İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/485 E. 2024/394 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/485
Karar No
2024/394
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/485 Esas KARAR NO : 2024/394 DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İTİRAZIN İPTALİ) DAVA TARİHİ : 13/05/2014 KARAR TARİHİ : 22/05/2024 Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,B GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... A.Ş. İle ... A.Ş. arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerine istinaden kredi kullandırıldığını ve ... A.Ş. ve ...'nın genel kredi sözleşmesinde müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatının bulunduğunu, borçlunun edimlerini yerine getirmemesi sebebiyle kredi hesaplarının ... 15. Noterliği'nin ... ve ... 17. Noterliği'nin ... tarihli ihtarları ile kat edildiğini, borcun ödenmemesi ve asıl borçlunun iflasıyla kefiller hakkında ... 3. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, ancak borçluların itirazı üzerine dava açma gereğinin doğduğunu, icra takibi ile 578.125,35 TL talep edilmiş ise de, ... yönünden faiz ve masraflar hariç 259.519,08 TL nakdi alacak ve diğer davalı yönünden 259.247,83 TL nakdi alacak talebi ile dava açıldığını, davalılardan tasfiye halinde ... A.Ş. Vekili tarafından ibraz edilen 1.000.000 USD bedel ödendiğine ilişkin yazı içeriğindeki ...A.Ş. ile bu dava kredi borçlusu ... A.Ş.'nin iki farklı şirket olduklarını, yapılan ödemenin...A.Ş. risklerine karşılık yapıldığını, davalı açısından borcun sona ermediğini, aynı iddiaların ... 1. Asliye Ticaret MAhkemesi'nin ...esas sayılı dosyasında reddedildiğini, ilgililerden de 1.000.000 USD'lik bir tahsilata rastlanmadığını, bu nedenle davalıların takibe itirazlarının reddi ile takibin devamına karar verilmesine dava ve talep etmiştir. Cevap: Davalılardan Tasfiye Halinde ... cevap dilekçesinde özetle; borcun tamamına itiraz ettiklerini, borcu kabul etmediklerini, müvekkili şirkete verilen 13/10/1997 tarihli yazı ile müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun kalmadığını, ... 15. Noterliği'nin ... tarihli ihtarnamesine muhatap kefiller arasında müvekkilinin bulunmamasının borcun sona erdiği anlamına geldiğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini iddia ve talep etmiştir. Davalı ...'ya usulüne uygun davetiye tebliğ edilmesine rağmen herhangi bir beyan sunmadığı ve duruşmalara iştirak etmediği anlaşılmıştır. Delillerin Değerlendirilmesi, Tartışılması, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ; Mahkememizce kaldırma ilamı öncesinde; "...Dava, dava dışı borçlu ile davacıya devredilen banka arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi kapsamında ödenmeyen nakdi borcun tahsili amacıyla müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı bulunan davalılar hakkında başlatılan takibe itirazın iptaline ilişkindir. Somut olayda dava dışı ... A.Ş. ile ... A.Ş. arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi kapsamında anılan şirkete gayri nakdi kredi kullandırıldığı, davalıların taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmelerinde müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatlarının bulunduğu, davalıların kefalet limitinin 31.000,00 TL olduğu, asıl borçlu tarafından borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek borcun ödenmesi için gönderilen ihtarnamenin her iki davalıya da tebliğ edilemediği, bu sebeple her iki davalının takip tarihi itibariyle temerrüte düştüğü, davalıların kefalet limitleri nazara alınarak takip tarihinden itibaren borç tamamen ödeninceye kadar %47 nispetinde temerrüt faizi ve faizin %5'i gider vergisinden sorumlu oldukları bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir..." şeklinde karar verilmiş, işbu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44.Hukuk Dairesi 04/11/2021 tarih ve 2020/579 Esas - 2021/1285 Karar sayılı ilamında; ''...Dava, davacıya devredilen banka ile dava dışı firma arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine müteselsil kefil olarak imza atan davalılar hakkında başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Davacı vekili, genel kredi sözleşmesinde, davalıların sözleşmede belirtilen adreslerine yapılan tebligatların kendilerine yapılmış sayılacağı hükmüne yer verildiğini, bu kapsamda ... 17. Noterliği'nin ... tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin belirtilen adreslere gönderilmekle hukuken tebligatın yapılmış sayıldığını ve temerrüdün gerçekleştiğini, bu nedenle temmerrüt tarihinin kat ihtarı esas alınarak temerrüt faizi hesaplanması gerektiğini ileri sürmektedir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise, davalılara kat ihtarı tebliğ edilemediğinden bahisle takip tarihi temerrüt tarihi olarak kabul edilmiş, bu tarihe göre de, temerrüt faizi oranı, sözleşme hükmü uyarınca % 22 olan akdi faiz oranına 25 puan eklemek suretiyle % 47 olarak hesaplanmıştır. Ancak davacı, iddia ettiği temerrüt tarihinin başlangıcına göre, sözleşme hükmü uyarınca % 55 olan akdi faiz oranına 25 puan eklenmek suretiyle uygulanması gereken temerrüt faizi oranının % 80 olduğunu savunmuştur. Aradaki farklılık, kabul edilecek temerrüt tarihine göre akdi faiz oranının değişkenlik göstermesinden kaynaklanmaktadır. Buna göre, temerrüt tarihinin belirlenmesi önem taşımaktadır. Kefilin sorumluluğu kendi temerrütü ile sınırlıdır. Kefil temerrüde düşürülmediği sürece temerrüt faizlerinden sorumlu tutulamaz. Davalılar dava konusu genel kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatı ile imzalamıştır. Davalılara gönderilen hesap kat ihtarnamesinin tebliğ edilemediği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. İ.İ.K'nun 68/b maddesinin son cümlesi hükmü, kredi borçlusu yönünden uygulanabilir ise de kefil bakımından uygulama yeri bulunmamaktadır.(Yargıtay 19. HD'nin 2015/12924 E- 2016/4207 K sayılı kararı) Dolayısıyla davalılar takipten önce temerrüde düşürülmediklerinden, takip tarihine kadar işlemiş faiz istenemeyeceği,temerrüdün icra takibinden itibaren başladığı, buna göre uygulanması gereken temerrüt faizi oranının sözleşme hükmü uyarınca % 22 olan akdi faiz oranına 25 puan eklemek suretiyle % 47 olarak kabul edilmesi gerektiği, bu husular gözetilerek yapılan faiz hesabının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin tüm istinaf sebeplerinin ESASTAN REDDİNE karar vermek gerekmiştir." şeklinde karar verilmiş, işbu karara karşı davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur. Yargıtay 11.Hukuk Dairesi 07/06/2023 tarih ve 2022/91 Esas - 20223/3569 Karar sayılı ilamında; "...Dava, davacıya devredilen banka ile dava dışı firma arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine müteselsil kefil olarak imza atan davalılar hakkında başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Değerlendirme ve Sonuç Mahkemece hesap kat ihtarnamesinin davalı kefillere tebliğ edilmediği gerekçesiyle davalıların takip tarihi itibariyle temerrüde düştükleri kabul edilerek bu tarihe göre temerrüt faizine hükmedilmiş ise de taraflar arasında düzenlenen 02.01.1997 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinin 46 ncı maddesinde "Müşteri ve kefiller yukarıda sözü edilen hususların yerine getirilmesi için aşağıdaki adreslerinin, kanuni ikametgah kabul edildiğini beyan ve sözü geçen yere yapılacak tebliğlerin şahıslarına yapılmış sayılacağını kabul ederler. Müşteri ve kefiller bu ikametgahlarını değiştirseler bile aynı şehirde derhal yeni ikametgah göstermeyi taahhüt ederler. Ancak yeni ikametgah ticaret siciline tescil ettirilip ayrıca Bankaya noterlik eliyle tebliğ edilmediği takdirde yukarıda sözü geçen ilk ikametgaha yapılacak tebliğlere Müşteri ve kefillerin itiraz hakkı olmayacaktır." hükmü yer almaktadır. Bu durumda, alacaklı banka tarafından hesabın kat edildiği ve tebliğ edilemese dahi sözleşmedeki adrese gönderilmesiyle kefilin borcunun muaccel hale geldiği göz önüne alınarak kefiller yönünden de temerrüt tarihi ve oranının davacının Beşiktaş 17. Noterliğinin 20.09.2004 tarihli ihtarnamesinin davalı kefillerin adreslerine ulaştığı tarih dikkate alınarak belirlenmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan