İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/222 E. 2024/570 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/222
Karar No
2024/570
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/222 Esas KARAR NO : 2024/570 DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/03/2023 KARAR TARİHİ : 10/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin ... Tic. Ltd. Şti. Aleyhine ... 2. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasından kambiyo senetlerine özgü takip yoluyla icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin 20/02/2023 tarihinde T.K madde 35'e göre tebliğ edildiğini, müvekkili şirketin icra takibinden ve Tebligat Kanunu 35. Maddeye göre yapılan tebligattan haberdar olmaması itibari ile yasal süresinde İcra Mahkemesi'nde dava ikame edilemediği üzere iş bu davayı açma zorunluluğunun hasıl olduğunu, dava konusu icra takibinin dayanağı çek üzerinde ki müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, çek üzerindeki imza ile müvekkili şirket yetkilisine ait olan imzaların karşılaştırıldığında çıplak gözle yapılan inceleme de dahi çek üzerindeki imzanın müvekkili şirkete ati olmadığı anlaşıldığını, müvekkili şirket aleyhine usul ve yasaya aykırı bir şekilde ... 2. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra dosyasından kambiyo senetlerine özgü takip yoluyla başlatılan icra takibine dayanak 200.000,00 TL miktarlı 14/01/2023 keşide tarihli çekin üzerindeki imzanın müvekkili şirkete ait olmadığı hususu icra takibinin müvekkili şirket yönünden işbu ikame ettikleri menfi tespit davası sonuna kadara takdiren teminatsız olarak durdurulması yönünde ihtiyati tedbir karı verilmesini, ... 2. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası dayanağı çek üzerinde ki imza müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığı üzere imza itirazımızın kabulü ile icra takibinin müvekkili şirket yönünden iptaline, haksız ve kötüniyet başlatıldığı sabit olan icra takibi itibari ile davalı yanın %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu çekin davacı şirket yetkilisinin verdiği vekaletnameye istinaden vekil tarafından ciro edildiğini düşündüklerini, imza incelemesi şirket yetkilisinin imzaları üzerinde değil, bildirilen banka ve noterlerden celp olunacak vekaletlerde adı geçen vekillerin medarı tatbik imzaları üzerinde yapılması gerektiğini, davacı şirket ticari defterleri üzerinde yapılacak inceleme neticesinde çeklerin bir borç ilişkisine istinaden lehtara verildiğinin tespit edilebileceğini, davaya konu çekin şirket yetkilisi tarafından değil, tanzim olunan vekaletname çerçevesinde vekil 3. Kişi tarafından keşide ve ciro edildiği dikkate alınarak menfi tespit talebinin ve imzaya yönelik itirazların reddine, itirazında haksız ve kötüniyetli borçlunun takibe konu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Toplanan Deliller: ..., ... ve ... tarafından hazırlanan 06/05/2024 tarihli bilirkişi heyet raporu, ... tarafından hazırlanan 20/11/2023 tarihli bilirkişi raporu, ... Bankası Anonim Şirketi'nden yetki belgesi suretinin celbi, ... 2. İcra Dairesi'nin...Takip sayılı dosyasından takibe konu çek aslının celbi, ... 2. İcra Dairesi'nin ... Takip sayılı dosyasının tüm UYAP kayıtları, Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ; Dava, 2004 sayılı İİK'nın 72/1 maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan, imzanın geçersizliği ve sahtecilik iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit davası olarak adlandırılmaktadır. Menfi tespit davası 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK)’nın 72.maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere menfi tespit davasında amaç bir hukuki ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitidir. Başka bir deyişle hukuki bir yarar bulunması koşuluyla sonuçta alacak-borç ilişkisi doğuracak bir durumun olmadığının tespiti amaçlanır. Somut uyuşmazlıkta, ... 2.