İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/745 E. 2024/618 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/745
- Karar No
- 2024/618
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/745 KARAR NO : 2024/618 DAVA : İflas (Doğrudan Sermaye Şirketleri İle Kooperatiflerin İflası (İİK 179)) DAVA TARİHİ : 20/10/2022 KARAR TARİHİ : 26/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan iflas (doğrudan sermaye şirketleri ile kooperatiflerin iflası (İİK 179)), iflas (doğrudan alacaklı tarafından talep edilen iflas (İİK 177)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin dava dilekçesi ile davalılar hakkında ilamlı takip yaptığı, akabinde bu ilam ile ilgili örnek 4-5 icra emrinin düzenlendiği, davalı şirketin sicil adresine tebliğ olunduğu, halihazırda ödeme yapılmadığı iddiasıyla asıl ve birleşen dosyadaki davalı hakkında iflas kararı verilmesini talep etmiştir. Asıl ve birleşen davada davalının cevap dilekçesinde ise batık olmadığını, davacılar tarafından avansın ödenmesi gerektiğini, davacıların soyut olarak tedbir talep ettiği, tedbire ilişkin dayandıkları vakıanın sadece duyumdan ibaret olduğunu, davalının borçlarının bir kısmını tamamen ödemiş olup bir kısımını ödemeye devam ettiğini, bu çerçevede davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Asıl ve birleşen dosyadaki davalarda davalı hakkında ilamlı takip yapıldığı, akabinde bu ilam ile ilgili örnek 4-5 icra emrinin düzenlendiği, davalı şirketin sicil adresine tebliğ olunduğu, adı geçen ilamlarla ilgili tehir-i icra kararı ve yatırılmış harcı içeren bir durumun ise söz konusu olduğunun gelen cevabi yazılardan anlaşılamadığı, icra dosyaları ile ilgili halihazırda herhangi bir ödemenin ise yapılmadığı tartışmasızdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın ilamlı icra takibine geçilmesi sonrası borcun herhangi bir aşamada ödenip ödenmediği, bu sebebe dayalı olarak ve doğrudan iflas şartlarının davalılar hakkında oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır. Dava, kesinleşmiş ilamlı takip nedeniyle borcun ödenmemiş olması sebebine dayanan ve İİK m.177/f.4 hükmünden kaynaklanan iflas talebine ilişkindir. Davacı tarafından ilamlı takip yapıldığı, takip gereğince ödeme yapılmadığı sabit olup uyuşmazlık iflas koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır. Asıl davada davacı ... 05/06/2024 tarihli dilekçesinde iflası talep olunan şirket hakkında başka bir dava dosyasında iflas kararı verilmiş olması nedeniyle davadan feragat ettiğini bildirmiş, yine birleşen 2022/886E.sayılı dava dosyasındaki davacı vekili dahi 23/05/2024 tarihli dilekçe ile iflası istenen şirket hakkında başka mahkemece iflas kararı verildiğini belirtmekle davadan feragat ettiğini açıklamış olup ayrıca vekilin feragat yetkisi de mevcuttur. Celbedilen belgelere göre davadan feragat eden davacıların aleyhine iflas davası açmış oldukları şirket ile ilgili ... 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E.sayılı dosyasına istinaden ve 21/12/2023 tarihi itibariyle iflas kararı verildiği, bu şartlarda mahkememizce bu davanın bekletici mesele yapılması gerektiği açıktır. Ne var ki iflas kararı verilen dosyanın hangi tarihte kesinleşeceği ise şüphelidir. Zaten davacıların feragat beyanı bu anlamda davanın özünden vazgeçmekten ziyade bu duruma işaret eden bir haldir. Kaldı ki iflas ile birlikte artık davanın açıldığı tarih itibariyle asıl ve birleşen dosyada davalı şirketin vekili konumunda olan vekillerin vekalet yetkisi dahi sona ermiştir. Vekillerin avukatlık yetkilerinin sona ermesinde ise asıl ve birleşen dava dosyalarındaki davacılara atfedilebilecek bir kusur yoktur. Nitekim TBK m.513/f.1 hükmü bu noktada emredicidir. Zaten bu aşamadan sonra artık "müflis" ünvanını alan şirket artık iflas masası veya iflas idaresi tarafından temsil edilecektir. Tüm bu haller kapsamında davalı şirketin iflas öncesi vekiline vekalet ücreti takdir edilmesi yasal ve fiili açıdan mümkün değildir. Kaldı ki iflas öncesi atanmış olan vekilin görevi yasal olarak sona ermiş olmakla ve azil ve istifa durumu söz konusu olmadığından iflas öncesi şirketin vekiline bu açıdan vekalet ücreti takdir olunamaz. İflas öncesi vekil ile asil arasındaki akdi vekalet ücreti şartları oluştuğu takdirde iflas masasından talep edilebilir ise de yasal yani tarifeye dayalı vekalet ücretine hükmedilebilmesi bu şartlarda mümkün değildir. Zaten artık müflis sıfatını alan şirketin atadığı, vekil dahi olmayan avukatın karar başlığında gösterilebilmesi bu şartlarda mümkün olmadığı gibi müflis şirketin atamadığı vekil nedeniyle dahi müflis şirket lehine vekalet ücretinin takdiri dahi mümkün görülmemiştir. Davadan feragat HMK m.307. ve 311.maddeleri hükümleri gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davalı tarafın kabulünü gerektirmeyen, kesin hükmün hukuksal sonuçlarını doğuran bir taraf işlemidir. HMK m.307 hükmüne uygun olarak davacının davadan feragatının mahkemece saptanması halinde feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekir. Esasen davacı vekilinin feragat yetkisi olup davanın niteliği gereği ise feragat hukuken sonuç doğurabilecek niteliktedir. Yapılan açıklamalar karşısında asıl dava ve birleşen dava yönünden davacının açmış olduğu davasının feragat nedeniyle reddine dair karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; I.ASIL DAVA 2022/745 ESAS 1-Davacının davasının feragat nedeniyle reddine, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince (ilk duruşmadan sonra feragat olduğundan 2/3'ü alınmıştır) alınması gereken 285,06 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 204,36TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından harcanan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davanın red nedeni ve davalı şirketin yargılama sırasında iflas etmiş olması karşısında davalı lehine vekalet ücretinin takdirine yer olmadığına, 5-Karar kesinleştiğinde gider avansının talep halinde iadesine, II.BİRLEŞEN DAVA 2022/886 ESAS 1-Davacının davasının feragat nedeniyle reddine, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince (ilk duruşmadan sonra feragat olduğundan 2/3'ü alınmıştır) alınması gereken 285,06 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 204,36TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davanın red nedeni ve davalı şirketin yargılama sırasında iflas etmiş olması karşısında davalı lehine vekalet ücretinin takdirine yer olmadığına, 4-Feragat nedeniyle davacı tarafından harcanan tüm masrafların davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Karar kesinleştiğinde gider avansının talep halinde iadesine, Kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul BAM nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere asıl dosyada davacı asil ile birleşen dosyada davacı vekilinin huzurunda müflis davalı şirketin yokluğunda ve oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip