İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/371 E. 2025/304 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/371
Karar No
2025/304
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/371 KARAR NO : 2025/304 DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) DAVA TARİHİ : 30/05/2023 KARAR TARİHİ : 24/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan sıra cetveline itiraz davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; ... İli, ... İlçesi, ... Mah., ... Mevkiinde bulunan Hazine adına kayıtlı 1 pafta, 390 parsel numaralı taşınmazın 16.575 m2 yüzölçümlü kısmı için üzerinde 80 yatak kapasiteli butik otel tesisi gerçekleştirilmek üzere, 23.02.2006 tarihinde Bakanlık tarafından ...Tic. A.Ş. adına ön izin verildiğini, söz konusu taşınmaza ilişkin sosyal ve teknik altyapıya katılım payı olarak ve ön izin şartı gereği firmadan istenilen ... A.Ş. ve ... A.Ş. tarafından düzenlenen 3 adet teminat mektubu alındığını, taraflarınca Merkez Saymanlık Müdürlüğünün... tarih ve ... sayılı yazısı ile teminat mektuplarının tazmini için ilgili ... 1.İflas Müdürlüğüne başvuruda bulunulduğunu, ... 1. İflas Müdürlüğünün ...sayılı yazısıyla gider avansının yatırılması ve teminat mektubu suretlerinin sunulmasının istenildiğini, belirtilen eksikliklerin Merkez Saymanlık Müdürlüğü tarafından giderildiğini, alacaklarının 10 kayıt numarası ile işleme alındığını, şifahen ... 1. İflas Dairesi Müdürlüğünün "..." konulu "alacaklarının reddine" ilişkin kararı 15/05/2023 tarihinde taraflarına tebliğ edildiğini, resmi ve yasal olan bu alacaklarının tamamının gerekçesiz olarak İflas Müdürlüğünce reddedildiğini, iflas idaresinin kayıtlarla ve belgelerle bağlı olduğunu, bunlara aykırı ve keyfi karar alamayacağını, söz konusu alacağın kamu alacağı olduğundan iflas idaresinin kararının yerinde olmadığını, davanın kabulünü talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacının alacak kayıt talebinin hem mükerrer olması hem de bir alacak kayıt başvurusu değil mükerrer olan alacak kayıt başvurusuna dair evrak sunulması olduğundan reddedildiğini, iflas idaresinin bu kararının kanuna ve hukuka uygun olduğunu, davacı kurumun ...nın 14/12/2017 tarihli dilekçe ile 850.000,00 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle ... 1. İflas Müdürlüğünün ...iflas sayılı dosyasına 496 kayıt numarasıyla alacak kayıt talebinde bulunduğunu, başvurusunun tamamı reddedildiğini, red kararlarından sonra davacı kurumun ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde ...Esas numaralı dosyayla sıra cetveline itiraz davası açtığını, davanın kabul edildiğini, alacağın 3.sıradan kayıt ve kabulüne, vekalet ücretine hükmedildiğini, kararın müflis banka tarafından istinaf edildiğini, hala istinafta olduğunu, kesinleşmediğini, yeni alacak kayıt numarası olan 7110 ve ile ilgili iflas idaresi tarafından hukuka uygun olarak " Sunulu evrak ve Müflis Banka kayıtlarının incelenmesi neticesinde ibraz edilen belgelerin, 850.000,00 TL bedelli teminat mektubunun tazmini talebini içeren ... ve ... nolu alacak kayıtları için açılan sıra cetveline itiraz davası kararının sunulması olduğu anlaşılmıştır. Alacak talebi olmayan kaydın reddine karar verilmiştir." şeklinde talebini reddettiğini, aksi halde mükerrer kayıt talebi söz konusu olacağından ve derdest bir dava olduğundan iflas İdaresinin kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmamakta olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davanın süresi içinde açılıp açılmadığı, davacının alacak kayıt talebinin mükerrer olup olmadığı, davacı kurumun aynı taraflar arasında, aynı sebebe dayalı ve aynı miktar ile ilgili iflas masası nezdinde ... kayıt numarası ile alacak kayıt talebinde bulunup bulunmadığı, yine aynı taraf, aynı sebep ve aynı miktar ile ilgili ve 2718 alacak kayıt başvurusu ile ilgili yeniden bir kayıt olup olmadığı, buna göre ... numaralı alacak kayıt talebi ile ... numaralı alacak kayıt talebinin mükerrer olup olmadığı ve bu talepler ile ilgili ... 