İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/8 E. 2025/541 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/8
- Karar No
- 2025/541
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/8 Esas KARAR NO :2025/541 DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:06/01/2025 KARAR TARİHİ:19/09/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Davacının ...'taki otelinde davalı şirketin konaklama, yiyecek ve içecek hizmetleri aldığını, bu hizmetlere ilişkin toplam 1.248.605,00 TL bedelli faturalardan yalnızca 928.000,00 TL'sinin ödendiğini, bakiye 320.605,00 TL'nin ödenmediğini, davalının bu borcunu ödememesi üzerine davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz ederek takibi durdurduğunu, daha önce borcun büyük kısmını ödeyerek kalan borcu zımnen kabul ettiğini, arabuluculuk sürecinde anlaşmaya varılamadığını, yapılan itirazın alacağın tahsilini sürüncemede bırakmak ve kötü niyetli olarak takipten kaçınmak amacıyla gerçekleştirildiğini beyan ederek, davalının .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, davalının icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Davalının, davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, borca ve ferilerine itiraz edildiğini, alacağını ispat yükünün davacıda olduğunu, fatura düzenlenmiş olmasının tek başına borç doğurucu nitelikte olmadığını, taraflar arasında yazılı veya geçerli bir sözleşme ilişkisi bulunmadığını, teslim ve ifaya dair iddiaların yazılı delille ispatlanması gerektiğini, Yargıtay kararları uyarınca faturanın temel borç ilişkisini doğurmadığını, şirketi temsil ve ilzama yetkili olmayan kişilerle yapılan işlemlerin davalı şirkete bağlanamayacağını, icra takibine konu alacağın yargılamayı gerektirdiğini, bu nedenle icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığını, aksine işbu davanın haksız ve kötü niyetli olarak açıldığını, bu sebeple davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyası, arabuluculuk son tutanağı, davacı ve davalı şirketin 2023/2024 yıllarına ait BA/BS formları, davacı ve davalı şirketin ticari defter kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; dava davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine fatura alacağından kaynaklı İİK 67 maddesi kapsamında açılan itirazın iptali davasıdır. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının, davacıya ait otelde yiyecek, içecek ve oda konaklama hizmeti aldığını, davalı adına faturaların düzenlendiğini, faturaların kabul edildiğini, fatura borcunun 928.000,00 TL'lik kısmının ödendiğini, 320.605,00 TL'lik kısmının ödenmediğini bu nedenle başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; salt faturanın düzenlenmiş olmasının alacağın varlığını kanıtlamadığını, faturaya itiraz edilmemesinin fatura içeriğini kabul sonucunu doğurmadığını, davacının fatura içeriği hizmeti verdiğini ve verilen hizmet kapsamında harcama yapıldığını ispat etmek zorunda olduğunu belirterek davanın ve icra inkar tazminatı talebinin reddi ile davacının kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 13/12/2024 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır. Bu açıklamalar ışığında davacı ve davalının sunmuş oldukları tüm deliller dosya içerisine alınmış, icra dosyası getirtilerek incelenmiş, davacının ve davalının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için bilirkişi raporu alınmıştır. .... İcra Müdürlüğünün 2024/... E. Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 320.605,00 TL borcun ödenmesi amacıyla 11/10/2023 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 12/11/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 07/11/2024 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce davacı ve davalının ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde Mali Müşavir Bilirkişi... tarafından 21/05/2025 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre; "Davacının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64/3 maddesi ve Vergi Usul Kanunu'nun 182. maddesi uyarınca tutulması zorunlu olan defterlerinin, 2023 yılı itibarıyla E-Defter uygulamasına geçmiş olduğu, elektronik defterlerin beratlarını yasal süreler içinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine başarıyla yüklenmiş ve onaylandığı, bu uygulamada yalnızca Envanter Defteri'nin noter onayına tabi olduğu ve davacının 2023, 2024 yılları envanter defteri açılış onayının yasal süreler içinde yapıldığı görülmekle sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, davacının incelenen ticari defterlerine göre, davacı 120. Alıcılar hesap kodu altında davalı ile olan cari ilişkilerini takip etmekte olup, Davacının ticari defterleri incelendiğinde, davalı adına düzenlenen ve cari hesap alacağını oluşturan 12 adet olmak üzere 1.248.605,00 TL tutarlı faturanın davacı muhasebe kayıtlarında işlendiği görülmüştür. Bu faturalar 120 hesap kodu altında kaydedilmiş olup faturaya karşılık yapılan toplamda 928.000,00 TL davalı ödemesi sonrasında düzenlenen faturalardan kaynaklı, davacının takip tarihi (11.10.2023) itibarıyla davalıdan 320.605,00 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu, iş bu alacağını da 128. Kodlu Şüpheli Ticari Alacaklar hesabına aktardığı tespit edildiği, davalının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64/3 maddesi ve Vergi Usul Kanunu'nun 182. maddesi uyarınca tutulması zorunlu olan defterlerinin, 2023 yılı itibarıyla E-Defter uygulamasına geçmiş olduğu, elektronik defterlerin beratlarını yasal süreler içinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine başarıyla yüklenmiş ve onaylandığı, bu uygulamada yalnızca Envanter Defteri'nin noter onayına tabi olduğu ve davacının 2023, 2024 yılları envanter defteri açılış onayının yasal süreler içinde yapıldığı görülmekle sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, davalının incelenen ticari defterlerine göre, davalı 320. Satıcılar hesap kodu altında davacı ile olan cari ilişkilerini takip etmekte olup, Davalının ticari defterleri incelendiğinde, davacı tarafından düzenlenen toplam 12 adet faturanın ve faturalar karşılık yapılan ödemelerin 320. Hesap kodunda işlendiği, yapılan işlemler sonucunda davalının takip tarihi (11.10.2023) itibariyle davacı yana 321.375,01 TL cari hesap bakiye borçlu olduğu tespit edildiği, takip tarihi olan 11.10.2023 itibarıyla davacı taraf, kendi ticari defterlerinde davalı taraftan 320.605,00 TL alacaklı olduğu, buna karşılık, davalı taraf, kendi ticari defterlerinde 321.375,01 TL borçlu olarak yer aldığı, bu durumda, her iki tarafın defterlerinde yer alan tutarlar arasındaki fark, muhasebe açısından dikkate değer bir büyüklükte olmadığı, bu gibi küçük farkların, ticari defterlerde genellikle karşılaşılan bir durum olduğu göz önünde bulundurulduğunda, bu farkların olağan olduğu ve tarafların ticari defterlerinin birbirini teyit eder nitelikte olduğu kanaatine varıldığı, tarafların 2023-2024 yılları BA-BS formları incelendiğinde, 2024 yılında herhangi bir bildirimin yer almadığı, 2023 yılında davacı tarafından davalı adına düzenlenen 12 adet KDV hariç toplam 1.120.910,60 TL bedelli faturanın davacı tarafından BS, davalı tarafından ise BA bildiriminde bulunduğu, diğer yandan davalı tarafından düzenlenen 1 adet KDV hariç 16.363,64 TL bedelli faturanın da davacı tarafından BA, davalı tarafından ise BS bildiriminde bulunduğu, buna göre tarafların BA-BS bildirimlerin uyumlu olduğu, davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturanın E-Fatura şeklinde usulüne uygun olarak düzenlendiği, yapılan incelemeler neticesinde, davacının ve davalının ticari defterlerinde yer alan faturaların tamamının, taraflar arasında mevcut ticari ilişkiye dayanarak düzenlendiği ve bu faturaların verilen hizmet bedeli karşılığında oluşturulduğu, ayrıca, 2023 yılı BA-BS bildirimlerinde, söz konusu fatura yönünden davacının BS, davalının da BA bildirimi verdiği, tüm bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde, davacı tarafından düzenlenen faturanın davalı tarafın bilgisi ve kabulü dahilinde olduğu, netice olarak, raporda yapılan incelemeler doğrultusunda davacı ve davalının ticari defter ve kayıtları ile dosya kapsamına göre, davacı yan tarafından davalı adına tanzim edilen faturalardan kaynaklı davacının takip tarihi (11.10.2023) itibarıyla davalıdan 320.605,00 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu" şeklinde rapor düzenlenmiştir. Taraflar arasında hizmet sözleşmesinden kaynaklı olarak ticari ilişki bulunduğu, davacı tarafından davalıya taraflar arasındaki ticari ilişki neticesinde davacı tarafından faturaların düzenlendiği, davacının ve davalının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, faturaların davacının ve davalının ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu, ve davacı ve davalı tarafından faturaların maliyeye bildiriminin yapıldığı, bu durumda davalının bu faturaların içeriği malı ve hizmeti teslim aldığına dair karine oluştuğu, aksini ispat yükünün davalı tarafa geçtiği, davalının TTK 21/2 maddesi gereği süresinde faturaları iade etmediği faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerektiği, ayrıca davalı tarafından faturalara istinaden kısmi ödeme yaptığı ve ödemenin davacı ve davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, bilindiği üzere kısmi ödeme malın ya da hizmetin alındığına karine teşkil edeceği anlaşılmakla, davalı tarafça borcu bulunmadığı hususunda ispata yarar delil ibraz edemediği, bu haliyle davacı taraf takip konusu bakiye fatura alacağından dolayı davalıdan alacaklı olduğunu ispat ettiği anlaşılmakla, düzenlenen uzman bilirkişi raporunun da mahkememizce dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bulunması nedeniyle davacı tarafın davalıdan takip konusu fatura alacağından kaynaklanan 320.605,00 TL alacağının bulunduğu sabit olmuştur. Davacı tarafça açılan davanın kabulü ile; davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına, asıl alacak likit olduğundan hükmolunan asıl alacağın %20'si (64.121,00 TL) oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı tarafça açılan DAVANIN KABULÜ ile; a) Davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına, b) Hükmolunan asıl alacağın %20'si (64.121,00 TL) oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 21.900,53-TL nisbi karar harcından peşin yatırılan 5.475,14-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 16.425,39-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 51.296,80-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafça yatırılan 615,40-TL başvuru harcı ve 5.475,14-TL peşin harç olmak üzere toplam 6.090,54-TL harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-Davacı tarafça yapılan 5.000,00-TL Bilirkişi ücreti ve 125,00-TL posta giderinden ibaret toplam 5.125,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 7-Davacı tarafça yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde davacıya re'sen iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 19/09/2025 Katip ... e-imzalı* Hakim .. e-imzalı*