İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/139 E. 2024/538 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/139
Karar No
2024/538
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/139 Esas KARAR NO : 2024/538

DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/02/2023 KARAR TARİHİ : 12/07/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ; davaya konu keşidecisi ... AŞ. olan, 100.000,00 TL miktarlı, 06/06/2022 tanzim tarihli, 30/06/2022 vade tarihli bir adet senedi ... 28.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile davalı tarafından takibe konu edildiğini, müvekkilinin söz konusu çekin tanzim edildiği tarihte ... vergi kimlik numaralı ... Anonim Şirketinin yönetim kurulu üyesi olduğunu, bahse konu senede şirket adına kaşe ve paraf attığını ancak kendi adına herhangi bir imzasının bulunmadığını, buna ilişkin olarak davalıya şahsi bir borcunun bulunmadığını, ayrıca senet incelendiğinde üzerinde ''...'' ibaresi ile imza atıldığının da görüleceğini, davalı şirket tarafından tamamen haksız olarak senedin tahsili için belgede sahtecilik ve imza taklidi yapılarak bu ibarelerin ve imzanın eklenmesiyle senedin icra takibine konulduğunu, takip dayanağı bono üzerinde müvekkilinin kefil olduğunu beyan eden ibarenin ve imzanın sahte olarak atıldığını, ihtiyati tedbir talep ettiklerini, davalının hile ve dolandırıcılık yöntemi ile davaya konu senetle ilgili ... 28.İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile müvekkili aleyhinde icra takibi başlatmış olup, sonrasında müvekkili ile sözde alacaklı ve dosya borçlusu arasında yapılan görüşmeler neticesinde anlaşma yapıldığını ve anlaşma ile dosya borcunun ödeneceği iddiası ile müvekkiline kasıtlı olarak itiraz sürelerinin kaçırtıldığını, icra dosyasında müvekkil adına kayıtlı gayrimenkul ve menkul mal haczedilmiş müvekkilinin banka hesaplarının bloke edildiğini belirterek icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve müvekkil davacının davalıya ... 28.İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ve bu dosyaya konu 06/06/2022 tanzim tarihli 30/06/2022 vade tarihli bono vasfı taşımayan belgeye istinaden borçlu olmadığının tespitine ayrıca kötü niyetli davalı taraf hakkında %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Dava dışı ... A.Ş. İle müvekkilİ şirket arasında 03.06.2021 tarihinde araç kiralama sözleşmesi, akabinde ise sözleşmenin ayrılmaz parçası olan 30.11.2021 tarihli ek protokol akdedildiğini, akdedilen bu sözleşmede ...'in imzasının bulunduğunu, bu suretle taraflar arasında araç kiralamaya yönelik ticari ilişki kurulduğunu, davalı şirketin araç kiralama yaparken müşterilerinin ticaret sicil evraklarını ve imza sirkülerlerini de talep etmekte olup, dava dışı ...A.Ş'ye ait imza sirküleri de sözleşme aşamasında bu suretle temin ettiğini, cevap dilekçesi ekinde sunulan imza sirkülerinde davacı ...'in de Yönetim Kurulu Üyesi sıfatıyla imza örnekleri bulunduğunu, araç kiralamaya yönelik ticari ilişki kapsamında dava dışı ... A.Ş. tarafından kambiyo senetleri düzenlendiği, bu senetlere davacının da aval verdiğini, davacının aval verdiği senetlerdeki imza ve el yazısı ile cevap dilekçesi ekinde ibraz edilen imza sirkülerindeki imzaların aynı olduğu ve davacının eli ürünü olduğunun çok açık bir şekilde tespit edilebileceğini, davaya konu senet üzerindeki ...'e ait olan iki imzanın birbiriyle mukayese edilmesi ile dahi davacının iddiasının gerçek olmadığının anlaşılacağını, dava dışı firmanın vermiş olduğu başkaca senetler üzerinde de davacının avallerinin söz konusu olup, bu aval verdiği senetlerdeki imzalarla da davaya konu senet üzerindeki imza aynı olduğunu, dolayısıyla, davacının senetteki imzanın sahte olduğu, kendisine ait olmadığı ve hatta daha ileri giderek müvekkilinin şirketi sahtecilikle