1.ATM nin ...E.sayılı dosyasına istinaden yargılama yapılıp yapılmadığı, buna göre halihazırda mahkememizde görülmekte olan kayıt kabul davasına esas durumdaki alacak kayıt numarası ... olan talebin aslında ... 1.ATM de yargılaması yapılan ve yukarıda anılan alacak kayıt numaralarının tarafları, miktarı ve sebebi ile ilgili aynı bulunup bulunmadığı, bu çerçevede taraf, konu,miktar açısından derdestliğin oluşup oluşmadığı, oluşmamış ise davacının kayıt ve kabulü gereken alacak miktarının ne olduğu noktalarında toplanmaktadır. Davacı tarafından davalı aleyhine birden fazla başvuru olduğuna dair kayıtlar mevcut olup davanın süresi içinde açılıp açılmadığının ise ayrıca ele alınması gerekmektedir. Öncelikle belirtmek gerekir ki sıra cetvelinin tebliğ tarihi dikkate alındığında ve şeklen davanın süresi içinde açılmadığı davalı vekili tarafından ileri sürülmüş olup mevcut kayıtlar dahi bu durumdadır. Ancak bu konu üzerinde ayrıca durulması gerekmektedir. Somut olayda, Yargıtay 1.HD'nin ...E. ...K.sayılı kararı ve benzeri kararlarında benimsendiği üzere, sıra cetveli "tebligat adreste idari işler evrak memuru imzasına tebliğ edildi" şeklinde şerh verilerek tebliğ edilmiş ise de adı geçenin davalı Hazine adına tebligatı almaya yetkili memur olup olmadığının açıkça yazılmadığı, tebellüğ evrakından davalı tüzel kişi adına tebligatı kabul edecek kişi yahut kişilerin mutad iş saatlerinde tebliğ adresinde bulunmadığı veya o sırada evrakı bizzat alamayacak durumda olduğuna dair keyfiyete rastlanmadığı hususunun anlaşılamadığı, bu nedenle davacı Hazineye yapılan tebligatın geçerli olmadığı, bu takdirde TK'nın m.32 hükmü uyarınca davacının öğrenme tarihi olarak bildirildiği 15/05/2023 tarihinin esas alınması gerektiği, esasen yine bu tarihin aksinin ise karşı tarafça yazılı belge ile ispatlanamadığı, bu şartlarda dava tarihinin ise 30/05/2023 olup, davacı tarafından tebliğ için gerekli avansın dahi ödenmiş olduğu anlaşılmakla hak düşürücü süreye yönelik itirazın reddine dair ara karar oluşturulmuştur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık için atanan bilirkişi ise 12/12/2024 tarihli raporunda, "İİK.235/1.maddesine göre süresinde açılmayan huzurdaki davada davacı kurumun lehdarının ... A.Ş.olan müflis ... Bankası A.Ş.ye ait üç adet 20.12.2005 tarihli ... sayılı 100.000-TL miktarlı; 16.01.2006 tarih ve ... sayılı 700.000TL miktarlı; 22.3.2006 tarih ve ... sayılı 50.000-TL miktarlı olmak üzere toplam 850.000-TL kesin teminat mektubu bedeli için ... alacak kaydı yaptırıldığı, talebin iflas idaresince ret edildiği; kurum tarafından hesap numarası değişikliğini bildiren dilekçesine iflas müdürlüğünce sehven ... kayıt numarası verildiği, bu sebeple iflas idaresince ret kararı verildiği; ... 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E, ...K.sayı ve 28.04.2022 tarihli kayıt/kabul kararının kesinleşmeden iflas dosyasına ibraz edildiği kurum dilekçesine sehven ... kayıt numarası verildiği; iflas idaresince belgelerin, 850.000-TL bedelli teminat mektubunun tazmini talebini içeren (496 ) ve (...) nolu alacak kayıtları için açılan sıra cetveline itiraz davası kararının sunulması olduğu, alacak talebi olmayan kaydın reddine karar verildiği; ... kayıt nolu talebin istinaf edilmesi sebebiyle henüz kesinleşmeyen ... 