İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/789 E. 2025/539 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/789
Karar No
2025/539
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/789 Esas KARAR NO:2025/539 DAVA:İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ:30/12/2024 KARAR TARİHİ:19/09/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı şirket arasındaki mutabakat kapsamında davalıya ait gönderilerin belirli bir müşteri koduyla taşındığı, bu kapsamda ifa edilen taşıma hizmetlerine ilişkin düzenlenen faturaların süresinde itiraz edilmeksizin kabul edildiğini, davalının sonradan taraflar arasında yazılı mutabakat olmaksızın iade/fiyat farkı faturaları düzenleyerek borcu sona erdirmeye çalıştığı, ancak bu faturaların davacı tarafından kabul edilmediği ve iade edildiği, davalıya ait çeşitli gönderiler için düzenlenen taşıma ücreti faturalarının bir kısmının sadece kısmen ödendiği, bakiye alacaklar için de vade farkı faturaları düzenlendiği, bu faturaların da ödenmemesi üzerine icra takibine başlandığı, takibe itiraz edilmesi üzerine dava şartı arabuluculuk yoluna gidildiği, ancak davalının toplantıya katılmadığı, davacının faturalandırma işlemlerini taşıma sistemi ve aktarma merkezlerinde yapılan otomatik ölçümlere dayalı olarak gerçekleştirdiği, tartım sonuçlarına ilişkin verilerin sisteme otomatik işlendiği, fiyatlandırmanın bu verilere göre belirlendiği, bu sebeple davalının fiyat farkı iddiasının dayanaksız olduğu, davacının yurtdışı taşımaları gerçekleştirdiği ve taşıma belgelerinin ibraz edildiği, davalının icra takibine vaki itirazının haksız olduğu, taşımaların uluslararası hava yolu taşımaları olması nedeniyle Montreal Sözleşmesi hükümlerinin uygulanacağı, bu çerçevede 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, taraflar arasında vade farkı düzenlemesine ilişkin yazılı sözleşmenin ibraz edilememiş olması nedeniyle vade farkı faturalarının eldeki davaya konu edilmediği, davalının beyanname yoluyla vergi dairesine bildirimde bulunmuş olması gerektiğinden BA formlarının ilgili vergi dairesinden celbinin talep edildiği, tüm delillerin incelenmesi ve bilirkişi raporu ile davacının alacağının ispat edileceği, bu nedenle davalının icra takibine yaptığı itirazın 16.805,36 TL üzerinden iptali ile takibin devamına ve davalının %20 oranında icra inkar tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili yerin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davacının iddia ettiği alacağın zamanaşımına uğradığını ve bir yıllık hak düşürücü sürenin de dolduğunu, taraflar arasında taşıma bedeline dair açık bir yazılı sözleşme bulunmadığını, davacı tarafından kesilen faturalarda taşıma öncesi mutabakata aykırı şekilde fazla ücret tahakkuk ettirildiğini, bu hususa karşı davalı tarafından iade faturalarının kesildiğini, bu işlemlerin mail kayıtları ve ticari defterlerle ispatlanacağını, icra takibine konu faturaların taşıma öncesinde davacı tarafından teklif edilen ve alıcıyla teyit edilen ücretleri aşması sebebiyle hukuka aykırı olduğunu, davacının mutabakata aykırı faturalandırma yaparak kötü niyetli hareket ettiğini, davaya dayanak gösterilen faturaların somutlaştırılmadığını, icra takibine konu edilmeyen belgelerle dava yürütülmesinin mümkün olmadığını, Yargıtay ve Hukuk Genel Kurulu kararlarında belirtildiği üzere itirazın iptali davalarında sadece takipteki belgelerle sınırlı inceleme yapılması gerektiğini, somutlaştırma yükümlülüğü yerine getirilmeden açılan bu davanın hukuken dinlenilme hakkını ihlal ettiğini, ayrıca icra inkar tazminatı talebinin arabuluculuk sürecinde ileri sürülmemesi nedeniyle dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, tüm bu nedenlerle davanın usulden veya esastan reddini, davacının kötü niyeti nedeniyle icra takibine konu edilen alacak üzerinden %20 oranında kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; Dava; davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ilişkindir. Davacı vekili 18/09/2025 tarihli feragat dilekçesiyle 11.09.2025’te imzalanan protokole göre davalının 12.09.2025’te borcu ödemesi nedeniyle davadan feragat ettiğini, yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olmadığını, arabuluculuk ücretinin ise taraflarca yarı yarıya ödenmesine anlaşarak huzurdaki davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili 19/09/2025 tarihli dilekçesiyle, davacı tarafla aralarında imzalanan sulh ve ibra protokolü gereği anlaşmaya varılmış olup, dosyanın bu protokol hükümlerine göre karara bağlanmasını, arabuluculuk ücretinin taraflarca yarı yarıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Her ne kadar davacı tarafından davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali istemiyle dava açılmış ise de;davacının dosyada mevcut vekaletnamesinin incelenmesinde davacı vekilinin feragata ilişkin yetkisinin bulunduğu ve davalı tarafça feragat nedeniyle yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmadığı anlaşıldığından, feragat beyanı kesin hükmün sonuçlarını doğuran irade beyanı olduğundan, davaya konu hakkın özüne ilişkin vaki feragat nedeniyle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafça davalı taraf aleyhine açılan davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, 2-Harçlar kanunu gereğince davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinden sonra vuku bulduğundan, maktu karar ve ilam harcının üçte ikisi olan 410,27-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 17,33 TL'nin davacıya iadesine, 3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'sinin taraflar arasında düzenlenen protokol doğrultusunda 1.800,00 TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 1.800,00 TL'sinin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine 4-Taraflar karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinde bulunmadığı için bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde re'sen taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 19/09/2025 Katip ... e-imzalı* Hakim ... e-imzalı*

Atıf: İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/789, K. 2025/539, T. 19.09.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-20-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-789-e-2025-539-k-f6023988c5d5