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyası ile, davalı tarafından davacı ve dava dışı kişiler aleyhine 19/01/2023 tarihinde 200.000,00-TL asıl alacak, 20.000,00-TL çek tazminatı, 600,00-TL kambiyo komisyonu, 430,00-TL işlemiş avans faizi toplamı olan 221.030,00-TL alacağın tahsili amacıyla kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığı, takip dayanağının ... günlü ... Seri Nolu 200.000,00-TL bedelli çek olarak olarak gösterildiği, davacı tarafça, takibe konu bonodaki imzanın kendisine ait olmadığından bahisle menfi tespit isteminde bulunulduğu, davalı tarafın ise iddiaları kabul etmeyerek davanın reddi gerektiğini savunduğu anlaşılmıştır. Senedin tamamlanmış sayıldığını söyleyebilmek için imza kurucu bir unsur olduğundan imza incelemesi yapılması amacıyla dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, grafoloji uzmanı ... tarafından tanzim edilen 20/11/2023 tarihli raporda, toplanan imza asıllarına göre çekte yer alan imzanın şirket yetkilisi ...'a ait olduğunun kuvvetle muhtemel olduğunun belirtildiği; tespitin net olarak yapılabilmesi ve itirazların değerlendirilmesi amacıyla grafoloji uzmanları ..., ... ve ... tarafından düzenlenen 06/05/2024 tarihli raporda da yine benzer şekilde çekte yer alan imzanın Semra Mergen'in eli ürünü olduğunun tespit edildiği görülmüştür. Somut uyuşmazlıkta, davacı taraf, takip ve dava konusu çekte yer alan imzaların davacı şirket yetkilisine ait olmadığını iddia etmişse de, imzanın şirket yetkilisine ait olduğunun tespit edildiği, dava ve takibe konu çekin unsurları itibari ile geçerli olduğu, sebepten bağımsız olarak soyut bir hukuki işlem şeklinde olan senetten dolayı borç altına giren kişilerin bu iddialarının ispat yükü altında olduğu, dolayısıyla ispat yükünün somut olayda davacı borçluya ait olduğu, genel karine gereğince borç ikrarı anlamı taşıyan çekten dolayı alacaklının alacağını ispat etmesi zorunluluğu bulunmadığı, çekteki keşideci imzasının davacı şirket yetkilisi eli ürünü olduğu anlaşıldığına göre davacının bu çekin bedelsiz olduğunu, dava değeri de gözetildiğinden HMK'nın 201.maddesi uyarınca aynı kuvvet ve mahiyetteki yazılı delillerle ispat etmesi gerektiği anlaşılmakla, davacı tarafın takip ve dava konusu çekte yer alan imzanın davacıya ait olmadığına yönelik savunmasını ispatlar nitelikte, yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, kesin ispata yeter güçte delil/belge sunmadığı anlaşıldığından davanın reddi gerektiği kanaatine varılmıştır. İzah olunan gerekçelerle, dava konusu çekte yer alan imzanın davacı şirket yetkilisine ait olduğu anlaşıldığından davanın reddi gerektiği, davanın reddine karar verildiğinden davacının kötü niyet tazminatı talebinin de reddi gerektiği, ihtiyati tedbir kararı verilmekle birlikte teminat yatırılmak suretiyle merciinde icra edilmemekle davacı aleyhine icra inkar tazminatı takdirine yer olmadığı kanaatine varılarak takdirde bağlı aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : İzah olunan nedenlerle; 1-Davacının borçlu olmadığının tespitine yönelik açmış olduğu davasının REDDİNE, 2-Dava reddolmakla davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 3-İhtiyati tedbir kararı verilmekle birlikte teminat yatırılmak suretiyle merciinde icra edilmemekle davacı aleyhine icra inkar tazminatı takdirine yer olmadığına, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL harçtan başlangıçta peşin alınan 3.415,50-TL ve 359,14-TL tamamlama harcı toplamı olan 3.774,64-TL'den mahsubu ile, fazla alınan 3.347,04-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 5-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 3.210,00-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 5.000,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davalı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 32.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Taraflarca yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde re'sen ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/09/2024 Katip Hakim

Atıf: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/222, K. 2024/570, T. 10.09.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-222-e-2024-570-k-99d1ddce724c