İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/356 E. 2025/50 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/356
- Karar No
- 2025/50
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/356 Esas KARAR NO:2025/50 DAVA:Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) DAVA TARİHİ:20/06/2024 KARAR TARİHİ:28/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Müvekkil sigorta şirketi tarafından ... poliçe numaralı 24/09/2022-2023 vade tarihli Endüstriyel Yangın Sigortası Poliçesi ile sigortalanmış işyeri hakkında, sigortalı tarafından su hasarı ihbar edildiğini, sigortalı işyerinde meydana gelen zararların tazmini için müvekkil sigorta şirketi tarafından 268.124,00 TL tutarındaki hasar tazminatı 21/07/2023 tarihinde sigortalıya ödendiğini, sigortalının riziko adresinde kiracı olduğunu, davaya konu riziko, davalı ...'nin bakım ve onarımını yapmakla yükümlü olduğu hatta bulunan tıkanıklıktan dolayı gerçekleştiğini, davalı ... ..., kendisine yüklenilen görevleri yerine getirmemesi veya aksatmasından dolayı sigortalının zarara uğramasına neden olması nedeniyle kusurlu olduğunu iddia ederek; rücuen tazminat alacağı olan 268.124,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, mahkeme masrafları ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesinini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu olayla ilgili olarak ilgili Daire Başkanlığı tarafından yapılan incelemede bahse konu ... İlçesi ... Mahallesi Ord. Prof. ... Caddesi No:..., adresinde meydana gelen hasarla ilgili ... numaralı işemri ile çağrı kaydı oluşturulduğunu ve kısa sürede müvekkili idare tarafından ana kanal tıkanıklığına müdahale edildiğini ancak ilgili binaya ait rögarın olmadığı veya ulaşılabilir olmaması nedeniyle gerekli müdahalede yapamadıklarını, davacının sigortalısına ait binada kanal bağlantı durumumunun araştırılması gerektiğini, konutlar ve endüstri tesisleri binalarında oluşan atık sularını ana kanala verebilmek için ... "Atıksuların Kanalizasyon Şebekesine Deşarj Yönetmeliği"nde saptanan esaslara göre hareket etmek zorunda olduğunu, binanın atıksularını kanalizasyon şebekesine ileten parsel bacası ile atıksu kanalı arasındaki bağlantı kanalının mülk sahibine ait olduğunu, .binanın atıksuyunu ana kanala getiren rögarlarda yine mal sahibine ait olup bunların bakım ve işletmesi taşınmaz sahiplerinin sorumluğu altında olduğunu, taşınmaz sahipleri bağlantı kanalında meydana gelebilecek tıkanıkları da açtırmakla yükümlü olduğunu, davanın süresi içerisinde açılmadığını bu sebeple süre yönünden reddi gerektiğini, savunarak; davanın usulden ve esastan reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Arabuluculuk son tutanağı, ... poliçe numaralı 24/09/2022-2023 vade tarihli Endüstriyel Yangın Sigortası Poliçesi, 10.01.2024 tarihli İtfaiye Olay Raporu, Üsküdar Belediye Başkanlığının 27/11/2024 tarihli müzekkere cevabı, ekspertiz raporu, mutabakatname ve tazminat makbuzu, Mahkememizce yapılan 22/11/2024 tarihli keşif, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; dava, davacı sigorta şirketi tarafından endüstriyel yangın sigorta poliçesi ile sigortalı işyerinde meydana gelen su baskını nedeniyle ödenen 268.124,00 TL hasar bedelinin davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı sigorta şirketi tarafından endüstriyel sigorta poliçesi ile sigortalı olan işyerinde 18/05/2023 tarihinde meydana gelen yoğun yağışlar nedeniyle ...'ye ait rögarın taşması sonucu su baskınında hasar meydana geldiğini, sigortalıya 21/07/2023 tarihinde 268.124,00 TL hasar tazminatının ödendiğini, davalının kendisine yüklenen görevleri yerine getirmemesi veya aksatmasından dolayı zararın meydana gelmesinde sorumluluğunun bulunduğunu belirterek rücuen tazminat alacağı olan 268.124,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, davanın süresi içerisinde açılmadığını, meydana gelen hasarla ilgili olarak ana kanal tıkanıklığına müdahale edildiğini, ancak ilgili binaya ait rögarın olmadığı veya ulaşılabilir olmaması nedeniyle müdahalede bulunulamadığını, meydana gelen hasarla ilgili olarak davalının herhangi bir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 29/04/2024 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır. Davalı vekilinin yargı yolu itirazının; 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 11, 12, 13. 18/1.maddesi dikkate alındığında ... (...) Genel Müdürlüğünün 2560 Sayılı Kanun ile kurulmuş olması TTK'nun 18/1.maddesinde özel hukuk hükümlerine göre idare edilen bir kamu kuruluşu olması, ticari şekilde veya iktisadi esaslara göre işletilmekte olup yaptığı işler itibariyle de ticarethane sayıldığından tacir sıfatı taşıdığı, tacir olduğu kabul edilen ...'ye karşı açılan haksız fiilden kaynaklanan davaya adli yargı yerinde bakılacağı, bu nedenle dava konusu uyuşmazlıkta adli yargının görevli olduğu anlaşıldığından reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur. Davalı vekilinin zamanaşımı definin; ödeme tarihinden itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde dava açıldığından reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur. Davacı sigorta şirketinin sigortalısına yapmış olduğu ödeme ile TTK 1472. Maddesi kapsamında sigortalının haklarına halef olduğu bu kapsamda aktif husumet ehliyeti bulunduğu anlaşılmıştır. Mahkememiz ve bilirkişi heyeti ile birlikte 22/11/2024 tarihinde dava konusu hasarlanan yerde keşif icra edildiği, Mahkememizce yapılan gözlemde hasar konusu yerde dava dışı .... A.Ş.'nin bulunduğu, işyerinin 7 katlı olduğu kot seviyesinin altında 3 kat bulunduğu, -3 katta iş yerinin otoparkının bulunduğu, dava dışı şirket yetkilisi tarafından iş yerinin önüne su baskınından sonra mal sahibi tarafından kuyu inşaa edildiği ve hasar tarihinden sonra gelen suların bu kuyuda toplanarak yeni bağlanan rögara aktarıldığı ana hatla bağlantının tamamen kesildiği, bu işlemden sonra iş yerinde herhangi bir su baskının yaşanmadığı, hasar tarihinde ...'nin rögar kapağının bulunmadığı, hasar tarihinden sonra ... tarafından yan binayı da kapsayacak şekilde iş yerinin önüne rögar kapağının yapıldığı ancak iş yeri tarafından inşaa edilen kuyu vasıtasıyla suların tahliyesi işlemi sağlandığında ... tarafından inşaa edilen rögara ihtiyaç kalmadığının beyan edildiği, dava dışı şirket yetkilisi tarafından suların geldiği yerlerin gösterildiği, hasar tarihinden sonra hasar giderildiğinden keşif tarihi itibariyle hasarın bulunmadığı anlaşılmıştır. İnşaat Mühendisi Bilirkişi ... ve Makina Mühendisi Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 02/01/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; "Dosya muhteviyatında bulunan, dava konusu ... Kapı No:1 .../ ... adresinde bulunan taşınmaza ait imar dosyasından; taşınmazın 14.10.2002 tarihinde alınmış iskan belgesinin bulunduğu, mimari projeye ve iskan belgesine göre yapının -1 bodrum kat, -2 bodrum kat, zemin kat, 1 normal kat ve 2. Normal kat olmak üzere toplam 5 kattan oluşmasına rağmen, fiili olarak yapı üzerinde yapılan incelemede, yapının -1 normal kat, -2 normal kat, -3 normal kat, zemin kat, 1 normal kat, 2. Normal kat ve 3. Normal kat