sebeplerle; temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, ..." denilerek Mahkememiz kararı bozulmuş, dosya yukarıda belirtilen esas sırasına kaydedilmiştir. Akabinde; Bozma ilamı öncesinde alınan bilirkişi raporuna yönelik davacının itirazların karşılanması, bozma ilamındaki sebeplere göre alacak miktarının yeniden hesaplanması ve davacı vekilinin talebi uyarınca bankacı bilirkişiden ek rapor alınması yoluna gidilmiştir. Dosya, Emekli Banka Müdürü bilirkişi ...'e tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından dosyaya sunulan 14/02/2024 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle ve sonuç olarak; "... Davacı bankanın keşide ettiği ihtarların kefil sıfatıyla borçlu bulunan davalılara tebliği sağlandığı ve değişken temerrüt faiz orani istenemeyeceği kabullerine uygun olarak yapılan inceleme ve değerlendirmeler çerçevsinde davalı kefillerden ... A.Ş. nin 28.09.2004 tarihinde diğer kefil ...NIN ise 29.09.2004 tarihlerinde temerrüde düşmüş sayıldıkları, Buna göre her iki davalı için temerrüt tarihleri itibarıyla hesaplanan nakit alacaklar tutarları da imzaladıkları kefalet limiti olan 31.000,- TL. dan oldukça fazla olması nedeniyle, her iki davalının sorumluluklarının da temerrüt tarihleri itibarıyla kefalet limitleri olan 31.000,-TL. ile sınırlı olduğu, Bu tespitlerin ışığında, 15.05.2013 takip tarihi itibariyla: a- Davalı kefil ...A.Ş. den 31.000,- TL. asıl alacak, 217.068,89 TL. İşlemiş temerrüt faizi ve 10.853,44 TL. da gider vergisi olmak üzere toplam 258.922,33 TL. b- Diğer davalı kefil ...'dan 31.000,- TL. asıl alacak, 217.000,- TL. İşlemiş temerrüt faizi ve 10.850,- TL. da gider vergisi olmak üzere toplam 258.850,- TL. Her iki davalıdan da takip tarihinden borç tamamen ödeninceye kadar, 31.000.-TL. matrah üzerinden % 80 nispetinde bir temerrüt faizi ile bunun % 5'i gider vergisinin sözleşme hükmü çerçevesinde istenebileceği, Davacı yanın, tespitlerimizi aşan taleplerinin yerinde olmadığı, Tarafların masraf, ücreti vekalet, tazminat ve benzeri diğer taleplerinin, Sayın Mahkemenizin takdirleri içinde kaldığı, Sonuç ve kanaatine varılmıştır ..." şeklinde tespit edilmiştir. Denetime açık ve gerekçeli bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun tebliğ edilmiştir. Dava, davacıya devredilen banka ile dava dışı asıl borçlu arasında akdedilen genel kredi sözleşmesine müteselsil kefil olarak imza atan davalılar hakkında başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce, Yargıtay bozma ilamına uyulmuştur. Bu itibarla, uyulmasına karar verilen bozma ilamı uyarınca araştırma yapılması ve karar verilmesi zorunludur. Davacı bankaya devredilen ... T.A.Ş. .. şubesi ile dava dışı asıl borçlu müflis ... A.Ş. arasında 02/01/1997 tarihli 20.000 TL, 13/02/1997 tarihli 5.500 TL ve 10/04/1997 tarihli 5.500 TL tutarlı olmak üzere üç adet ve toplam 31.000 TL limitli genel kredi sözleşmelerinin imzalandığı, davalılar Tasfiye Halinde ... A.Ş. ve ... işbu her üç genel kredi sözleşmesine de limit tutarının tamamı kadar olmak üzere toplam 31.000 TL miktarla müteselsil kefil sıfatıyla kefil oldukları, davacıya devredilen banka tarafından genel kredi sözleşmeleri kapsamında dava dışı asıl borçlu şirkete teminat mektubu kredi kullandırıldığı, ancak dava dışı asıl borçlunun kredi borçlarını sözleşmede kararlaştırılan şekilde geri ödeyemediği, bunun üzere davacının Beşiktaş 17. Noterliğinin 20/09/2004 tarihli ihtarnamesi ile hesap kat ihtarında bulunduğu ve bankaya olan borçların dava dışı asıl borçlu ve davalı müteselsil kefillerden 2 iş günü içerisinde ödenmesini talep ettiği, ancak tanınan atıfet sürelerine rağmen borcun ödenmediği anlaşılmıştır. ... 17. Noterliğinin 20/09/2004 tarihli hesap kat ihtarnamesi, davalılar Tasfiye Halinde ... A.Ş. ve ...'ya davalıların adresten ayrıldıkları gerekçesiyle iade edilmiş, tebliğ edilememiştir. Davacı vekili tarafından sunulan mazbata parçaları incelendiğinde, davalılar Tasfiye Halinde ... A.