İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/144 E. 2025/582 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/144
Karar No
2025/582
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/144 Esas KARAR NO : 2025/582 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/02/2022 KARAR TARİHİ : 01/07/2025 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda : TALEP: Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Davacı şirket ile dava dışı lehtar ... ile gerçekleştirmekte olduğu ticari ilişkileri doğrultusunda; ..., ... çek seri numaralı, 02 Eylül 2021 Basım tarihli, 30.11.2022 ide tarihli, 50.000,00 TL bedelli çeki düzenlendiğini, dava konusu çekin, kargo esnasında kaybolması ve lehtar ...'a ulaşmaması nedeni ile ilgili çekin akıbeti hakkında araştırma yapan davacı, söz konusu çekin kargo aşamasında kaybolduğunu, Müvekkili şirket, ide etmiş olduğu çeklerin kaybolduğunu tespit etmesinin hemen ardından ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) ... E. sayılı davayı ikame etmiş dava konusu çekin de aralarında bulunduğu kayıp çeklerin ziya nedeni ile iptalini talep ettiğini, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından yapılan yargılama neticesinde hükmedilen 02.02.2022 tarihli karar uyarınca dava konusu çek için ödeme yasağı kararının alındığını, Müvekkili şirket tarafından alınan ödeme yasağı kararı müvekkilinin mağduriyeti önlemeye yetmediğini, dava konusu çeki haksız ve hukuka aykırı şekilde temin eden kötü niyetli hamil, işbu çeki 02.02.2022 tarihinde ... Şubesi'ne ibraz ettiğini, ve işbu ibraz neticesinde banka yetkilileri tarafından ilgili çekin arkasına “ödeme yasağı konulduğundan iade edilmiştir.” kaydı düşüldüğünü, hamil tarafından ilgili çek hakkında ihtiyati haciz kararı alındığı, ve işbu karar doğrultusunda ... 14. İcra Müdürlüğü ... E. sayılı icra dosyası ile takip başlatıldığını, müvekkili şirketin tüm banka hesaplarına haksız şekilde haciz konulduğunu, Lehtar ..., ... 14. İcra Müdürlüğü ...E. sayılı icra dosyasından haberdar olmasının ardından söz konusu çek üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını tespit etmiş ve işbu sebeple ... 11. İcra Hukuk Mahkemesi ... E. sayılı davayı ikame ederek söz konusu çek üzerindeki imzaya itiraz ettiğini, ... 11. İcra Hukuk Mahkemesi ... E. sayılı dava dosyasında yapılan inceleme neticesinde lehtar ... yönünden takibin durdurulmasına karar verildiği, Dava konusu çek lehtarının, çek üzerindeki imzaya itirazı dikkate alındığında; müvekkilinin rızası dışında elinden çıkan çek üzerine sahte imza atıldığı ve bu suretle muvazaalı şekilde müvekkilden talepte bulunulduğunu, Lehtar ...'ın imzasının sahte olması nedeni ile dava konusu çekin ciro zinciri kopuk olmakla beraber lehtar ...'ın ... Tic. Ltd. Şti. unvanlı şirkette herhangi bir ticari ilişkisi bulunmadığını, Ciro zincirinin kopukluğu ve cirantalar arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığı, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi ... E. sayılı dava dosyasına sunulan suretlerden de açıkça anlaşılacağı üzere müvekkili şirket tarafından ... lehine tanzim edilen ... numaralı çek 30.11.2022 vade tarihli olduğunu, ilgili vade tarihi, kötü niyetli şekilde 30.01.2022 olarak değiştirildiğini, ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile .... 14. İcra Müdürlüğü ... E. sayılı takibin müvekkili yönünden durdurulmasını mahkemece aksi kanaatte olunması halinde İcra Müdürlüğü'ne depo edilen paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmesini, çekten dolayı başlatılmış olan ... 