1.Asliye Ticaret Mahkemesindeki ....E.sayılı davanın tarafları, miktarı ve sebebi ile ilgili olduğu; bu çerçevede derdestliğin oluştuğu" şeklinde görüş bildirmiştir. Bu noktada öncelikle HMK m.114/f.1 (ı) hükmünde düzenlenen derdestlik hususuyla ilgili genel açıklamalar yapmakta fayda bulunmaktadır. Esasen dava şartı olan bu hususun öncelikle ve ilk itirazdan önce ve resen ele alınması gerekmiştir. "Bilindiği gibi, derdestlik (Mülga) 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMUK)’nda ilk itiraz olarak düzenlendiği hâlde, 6100 sayılı HMK’nın 114/1-(ı) maddesi ile dava şartı olarak kabul edilmiştir. Dava şartları, mahkemece davanın esası hakkında yargılama yapılabilmesi için gerekli olan koşullardır. Diğer bir anlatımla; dava şartları dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan “kamu düzeni” ile ilgili zorunlu koşullardır. Mahkeme, hem davanın açıldığı günde hem de yargılamanın her aşamasında dava şartlarının tamam olup olmadığını kendiliğinden araştırıp incelemek durumunda olup; bu konuda tarafların istem ve beyanları ile bağlı değildir. Dava şartları dava açılmasından hüküm verilmesine kadar var olmalıdır. Dava şartlarının davanın açıldığı günde bulunmaması ya da bu şartlardan birinin yargılama aşamasında ortadan kalktığının öğrenilmesi durumunda, mahkemenin davayı mesmu (dinlenebilir) olmadığından reddetmesi gerekir. Dava şartlarından bazıları olumlu (davanın açılması sırasında var olması gerekli); bazıları ise olumsuz (davanın açılması sırasında bulunmaması gereken) şartlardır. Açılmış ve görülmekte olan bir davanın davacısı, hukukî korunma sürecini başlatmış olduğundan artık onun aynı davayı yeniden bir başka mahkeme önüne getirmesinde hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmamaktadır. Bu nedenle daha önce açılmış ve hâlen görülmekte olan bir davanın, ikinci kez açılması hâlinde, davacının bu ikinci davayı açmasının hukukî olmadığı gerekçesi ile 6100 sayılı HMK’nın 114’üncü maddesi ile derdestlik dava şartı kabul edilerek maddenin (ı) bendinde “Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması” düzenlemesine yer verilmiştir. Bu düzenleme ile derdestlik iddiası bir olumsuz dava şartı hâline getirilerek ilk itiraz olmaktan çıkarılmıştır. Derdest bir davanın ilk koşulu, aynı davanın; tarafları, müddeabihi ve dava sebebi aynı olan bir davanın daha önce açılmış olmasıdır. İkinci koşulu ise daha önce açılmış bulunan davanın hâlen görülmekte olması, kesin hükümle sonuçlanmamış olmasıdır. Bu iki koşulun birlikte bulunması hâlinde derdest bir davanın varlığı kabul edilmelidir. Bir davanın açılması ile şekli anlamda kesin hükme bağlanması arasında geçen sürede davanın derdest olduğu kabul edilir (Tanrıver, S.: Medeni Usul Hukukunda Derdestlik İtirazı, 2.b., Ankara 2007, s.8 vd.). Davanın derdest olması, taraflar arasında o konuda ortaya çıkan uyuşmazlığın henüz tam olarak çözümlenemediği anlamına gelir. Nitekim aynı ilkeler Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.10.2015 tarihli, ... E., ... K. sayılı kararında da benimsenmiştir."(Yargıtay HGK ...E....K.sayılı kararı) Derdestliğe ilişkin husus yukarıda açıklandığı üzere 6100 sayılı HMK m.114 hükmünde düzenlenmiştir. Derdestliğe esas oluşturduğu belirtilen ve yargılama aşamasında celbedilen, ... 