Ş.ye 23/09/2004 tarihinde, davalı ...'ya 24/09/2004 tarihinde davetiyelerin ulaştığı (mazbata parçasındaki PTT memuru kaşesinden) anlaşılmaktadır. Ayrıca, davalıların genel kredi sözleşmesindeki bildirdikleri adres ile mazbata parçasında tebliğ çıkarılan adresin aynı olduğu belirlenmiştir. Taraflar arasında imzalanan 02.01.1997 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinin 46.maddesinde "..Kefiller yukarıda sözü edilen hususların yerine getirilmesi için aşağıdaki adreslerinin, kanuni ikametgah kabul edildiğini beyan ve sözü geçen yere yapılacak tebliğlerin şahıslarına yapılmış sayılacağını kabul ederler. Kefiller bu ikametgahlarını değiştirseler bile aynı şehirde derhal yeni ikametgah göstermeyi taahhüt ederler. Ancak yeni ikametgah ticaret siciline tescil ettirilip ayrıca Bankaya noterlik eliyle tebliğ edilmediği takdirde yukarıda sözü geçen ilk ikametgaha yapılacak tebliğlere kefillerin itiraz hakkı olmayacaktır." hükmü yer almaktadır. Dolayısıyla, taraflar arasında geçerli olarak kurulmuş ve hüküm sonuçlarını doğuran anılan sözleşme maddesi uyarınca, hesap kat ihtarı davalılara tebliğ edilemese dahi, kat ihtarına ilişkin tebliğ mazbatasındaki adres ile genel kredi sözleşmesindeki davalıların adresi aynı olduğundan ve adres değişikliğine ilişkin durum yine anılan sözleşme maddesi doğrultusunda davacıya noter marifeti ile bildirilmediğinden davetiyelerin davalıların adresine ulaştığı tarihte tebliğ edilmiş sayıldıkları mahkememizce kabul edilmiştir. Esasen, uyulmasına karar verilen Yargıtay bozma ilamı bu hususa ilişkin olup, nihayetinde hesap kat ihtarı davalı Tasfiye Halinde ... A.Ş.ye 23/09/2004 tarihinde, davalı ...'ya 24/09/2004 tebliğ edilmiş sayıldığından, kat ihtarında belirtilen 2 iş günü sonrasında davalı Tasfiye Halinde ... A.Ş.nin 28/09/2004 tarihinde, davalı ...'ya 29/09/2004 tarihinde temerrüte düştükleri sonucuna varılmıştır. Bozma ilamı öncesinde alınan bilirkişi raporuna yönelik davacının itirazların karşılanması, bozma ilamındaki sebeplere göre alacak miktarının yeniden hesaplanması ve davacı vekilinin talebi uyarınca mahkememizce bankacı bilirkişiden ek rapor alınması yoluna gidilmiş, bankacı bilirkişiye 10/01/2024 tarihli celsenin (1) numaralı Ara Kararı ile detaylı olarak inceleme kapsamı ve konuları detaylı olarak açıklanmıştır. Bankacı bilirkişi tarafından sunulan 14/02/2024 tarihli ek raporda, davacı bankanın davalı kefil T. Halinde ... A.Ş.den 31.000 TL asıl alacak, 217.068,89 TL işlemiş faiz ve 10.853,44 TL bsmv olmak üzere toplam 258.922,33 TL; davalı ...'dan 31.000 TL asıl alacak, 217.000 TL işlemiş faiz ve 10.850,00 TL bsmv olmak üzere toplam 258.850,00 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki, hem mahkememiz ara kararına hem de Yargıtay bozma ilamına uygun olarak davalı kefiller bakımından hesap kat ihtarının davalı kefillerin adresine ulaştığı tarih kabul edilerek kat ihtarnamesinde kefillere tannan 2 iş günü atıfet süresine göre davalılar bakımından ayrı ayrı temerrüt tarihlerinin raporda doğru olarak belirlendiği, temerrüt tarihi itibariyle her iki davalı kefil için davacı bankanın alacak tutarının kefalet miktarını aştığı, dolayısıyla bilirkişi tarafından davalı kefillerin kefil oldukları toplam 31.000 TL asıl alacak miktarına göre hesaplama yapılmasının doğru olduğu, zira kefillerin kefalet ettikleri limit tutarını aşan borçlardan sorumluluklarının olmadığı, bununla birlikte kefillerin kendi temerrütünün sonuçlarından ise limitle sınırlı olmaksızın sorumlu oldukları, bu çerçevede bankacı bilirkişi tarafından genel kredi sözleşmesinin 38.2. maddesi uyarınca belirlenen temerrüt faizi oranın isabetli ve taraflar arasındaki sözleşme hükmüne uygun olduğu, nihayetinde her iki davalı için ayrı ayrı olmak üzere temerrüt tarihinden icra takip tarihine kadar genel kredi sözleşmesinin 38.2.maddesi uyarınca belirlenen temerrüt faizi üzerinden yapılan alacak hesabının doğru olduğu, alacak hesabında maddi bir hatanın da bulunmadığı, bu hususta mahkememizce rapor içeriğinin tümüyle ve eksiksiz olarak denetlendiği, hasılı bankacı bilirkişinin 14/02/2024 tarihli ek raporunun ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla içeriği de denetlenerek hükme esas alınmıştır. Davalılar vekili tarafından bilirkişi ek raporuna