İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/683 E. 2025/582 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/683
- Karar No
- 2025/582
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/683 Esas KARAR NO:2025/582 DAVA:6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit) DAVA TARİHİ:23/09/2025 KARAR TARİHİ:03/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Davalı ... A.Ş. tarafından, .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... sayılı icra dosyasıyla müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, ancak müvekkilinin davalı tarafa borcu bulunmadığını, takibe konu senetteki imzaların müvekkiline ait olmadığını, müvekkili tarafından atılmadığını, müvekkilin Mardin'de ikamet ettiğini davalı şirketi tanımadığını iddia ederek, İcra ve İflas Kanunu'nun 72/3 maddesi uyarınca, öncelikle vezneye giren paranın alacaklıya ödenmemesi ve icra takibinin durdurulmasına karar verilmesini, akabinde müvekkilinin borçlu olmadığına tespitine, icra takibinin iptali, davalının en az alacağın %20’si oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; dava, davacının .... İcra Müdürlüğünün 2025/... esas sayılı dosyasında davalı tarafa borçlu olup olmadığından ibaret menfi tespit davasıdır. 5235 sayılı ADLÎ YARGI İLK DERECE MAHKEMELERİ İLE BÖLGE ADLİYE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YETKİLERİ HAKKINDA KANUN’nun 5/5. maddesinde “Özel kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı takdirde, ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak, daireler arasındaki iş dağılımı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenebilir. Bu kararlar Resmî Gazete’de yayımlanır. Daireler, tevzi edilen davalara bakmak zorundadır.” hükmü yer almaktadır. Görüldüğü üzere, esasen bir iş dağılımı olan bu husus, kanunun “Daireler, tevzi edilen davalara bakmak zorundadır.” lafzı ile neredeyse bir görev ilişkisi gibi düzenlenmiştir. Bunun içindir ki, eldeki davaların istinaf incelemesine bakan İstanbul BAM 13. HD’nin 28.12.2023 tarih, 2023/1132 E ve 2023/2120 K sayılı emsal kararında; “…Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 35 inci maddesine dayalı olarak verdiği, ... sayılı, Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairelerinin kesin nitelikteki kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine yönelik 16/10/2023 tarihli ilamı ile; Hakimler ve Savcılar Kurulu 1 inci Dairesi'nin 25/11/2021 tarihli ve 1232 sayılı kararının, mahkemelerin görevine ilişkin değil daireler arasındaki iş dağılımının belirlenmesine ilişkin olduğu, diğer ifade ile kararda belirtilen finans davalarına bakacak asliye ticaret mahkemeleri ile aynı yerde bulunan diğer asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olmayıp iş dağılımı ilişkisi olduğu, bu sebeple, açılan davanın konusu banka ve finans uyuşmazlıklarına ilişkin ise adliye tevzi bürosunun, dosyayı anılan karar doğrultusunda ilgili mahkemeye tevzi etmesinin gerektiği, tevzinin yanlış yapılması durumunda dosya kendisine tevzi edilen asliye ticaret mahkemesinin, bu durumu tespit ederek dosyanın doğru daireye tevzi edilmek üzere tevzi bürosuna iadesine/gönderilmesine karar vereceği, dosya kendisine yanlış tevzi edilen asliye ticaret mahkemesinin vereceği kararın, teknik anlamda bir görevsizlik kararı olmadığı, gönderme kararı niteliğinde olduğu belirtilmiştir. Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde somut olaya dönüldüğünde; Hakimler ve Savcılar 1 inci Dairesinin 1232 sayılı kararında belirtilen asliye ticaret mahkemeleri ile aynı yerde bulunan diğer asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olmayıp, iş dağılımına ilişkin bulunduğundan, ilk derece mahkemesi tarafından davanın yanlış tevzii edildiğinin tespiti ile, dosyanın iş dağılımına göre finans davalarına bakmakla görevli İstanbul 6,7,8,9 Asliye Ticaret Mahkemeleri'ne tevzii edilmek üzere tevzii bürosuna iadesine/gönderilmesine ve esasın bu şekilde kapatılmasına karar verilmesi gerekirken, 6100 Sayılı HMK'nun 114/1-c ve 115/1 fıkraları uyarınca davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır.” denilmiştir. Görüldüğü üzere, anılan emsal kararda mahkemenin yaptığı yargılama sonunda verdiği karar irdelenmiş ve gönderme kararı verilmesi gerektiğinden, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmıştır. Bu emsal karar göz önüne alındığında, yargılamada daha en başta dosyanın iş dağılımı bakımından görevli mahkemeye gönderilmesi, HMK 30. maddesinde düzenlenen usul ekonomisi bakımından ehemmiyet arz etmektedir. Esasen mahkememizce, talep hakkında 24/09/2025 tarih, ... sayılı kararı ile bu bağlamda gönderme kararı verilmiş ise de, dosya kendisine tevzi olan .... Asliye Ticaret Mahkemesi 02/10/2025 tarih, ... sayılı kararı ile dosyayı karşı gönderme kararı ile mahkememize geri göndermiştir. Bilindiği üzere, iki mahkeme arasında yargı çevresi, görev ve kesin yetki halinde davaya bakmakta karşılıklı uyuşmazlık çıkması halinde merci tayini hususu HMK 21, 22 ve 23. maddelerinde düzenlenmiş olmasına karşın, iş dağılımı halinde çıkabilecek menfi uyuşmazlıklara dair sarih bir düzenleme yapılmamıştır. Bu noktada bir mevzuat boşluğu olduğunu söylemek mümkün. Öğretide de kabul edildiği üzere medeni usul hukukunda kıyasa başvurmak mümkündür. (PEKCANITEZ, Hakan, Medeni Usul Hukuku, 2016, 4. Bası, 59.s;ATALI, Murat, Medeni Usul Hukuku, 2023, 6. Bası, 16. S) O halde, görev ve yetkiye dair merci tayini hükümlerinin, iş dağılımı hususunda da kıyasen uygulanması mümkündür. Bunun için HMK 22. maddesine göre davaya bakacak ilk derece mahkemesini tayin edecek merci İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’dir. Yapılan bu izahatlardan da anlaşılacağı üzere, mahkememizce gönderme kararı verildikten sonra, dosya kendisine tevzi olan .... Asliye Ticaret Mahkemesi, kendisi de bu davaya bakmakla görevli görmüyorsa bu durumda HMK 22. maddesine göre merci tayini için dosyayı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’ne göndermesi gerekir idi. Zira dosyaya resen emsal olarak alınan İstanbul BAM 43. HD’nin 16.02.2023 tarih, 2023/220 E ve 2023/153 K sayılı kararı da bu yöndedir. Bu sebeple, anılan gerekçe ile merci tayini için dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememiz dosyasının merci tayini için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine, 2-Dosya esasının bu şekilde kapatılmasına Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda karar verildi. 03/10/2025 Katip ... e-imzalı* Hakim ... e-imzalı*