İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/381 E. 2024/853 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/381
Karar No
2024/853
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/381 Esas KARAR NO : 2024/853 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/06/2021 KARAR TARİHİ : 19/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Tarafımızca ... 21. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile 20.01.2021 tarihinde; 08-05-2020 düzenleme tarihli ... fatura numaraları 13.840,02 TL tutarlı fatura, 30-05-2020 düzenleme tarihli ... fatura numaralı 14.860,02 TL tutarlı fatura, 18-06-2020 düzenleme tarihli ... fatura numaralı 15.460,01 TL tutarlı fatura (9.160,05 TL kısmı ödenmiş), belirtilen fatura alacaklarına dayanarak icra takibi başlatılmıştır. Davalı borçlu 11.02.2021 tarihinde borcun tamamına, faizine, tüm fer'ilerine itiraz etmiş olup, takip durmuştur. Tarafımızca yapılan itiraza karşı 09.03.2021 tarihinde dava şartı olan arabuluculuk başvurusunda bulunulmuştur. Davalı/borçlu ile yapılan müzakereler sonucunda anlaşmaya varılamamıştır. Takibe konu alacağa dayanak belgeler, ticari ilişkisi kömür satımından kaynaklı düzenlenen "e-fatura"lardır. Konu ticari ilişkide müvekkil kendi edimi olan kömürleri davalı borçluya teslim etmiş olup bu teslime ilişkin sevk irsaliyesi düzenlenmiştir.Davalı borçlu ise kendi edimi olan ücret ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemiştir. Takibe konu faturalar icra takibinden önce borçluya e-fatura aracılığıyla tebliğ edilmiştir. Borçlu faturaları aldığı tarihten itibaren 8 gün içinde mezkur faturaların içeriğine ya da miktarına ilişkin herhangi bir itirazda bulunmayıp fatura içeriğini kabul etmiştir. Davalı borçlu tarafından, icra takibine konu fatura bedellerine ilişkin, 31.02.2021 tarihinde yani icra takibinden sonra alacaklı müvekkil ...'na 15.000,00 TL bedelli çek ciro edilmiştir. Borca istinaden düzenlenen işbu çekin keşide tarihi takip tarihinden ve hatta borca itiraz tarihinden sonradır. Takip başlatıldıktan sonra yapılan ödemelerin borçlu açısından icra takibini sonlandırmayacağı, bu durumun alacaklı lehine olduğu yerleşik yargıtay içtihatları ve Hukuk Genel Kurulu kararlarında açıktır. Son olarak; huzurda olan dava özünde tahsil istemini de barındırmakla, burada borçlunun takip sonrası yaptığı ödemelerinin de nazara alınması zorunludur. Yine belirtilmemizde fayda var ki; alacak miktarının, takip ya da dava tarihindeki koşullara göre belirlenmesinin, itirazın iptali davasında hükmolunan miktar üzerinden tahsiline karar verilebilecek bir tazminat türü olan ve bağımsız bir dava konusu yapılamayan icra inkar tazminatının miktarına da etkili olacağı açıktır. Borçlunun ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibine yaptığı itirazının iptaline, Takibe itiraz tarihi itibariyle takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine ,yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini.." talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Davalıya gönderilen (uets' ye gönderilenden önceki) tebligatlar usulsüzdür. Davalı ... A.Ş. eldeki davadan, UETS tebligat adresini oluşturması ve bu adrese gelen tebligatı öğrenmesi ile 03/11/2021 tarihinde haberdar olmuştur. Sayın mahkemenizden gönderilen tebligatlar usulsüzdür. ... barkod numarası ile davalı ... A.Ş.' ye gönderilen tebligat, sayın mahkemeye bila tebliğ iade geldiğinden, usulsüzlüğü burada tartışmanın gereği yok gibi görünse de, daha sonraki tebliğ işleminin Tebligat Kanunu 35' e göre tamamlanmasının gerekçesi anılan bila tebliğ işlemi olduğundan, ... borkodlu usulsüz işlemden sonra Tebligat Kanunu 35 'e göre işlem yapılması da usulsüzdür. Tebligat Kanunu' nun Tüzel Kişilere tebligatı düzenleyen 12. ve 13. Maddedeki silsileye ve usule uyulmadan gerçeklemiştir. Mazbataya yansıyan şekliyle ... kim olduğu belli değildir. Ayrıca davalı ... A.