İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/747 E. 2024/578 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/747
- Karar No
- 2024/578
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/747 KARAR NO : 2024/578 DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/10/2022 KARAR TARİHİ : 12/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi; müvekkili şirket ile karşı taraf arasında yaklaşık üç yıla dayanan bir ticari ilişki olduğunu, taraflar arasındaki alışverişten kaynaklanan ticari uyuşmazlık nedeniyle alacaklı şirket tarafından müvekkili şirkete ... 53.Noterliğinin ... tarihli ... yevmiye sayılı ihtar ile 912.376,00.-TL alacakları olduğunun ve bu alacakların ödenmesinin ihtar edildiğini, bu ihtara karşılık olarak ... 3.Noterliğinin ... gün ve ... Yev. sayılı ihtar ile böyle bir alacak olmadığı yönünde karşı beyanda bulunulduğunu, müvekkili hakkında ... 8.İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı dosyası ile 912.376,00.-TL asıl alacak, 22.440,70.-TL İşlemiş faiz olmak üzere toplam 934.816,70.-TL tutarlı, dayanağı cari hesap ve ... 53.Noterliğinin ... tarihli ... yevmiye sayılı ihtar olan örnek 7 İlamsız icra takibinde bulunulduğunu, müvekkilinin bu takipten 05.10.2022 tarihinde fiili haciz işlemeleri için gelindiğinde haberdar olduğunu, ...'ye hiç bir bilgi girişi yapılmadan idari işlem ile açılan ... hesabına tebligat yapıldığı, itiraz süresinin geçtiğinin fark edildiğini, taraflar arasında üç yıla yakın devam eden ticari ilişki nedeniyle müvekkili şirketin davalı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını, alacağının bulunduğunu, taraflar arasındaki alacak-borç ilişkisi ve müvekkilinin var ise borcunun tespiti tamamen yargılamayı gerektirdiğini, müvekkili şirket tarafından bu borç ödense ve açılacak menfi tespit veya istirdat davası lehine neticelense dahi ödenecek paranın karşı tarafdan tahsil edilme ihtimalinin bulunmadığını, izah edilen nedenlerden dolayı taraflar arasında ki alacak-borç ilişkisinin yargılamayı gerektirmesi, müvekkili tarafından ödenecek paranın yargılama sonunda haklı çıksa dahi tahsil etme ihtimalinin bulunmaması nedeniyle icra dosyasına ödenecek paranın İ.İ.K 72/3 maddesi gereğinde uygun görülecek teminat karşılılığı alacaklı tarafa ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, ... 8.İcra Müdürlüğünün ... E. dosyasına müvekkili şirket tarafından yapılacak ödemenin İ.İ.K 72/3 maddesi gereği uygun görülecek teminat mukabili alacaklıya ödenmemesi konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini, kararın bir örneğinin icra müdürlüğüne gönderilmesini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile davaya konu icra takibinde ödeme emrinin 16.09.2022 tarihinde davacı şirketin e-tebligat adresine gönderilmiş olduğunu, süresi içinde davacı tarafından icra takibine itiraz edilmediği için takibin kesinleşmiş olduğunu, takibin kesinleşmesi üzerine haciz işlemlerine başlanılmış olduğunu, ancak davacı tarafından haciz işlemlerini engellemek amacıyla kötü niyetli olarak tedbir kararı alınmış olduğunu, davacı tarafın tek amacının müvekkilin alacağını sürüncemede bırakmak olduğunu, davacı taraf her nekadar dava dilekçesinde takipten haberi olmadığını iddia etmiş ise de tebligat davacı şirket adına kayıtlı Uets adresine usule uygun olarak tebliğ edilmiş olduğunu, davacı taraf müvekkile borcu bulunmadığını iddia etmekte ise de davacı şirket yetkilisi Haldun Haznedar, ... numaralı telefon numarasından göndermiş olduğu yazılı mesajlarda takibe konu borcu kabul etmiş olduğunu, tüm dosya borcunu kapatacağını taahhüt etmiş olduğunu, müvekkili oyalayan davacı verdiği sözleri yerine getirmediği gibi gerçek dışı iddialarla zaman kazanma amaçlı işbu davayı ikame ettiğini, davacının borcu açıkça kabul etmiş olması nedeniyle huzurdaki davanın öncelikle usulden mahkeme aksi kanaatte olunması halinde