İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/14 E. 2025/544 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/14
Karar No
2025/544
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/14 Esas KARAR NO :2025/544 DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ:08/01/2025 KARAR TARİHİ:19/09/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; 10/03/2022 tarihinde sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen faili meçhul aracın seyir halinde iken yaya olan müvekkiline çarpması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza nedeniyle müvekkilinin yaralandığını, plakası tespit edilemeyen araç sürücüsü 2918 sayılı K.T.K.‘nın ilgili maddesini ihlal ettiğinden kusurlu olduğunu, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında plakası tespit edilemeyen aracın ... Hesabı'nın sorumluluğunda olduğunu, dava konusu talepler hususunda davalıya başvuru yapıldığını, davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, başvuru neticesinde davalı kurum nezdinde ... numaralı hasar dosyası oluşturulduğunu, dava konusu kazaya ilişkin ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/... numaralı dosyası ile soruşturma açıldığını, müvekkilinin söz konusu trafik kazası nedeniyle, ... Üniversitesi ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden 24/04/2024 tarihinde alınan maluliyet raporuna göre %6 oranında malul kaldığını, zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, bu sebeplerle; davanın belirsiz alacak davası olarak kabulü ile, maluliyet oranı dahil olmak üzere fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla, 50 TL Sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere şimdilik toplam 50 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, yapılacak yargılama nedeniyle oluşacak yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından müvekkili kuruma yapılan başvuru neticesinde ... hasar numaralı dosya oluşturulduğunu. müvekkili kurumun, yasal sorumluluğunu belirleyebilmek için gerekli incelemeleri yapmak zorunda olduğunu ancak başvuru sahibi tarafından kaza tarihinde yürürlükte olan Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenen sağlık kurulu raporu sunulmadan huzurdaki dava ikame edildiğini, davacı tarafından müvekkili Kuruma sunulan 24.04.2024 tarihli T.C. ... Üniversitesi ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Kurulu Raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmediğini, başvuru şartı yerine getirilmediğinden dava ikame edilmesinde müvekkili kurumun kusuru bulunmadığını, başvuru şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, 10.03.2022 tarihinde meydana gelen kaza ile ilgili olarak, kaza gününde herhangi bir tutanak düzenlenmediğini ve hiçbir mercie müracaatta bulunulmadığı görüldüğünü, kazadan 1 gün sonra davacının ... Polis Merkezi Amirliğine verdiği ifadede, karşıdan karşıya geçmek için yolu kontrol ettiğinde trafik sıkışık olduğundan her iki şeridin de durduğunu, kaldırımdan yola indiği esnada gri renkli, marka modelini ve plakasını alamadığı bir aracın sağ kolundan çarpıp durmadan hızlıca olay yerinden ayrıldığını, yaralanmasına sebebiyet veren şahıstan davacı ve şikayetçi olunduğu görüldüğünü, bu ifade dışında kaza ile ilgili herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığını, resmi ve yetkili bir hastane tarafından, Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik esasları çerçevesinde muayene edilmesi sağlanarak usul ve yasaya uygun olarak düzenlenmiş, şahsın trafik kazasından kaynaklanan arazları nedeniyle kesin ve kalıcı maluliyetini gösterir rapor aldırılması gerektiğini, kazadaki kusur oranının belirlenmesi için uzman bilirkişiler tarafından rapor düzenlenmesi gerektiğini, müvekkili kurumun tacir olmadığından ve taraflar arasında ticari bir iş de bulunmadığından, yasal faiz ile hesaplama yapılması gerektiğini, müvekkili kurumun sorumluluğunun, kaza tarihinde geçerli olan teminat limiti ve poliçesi bulunmayan aracın kusur oranı ile sınırlı olduğunu, tazminat ödenmesine hükmedilmesi halinde, bu sınırların aşılmasının hukuka aykırılık teşkil edeceğini, bu sebeplerle; davacı tarafın haksız ve hukuka aykırı davasının usulden reddine, reddedilen kısım bakımından yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, bilinmeyen araç sürücüsünün tespiti halinde davaya ihbarına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/... Soruşturma sayılı dosyasının UYAP kayıtları, 24.04.2024 tarihli T.C. ... Üniversitesi ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Kurulu Raporu, hastane evrakları, ifade tutanakları, ... sayılı hasar dosyası, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, 10/03/2022 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle davacının maluliyetinin oluşup oluşmadığı, zarara uğrayıp uğramadığı, davalı tarafın bu zararlardan sorumlu olup olmadığı, davacının sürekli iş göremezlik talebinden ibaret maddi tazminat istemine ilişkindir. Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 21/08/2024 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 49. maddesinde; Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil ile başkasına zarar verenin bu zararı gidermekle yükümlü olduğu, 50. maddesinde; Zarar görenin, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altında olduğu, 54. maddesinde; Tazminat talep edilebilecek bedensel zarar kalemlerinin, tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olduğu düzenlenmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85. maddesinde; Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, 91. maddesinde; İşletenlerin bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumlulukların karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, 97. maddesinde; Zarar görenin ZMMS sigortacısına başvurabileceği; 99. maddesinde; trafik sigortacısının, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorunda olduğu düzenlenmiştir. ... CBS 2022/... soruşturma sayılı dosyasının incelemesinde; dava konusu trafik kazası nedeniyle taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan soruşturma başlatıldığı, suç tarihinde kimliği belirsiz şüphelinin ilgi sayılı fezlekede bahsi geçen olay ile atılı suçu işlediği, ancak şüphelinin tüm araştırmalara rağmen kimliğinin tespit edilemediği, daimi arama kararının verildiği anlaşılmıştır. Kaza tespit tutanağı düzenlenmediğinden kazının nasıl gerçekleştiğine dair tespitin yapılması için kaza mahallinin bulunduğu nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine mahkememizce talimat yazıldığı anlaşılmıştır. ... ... Ticaret Mahkemesinin ... Talimat sayılı dosyasında Trafik Polisi bilirkişi ... tarafından hazırlanan 31/07/2025 tarihli bilirkişi raporuna göre; "10.03.2022 günü saat 12.10 sıralarında ... ili ... ilçesi ... Caddesi No:129 önünde meydana geldiği, gün durumu gündüz, bu mevkide yolun meskûn mahal içi olduğu azami hız sınırının 50 km/s olduğu ve tek araçlı yayaya çarpma şeklinde meydana geldiği tespit edilmiştir. Kaza mahallini terk eden araç sürücüsü ile ... Caddesi üzerinde seyir halinde iken No:129-131 geldiğinde aracının sağ ayna kısmına ile dikkatsiz ve tedbirsiz şekilde yolun karşı kısmına geçen yaya ...'ın çarpması sonucu yaralanmalı trafik kazası meydana gelmiştir. Kazanın temas noktası olan aracın sağ ayna kısmı, sürücünün aracı ile yolun sağ şeridinde normal seyir halinde olduğunu ve yayanın aracın önünden değil, yan taraftan çıkış yaptığını göstermektedir. Bu temas noktası, sürücünün yaya ile çarpışmayı önleme imkânının sınırlı olduğunu, yayanın ise dikkatsiz ve tedbirsiz şekilde kontrolsüz biçimde araçların arasından çıkarak aracın seyir alanına girdiğini ortaya koymaktadır. Dolayısıyla çarpmanın aracın ön kısmında değil, yan ayna bölgesinde meydana gelmesi, sürücünün alabileceği bir tedbir olmadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca kazanın oluş şekli, çarpışma noktası, çarpışma açısı, ifadeler ve dosya muhteviyatı incelenip değerlendirildiğinde; Kaza mahallini terk eden araca ait hızını kesin olarak belirleyecek bir saptamaya rastlanmamıştır.(fren izi vb.) Dosyadaki mevcut bilgiler ışığında sürücünün yasal hızı sınırını aştığına dair elde kesin bir bilgi de bulunmamaktadır. Bu kazanın oluşumunda Kaza mahallini terk eden araç sürücüsünün 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ihlal eden bir davranışı tespit edilemediğinden dolayı atfı kabil kusurunun olmadığı kanaatine varılmıştır. İfadeler ve kazanın oluş şekli incelenip değerlendirildiğinde; Yaya ...'ın, bu kurallara uymadığı, taşıt yolunu dikkatlice kontrol etmediği, 50 metre sonrasında bulunan yaya geçidi ve trafik ışıklarını kullanmadığı, yaklaşan aracın uzaklık ve hızını dikkat etmediği, dikkatsiz tedbirsiz ve özensizce hareket ettiği ve kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiği anlaşılmıştır. Yaya ...'ın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 68/b ve Yönetmelik 138/b maddesinde belirtilen kuralları ihlal etmiştir. Kaza mahallini terk eden araç sürücüsünün 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ihlal eden bir davranışı tespit edilemediğinden dolayı atfı kabil kusurunun olmadığı, yaya ..., 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 68/b ve Yönetmelik 138/b maddesinde belirtilen kuralları ihlal ettiği, kazanın oluşumunda %100 oranında ASLİ ve TAM Kusurlu olduğu, görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor düzenlenmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ... ... Ticaret Mahkemesinin ... Talimat sayılı dosyasında Trafik Polisi bilirkişi ... tarafından hazırlanan 31/07/2025 tarihli bilirkişi raporuna göre; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 68/b maddesinde “Taşıt yolunun karşı tarafına geçmek isteyen yayaların taşıt yolunu, yaya ve okul geçidi ile kavşak giriş ve çıkışları dışında herhangi bir yerden geçmelerinin yasak olduğu; ancak, yüz metre kadar mesafede yaya geçidi veya kavşak bulunmayan yerlerde yayalar, taşıt trafiği için bir engel teşkil etmemek şartı ile ve yolu kontrol ederek kendi güvenliklerini sağladıktan sonra en kısa doğrultuda ve en kısa zamanda taşıt yolunu geçebilecekleri; Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 138/b maddesinde “Yollarda güvenli geçiş, önce sola sonra sağa bakılarak sakınca yoksa taşıt yoluna girmek, geçiş sırasında sola ve sağa bakılarak yürüyüşe devam etmek, taşıt yoluna girmeden güvenle duramayacak kadar yaklaşmış taşıtlar varsa ilk geçiş hakkını onlara verip geçişlerini beklemek suretiyle yapılması gerektiği” hususunun hüküm altına alındığı, bu düzenlemeler sonucunda davacı yaya ...'ın %100 kusurlu olduğu tespitlerinde bulunulmuş ve Mahkemece işbu rapor hükme elverişli kabul edilerek davacının, kaza mahallini terk eden araç sürücüsünün zarara sebebiyet verdiği yönündeki iddiasını ispatlayamadığı, davalının, TBK'nın 50. maddesi karşısında davacı yanın tazminat istemlerinden sorumluluğunun bulunmadığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken harç peşin yatırıldığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 50,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nın 333. maddesi uyarınca resen yatırana iadesine, Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar usulen okundu, anlatıldı. 19/09/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/14, K. 2025/544, T. 19.09.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-20-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-14-e-2025-544-k-111196f25bd7