14. İcra Müdürlüğü ...E. sayılı dosyada davalılara borçlu olmadığının tespitini, davalı hamil ... tarafından dava konusu çekin müvekkili şirkete iadesini, Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini" talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Davalı vekili lehtar imzasının sahte olması çekteki ciro silsilesine etki eden bir sebep olmadığını, Önemli olan çekteki imzanın gerçekten lehtara ait olup olmaması değil, şeklen düzgün ve birbirini takip eden bir ciro silsilesinin bulunmasıdır diye beyanda bulunmuştur. TTK 790. maddesine göre meşru hamil, teselsül eden cirolardan anlaşıldığını, Takip konusu çekte, ciro silsilesinde bir kopukluk bulunmadığı, müvekkilinin TTK'nun 790. maddesine göre yetkili ve meşru hamili olduğunu, Bu nedenle davacının, müvekkile karşı çek bedelinden sorumluluğu devam ettiğini, Davacının, çekte ödeme yasağı bulunduğunu ileri sürerek müvekkilinin kötüniyetli olduğunu iddia ettiğini, çek üzerinde ödeme yasağı bulunması müvekkili kötüniyetli hale getirmediğini gibi çekin icra takibine konu edilmesine de engel olmadığını, Dava konusu çek, müvekkile ciro yoluyla geçmiş olup müvekkilin çekin çalıntı olup olmadığı hususunda bir bilgisi olmadığını, Müvekkilinin, çekte ödeme yasağı bulunduğunu bankaya ibraz anında öğrendiğini, Bu nedenle müvekkilinin iyiniyetli olduğunu, Davacının diğer bir iddiası ise; çekin keşide tarihinde tahrifat yapıldığı ve gerçek keşide tarihi 30/11/2022 olmasına rağmen tahrifat sonucu 30/01/2022 haline getirildiği yönünde olduğunu, bir şekilde kabul anlamına gelmemek birlikte; HMK 207. maddesinde; senetteki düzeltmelerin keşideci tarafından paraf edilmesi gerektiği, düzeltmenin onaylı olmaması veya imzanın keşideciye ait olmadığının anlaşılması halinde, düzeltmenin yok hükmünde sayılarak senedin düzeltme öncesi durumuna göre değerlendirme yapılacağı hüküm altına alındığını, Bu hükümden; çek üzerindeki her değişikliğin çekin kambiyo vasfını etkilemediğini, sadece yapılan değişiklik yok farz edilerek çekin gerçek keşide tarihinin dikkate alındığı anlaşılmakta olduğunu, Davacı çekin gerçek keşide tarihinin 30/11/2022 olduğunu belirttiğini, çekin keşide tarihinin 30/11/2022 olarak kabul edilmesi gerektiğini, Davacının diğer talebi ise dava konusu çekin TTK 792 hükümleri uyarınca istirdatı olup bu dava da haksız nitelikte olduğunu, Davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, Davacı, dava konusu çekin keşidecisi olup çeki düzenledikten sonra dava dışı ...' a gönderilmek üzere kargoya verdiğini beyan ettiğini, Çekin ...' a ulaşamadan kaybolmuş olması davacıyı çekte hak sahibi yapmayacağını, Davacının beyanlarına göre, bu çekten dolayı hak sahibi olsa olsa dava dışı ... olabileceğini, Müvekkilinin, çeki iktisap anında çekin çalıntı olduğuna dair bir bilgisi bulunmadığı gibi davacı taraf buna ilişkin yazılı bir delil de ibraz etmediğini, davalı vekili davanın reddini, davacının %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesini" talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, 30/01/2022 keşide tarihli 50.000,00-TL bedelli kambiyo senedi ile ... 14. İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyası yönünden menfi tespit ve çekin istirdatı istemine ilişkin davadır. Müteveffa davalı ... mirasçılarının davaya dahili bakımından yapılan değerlendirmede; Davacı vekili tarafından 26/03/2025 tarihli sunulan dilekçe ile ... 24. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas... Karar sayılı 20/03/2025 tarihli kararı ile davalı ...'in 27/09/2024 tarihinde ölümü nedeniyle mirasçı olarak ..., ..., ... Ve ...'in bulunduğu tespit edilmiştir. Her ne kadar ...tarafından 02/05/2025 tarihli dilekçe ile reddi miras yaptığından bahisle davayı takip etmek istemediğine ilişkin beyan dilekçesi sunulmuş olsa da dilekçesi ekinde sunmuş olduğu ... 19. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas ... Karar sayılı ilamı ile mirasın reddi talebine ilişkin açmış olduğu davanın reddedilerek kesinleşmiş olduğu anlaşılmıştır. Bu kapsamda ...'in dava devam ederken vefat etmesi nedeniyle mirasçılarının davacı tarafça tespit ettirilerek veraset ilamının mahkememize sunulmuş olduğu gözetilerek dahili davalı talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Çekin istirdatı talebi bakımından yapılan değerlendirmede; Emsal mahiyette İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında özetle; "kabule göre de; çek istirdatı davası çekin yetkili hamil olduğunu iddia eden tarafından açılabileceği ve keşidecinin istirdat davasını açmakta aktif dava ehliyeti bulunmadığı gözetilmeden" şeklinde karar verilmiştir. Bu kapsamda davacı tarafından keşidecisi olduğu çek bakımından davalı müteveffa ...'den çekin istirdatı talep edilmiştir. Ancak yerleşik Yargıtay uygulamaları ile yukarıda alıntılanan emsal içtihatta da belirtildiği üzere çekin istirdatı davası yetkili hamil tarafından açılabilecek bir dava türü olup çekin keşidecisinin bu dava bakımından aktif husumet ehliyeti bulunmamaktadır. Bu sebeple davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir. İcra takip dosyası ve dava konusu çek bakımından müteveffa davalı ... aleyhine menfi tespit isteminin değerlendirilmesinde; Emsal mahiyette İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı ilamında özetle; "Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davaya konu "..." seri nolu çekte keşide tarihi ve miktarın rakamla belirtildiği bölümde kimyasal silme işlemi uygulanmış olduğu, "..." ve "..." okunur ibarelerin altında evvelce mevcut yazı/rakamlara ait mürekkep bakiyeleri mevcut olup 30/06/2021 okunur ibarenin altında evvelce mevcut yazı/rakamların tespit edilemediği, ..." seri nolu çekte keşide tarihi ve miktarın rakamla belirtildiği bölümde kimyasal silme işlemi uygulanmış olduğu; "..." ve "..." okunur ibarelerin altında evvelce mevcut yazı/rakamlara ait mürekkep bakiyeleri mevcut olup "..." ve "..." okunur ibarelerin altında evvelce mevcut yazı/rakamların tespit edilemediği ve "..." okunur ibarenin yüzler basamağında yer alan "0" okunur rakamın üst bölümünde evvelce mevcut mürekkebe ait parabolik hat şeklinde bakiyelerin olduğu tespit edildiği, dolayısıyla davaya konu çeklerde miktar ve keşide tarihlerinde tahrifat yapıldığının ATK raporu ile sabit olduğu, keşide tarihlerinin tahrifat önceki halinin tespit edilemediği, mutlak def'ilerden olan sahtecilik iddiasının herkese karşı ileri sürülebileceği, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne dair kararının yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir." şeklinde karar verilmiştir. Emsal mahiyette İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı ilamında özetle; "Dava, yetkili hamilin elinden rızası hilafına çıkan çekin istirdatı, davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalının çeki ağır kusur veya kötüniyetle iktisap edip etmediği, davalının yetkili hamil olup olmadığı noktasındadır. Dava konusu çek, dava dışı .... A.Ş. tarafından 07/01/2021 tarihinde dava dışı ... Tic. A.Ş. lehine 37.148,54 TL bedelli olarak ... Bank, ... Şubesi nezdinde tanımlı hesaba bağlı olarak keşide edilmiş ve sırasıyla lehtar, davacı ... A.Ş., davalı ...San. Ltd. Şti, davalı ... ve davalı ...tarafından ciro edilmiştir. Çek, bankaya ibraz edilmiş ancak, çek iptaline ilişkin ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...esas sayılı dosyasında verilen ödemeden men kararı gereğince çek bedeli ödenmemiştir. Davacı tarafça, çekin kaybolduğu ve davalının çeki haksız ve kötü niyetli olarak iktisap ettiğinden bahisle ve kendisinin yetkili hamil olduğu iddiasıyla çekin istirdatına karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. 