alacaklı firmaya borcumuz yoktur. Takip dayanağı böyle bir borç ve başkaca bir borç bulunmamaktadır.Hatta kayıtlarımızın tetkikinde, alacak iddiasında olan firma tarafından müvekkile kesilerek gönderilen takibe dayanak faturanın süresinde ... 8. Noterliği... tarih ve ... yevmiye no ile iade edildiği de görülmüştür.Müvekkil firma alacaklı firmadan bir mal ve/veya hizmet almadığını,fahiş ve dayanaksız faturanın kabul edilmediğini beyan etmekte olup,bu itibarla da davanın reddine karar verilmesini talep etmekteyiz. Bu itibarla dayandıkları faturada dahi yer almayan “tüm cihaz ve ekipmanları eksiksiz ve çalışır halde davalı şirkete teslim etmiş” olma iddiasının dayanağı yoktur. Müvekkil firmaya satılan/teslim edilenine olduğunu açıklamadıkları, çeriğini de belirtmedikleri- herhangi bir cihaz ve ekipman alış verişi yoktur.Bu iddialarını ispat yükü de davalı yandadır.Haksız ve dayanaksız davanın reddine ,haksız ve suiniyetli dava sebebiyle davalı müvekkil lehine % 20 haksız icra tazminatına hükmolunmasına, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin karşı yana yüklenmesine karar verilmesini.." savunmuştur. Bilirkişi heyetinden alınan 20/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Yukarıda kısaca anılan nedenlerle, icra takibinde takibe dayanak olarak gösterilen fatura içeriğinin füilen uygulandığına ilişkin belgelerin dosyada bulunmadığı, bu nedenle in haklılığının hukuken kabul edilip edilmeyeceğinin mahkemenin takdirinde bulunduğu doğrultusunda.." rapor edilmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan 16/04/2024 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; "Dosyaya daha evvelki görüşü değiştirmeye yeterli belge sunulmadığından, aynı görüşün muhafaza edildiği ve Sayın mahkemenin takdirinde bulunduğu doğrultusunda.." rapor edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, ticari satıma ilişkin faturalı alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine karşı itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce ... 7.İcra Dairesinin ... takip sayılı dosyası getirtilmiş olup incelenmesinde; alacaklısı ...Şirketi tarafından, borçlu ... Şirketi aleyhine 145.800,00TL asıl alacak, 6.471,12TL faiz, 276,39TL ihtar masrafı olmak üzere toplam 152.547,51TL'nin tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, yasal süresinde borçlu vekilinin borca ve fer'ilerine itiraz ettiği, itiraz sonucunda icra takibinin durduğu, iş bu itirazın iptali davasının mahkememize İİK.m.67 hükmü uyarınca 1 yıllık yasal süresi içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır. Davalı, ...Şirketi 'yken birleşme ve isim değişikliği yaparak ... Şirketi ismini almıştır . 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda (TBK) ise 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen “Eser sözleşmesi” yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Her iki tarafa karşılıklı borç yükleyen bir tür iş görme sözleşmesi olan eser sözleşmesinde “eser” ve “bedel” olmak üzere iki temel unsur vardır. Bu sözleşmelerde yüklenici, iş sahibine karşı yüklendiği özen borcu nedeniyle eseri yasa ve sözleşme hükümlerine, fen, teknik ve sanat kurallarına uygun olarak yapıp zamanında tamamlayarak teslim etmeyi, iş sahibi de bu çalışma karşılığında ivaz ödemeyi üstlenmektedir. Kural olarak eser sözleşmesi, zorunlu şekil koşuluna bağlı değildir. Sözleşmenin kurulması için yazılı şekil şartı yok ise de; davalı tarafından sözleşme ilişkisi inkâr edildiği takdirde, talep miktarı da dikkate alınarak, yazılı delille ispata ilişkin kuralların gözetilmesi gerekir. Yazılı sözleşme olmasa da sözleşmenin varlığını ortaya koyan, yazılı delil niteliğinde olmayan ancak kesin delil niteliğindeki ikrar, yemin delilleri ile de sözleşme ilişkisi ispatlanabilir..(Yargıtay 15.H.D.'nin ... Esas ve... Karar sayılı kararı, Yargıtay 6.HD'nin ... Esas ve ...Karar sayılı kararı) Fatura, sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 21. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. 2. fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura içeriğinin doğru olduğunu faturayı düzenleyenin ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge gerçek anlamda fatura olarak kabul edilemez. Bu belge belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi, anılan 21/2. madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz. Öte yandan, sadece faturanın tebliğ edilmiş olması akdi ilişkinin varlığını ispatlamaz. Karşı tarafın akdi ilişkiyi inkâr etmesi halinde , öncelikle akdi ilişki başkaca delillerle ispatlanmalıdır. Akdi ilişkinin ispatlanamaması halinde faturanın anılan fonksiyonundan yararlanma imkânı yoktur. Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir. (Yargıtay 15.H.D.'nin ...Esas ve...Karar sayılı kararı) Bilirkişi yoluyla yapılan incelemede takibe konu faturanın davalının ticari defterlerinde işli bulunmadığı sadece başkaca cari hesaptan kaynaklı davacıya borçlu bulunduğu tespit edilmiştir. Takip ise faturaya dayandırılmıştır . İtirazın iptali davaları takibe sıkı sıkıya bağlı davalardan olduğundan takibe konu faturadan kaynaklı davalının borcu bulunup bulunmadığının ispatı gerekir. Somut olayda; Davacı taraf ; 19.02.2019 tarihli faturaya konu işin yapılarak teslim edildiğini , faturaya konu ürünlerin satıldığını ve montajının yapıldığını savunmuş , davalı ise davacıdan montaja konu ürünlerin satın alınmadığını sadece montaj işinin bedelinin davacıya ödendiğini savunmuştur . Taraflar arasındaki esas hukuki ihtilaf faturaya konu ürünlerin montajı dışında davacı tarafından davacıya her hangi bir ürün satımı yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmıştır . Davalı, davacıya faturadan kaynaklı borcunun olmadığını, davacıdan faturaya konu ürünleri almadığını , davacının iddiasını yazılı delille kanıtlaması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Davacı tarafça, davalı ile aralarında kurulduğu iddia edilen hukuki ilişki eser sözleşmesidir. Davalı montaja konu akdi ilişkiyi kabul etmiş, akti ilişki içerisinde yer alan satış sözleşmesini inkar etmiştir. Tarafların ticari defterlerinin incelenmesinde davacı tarafından oluşturulan faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı , satıma ilişkin yazılı bir delilin ortaya konulamadığı,Yerleşik Yargıtay içtihatlarında da; “faturanın başlı başına bir hak/alacak doğurmadığı, fatura içeriği malın verildiği yasal ve kesin delillerle ispatının gerektiği” davacıya yemin hakkı hatırlatıldığı halde yemin deliline ilişkin usuli işlemleri tamamlamayarak yemin delilinden vazgeçtiği anlaşılmış, kesin ispat ile delillendirilmesi gereken davada kesin ispata yarayan bir delil dosyada bulunmadığından ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Yargıtay 13. HD.'nin 03/04/2013 tarih ve ...Esas -... Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, İİK 67/2 maddesi, takibin haksız ve kötü niyetli olması halinde alacaklı aleyhine tazminata hükmedileceğini hükme bağlamaktadır. Anılan kanun hükmü uyarınca alacaklı-davacı aleyhine tazminata hükmedilebilmesi için davacı alacaklı tarafından yapılan icra takibinin haksız olmasının yanı sıra takibin kötü niyetle yapılması da şarttır. Somut olayda davacının kötüniyetli ve ağır kusurlu olduğunun kabul edilemeyeceği, dosya kapsamı itibariyle davacının kötü niyetinin ispatlanamamış olması karşısında, İİK 67/2 uyarınca kötü niyet tazminatı koşulların oluşmadığı anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur . HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın reddine, 2-Yasal şartları oluşmayan kötü niyet tazminat talebinin reddine, 3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 1.727,16TL'nin mahsup edilerek bakiye 1.299,56 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinden bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama masrafı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davalı ...Şirketi vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince dava değeri olan 145.800,00TL üzerinden hesaplanan 30.000,00TL'nin davacıdan alınarak davalı ... Anonim Şirketine verilmesine, 7-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 8-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine, Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere tarafların yüzüne karşı karar verildi. 26/11/2024 Katip e-imzalıdır Hakim e-imzalıdır