İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/853 E. 2024/872 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/853
Karar No
2024/872
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/853 Esas KARAR NO : 2024/872 DAVA : Şirketin Feshi DAVA TARİHİ : 28/12/2021 KARAR TARİHİ : 21/11/2024 Mahkememizde açılan davanın yapılan yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; müvekkilinin davalı şirkette 49.000,00-₺ sermaye ile ortak olduğunu, davalı şirketin hakim pay sahibi ve yönetim kurulu başkanının dava dışı ... olduğunu, şirketin 28.10.2019 tarihinde müvekkili ve diğer ortak ... arasındaki ilişki devam ederken kurulduğunu ve ortaklık ilişkisinin temelini taraflar arasındaki ilişşkinin oluşturduğunu, müvekkilinin kuruluş tarihinden 24.05.2021 tarihine kadar şirkete bağlı ... Merkezinde bizzat fiziken çalıştığını, kendisine ücret ya da kâr payı ödenmediğini, müvekkilinin kuruluştan bu yana şirketin işleyişi ile ilgili diğer ortaktan bilgi alamadığını, kar dağıtımı yapılmadığını, şirket bilançolarının gösterilmediğini, hakim ortak etkisi nedeniyle ,,, tarihli Genel Kurul toplantısı sonucunda alınan kararlar ile müvekkilinin yönetim kurulu üyeliğinin sonlandırıldığını, şirketin muvazaalı işlemler ile borçlandırıldığını, dava dışı ortağın müvekkilini darp etmesi neticesinde ,,, Cumhuriyet Başsavcılığı ,,,soruşturma numaralı dosyası ile şikayet başvurusunda bulunulduğunu, ilgili davanın ,,, 38.Asliye Ceza Mahkemesinin ,,, esas sayılı dosyası üzerinden görülmeye devam edildiğini, şirketin kötü yönetildiğini, ortaklar arasında yaşanan husumetin şirketin haklı nedenle feshi için yeterli koşul sayılması gerektiğini belirterek davanın kabulü ile şirketin haklı nedenle feshine, mümkün olmaması halinde mümkün değilse müvekkilinin davalı şirketten çıkmasına izin verilmesine, haklı nedenle çıkma halinde ayrılma akçesi ve kar payının karar tarihine en yakın gerçek değerinin ödenmesine bu bedele dava tarihinden itibaren avans faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; davalı şirketin bünyesinde faaliyet gösteren ... Merkezi adına kaşesiz ve imzasız çok sayıda irsaliyeli fatura düzenlendiğini, şirkete herhangi bir para girişinin bulunmadığını, söz konusu paraların aralarında davacı ...’nun da olduğu bazı kişilerin uhdesine geçirildiğinin anlaşıldığını, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma numaralı dosyası üzerinden işbu hususa dair şikayetin incelendiğini, davacının TCK m. 155’te düzenlenen güveni kötüye kullanma ve TCK m.207’de düzenlenen özel belgede sahtecilik suçlarını işlediğinin sabit olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Uyuşmazlığın çözümü için olayda şirketin haklı nedenle fesih ve tasfiye koşullarının mevcut olup olmadığının, şayet şirketin fesih ve tasfiye şartları oluşmuş ise çıkma sureti ile fesih ve tasfiyeye gidilmeden şirketin devamı olasılığının bulunup bulunmadığı, bu bağlamda şirketin aktif ve pasiflerinin tespiti ile şayet çıkmaya karar verilecek olursa ayrılma akçesinin ve kar payının ödenmesi koşullarının oluşup oluşmadığının ve tutarının tespiti hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, 17.08.2023 ve 12.02.2024 tarihli bilirkişi heyeti raporlarında neticeten belirtilen eksik evrakların mahkeme kaleminde hazır edilmesi için 24.06.2024 tarihli ara kararın davalı taraf vekiline TK md. 35 kapsamında 08.07.204 tarihinde tebliğ edilmiş, ilgili ara karar kapsamında davalı tarafça bilirkişi ek raporunda belirtilen eksik belgelerin mahkememiz kaleminde hazır edilmediği, süreç içerisinde dosyaya yazılı beyanda bulunulmadığı anlaşılmakla 24.06.2024 tarihli ara karar kapsamında tayin olunan gün ve saatte bilirkişi incelemesi yapılamadığına dair 17.07.2024 tarihli tutanağın imza altına alındığı anlaşılmıştır. ...Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ...sicil numarasında kayıtlı ...'nin ana sözleşmesinin 28/10/2019 tarihinde tescil edildiği, şirketin güzellik salonu hizmeti konusunda faaliyet gösterdiği anlaşılmaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun haklı sebeplerle fesih başlıklı, 531. maddesinde “Haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden payların sahipleri, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebilirler. Mahkeme, fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir." şeklindedir. Mevzuata ve yerleşik içtihata göre, asıl olan öncelikle şirketin tüzel kişiliğini ayakta tutmak ve fesih yerine talep edenin çıkma payının ödenmesi veya duruma uygun başka bir çözüme hükmetmektir. Buna karşılık, somut olayda, davalı şirketin yargılamayı takip etmediği, davalı şirketin tüzel kişiliğinin devamı yönünde bir iradesinin olduğuna dair dosyaya yansıyan bir delil bulunmadığı, taraflar arasında ceza yargılamasına intikal eden uyuşmazlık mevcut olduğu, davacının çıkma payının hesaplanmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından davalı şirketin feshi dışında başka makul bir çözüm olanağı bulunmadığı sonucuna ulaşılmış ve davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm verilmiştir. HÜKÜM / Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... aleyhine açılan davanın kabulüne, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... ticaret sicil sırasında kayıtlı davalı ...'nin haklı nedenlerle feshine, Tasfiye memuru olarak ...'ın atanmasına, Tasfiye memuruna bir kereye mahsus 60.000,00-₺ ücret takdiri ile tasfiye işlemleri için 5.000,00-₺ olmak üzere toplam 65.000,00-₺ tasfiye giderinin davacı tarafından depo edilmesine, Karar kesinleştiğinde ve ücret yatırıldığında tasfiye memurunun göreve başlamasına, 2-Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-₺ karar harcından başlangıçta peşin alınan 59,30-₺'nin mahsubu ile bakiye 368,30-₺'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Davacı tarafından yapılan 18.000,00-₺ bilirkişi ücreti, 509,60-₺ tebligat posta gideri olmak üzere toplam 18.509,60-₺ ile 127,10-₺ harç gideri olmak üzere toplam 18.636,70-₺ yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca davacı vekili lehine takdir olunan 30.000,00-₺ maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde HMK 333 maddesi uyarınca davacıya iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 21/11/2024 Başkan ... e-imza Üye ... e-imza Üye ... e-imza Katip ... e-imza

Atıf: İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/853, K. 2024/872, T. 21.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-853-e-2024-872-k-6dec85d8a912