6102 sayılı TTK'nın 763. maddesine göre, elden çıkan kıymetli evrakın ortaya çıkması halinde senedi elinde bulundurana karşı iade davası açılabilir. Zayi nedeniyle iptali istenen çekin davalı tarafından ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı çek iptali dosyasına çekin ibraz edildiğinin bildirdiği anlaşılmaktadır. TTK'nın 792. Maddesine göre, çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür. TTK'nın 788/1. maddesinde, açıkça “emre yazılı” kaydıyla veya bu kayıt olmadan belirli bir kişi lehine ödenmesi şart kılınan bir çekin, ciro ve zilyetliğin geçirilmesiyle devredilebileceği, TTK'nın 790. maddesinde ise, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişinin, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılacağı düzenlenmiştir. Ayrıca çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır. Dava konusu çekteki ciro silsilesi görünürde düzgün olup, şeklen çeki elinde bulunduran kişinin hamil sıfatını ispat eder niteliktedir. Ciro silsilesinde bir kopukluk söz konusu olmadığından hamil senedin illetten mücerret olması ilkesinden yararlanır. Kanunda aksine özel bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükü altında (HMK 190) olup, bu temel kuralların da sonucu olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. İspat yükü kendisinde olmayan diğer taraf da ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasının doğru olmadığı hakkında delil sunabilir. Karşı ispat faaliyeti için delil sunan taraf, ispat yükünü üzerine almış sayılmaz (HMK 191). 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesinde belirtilen kötü niyetten maksat, senedin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıktığını bilmek veya bilebilecek durumda bulunmaktır. Ağır kusur ise, senedin iktisabında olağan özenin gösterilmemesini ifade eder. Yine, 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesindeki “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa...” ibaresi, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkmış olmasını, yani çalınmasını, tehdit ya da hile ile alınmasını, kaybedilmesini veya rıza ile fakat devri sakatlayan hukuki olgularla elden çıkmasını ifade etmektedir. Ancak çeki çalan veya hile ile hamilinden alan ya da bulan kişinin senedi ciro ile devretmesi hâlinde, bunu bilmeyen ve bilebilecek durumda da olmayan, başka bir deyişle kötü niyetli ve ağır kusurlu bulunmayan yeni hamil korunur. Bu tür davalarda, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkarak yeni hamil tarafından kötü niyet veya ağır kusur ile iktisap edildiği iddiasını ispat külfeti davacıya ait olup anılan olgular tanık dâhil her türlü delile kanıtlanabilir. Eldeki davada, davacı öncelikle çekin yetkili hamili olduğunu, ardından davalı tarafın çeki kötüniyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap ettiğini ispat etmesi gerekir. Bununla birlikte davalının çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır, zira aksi düşüncenin kabulü çekin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır niteliktedir. Bununla birlikte, farklı hırsızlık suçlarına konu çok sayıda çekin elinde bulundurulması nedeniyle başlatılan ceza kovuşturması bulunması, bunun yanı sıra farklı çok sayıda olayda, hırsızlık yoluyla elden çıkan çeklerin benzer cirantalardan ciro yoluyla devralıp, bir çoğunun son hamil olarak farklı kişiler/firmalar aleyhine icra takiplerine konu edilmesi durumunda kargodan çalınan ve Türkiye'nin çeşitli yerlerinde kaybolan çek veya bonoların bir şekilde son hamilin eline geçmiş olması hayatın olağan akışına aykırı olacağı ve bu durumda son hamilin basiretli bir işadamı gibi davranma yükümlülüğü gereği çekin iktisabında, gerekli dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekeceği Yargıtay 11. HD'nin 26.05.2021 tarih, ... E. - ... K. sayılı kararında vurgulanmıştır. Mahkemece, davalılar hakkında uyap sisteminden dava dosyası sorgulaması sonucunda, davalı ... hakkında şüpheli sıfatıyla resmi belgede