ise esastan reddine karar verilmesini savunmuştur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, akdi ilişki kurulmuş olmakla birlikte takibe esas olan faturaların taraf şirketlerin 2018-2019,2020,2021,2022 yılı ticari defter ve kayıtlarında mevcut olup olmadığı, ne şekilde mevcut olduğu, takibe konu faturaların davacı şirkete tebliğ olunmasının söz konusu olup olmadığı, tebliğ olsa dahi faturaların tebliğ tarihine göre davacı şirketin süresi içinde faturaya itirazının bulunup bulunmadığı, bu faturaların içeriğinin davalının iddia etmiş olduğu sözleşmeye ve somutlaştırılan delillerle sektörel açıdan uyumlu olup olmadığı, ne şekilde uyumlu olduğu, takibe dayanak faturaların yukarıda açıklandığı üzere kabul edilip edilmediği, iade olup olmadığı, hangisinin iade olduğu, faturaların deftere kaydı var ise iadenin süresi içinde yapılıp yapılmadığı, celp edilecek Ba/Bs formlarının ve faturaların uyumlu olup olmadığı, açık hesap ilişkisi içinde davalının kaç TL tutarında alacaklı olduğu, bu alacağın takip öncesi itibariyle davacının somutlaştırmış olduğu deliller çerçevesinde davacı tarafından kaç TL'sinin hangi tarihte ne şekilde ödendiğinin muhasebesel olarak anlaşılır olup olmadığı, bu suretle taraf şirketlerin 2018,2019,2020,2021,2022 yılları içindeki üç yıllık açık hesap ilişkisi dikkate alındığında taraf şirketlerin ticari defter ve kayıtlarında bu konular ile ilgili lehe veya aleyhe muhasebesel veri olup olmadığı, buna göre davacının dava tarihi itibariyle borçlu olduğu veya olmadığı miktarın ne olduğu, ayrıca taraflar lehine İİK m.72 hükmünden kaynaklanan icra tazminatları ödenmesinin gerektirir durum olup olmadığı noktalarında toplandığı, incelenmesi, akabinde takip tarihi itibariyle talep edilebilecek asıl alacak ve işlemiş faiz miktarının ne olduğu noktalarında toplanmaktadır. Taraflar arasında e-posta yazışmalarının mevcut olduğu, tarafların arasında üç yıl devam eden açık hesap ilişkisinin mevcut olduğu, bu ticari ilişki çerçevesinde davacının hizmet alan, davalının hizmet satan konumunda bulunduğu tartışmasızdır. Davacı vekili Av.... 12/09/2024 tarihli duruşmada davadan feragat ettiğini, herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmediklerini açıklamış olup vekilin vekaletnameye göre feragat yetkisi mevcuttur. Davalı vekili dahi Av.... 08/07/2024 tarihli dilekçesinde herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmediklerini bildirmişlerdir. Davadan feragat HMK m.307. ve 311.maddeleri hükümleri gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davalı tarafın kabulünü gerektirmeyen, kesin hükmün hukuksal sonuçlarını doğuran bir taraf işlemidir. HMK m.307 hükmüne uygun olarak davacının davadan feragatının mahkemece saptanması halinde feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekir. Esasen davacı vekilinin feragat yetkisi olup davanın niteliği gereği ise feragat hukuken sonuç doğurabilecek niteliktedir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının beyanı karşısında davanın feragat nedeniyle reddine, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince (ilk duruşmadan sonra feragat olduğundan 2/3'ü alınmıştır) alınması gereken 284,86 TL harcın; peşin alınan 15.202,37 TL harçtan mahsup edilerek 14.917,51TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, 3-Davalı vekilinin 08/07/2024 e-imzalı dilekçe içeriği karşısında ise davalı lehine herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama gideri takdir olunmamasına, 4-Tarafların yapmış oldukları yargılama giderlerinin üzerilerinde bırakılmasına, 5-Karar kesinleştiğinde gider avansının talep halinde iadesine, Kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul BAM nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı vekilinin huzurunda davalı vekilinin yokluğunda ve oy birliği ile karar verildi. Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...