karşı itirazda bulunulmamıştır. Davacı vekili, davalılardan talep edilen alacak miktarı ile bilirkişi raporunda hesaplanan alacak tutarı arasında küçük bir fark olduğunu, bu farkın temerrüt tarihinin başlangıç tarihinin farklı tespitinden kaynaklandığını ileri sürmüş ise de; dosya içinde bulunan hesap kat ihtarnamesi, kat ihtarının davalı kefillerin adresine ulaştığı tarih (mazbatalar üzerindeki şerh), kat ihtarında kefillere borcu ödemeleri için tanınan 2 iş günü atıfet süresine göre temerrüt tarihleri yönünden bilirkişi ek raporunda herhangi bir hata bulunmadığından davacının itirazlarının reddine karar verilmiştir. Yapılan açıklamalar karşısında; bankacı bilirkişi tarafından düzenlenen ve mahkememizce hükme esas alınan 14/02/2024 tarihli bilirkişi ek raporu doğrultusunda (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. Ayrıca, hükmedilen alacağın likit ve muayyen olması, bu çerçevede İİK 67/2. maddesindeki yasal koşulların bulunması sebebiyle davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: (Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı Üzere); 1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; (TAHSİLDE TEKERRÜR OLMAMAK KAYDIYLA), a)Davalı müteselsil kefil Tasfiye Halinde ... A.Ş. yönünden davalının ... 3. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile, takibin bu davalı bakımından: 31.000,00 TL Asıl Alacak, 217.068,89 TL İşlemiş Faiz, 10.853,44 TL BSMV olmak üzere, Toplam 258.922,33 TL tutar üzerinden; Takip tarihinden itibaren borç tamamen ödeninceye kadar asıl alacak tutarı ( 31.000,00 TL) üzerinden yıllık % 80 oranında temerrüt faizi ve bu tutarın %5'i oranında BSMV gider vergisi uygulanmak suretiyle DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, b)Davalı müteselsil kefil ... yönünden davalının ... 3. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile, takibin bu davalı bakımından: 31.000,00 TL Asıl Alacak, 217.000,00 TL İşlemiş Faiz, 10.850,00 TL BSMV olmak üzere, Toplam 258.850,00 TL tutar üzerinden; Takip tarihinden itibaren borç tamamen ödeninceye kadar asıl alacak tutarı ( 31.000,00 TL) üzerinden yıllık % 80 oranında temerrüt faizi ve bu tutarın %5'i oranında BSMV gider vergisi uygulanmak suretiyle DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-Alacağın likit ve muayyen olduğu anlaşılmakla, hükmedilen asıl alacağın ( 258.922,33 TL) %20'si oranındaki 51.784,46 TL icra inkar tazminatının davalılardan (davalı ...' nın bu tutarın 51.770,00 TL'sinden sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Kabul edilen dava değeri (258.922,33 TL) üzerinden alınması gereken 17.686,98 TL karar ve ilam harcının davalılardan (davalı ...'nın bu tutarın 17.682,04 TL'sinden sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 842,35 TL posta ve tebligat masrafı, 3.600,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.442,35 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 4.432,13 TL yargılama giderinin davalılardan (davalı ...'nın bu tutarın 4.430,89 TL'sinden sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kalan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' nin 13/1. maddesi uyarınca belirlenen 40.838,35 TL vekalet ücretinin davalılardan (davalı ...'nın bu tutarın 40.827,50 TL'sinden sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) alınarak davacıya VERİLMESİNE 6-Davalılar ... ve ... yargılama sırasında kendilerini bir vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' nin 3/2. ve 13/2. maddeleri uyarınca hükmedilecek vekalet ücretinin reddedilen dava miktarını geçmemek koşulu ile belirlenen 669,08 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE, 7-HMK' nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan anacak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline İADESİNE, Dair, davacı vekilinin ve davalılar vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 15 günlük yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 22/05/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/485, K. 2024/394, T. 22.05.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-485-e-2024-394-k-349f15ffa5fd