sahtecilik, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi, hırsızlık, dolandırıcılık suçlarından soruşturma dosyasının bulunduğu, davalının İcra Ceza mahkemelerinde müşteki sıfatıyla açtığı birçok dosyasının bulunduğu, davalının Asliye Ticaret Mahkemelerinde değişik iş şeklinde birçok talebinin bulunduğu; davalı ... hakkında dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik suçlarından soruşturma dosyasının bulunduğu, İcra Ceza Mahkemelerinde müşteki sıfatıyla açılan davalarının olduğu, diğer mahkemelerde de alacaklı, talep eden, davalı, feri müdahil, sıfatlarıyla açılan davalarının olduğu; davalı ... şirketi hakkında hırsızlık, resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık, tüzel kişi sorumlusunun karşılıksız çek düzenlemesi, çekle ilgili karşılıksız işlemi yapılmasına sebebiyet verme suçlarından şüpheli ve sanık olarak yargılandığı, Asliye Ticaret Mahkemelerinde borçlu, karşı taraf ve davalı olarak yer aldığı dosyalar bulunduğu belirtilmiş ve sorgu raporları dosyaya konulmuş ise de, ... 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...D.İş sayılı dosyası dışında dava dosyası arasına diğer dosyalar alınıp incelenmemiştir. Bu halde mahkemece, kaybolan ya da hırsızlık yoluyla elden çıkan çeklerin benzer cirantalardan ciro yoluyla devralınıp, icra takiplerine konu edilip edilmediği ile kargodan çalınan ve Türkiye'nin çeşitli yerlerinde kaybolan çek veya bonoların bir şekilde davalı ...'ün eline geçip geçmediği tespit edilerek ve soruşturma dosyası da değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli olmamıştır. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, ilk derece mahkemesince eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı ...vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir." şeklinde karar verilmiştir. Mahkememiz ara kararı gereği alanında uzman mali bilirkişiden rapor aldırıldığı ve bilirkişinin sunmuş olduğu raporda özetle: "Davacı ve dava dışı ... arasında bir ticari ilişkinin olduğu ve bu ilişkiden dolayı borçlu olduğu, Davacının defter belgelerinin kendi lehine delil olabileceği, Sayın Mahkemenin görev tanımına göre dava konusu çekin arkasındaki cirolara ait silsilenin tamamı bakımından kopuk olduğu, Dava dışı ....'ın çekin elinden rızası dışında çıktığından dolayı çekin arkasındaki cirolara ait silsilenin tamamı bakımından kopuk olduğu" şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir. Mahkememiz ara kararı gereği alanında uzman mali bilirkişiden ek rapor aldırıldığı ve bilirkişinin sunmuş olduğu ek raporda özetle: " Davacı ve dava dışı ... arasında bir ticari ilişkinin olduğu ve bu ilişkiden dolayı borçlu olduğu, Davacının defter ve belgelerinin kendi lehine delil niteliği taşıdığı, Davalının dava konusu çek ile ilgili dosya kapsamına bir belge sunmadığı ve davalının eline nasıl geçtiğinin bilinemediği, Dava konusu çekin Dava dışı ... - ...'ın elinden rızası dışında çıktığı, bu sebeple Lehtar ...” dan sonra ciro silsilesinin koptuğu" şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir. Yine Mahkememiz ara kararı gereği alanında uzman mali bilirkişiden 2. ek rapor aldırıldığı ve bilirkişinin sunmuş olduğu 2. ek raporda özetle: " Davacı ve dava dışı ... arasında bir ticari ilişkinin olduğu ve bu ilişkiden dolayı borçlu olduğu, Davacının defter ve belgelerinin kendi lehine delil niteliği taşıdığı, Dava konusu çekin arkasında cirantaları bulunan davalı şirketler ile Davacı arasında defterlerinde ticari bir ilişkiye rastlanmadığı" şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir. Mahkememiz ara kararı gereği dosyanın Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesi'ne gönderildiği ve mahkememize sunulan raporda özetle: " İnceleme konusu çekin keşide tarihinin aylar hanesinin onlar basamağında evvelce bulunan "1" rakamının fiziksel yöntemlerle silinerek farklı fiziki evsata bir kalem ile "0" rakamının yazılmış olduğu" şeklinde rapor sunulmuştur. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; davacının sahtecilik iddiasının ATK'dan alınan rapor ile ispat edildiği, takibe konu çekin 30/11/2022 olması gereken keşide tarihinin 30/01/2022 şeklinde tahrif edildiği, icra takip dosyasının incelenmesinde takibin 04/02/2022 tarihinde başlatılmış olduğu dolayısıyla takip tarihi itibariyle muaccel bir çekin bulunmadığı ve sahtecilik iddiasının herkese karşı ileri sürülebilecek nitelikte mutlak defi olduğu dikkate alındığında bahse konu çek bakımından davalılar Dalyanlar ... Ltd. Şti, ... Şti., ... Ltd. Şti. Ve müteveffa ... mirasçılarına davacının borçlu olmadığının tespitine, ... 14. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası bakımından ise alacaklı olarak işlem yapan ... mirasçıları olan davalılara davacının borçlu olmadığının tespitine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. Ayrıca imzaların istiklali prensibi kabul edilse dâhi davalılar hakkında UYAP üzerinden yapılan sorgulamada birden çok menfi tespit davası ile resmi belgede sahtecilik suçlarından soruşturma ve kovuşturmaların bulunduğu, mahkememizce alınan bilirkişi raporlarında davalıların birbirleri ile herhangi bir ticari ilişkisi olup olmadığının tespit edilemediği ancak davacı ile davalıların herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığının tespit edildiği, davalıların bu kapsamda Türkiye genelinde çalınan/kaybolan çekleri temin ederek sahte cirolar ile dolaşıma soktuğu kanaati mahkememizde hâsıl olduğundan davalılar bakımından kötü niyet ve ağır kusurun varlığı da gözetildiğinde menfi tespit yönünden çekte ciranta olarak bulunan davalılar bakımından da davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, A-1)Davacının ... 14. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı dosyası bakımından davalı müteveffa ... mirasçıları olan davalılara BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, A-2)Alacağın % 20'si olan 10.000,00 TL kötü niyet tazminatının müteveffa ... mirasçıları olan davalılardan alınarak davacıya verilmesine, B-Davacının ...'a ait 30/01/2022 keşide tarihli, keşide yeri ... olan ... çek numaralı 50.000,00 TL bedelli çek nedeniyle davalılar ... Ltd. Şti, ...Tic. Ltd. Şti., ...Şti. Ve müteveffa ... mirasçılarına BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, C-Davacının çekin istirdatı talebinin USULDEN REDDİNE, D-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.415,5‬ TL harçtan peşin alınan 853,88 TL'nin mahsup edilerek bakiye 2.561,62 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, E-Davacı tarafından yatırılan 853,88 TL peşin harç, 80,70 TL başvuru harcı gideri toplamı olan 934,58‬ TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, F-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden davanın kısmen kabul edilen 50.000,00 TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi gereği takdir olunan 30.000,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, G-Davalılar kendilerini bir vekil ile temsil ettirmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, H-Davacı tarafından yapılan 4.185,00 TL tebligat, posta gideri, 4.775,00 TL ATK rapor ücreti ile 3.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 11.960‬,00 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, I-Davalılar tarafından yapılan her hangi bir masraf bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, J-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 01/07/2025 Katip e-imzalıdır Hakim e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/144, K. 2025/582, T. 01.07.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-144-e-2025-582-k-a432b9f41f7e