Ş. belirtilen adresten taşınmamıştır. Hazır kaşe ile bu işin yerine getirilmeye çalışılması, tebliğ işleminin savsaklanması anlamına gelmekte, tebligatı usulsüz hale getirmektedir. Davaya konu usulsüz bila tebliğ işlemi, sayın mahkemece yerine getirilen Teb.K.35 uygulamasını da tek başına usulsüz hale getirmiştir. 31.02.2021 tarihli çekin teslim tarihi olarak keşide tarihini baz alması, Türkiye' de olan bir durum değildir. Türkiye' de çek, vade alma aracı olarak kullanılmaktadır. Bu husus yasal olarak vadesinden önce ibraz edilmeme konusunda yasa koyucunun kanun koymasından da bellidir. Davacının bu iddiası gerçeği yansıtmamaktadır. Davacıya davalı müvekkilin borcu olmadığı halde haksız yere alacak iddiasında bulunmaktadır. Defter kayıtları ile diğer ticari belgeler, bahsettiğimiz tüm hususlarda davacıyı değil, davalıyı doğrulayacaktır. Davalıya Tebligat Kanunu 35. Maddeye göre gönderilen tebligatın öncülü durumundaki ... barkod numaralı tebliğ işlemi, Tebligat Kanunu ve Tebligat Tüzüğü uyarınca usulsüzdür. Bu sebeple Teb. Kanunu 35' e göre gönderilen tebligat işlemi de usulsüzdür. Ayrıntısıyla bahsettiğimiz nedenler ve re'sen gözetilecek sebeplerle, davalıya mahkemenizden gönderilen usulsüz tebligatlar nedeniyle davadan haberdar olduğumuz tarihin 03/11/2021 olduğunun tespitine, haksız davanın reddine, davanın haksız oluşu nedeniyle dava sonunda davacının İİK 67/2 uyarınca tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık parasının davacıya yükletilmesine karar verilmesini.." savunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Mahkememizce ... 21.İcra Dairesinin ... takip sayılı dosyası getirtilmiş olup incelenmesinde; alacaklısı ... tarafından, borçlu ... Şirketi aleyhine olmak üzere toplam 35.000,00TL'nin icra takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %16,75 oranında faiz işletilmek kaydı ile tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, yasal süresinde borçlu vekilinin borca ve fer'ilerine itiraz ettiği, itiraz sonucunda icra takibinin durduğu, iş bu itirazın iptali davasının mahkememize İİK.m.67 hükmü uyarınca 1 yıllık yasal süresi içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece uyuşmazlığın çözümü için tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiştir. Bilirkişiden alınan 04/04/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Davalı ... A.Ş'nin incelenen 2020-2021 takvim yılına ait defter ve belgelerinin sahipleri lehine delil vasfına haiz olduğu, 7.2. 21.01.2021 İcra takip tarihi itibariyle davalının borcu olmadığı, husumete konu edilen faturalar sebebiyle tanzim ettiği fiyat farkı faturaları sebebiyle 10.425,99 TL. alacaklı olduğu, fiyat farkı faturaları dikkate alınmasa dahi bu faturalardan önce de, davacıdan 525,77 TL. alacaklı olduğu, hal böyle olunca; davacının icra takibi ile talep ettiği 35.000,00 TL. ana para talebinin yerinde olmadığı, Ancak; Davacının, 20.02.2020 tarihinde tanzim ettiği 19.686,00 TL. tutarındaki fatura ve fatura muhteviyatı ürünlerin davalıya teslim edildiğine ilişkin belge sunulması halinde alacaklı duruma geçebileceği, bu belgelerin davacı tarafından dava dosyasına sunulmasının akabinde dosyanın tarafıma ek rapora gönderilmesi gerektiği, İcra inkâr ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesi meselesi Sayın Mahkemenizin münhasıran yargılama yetkisine dair bir husus olduğu.." rapor edilmiştir. Bilirkişiden alınan 10/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; " Davacı tarafın bilirkişi kök raporuna yaptığı itirazlar işbu ek raporun 2.maddesinde kritik edilmiş olup; kök rapordaki tespit ve değerlendirmeyi değiştirecek herhangi bir hususa rastlanmadığı, davacının alacağının, ... 21.İcra Müdürlüğü ...E. numaralı icra dosyasında icra takibine konu ettiği 3 adet faturadan kaynaklanmadığı; “Davalıya tanzim ettiği ve davalının ticari defter kayıtlarında olmayan ancak davalı tarafından BA beyan edilmiş 20.02.2020 tarihli 19.686,00 TL tutarındaki faturadan kaynaklandığı ve buna göre kök rapor sonrası sunulan belgeler dikkate alındığında; söz konusu fatura davalının ticari defter kayıtlarında olmasa dahi faturanın davalı tarafından beyanı ile beyan edildiği yani faturanın davalıya teslim edildiğininin anlaşıldığı, fatura içeriği kömürün, nakliyeci vasıtası ile davalıya teslim edileceğine ilişkin sevk İrsaliyesi tanzim edilmiş ise de, söz konusu ürünün nakliyeciye teslim edildiğine ilişkin taşıma irsaliyesinin olmaması sebebiyle, fatura içeriği kömürün davalıya teslim edilip edilmediğine ilişkin takdirin sayın mahkemeye ait olduğu, sayın mahkeme 20.02.2020 tarihli 19.686,00 TL tutarındaki fatura içeriği kömürün davalıya teslim edildiği ve bu faturanın davacı alacağı olarak kabul edilmesi yönünde kanaate olması halinde davacının, davalıdan 19.160,23 TL. alacaklı olduğu, bu durumda; davacının, davalıdan 19.160,23 TL. için 21.01.2021 icra takip tarihi itibariyle faiz talep edebileceği, Sayın Mahkeme söz konusu faturanın davacı alacağı olarak kabul edilmemesine yönelik Takdirde bulunması halinde ise davacının, davalıdan alacağının olmadığı, davalıya 525,77 TL borcu olduğu.." rapor edilmiştir. Malın teslimini ispat külfeti davacı satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını ispatı için yeterli olmayıp, alacağın varlığının başka delillerle alacaklı tarafından ispatlanması gerekir. Takibe ve davaya konu faturanın davalı ticari defterlerinde kayıtlı olması halinde veya davalının bağlı olduğu vergi dairesi müdürlüğüne BA formları ile bildirilmiş olması halinde fatura içeriği malların/hizmetin davalıya teslim edildiğinin/verildiğinin kabulü gerekir. (Emsal: Yargıtay 19. HD' nin ...E., ...K. ve... E.K. sayılı ilamı) Davacı taraf icra takibinde alacağını cari hesaba değil 14.680,02 TL, 13.480,02 TL ve 6.299,96 TL bedelli 3 adet faturaya dayandırmıştır . Davalı tarafça taraflar arasındaki cari hesap ilişkisi nedeniyle borç karşılığı davacıya çekler verilmiş mahkememizce yazılan müzekkerelere ... A.Ş 'nin 13.05.2024 tarihli cevabında 10.000 TL bedelli 21.10.2020 keşide tarihli ... seri numaralı keşidecisi ... olan çek ... A.Ş tarafından takas aracılığıyla tahsil edildiği, ... 13.05.2024 tarihli cevabında... a.ş'ye ait ... seri numaralı 15.000 TL bedelli çekin 01.03.2021 tarihinde tahsil edildiği şeklinde cevaplar verilmiştir. Davacı vekili her ne kadar takibe itirazdan sonra müvekkiline davalı tarafça çek verildiği iddiasında bulunmuşsa da tarafların ticari defterlerindeki kayıtlara göre ileri keşide tarihli olan 10.000 TL ile 15.000 TL bedelli çeklerin ödeme aracı olarak mal tesliminden sonra dosyaya sunulan imzalı çek çıkış bordrosuna göre 01.09.2020 tarihinde davacıya verildiği, davacı tarafından ödeme aracı olan ileri keşide tarihli iş bu çekleri kabul ettiği fakat çekin vadesinden önce faturalara dayalı icra takibini başlattığı anlaşılmıştır . Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı ile davalı arasında süregelen bir ticari ilişkinin bulunduğunun tarafların kabulünde olduğu, davacı tarafça tanzim edilen faturaların ödenmediği iddia edilerek davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle iş bu davanın açılmış olduğu; takibin 3 adet faturadan kaynaklanıyor olması nedeniyle tarafların ticari defter ve kayıtlarının ispat hususunda önem arz ettiği, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucunda tanzim edilen ve mahkememizce hükme esas alınan Bayram Kızıltepe tarafından oluşturulan bilirkişi raporlarına göre; davacı tarafından düzenlenen takibe dayanak faturaların hem davacı hemde davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının faturaya konu hizmeti faturanın ticari defterine kaydedilmiş olması nedeniyle aldığının kabulü gerektiği, taraflar arasındaki uyuşmazlık kaynağının yapılan ödemelerin ticari defterlere kaydının yapılmamış olmasından ve davacı tarafından davalıya satılan 19.686 TL 'lik mal satışının davalının ticari defterlerine kayıt etmemesinden kaynaklandığı , Davalı ... A.Ş'nin incelenen ticari defterlerinde takibe konu ...,...,... evrak numaralı faturaların kayıt edildiği, her ne kadar davacı tarafça alacak faturaya dayandırılmışsa da taraflar arasında bir cari hesap ilişkisininde söz konusu olduğu , cari hesapta borca mahsup edilmek amacıyla davalı tarafça 01.09.2020 tarihinde 21.10.2020 keşide tarihli ... seri numaralı 10.000 TL bedelli ... çeki ile ... a.