1.ATM'nin...E....K.sayılı davanın 18/06/2018 tarihi itibariyle açıldığı, 28/04/2022 tarihi itibariyle davanın tümden kabulüne dair karar verildiği, kararın halihazırda istinaf aşamasında olduğu, adı geçen mahkeme dosyasındaki taraflar ile mahkememizde açılan davanın tarafları aynı olduğu gibi kayıt ve kabul dilekçesine konu olan her üç teminat mektubunun içeriğinin yani lehtarının, tarihinin, numarasının, tutarının, verildiği amacın birebir aynı olduğu, bu suretle her iki davada da bu belgelere dayalı olarak aynı alacağın kayıt ve kabulünün aynı ilişki nedeniyle talep edildiği, dava sebebinin aynı olduğu, esasen bu hususun celbedilen dosya kapsamları ve bilirkişi incelemesi ile dahi tespit olunduğu, bu noktada her iki davadaki dava konusunun dahi aynı olduğu, mahkememizdeki dosyanın ise halihazırda görülmekte olduğu tespit olunmuştur. Mahkememizde görülmekte olan davaya esas kayıt numarasının farklı olması ise sonuca etkili değildir. Nitekim Yargıtay 6.HD'nin ...E. ...K.sayılı kararında da aynı taraflar arasında, aynı vakıalara dayalı ve aynı talebi içeren ve sonradan açılan kayıt kabul davasında kayıt numarası farklı olsa dahi bu hususun derdestliği engellemeyeceği açıkça benimsenmiştir. (Adı geçen Yargıtay kararı ile uyumlu İstanbul BAM 17.HD ...E. ...K.sayılı kararı) "Birinci dava ile ikinci dava arasında derdestliğin oluşması için parasal miktarların aynı olması da gerekmez. (Süha TANRIVER, Medeni Usul Hukukunda Derdestlik İtirazı, Ankara, Sayfa 82-83) Kaldı ki somut olayda her iki davadaki miktarlar dahi aynıdır. Bu noktada belirtmek gerekir ki dava açılmasının usul hukuku bakımından sonuçları üzerinde genel olarak durulmasında fayda bulunmaktadır. Bilindiği üzere dava açılmasının maddi hukuk bakımından farklı sonuçları olduğu gibi usul hukuku bakımından dahi sonuçlarının var olduğu usulen dikkate alınmalıdır. Buna göre HMK m.114 hükmü dahi gözetildiğinde dava açılmasının usuli sonuçlarından biri ise derdestlik halidir. Zira derdestlik için öncelikle açılmış ikinci davanın varlığı asıldır. Mahkememizde davanın açılmış olduğu tarih itibariyle tarafları, dava sebebi ve konusu aynı olan bir dava açıldığı ise yukarıda irdelenmiştir. Mahkememizdeki davanın açıldığı tarih itibariyle derdestlik nedeninden dolayı davanın reddi usulen mümkün hale gelmiştir. Bu benimsemeye göre, birinci açılan dava ile ikinci açılan davanın tarafları, sebebi ve konusu aynı olmakla derdestlik durumunun söz konusu olduğu anlaşılmaktadır. Yapılan açıklamalar karşısında davacının, açtığı kayıt kabul davası derdest olmakla HMK m.114/f.1-bent (ı) hükmü karşısında ve HMK m.115 hükmü gereği dava şartı yokluğu nedeniyle ve usulden reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının, açtığı kayıt kabul davası derdest olmakla HMK m.114/f.1-bent (ı) hükmü karşısında ve HMK m.115 hükmü gereği dava şartı yokluğu nedeniyle ve usulden reddine, 2-Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından harcanan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı, vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak işbu davalıya verilmesine, 5-Davalı tarafından harcanan masraf olmadığından karar verilmesine yer olmadığına, 6-Artan avansın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul BAM nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere vekillerin huzurunda ve oy birliği ile karar verildi. Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

Atıf: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/371, K. 2025/304, T. 24.04.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-371-e-2025-304-k-0704197c7901