suçlama boyutundaki iddialarının tamamen asılsız olduğu, davacının, her ne kadar şirketteki yönetim kurulu üyeliğinin sona erdiğinden bahisle sanki senedin borçlusu değilmiş gibi davranmaya çalışsa da, yukarıda açıklandığı üzere avalistin sorumluluğunun şirket yönetim kurulu üyesi olup olmamakla, yahut aval verdikten sonra şirket yönetim kurulu üyeliği sıfatının devam edip etmemesiyle uzaktan yakından bir ilgisi bulunmadığını, salt bu hususun dahi, davacının bir şekilde bu avalist sorumluluğundan kurtulma çabası içerisinde olduğunu gösterdiğini, zira hem senetteki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürmesi, eş zamanlı olarak daha sonra yönetim kurulu üyeliğinden ayrıldığından bahisle borçsuzluğuna karar verilmesini talep etmeye çalışmasının da tam bir çelişki içinde bulunduğunu belirterek tüm bu nedenlerle huzurdaki haksız ve hukuka aykırı davanın esastan reddine, İİK 72/4 uyarınca alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ; ... 28. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası, bono aslı, 03/06/2021 tarihli Araç Kiralama Sözleşmesi, 30/11/2021 tarihli Araç Kiralama Sözleşmesi Ek Protokol, ... 10. Sulh Hukuk Mahkemesinin... Esas sayılı dava dosyası celp edilmiş incelenmiştir. Dava, araç kiralama sözleşmesi nedeniyle verilen senetten dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davanın esasına geçilmeden evvel, öncelikle görevli mahkemenin hangi mahkeme olduğunun tespit edilmesi gerekmektedir. Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir ve görev hususu kamu düzenine ilişkin olduğundan taraflarca her zaman ileri sürülebileceği gibi, Hâkim tarafından da yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülmese dahi resen nazara alınması zorunludur. ... 28. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası incelendiğinde; takip alacaklısının davalı, takip borçlularının davacı ... ile dava dışı ... olduğu, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan icra takibinde dayanak belgenin, 06/06/2022 tanzim tarihli, 30/06/2022 vade tarihli ve 100.000 TL bedelli bono olduğu görülmüştür. Takibe dayanak bonoda; dava dışı .. A.Ş.' nin düzenleyen, davacı ... ile dava dışı ...'un senedin ön yüzünde atılı imzalar sebebiyle düzenleyen lehine aval veren / avalist oldukları belirlenmiştir. Davacı, dava dışı ... A.Ş.' nin yönetim kurulu üyesi olduğunu bahse konu bonoya şirket adına imza attığını, şirket adına imzanın kendisine ait olduğunu, ancak senedin ön yüzünde ayrıca avalist olarak adına atfen atılan imzanın ise kendisine ait olmadığını ifade etmiştir. Davalı, dava dışı ... A.Ş. ile arasında araç kiralama sözleşmesi imzalandığını, davacının asıl borçlu adına atılan imzayı kabul ettiğini, avalist olarak atılan imza inkar edilse de imza incelemesinde avalist imzasının da davacıya ait olduğunun tespit edileceğini, araç kiralama sözleşmelerine de davacının imza attığını savunmuştur. Araç kiralama sözleşmeleri cevap dilekçesi ekinde delil olarak dosyaya ibraz edilmiştir. Davalı ... A.Ş. ile dava dışı ... A.Ş. arasında 03/06/2021 tarihili araç kiralama sözleşmesi ve 30/11/2021 tarihli araç kiralama sözleşmesi ek protokolü imzalandığı, sözleşmenin 2. maddesinde davalıya ait araçların kira bedelleri karşılığında dava dışı şirkete kiralanması konusunda anlaşma sağlandığı belirlenmiştir. Davacı, dava dilekçesinde açıkça dava dışı ... A.Ş.' nin yönetim kurulu üyesi olduğunu, bahse konu bonoya şirket adına imza attığını, şirket adına atılan imzanın kendisine ait olduğunu ifade etmektedir. Davalı taraf ise aynı mahiyette olmak üzere aralarındaki temel ilişkinin araç kiralama sözleşmesi olduğunu savunmaktadır. Böylelikle, icra takibine ve eldeki davaya konu senedin araç kiralama sözleşmesi kapsamında tanzim edildiği ve uyuşmazlığın temelinin (araç) kira sözleşmesinden kaynaklandığı sabittir. Öte yandan; dava konusu senette avalist olarak yer alan ... tarafından aynı sebeplere dayanılarak aynı davalıya karşı menfi tespit davası açılmış olup, yargılama taraflar arasındaki temel ilişki (araç) kira sözleşmesi olduğundan ... 10. Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dava dosyası üzerinden görülmeye devam etmektedir. Bu çerçevede, iddianın ve savunmanın ileri sürülüş biçimine göre, dava konusu senedin araç kiralama sözleşmesi sebebiyle düzenlendiği, senedin dayanağının ve uyuşmazlığın temelinin kira sözleşmesinden kaynaklandığı anlaşılmıştır. Bilindiği üzere, 6100 sayılı HMK'nın 4/1-a maddesi gereğince kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalara bakmak görevi Sulh Hukuk Mahkemelerine ait olduğundan bu davaya bakmakta Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu anlaşılmıştır. Konuya ilişkin yargı uygulamasına bakıldığında: İstanbul BAM. 44. Hukuk Dairesi 2022/860 Esas, 2022/929 Karar sayılı ilamında: "...davacı vekili müvekkili ...'un ... Tic. Ltd. Şti.'nin sahibi ve müdürü olduğunu., ... senet üzerinde müvekkilinin ismi bulunmadığı gibi senedi imzalayanın müvekkili olmadığını, ancak ilgili senetten dolayı müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını..., davalı vekili ... Davacı ...'un avalist olduğunu, aval veren sıfatıyla borçtan şahsi sorumluluğu olduğundan davanın reddine .... talep etmiştir. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nın 4/1-a. maddesinde, Sulh Hukuk Mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; kiralanan taşınmazların,... tarihli ve ... Sayılı İcra ve İflas Kanun'una göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları görürler, hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda uyuşmazlık, taraflar arasındaki kira sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davalı taraf cevap dilekçesindeki beyanı ile taraflar arasındaki kira ilişkisi sebebiyle senedin düzenlendiği iddiasını ikrar etmiş olup bu durumda eldeki davada Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu görülmektedir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır...." Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2017/7495 Esas, 2019/3164 Karar sayılı ilamında; "...01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 4/1-a maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir. Somut olayda, taraflar arasında araç kiralama sözleşmesi bulunmakta olup uyuşmazlık bu araç kiralama sözleşmesi kapsamında verilen senetten dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Dava, 30/04/2015 tarihinde 6100 sayılı HMK'nın yürürlüğe girmesinden sonra açıldığına ve kira ilişkisinden kaynaklandığına göre görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır. Hal böyle olunca, mahkemece; uyuşmazlığın çözümünde Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek, görevsizlik nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, bu yön gözardı edilerek davanın esası hakkında hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir...." (Aynı yönde başka bir karar bakınız. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2017/8954 Esas, 2019/5334 Karar) Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2016/3083 Esas, 2017/535 Karar sayılı ilamında; "...Dava, taraflar arasında düzenlenen araç kiralama sözleşmelerinden kaynaklanmaktadır. Her ne kadar dava konusu kambiyo senetlerinden dolayı menfi tespit isteminde bulunulmuş ise de, taraf senetlerin kira sözleşmelerinin teminatı olarak verildiğini kabul etmektedirler. ...Bu sebeple uyuşmazlığın çözümünde 6100 sayılı HMK’nun 4/1-a maddesi uyarınca görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir. .." İstanbul BAM. 14. Hukuk Dairesi 2022/456 Esas, 2022/743 Karar sayılı ilamında: "...Takip bonoya dayalı ise de iddianın ileri