ş'ye ait ... seri numaralı 15.000 TL bedelli çekler verildiği, verilen bu çeklerin borç ilişkisinde takibe konu faturadan önceki cari hesap borçlarının tahsili amacını da taşıdığı davacının da bu ileri ödeme tarihli çekleri kabul ederek ticari defterlerine işlediği fakat tahsilatlarını ticari defterlere kayıt etmediği, yine davalı tarafça kredi kartıyla cari hesap borç ilişkisinden düşülmesi için 19.986 TL'lik ödeme yapıldığı, yapılan tahsilatların öncelikle cari hesaptaki borçların düşülmesi gerektiği, BA/BS formlarında mal alım ve teslimine ilişkin kayıtların her iki tarafça bağlı bulundukları vergi dairelerine bildirdikleri, çeklerin tahsil edildiği, davalı tarafın yaptığı ödemeler düştüğünde davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 19.160,23 TL alacaklı olduğu , davalı tarafça devam eden başkaca cari hesap ilişkilerindeki bir kısım faturaları kendi ticari defterine işlemediği fakat BA formuyla vergi dairesine bildirdiği, ( 20.02.2020 tarihli 19.686 TL bedelli fatura) davalı tarafça düzenlenen fiyat farkı faturalarının davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmaması nedeniyle fiyat farkı alacağının davalı lehine doğmadığı bu yöndeki kayıtlara mahkememizce itibar edilemeceği, davalı tarafından kredi kartı ( 19.686 TL) ve 25.000 TL bedelli çek ödemeleri düşüldükten sonra davacının davalıdan 19.160,23 TL alacağının bulunduğu, davalının borç miktarını ödediğine ilişkin savunmada bulunmadığı gibi ödemeye ilişkin bir belge de sunamadığı, bu sebeple davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın kısmen yerinde olmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne, alacağın cari hesaptan kaynaklanın likit bir alacak olması nedeniyle davacı lehine takdiren %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davacının takipte kötü niyetli olduğuna dair delil sunulmadığından yasal şartları oluşmayan kötü niyet tazminat talebinin dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen kabulü ile davalı yanın ... 21. İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 19.160,23TL üzerinden takip talebindeki hal ve şartlarla devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Kabul edilen alacağın %20 si olan 3832,04 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Red edilen kısım yönünden yasal şartları oluşmayan kötü niyet tazminat talebinin reddine, 4-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.308,83TL harçtan peşin alınan 422,72TL'nin ve davacı tarafça icra dosyasına yatırılan 175,00TL harçların toplamı olan 592,72TL'nin mahsup edilerek bakiye 711,11TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red durumuna göre 853,99TL'sinden davacı tarafın, 706,00TL'sinden davalı tarafın sorumlu olması kaydı ile tahsili ve hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 422,72TL peşin harç, 59,30TL başvuru harcı gideri toplamı olan 482,02TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı vekil ile temsil edildiğinden davanın kısmen kabul edilen 19.160,23TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan AAÜT gereği takdir olunan 19.160,23TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı vekil ile temsil edildiğinden davanın kısmen red edilen 15.839,77TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan AAÜT gereği takdir olunan 15.839,77TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 250,00TL tebligat, posta gideri ile 3.994,45TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.450,00TL yargılama giderinden kabul ve red durumuna göre 2.323,56TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair davacının yüzüne karşı davalının yokluğunda kesin olarak karar verildi. 19/11/2024 Katip e-imzalıdır Hakim e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/381, K. 2024/853, T. 19.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-381-e-2024-853-k-94b6cbf29e8c