olmak üzere 7 kattan oluştuğu, yapıya ait mekanik tesisat projesi incelendiğinde; parsel tahliye bacası seviyesinin altında kalan -2 bodrum katta bulunan atık suların atık su toplama kuyusunda toplanarak pompa yardımıyla -1 katta bulunan parsel tahliye bacasına aktarıldığı, yapının -1 bodrum katında parsel tahliye bacasının bulunduğu, burada toplanan binanın atık sularının %2 meyil ile ... atık su hattına deşarj edildiği, ancak yerinde yapılan inceleme ile fiili durumun projede gözüktüğü gibi olmadığı, yapıya sonradan projeye aykırı olarak -3 bodrum kat ve +3 normal kat ilavesi yapılmış olduğu, -3 bodrum kata toplanan drenaj sularının tahliyesi amacıyla drenaj kuyusu açılmış olduğu, ilave adilen +3 normal kat ve -3 bodrum kat ile birlikte projeye göre -1 normal katta gözüken parsel tahliye bacasının kaybolduğu, dava dışı ... ... ... A.Ş. firması yetkililerinin beyanına göre de, atık suyun direkt olarak ... atık su hattına bağlandığı, 03.06.2023 tarihinde saat 22:47 sıralarında, dava konusu ... İlçesi, ... Mahallesi .... Prof. ... No:45/1 adresinde bulunan taşınmaza, yoğun yağıştan dolayı tıkanan atık su hattından suyun geri tepmesi sonucu su baskını olduğu, taşınmazıda -1 bodrum kat, -2 bodrum kat merdiven aralığı, depo rampa önü ve -3 bodrum katta bulunan asansör kuyusunun geri tepen sudan etkilenerek zarar görmüş olduğu, taşınmazda oluşan su geri tepmesinin nedenin, yapıya sonradan projeye aykırı olarak -3 bodrum kat ve +3 normal kat ilavesi ile birlikte projede gözüken -1 bodrum katta bulunan parsel tahliye bacasının kaybolması veya projede gözüktüğü halde fiili olarak inşa edilmemiş olan -1 bodrum katta bulunması gereken parsel tahliye bacasının inşa edilmeyerek, bina atık su hattının arada parsel tahliye bacası ve parsel tahliye bacası ile bina atık su hattı veya tahliye bacası ile şebeke atık su hattı arasında bulunması gereken suyun geri tepmesini önleyecek çek valf sistemi olmaksızın atık suyun direkt olarak ... atık su hattına bağlanmış olmasından kaynaklandığı, mülk sahibi tarafından alınması gereken, taşınmaz ile şebeke bağlantısı arasındaki parsel tahliye bacası ve baca üzerindeki suyun geri tepmesini önleyecek çek valf vb. Güvenlik tedbirlerinin alınmamasında, onaylı projede gözüktüğü halde fiili olarak gerekli tedbirlerin inşa edilememiş veya sonradan yapılan kat ilaveleri ve yapı üzerindeki değişiklik ile kaybolmuş olmasında, bina atık suyunun ara güvenlik bağlantısı olmadan direkt olarak şebeke atık su hattına bağlanmış olması ile şebekedeki tıkanıklık sorunundan dolayı suyun geri teperek yapıya zarar vermesinde davalı ...'nin kusurunun bulunmadığı, ...'nin alması gerekip te almadığı veya ihmal ettiği tedbirin olmadığı, zararın oluşmasının nedenin, yapının atık su hattının onaylı proje ve iskan belgesinde gözüktüğü şekli ile uyuşmamasından, projede gözüken tedbirlerin fiili olarak alınmamasından kaynaklı olduğu, keşif günü ... adresinde yapılan tespitler, dosya muhteviyatında bulunan zarara ilişkin fotoğraflar ve hasar ekspertiz raporunda yapılan tespitler dikkate alınarak yapılan incelemede, hasar ekspertiz raporunda tespit edilen 354,873.55 TL zarar miktarının ve uygulanan muafiyet tenzili ile hesaplanan 268,124.02 TL zarar miktarının makul olduğu" şeklinde rapor düzenlenmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 18/05/2023 tarihinde dava konusu ... adresinde bulunan işyerine, yoğun yağıştan dolayı tıkanan atık su hattından suyun geri tepmesi sonucu su baskını olduğu, taşınmazda -1 bodrum kat, -2 bodrum kat merdiven aralığı, depo rampa önü ve -3 bodrum katta bulunan asansör kuyusunun geri tepen sudan etkilenerek zarar görmüş olduğu, sigortalı taşınmaza ait imar dosyasından; taşınmazın 14.10.2002 tarihinde alınmış iskan belgesinin bulunduğu, mimari projeye ve iskan belgesine göre yapının -1 bodrum kat, -2 bodrum kat, zemin kat, 1 normal kat ve 2. Normal kat olmak üzere toplam 5 kattan oluşmasına rağmen, fiili olarak yapının -1 normal kat, -2 normal kat, -3 normal kat, zemin kat, 1 normal kat, 2. Normal kat ve 3. Normal kat olmak üzere 7 kattan oluştuğu, yapıya ait mekanik tesisat projesinde parsel tahliye bacası seviyesinin altında kalan -2 bodrum katta bulunan atık suların atık su toplama kuyusunda toplanarak pompa yardımıyla -1 katta bulunan parsel tahliye bacasına aktarıldığı, yapının -1 bodrum katında parsel tahliye bacasının bulunduğu, burada toplanan binanın atık sularının %2 meyil ile ... atık su hattına deşarj edildiği, ancak bilirkişiler tarafından yapılan incelemede fiili durumun projede gözüktüğü gibi olmadığı, yapıya sonradan projeye aykırı olarak -3 bodrum kat ve +3 normal kat ilavesi yapılmış olduğu, -3 bodrum kata toplanan drenaj sularının tahliyesi amacıyla drenaj kuyusu açılmış olduğu, ilave adilen +3 normal kat ve -3 bodrum kat ile birlikte projeye göre -1 normal katta gözüken parsel tahliye bacasının kaybolduğu, sigortalı işyerinde oluşan su geri tepmesinin nedenin, yapıya sonradan projeye aykırı olarak -3 bodrum kat ve +3 normal kat ilavesi ile birlikte projede gözüken -1 bodrum katta bulunan parsel tahliye bacasının kaybolması veya projede gözüktüğü halde fiili olarak inşa edilmemiş olan -1 bodrum katta bulunması gereken parsel tahliye bacasının inşa edilmeyerek, bina atık su hattının arada parsel tahliye bacası ve parsel tahliye bacası ile bina atık su hattı veya tahliye bacası ile şebeke atık su hattı arasında bulunması gereken suyun geri tepmesini önleyecek çek valf sistemi olmaksızın atık suyun direkt olarak ... atık su hattına bağlanmış olmasından kaynaklandığı, ... Abone Hizmetleri Tarife ve Uygulama Yönetmeliğinin 49/ğ maddesine göre; binaların atık suları, doğal akış ile şebeke kanalına akıtılabilse dahi, taşınmaz sahibi parsel çıkış bacasında binaların su basman seviyesi altında kalan kısımlarında atık suyun geri gelmesini önleyecek çek valf vb. ekipman ile önlem almalıdır. İdarece onaylanan projede atık suyun geri gelmesini önleyici tedbirlerin ilgilisince alınması gerektiğinin zorunlu tutulmasına rağmen uygulamada dikkate alınmamasından kaynaklı zarar ve ziyandan yapı sahiplerinin sorumlu olduğunun düzenlendiği, uygulamada projedeki tedbirlerin dikkate alınmamasından dolayı oluşan zarardan yapı sahibinin sorumlu olduğu, parsel bacasının yer tespitinin yapılamaması veya parsel bacasının olmamasından kaynaklı zarardan yapı sahibi sorumlu olduğundan ve davalı ...'nin kusurunun bulunmadığı, davalının alması gereken veya ihmal ettiği tedbirin olmadığı ve sorumluluğu bulunmadığı anlaşıldığından, düzenlenen bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olduğu anlaşıldığından hükme esas alınarak davacı tarafça davalı aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafça davalı aleyhine açılan davanın REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre alınması gereken 615,40-TL harcın peşin alınan 4.578,89-TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 3.963,49-TL'nin davacıya iadesine, 3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/4 maddesi gereğince hesap olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 28/01/2025 Katip ... e-imzalı* Hakim ... e-imzalı*