sürülüş biçimine göre takibe dayanak bono, araç kira sözleşmesi nedeniyle düzenlenmiş olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık bu temel ilişkiden kaynaklanmaktadır. İlk derece mahkemesi gerekçesinde işaret edildiği üzere kira ilişkisinden doğan davalarda Sulh Hukuk Mahkemeleri görevli mahkeme olup, görev dava şartı olmakla yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilecektir..." Antalya BAM 6. Hukuk Dairesi 2021/357 E. 2021/194 K. Sayılı ilamında; "Dava, kira sözleşmesi kapsamında verildiği ileri sürülen senede kefil sıfatı ile atılan imzadan dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Bilindiği üzere 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun sulh hukuk mahkemelerinin görevini düzenleyen 4. maddesinin 1/a bendi gereğince kiralanan taşınmazların İcra ve İflas Kanunu'na göre ilamsız icra yolu ile tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalar sulh hukuk mahkemesinin görevine girmektedir. Olayımıza gelince; davacı davaya konu senedin kira ilişkisi sebebi ile teminat olarak verildiğini iddia etmektedir. Davalı da söz konusu senedin ... adresindeki 20 apart otel odası ve üst kat 1 dairenin 01.01.2019 - 31.12.2019 dönemi için düzenlenen kira sözleşmesi sebebi ile düzenlendiğini kabul ve beyan etmektedir. Kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlık hakkında ilk derece mahkemesince dava dilekçesinin görev yönünden reddi ve görevsizlik kararı ile dosyanın görevli Sulh Hukuk Mahkemesine göndermesi gerekirken..." İstanbul BAM. 37. Hukuk Dairesi 2021/1862 Esas, 2021/1742 Karar sayılı ilamında: "...Somut olayda, taraflar arasında 12/06/2019 tarihli oto kiralama sözleşmesi imzalandığı ve taraf beyanlarından söz konusu senedin taraflar arasındaki araç kiralama sözleşmesi uyarınca düzenlendiği sabit olup, uyuşmazlığın taraflar arasında yapılan araç kiralama sözleşmesinden kaynaklandığı ..anlaşıldığından, davanın ... 14. Sulh Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir...." şeklindedir. Yapılan açıklamalar ve emsal içtihatlar uyarınca; taraflar arasında araç kiralama sözleşmesi bulunmakta olup uyuşmazlık bu araç kiralama sözleşmesi kapsamında verilen senetten dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Dava, 6100 sayılı HMK'nın yürürlüğe girmesinden sonra açıldığına ve kira ilişkisinden kaynaklandığına göre görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflarca ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilir. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır. Hal böyle olunca, (takibe dayanak senet, araç kira sözleşmesi nedeniyle düzenlenmiş olup, uyuşmazlık bu temel ilişkiden kaynaklandığından) uyuşmazlığın çözümünde Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek, görevsizlik nedeniyle 6100 s. HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: ( Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı üzere); 1-HMK.'nın 114/1-c. ve 115/2. maddeleri uyarınca mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, Görevli mahkemenin SULH HUKUK MAHKEMESİ olduğunun tespitine, 2-HMK.nın 20. maddesi uyarınca taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak talep etmesi halinde dava dosyasının görevli İSTANBUL (NÖBETÇİ) SULH HUKUK MAHKEMESİNE tevzi edilmek üzere hukuk mahkemeleri tevzi bürosuna gönderilmesine, 3-HMK'nın 20. maddesine göre kararın kesinleşme tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli Mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde Mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine, 4-Harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi.12/07/2024

Katip E-İmzalıdır

Hakim E-İmzalıdır

Atıf: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/139, K. 2024/538, T. 12.07.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-139-e-2024-538-k-2db0771b0b18