İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/14 E. 2025/58 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/14
Karar No
2025/58
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ DOSYA NO : 2024/14 KARAR NO : 2025/58 DAVA : İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/01/2024 KARAR TARİHİ : 27/01/2025 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticari alım satım ilişkisi bulunduğunu, dava dilekçesi ekinde sunulan fatura ve cari hesap ekstresinden anlaşılacağı üzere müvekkili şirket hesabına 2022-2023 yılları arasında satılan mallar için düzenlenen faturaların karşılığı olarak bir kısım ödemeler (toplam 145.000,00 TL) yapılmış olmasına rağmen bakiye 81.691,14 TL borcun ödenmediğini, davalı borçlunun, düzenlenen faturalara itiraz etmeyerek borcunu açıkça kabul ettiğini (Emsal;Yargıtay 15.Hukuk Dairesi’nin ... E. ... K. 13.06.2017), borcun ödenmemesi üzerine başlatılan ... 1.İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini, alacağın likit olduğunu (Emsal; Yargıtay Genel Kurulu 14.06.2006 tarihli ... E.... K.), takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, borçlu aleyhine dava konusu miktarın %20'sinden aşağı olmamak üzere lehimize icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı taraf davaya cevap vermemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava; ticari mal satım ilişkisine dayalı olarak düzenlenen faturalara dayalı cari hesap bakiye borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Davacının ... 1. İcra Müdürlüğünün ...sayılı dosyası ile 19/09/2023 tarihinde, davalı aleyhine, faturadan kaynaklı 15.11.2022 tarihli cari hesap ekstresi ... nolu 6.290,62.-TL bedelli, 02.02.2022 tarihli fatura ... nolu 104.849,32.-TL bedelli, 15.03.2022 tarihli fatura, ... nolu 41.796,28.-TL bedelli, 13.04.2022 tarihli fatura, ... nolu 2.059,88.-TL bedelli, 18.08.2022 tarihli fatura, ... nolu 5.869,47.-TL bedelli, 29.10.2022 tarihli fatura, ... nolu 40.444,77.-TL bedelli faturaya dayanarak, 81.691,14.-TL asıl alacak (ticari temerrüt faizi talebiyle) üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, (...) ödeme emrinin borçlu/davalıya 27/09/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 03/10/2023 tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiği, icra müdürlüğünce 03.10.2023 tarihinde takibin borçlu yönüyle durdurulmasına karar verildiği, davacının da 08/01/2024 tarihinde 81.691,14.-TL asıl alacak üzerinden 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde huzurdaki itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmaktadır. Davalı davaya cevap vermediğinden, taraflar arasında uzlaşılan bir nokta bulunmamaktadır. Çözümlenmesi gereken sorun, davacının dava ve icra takibine konu ettiği faturalar ve cari hesap içeriğindeki malları davalıya teslim edip etmediği, teslim etmiş ise alacağının miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır. Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda; Taraf defterleri üzerinde inceleme yapmaya ihtiyaç bulunduğundan ve bu iş uzmanlık gerektirdiğinden, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Davacının ibraz ettiği defter ve belgeler incelendiğinde, 2022 - 2023 - 2024 yılı ticari e-defterlerinin TTK.nun 64/3.maddesi gereğince açılış/kapanış tasdiklerinin yapıldığı, e-beratların zamanında alındığı, defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiş, bu nedenle defterlerin sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu kabul edilmiştir. Davalı defter ve belgelerini ibraz etmemiştir. 6100 sayılı HMK.nun Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 222.maddesi gereğince; Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın usulüne uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Davacının ticari defter kayıtlarına göre davacının davalıya ilgili tarihlerde düzenlediği 7 adet e-Fatura toplamından kalan 81.691,14 TL tutarında alacak kaldığı ve bunun karşılığında herhangi bir ödeme yapmadığı, 31.12.2022 tarihli kapanış yevmiye kaydında davacının davalıdan 191.691,13.- TL, 31.12.2023 tarihli kapanış yevmiye kaydında 181.691,13.-TL, 01.04.2024 tarihli yevmiye kaydında 81.691,13.-TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu ve takibinde bu tutar üzerinden başlatıldığı, davacının BS bildiriminde vergi dairesine dava konusu faturaları kanuni süresinde bildirdiği bilirkişi tarafından tespit edilmiştir. Sonuç olarak; taraflar arasında ticari ilişki olduğu, davacının usulüne uygun defter kayıtlarına göre davalıdan toplamda 81.691,13.-TL faturalardan kaynaklı bakiye açık hesap alacağı bulunduğu, takip tarihi itibariyle 181.691,13.-TL alacaklı görünse da icra takibinin 81.691,13.-TL üzerinden başlatıldığı, davalının defter ve belgelerini ibraz etmediği anlaşıldığından davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacının talebine konu alacak likit (belirlenebilir) olduğu anlaşılan faturalara dayalı olduğundan, asıl alacak üzerinden davalının haksız itirazı nedeniyle takdiren % 20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davanın KABULÜNE, 1-Davacının ... 1. İcra Müdürlügünün...sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine başlattığı icra takibine İTİRAZIN İPTALİNE, Takibin takip tarihindeki koşullarla aynen DEVAMINA, Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanunun 2. Maddesine göre takip tarihinden itibaren değişen oranlarda ticari temerrüt faizi UYGULANMASINA, İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) hüküm altına alınan alacak (81.691,13.-TL) üzerinden % 20 hesabıyla 21.108,67.-TL İcra inkar tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, 2-Alınması gereken karar ve ilam harcı 5.580,32-TL olup, peşin alınan 986,63-TL harcın mahsubu ile bakiye 4.593,69‬-TL harcın DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat masrafı 742,5‬0-TL, bilirkişi ücreti 5.000,00-TL'den oluşan 5.742,50-TL yargılama gideri ile 427,60-TL başvuru harcı, 986,63-TL peşin harç toplamı 7.156,73‬-TL yargılama giderinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACI TARAFA VERİLMESİNE, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde DAVACIYA İADESİNE, 6-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6183 sayılı Kanuna göre davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, HMK.nun 345.maddesi gereğince, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.27/01/2025 KATİP ... HAKİM ...

Atıf: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/14, K. 2025/58, T. 27.01.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-14-e-2025-58-k-6ef8188e2c54