İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/557 E. 2025/276 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/557
- Karar No
- 2025/276
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/557 Esas KARAR NO : 2025/276 DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/09/2024 KARAR TARİHİ : 15/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflarınca dava konusu ihtilafa ilişkin olarak dava şartı olan arabulculuk uyuşmazlık çözüm yoluna başvurulduğunu,... arabuluculuk numarası ile görülen arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını, sigortalı firmaya ait tersanenin 3 nolu iskelesinin Bölüm B yapısında, 29-30.11.2021 tarihlerinde meydana gelen fırtına sebebiyle iskeleye bağlı geminin kontrolsüz salınım yaparak iskelenin üst yapısına çarpması sonucu hasar meydana geldiğini, yaklaşık 239 m'lik iskelenin (Bölüm B), 60 m.lik kısımda yer alan paspayı, döşeme, donatı, kiriş ve baba gibi muhtelif kısımlarında hasarlar oluştuğunu, net zarar miktarı olan 705.567,04 TL'nin müvekkilince sigortalısına tazmin edildiğini, davalının huzurdeki davadan TBK md. 49 uyarınca kusursuz sorumlu olduğunu, toplam 705.567,04 TL maddi tazminat alacaklarının ödeme tarihinden itibaren avans faizi, mahkeme masrafları ve vekalet ücreti ile birlikte davalıdan ve davalıya ait araç ve gayrimenkul kayıtları üzerine üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi amacıyla tebligat icra edilmeksizin ve teminatsız olarak HMK m.389 ve m.392 uyarınca ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin rıhtımda kazaya neden olan geminin donatını olmadığını, donatan sıfatına haiz olmayan müvekkili şirketin hukuki anlanma sorumlu tutulamayacağını, dolayısıyla davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davacının halefiyet sıfatına haiz olduğunu sigortalısına yaptığı herhangi bir ödeme veya belge ile ispat edemediğini, davacı tarafından yapıldığı iddia edilen ödeme sigota poliçesi kapsamında olmadığını, bu nedenle ödemenin lütuf ödemesi kapsamında değerlendirilmesi gerekeceğini, dolayısıyla sigortalısının halefi sayılmayacağından aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı tarafın, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 121.maddesi uyarınca davaya ilişkin cevaplarına hukuki dayanak yaptığı belgeleri, taraf sayısından birden fazla olarak mahkeme dosyasına sunması ve taraflara tebliğ ettirmesi gerektiğini, davacı tarafın davasına karşı dayanak yaptığı belgelerin taraflarınca tebliğ edilene dek işbu dilekçede yer alan beyanlarını detaylandırma, cevap ve savunmalarını genişletme, değiştirme ve bu doğrultuda yeni belge ve deliller sunma haklarını saklı tuttuklarını, müvekkilinin lehine olan açıklamaları halel getirmemek şartıyla, hasar poliçe kapsamında olmamakla birlikte davacı tarafından yapılan tazminat ödemesinin de poliçe kapsamında yapılmadığını, davacının yaptığı ödeme "hatır ödemesi" olarak neticelendirileceğini, hasarın meydana gelmesinde önlem alması gereken ve almaması halinde zarara katlanarak sorumluluğu gündeme gelecek olan kişinin donatan değil tersane olduğunu, davacı tarafından alacak davası ikame edilmiş olsa da rücu istemine yönelik olarak alacak kalemlerinin ispat edilemediğini, davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin reddine, huzurdaki davanın öncelikle husumet, zamanaşımı görevsizlik ve yetkisizlik nedeniyle usulden reddine, her halükarda haksız ve hukuka aykırı olarak müvekkili aleyhine ikame edilen davanın esastan reddine, yargılama masrafları ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Toplanan Deliller: ... Sigorta Şirketi'nden hasar dosyası celp edilerek dosya arasına alındı. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Dava, alacak istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Tarafların Duruşmaya Gelmemesi, Sonuçları ve Davanın Açılmamış Sayılması" kenar başlıklı 150.maddesi; "(1) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. (2) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri duruşmaya gelir, diğeri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine, yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır. Geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez. (3) Duruşma gününün belli edilmesi için tarafların başvurması gereken hâllerde gün tespit ettirilmemişse, son işlem tarihinden başlayarak bir ay geçmekle dosya işlemden kaldırılır. (4) Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi, duruşma gün, saat ve yeri ile birlikte taraflara tebliğ edilir. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunulursa, yeniden harç alınır, bu harç yenileyen tarafça ödenir ve karşı tarafa yüklenemez. Bu şekilde harç verilerek yenilenen dava, eski davanın devamı sayılır. (5) İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır. (6) İşlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi hâlde dava açılmamış sayılır. (7) Hangi sebeple olursa olsun açılmamış sayılan davadaki talep dahi vaki olmamış sayılır." hükmünü ihtiva etmektedir. Somut uyuşmazlıkta, dosyanın 14/01/2025 tarihli ön inceleme duruşmasına davacı vekilinin usulüne uygun tebligat gerçekleşmiş ve duruşma gününden haberdar edilmiş olmasına karşın iştirak etmediği, duruşmaya davacı tarafından katılan olmadığı, herhangi bir mazeret bildirimine de rastlanmadığı, davacının duruşma gününden usulüne uygun olarak haberdar olmasına karşın davayı takip eden taraf bulunmadığı, bu sebeple dosyanın işlemden kaldırıldığı, işlemden kaldırma tarihinden itibaren 3 aylık yasal süre içerisinde de taraflarca yenileme talebinde bulunulmadığı anlaşıldığından 6100 sayılı HMK'nın 150.maddesi gereği davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla, iş bu dava bakımından davanın açılmamış sayılmasına, yargılama giderlerinin 6100 sayılı HMK'nın 331/3.maddesi gereği davacı tarafa yüklenmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle, 1-6100 sayılı HMK'nın 150.maddesi gereğince DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-Alınması gereken 615,40-TL harcın peşin alınan 12.049,33-TL harçtan mahsubu ile fazla olan 11.433,93-TL harcın talebi halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan 52,00-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7.maddesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 54.917,53-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin, davacıdan alınarak 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine, Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/04/2025 Katip Hakim