İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/154 E. 2024/728 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/154
Karar No
2024/728
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/154 KARAR NO : 2024/728 DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli) DAVA TARİHİ : 02/03/2023 KARAR TARİHİ : 05/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan ticari şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı müvekkilinin müdürlük görevinin 31.10.2013 tarihinde sona erdiğini, müvekkilinin görevinin 31.10.2013 tarihinden beri davalı şirketin faaliyetleri tamamen durmuş olduğunu, şirketin 2013 yılından itibaren gayri faal olduğunu, davalı şirkette, ana sözleşmesinde yer alan amaç ve konusuna yönelik hiçbir işlem yapılmamakta olduğunu, şirketin organlarının işlememekte olduğunu, şirketin uzun zamandan beri çalışmamakta olduğunu ve yine uzun zamandan bu yana mal alım, mal satımı veya hizmet yapılmamakta olduğunu, en son genel kurul toplantısının 04.06.2013 tarihinde yapılmış olduğunu, bu toplantıda davacı müvekkili ve ortaklardan ...'ın müdürlük görevinin 31.10.2013 tarihine kadar devam ettiğine karar verilmiş olduğunu, bu tarihten sonra ortakların bir daha toplanamamış, bir araya gelememiş olduklarını, davacı müvekkilinin müdürlük görevinin bitmesinin ardından yeni müdür seçilmesi için dahi genel kurul toplanmamış olduğunu, şirketin ortakları olan kardeşlerin arasında mevcutta yaşanan husumetin şirketin genel kurulunu toplamasını imkansız hale getirmiş olduğunu, şirkette her yıl düzenlenmesi lazım gelen bilanço ve kar zarar hesapları yapılmamakta olduğunu, şirketin fiili olarak ortakları tarafından terk edilmiş olduğunu, şirketten geriye kalan sadece sicil müdürlüğündeki kayıtları olduğunu, ortaklar arasında güven ilişkisinin sona erdiğini, sürekli güvensizlik ortamı oluşmuş olduğunu, davacı müvekkilinin şirketteki ortaklığını devam ettirme imkanı kalmamış olduğunu, davalı şirketin 3.kişilere borcunun olmadığını, gerek şirket kayıtlarında ve gerekse Uyap sisteminden yapılacak araştırma sonucunda şirketten alacaklı konumda bulunan hiçbir kimse olmadığını, davalı şirketin SGK kapsamında çalışanın da bulunmamakta olduğunu, bu itibarla şirketin SGK kurumuna borcunun da olmadığını, davalı şirketin hiçbir faaliyetinin olmadığı gibi hiçbir mal varlığı, ekonomik bir değere sahip hiçbir hakkının da kalmamış olduğunu, tasfiye olunabilecek bir aktifinin de bulunmamakta olduğunu, davacı müvekkilinin davalı şirketten kar payı, ayrılma akçesi vs.. hiçbir talebinin olmadığını, dava konusu şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirkete TK m.35 hükmüne göre tebligat yapıldığı, ancak 2014 yılında kurulan şirketin halihazırda ve kayden iki müşterek temsilcisinin bulunduğu, davacının ayrıca davacı şirketin müşterek temsilcilerinden sadece biri olduğu, diğer müşterek temsilcinin ise ... olduğu, bu noktada dayanılan vakıalar dahi gözetildiğinde şirketi temsilen temsil kayyımı atanmadan cevap dilekçesinin sunulduğunun kabul edilemeyeceği, nitekim bu çerçevede taraf teşkilinin sağlanması gerektiği takdir olunmuştur. Bu noktada bir kısım yargısal uygulamalar çerçevesinde mahkememizce bu davada şirketi temsil etmesi için ve oluşturulan ara karar ile temsil kayyımı atanmıştır. Ancak ne var ki verilen tüm sürelere rağmen kayyım ücreti depo edilmemiş, ayrıca yargılama sırasında da kayyım ücretinin ödenme ihtimalinin kesinlikle olmadığı davacı vekilince açıklanmıştır. Oysaki takdir olunan ücretin takdir olunduğu tarih itibariyle dahi maktu vekalet ücreti seviyesinde dahi olmadığı açıktır. Bu nedenlerle kayyımın görevine mahkememizce son verilmiştir. Akabinde bir kısım Yargıtay kararları dikkate alınarak bu defa davacı olan gerçek kişi ile fesih ve tasfiyesi talep olunan davalı şirket arasında menfaat çelişkisi bulunduğu görülmekle, davalı şirketin bu davada temsili için yetkili ve görevli mahkemede bu amaca yönelik dava açmak, dava açtığını belgelemek üzere bu defa davacı vekiline iki hafta kesin süre ve imkan verilmesine, aksi halde HMK m.114/f.1-bent (d) hükmü uyarınca davanın dava ehliyeti yokluğundan ve dava şartı eksikliğinin giderilmemesi nedeniyle usulden red olunacağının davacı vekiline bildirilmesine dair karar verilmiştir. Nitekim bir kısım Yargıtay uygulamasında da "şirkete kayyım atanmadan ve davada şirketin temsili sağlanmadan işbu davanın görülüp sonlandırılmasının mümkün olmadığı, bu nedenle davalı şirketin feshi istemli işbu davada davalı şirketin haklarını korumak için şirkete kayyım atanmasının gerekli olduğu, şirkete kayyım atanıp şirketin temsili sağlanmadan davanın görülüp sonuçlandırılmasının doğru olmayacağı" benimsenmektedir. (Yargıtay 11.HD ...E.sayılı ...K.sayılı kararı) Bu şartlarda davalı şirket tüzel kişiliği yönünden 6100 sayılı HMK m.114/f.1 bend (d) hükmü uyarınca şirketin dava ehliyetinin bulunmadığı, bu noktadaki eksikliğin verilen kesin sürelere rağmen giderilmediği açıktır. Oysaki bu husus dava şartıdır. Bilindiği üzere dava şartları 6100 sayılı HMK m.115/f.1 hükmü uyarınca davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılır. Somut olayda olduğu üzere tamamlanması mümkün olmayan ve esasen tamamlanmasında da hiçbir hukuki yararı bulunmayan bir eksiklik söz konusudur. Yapılan açıklamalar karşısında davacının açmış olduğu davanın HMK m.114/f.1 bent (d) hükmü uyarınca dava şartı yokluğundan ve HMK m.115/f.2 hükmü uyarınca usulden reddine dair karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının açmış olduğu davanın HMK m.114/f.1 bent (d) hükmü uyarınca dava şartı yokluğundan ve HMK m.115/f.2 hükmü uyarınca usulden reddine, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 179,90TL harcın mahsup edilerek 247,7‬0 TL bakiye ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından harcanan yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmediğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan tüm avansın karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine, Kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul BAM nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı vekilinin huzurunda davalının yokluğunda ve oy birliği ile karar verildi. Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

Atıf: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/154, K. 2024/728, T. 05.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-154-e-2024-728-k-6fc299debfa4