İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/666 E. 2024/620 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/666
- Karar No
- 2024/620
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/666 KARAR NO : 2024/620 DAVA : İflas (Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 156)) DAVA TARİHİ : 23/09/2022 KARAR TARİHİ : 26/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan iflas davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı borçlu ...' ın müvekkili banka ile akdettiği genel kredi sözleşmesine istinaden ... nolu iskonto/iştira kredisi ve ... nolu kredi kartı kullanmış olduğunu, diğer davalı/kefil S...Şirketi de Genel Kredi Sözleşmesi'ni müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olduğunu ve borcun tamamından sorumlu olduğunu, ancak davalı borçlular borca itiraz ederek takibi durdurmuş olduklarını, dosya borçluları ... Şirketi ve ... hakkında başlatılan genel haciz yoluyla takip 25.02.2021 tarihinde iflas yoluyla takibe çevrildiğini, gönderilen iflas ödeme emirlerine borçlular tarafından yetki ve borç yönünden de itiraz edidiğini, davanın kabulü ile davalıların ... 20. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasından yaptıkları itirazlarının kaldırılarak davalıların iflasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesi ile alacağın zamanaşımına uğramış olduğunu, huzurdaki yargılamaya konu iflas yolu ile adi takip, takip hukukun geçerlilik şartlarını taşımamakta olup davanın usulden reddinin gerekmekte olduğunu, alacaklı tarafça dava konusu takip İİK 43 mucibince iflas yoluna çevrilmiş olduğunu, bu husustan 07/04/2022 tarihinde örnek 11 nolu ödeme emrinin taraflarına tebliğ edilmesiyle haberdar olunduğunu, yasal süresi içerisinde itirazlarımız sunulmuş olduğunu, kredi ve kefalet sözleşmesi üzerinde yer alan imzalar müvekkiline ait olmadığını, müvekkili hakkında yapılan hesap katı işlemleri yasaya ve usule aykırı olduğunu, davaya konu takibin haksız ve kötü niyetli olduğu sabit olduğunu, mevcut kanun hükmü uyarınca davacının takip tutarının % 20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesi gerekmekte olduğunu, müvekkillerinin davacıya ... 20. İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyasından başlatılan icra takibinde bildirildiği kadar borcu bulunmamakta olduğunu, davacının davasının öncelikle usulden, Mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine, davacının takip tutarının % 20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini savunduğu, Taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu alacak ile ilgili zamanaşımının bulunup bulunmadığı, kredi ve kefalet sözleşmesi üzerinde yer alan imzaların davalılara ait olup olmadığı, hesap kat ihtarnamelerinin usulüne uygun şekilde tebliğ edilip edilmeme halinin faiz oranı, faiz tutarları ile talep edilen miktara etkisinin ne olduğu, buna göre davalı asıl borçlu ... ile davalı şirketin kefil sıfatı ile borçlu olup olmadıkları, ihtarnamenin davalı kefile tebliğ olunması halinde, kefillerin temerrüd tarihinden takip tarihine kadar asıl alacağa uygulanacak temerrüd faizinden sorumluluğu açık ise de davalı kefil yönünden kat ihtarnamesinin davalıya tebliği tarihine göre önel süresinin eklenerek temerrüd tarihinin tespiti, bu çerçevede her kefilin kendi temerrüd tarihine kadar olan kefalet sınırları içinde kalmak koşulu ile asıl alacak ve asıl borçlunun temerrüdünden sorumlu olacak olması, bu çerçevede davalı kefil yönünden temerrüd için hesap kat ihtarının kefile tebliğinin şart olması, sözleşmede öngörülmediği sürece İİK.m.68 hükmünün kefil yönünden uygulanmasının ise mümkün olmaması, kefil yönünden temerrüd tarihinin ne şekilde belirlendiğinin açıklanması, buna göre temerrüd tarihinin tespiti (Yargıtay 19.HD ...E., ...K.sayılı ilamı) Yargıtay uygulaması ve sözleşme hükümleri karşısında bilirkişi tarafından banka kayıtları üzerinde inceleme yapılarak bankanın temerrüt halinde uyguladığı en yüksek faiz oranın gerekirse belirlenmesi, buna göre temerrüt faizinin tespiti sonucunda davalı kefilin kaç TL borçlu olduğu, sonuç olarak iflas takip tarihi itibari ile davacının her bir davalıdan talep edebileceği ve tahakkuk etmiş bir alacağın bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır. Davacının, bankacılık sözleşmesi uyarınca davalılar hakkında ilamsız takip yaptığı, akabinde İİK m.43 hükmü uyarınca iflas yolu ile takip olarak takip şeklini değiştirdiği, çıkan ödeme emrine yönelik olarak süresi içinde davalılar vekilinin itirazda bulunduğu, bu suretle iflaslı takibin durduğu, davalı gerçek kişinin ise gelen kayıtlara göre birinci sınıf tacir konumunda bulunduğu, takibe süresi içinde itiraz edilmiş olmakla, davalıların takibe itiraz etme haklarını kullandığı tartışmasızdır. Mahkememiz iflas davası açısından görevli ve yetkili olup genel dava şartları açısından eksiklik bulunmadığı açık olmakla icra dosyasında da borçlu vekiline tebligat yapılmıştır. Yargılama aşamasında davalılar vekili 13/09/2024 tarihli dilekçesinde takibe konu borcun tamamını ödediğini, davacı vekili ise 23/09/2024 tarihli dilekçesinde ... 20.İcra Müdürlüğünün ...E.sayılı dosyasına konu alacağın tahsil edildiğini ve dosyanın kapandığını, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini, bu nedenle dava konusuz kalmakla karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini talep etmişlerdir. Yukarıda açıklandığı üzere yargılama aşamasında borcun ödendiği, bu noktada taraf vekillerinin beyanlarının uyuştuğu açıktır. O halde dava konusu alacak miktarının ödenmiş olduğu anlaşılmakla ve taraf vekillerinin beyanları da gözetildiğinde davalılar aleyhine açılan iflas davası konusuz kalmıştır.(Yargıtay 23.HD ...E....K. sayılı ilamından hareket edilmiştir.) Yasal açıdan iflas davası için yapılması gerekmeyen arabuluculuk ücretinin ise yargısal uygulama ve HMK m.327/f.1 gereği davacı tarafından karşılanması gerekir. Yapılan açıklamalar karşısında davacının açmış olduğu davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin müşterek beyanları dikkate alınarak konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, Yasal dayanağı bulunmadığından davalıların tazminat talebinin reddine, İflas avansının karar kesinleşmesi veya karşı tarafın muvafakati halinde derhal iade olunmasına, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince 2024 itibariyle alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL'nin beyan gereği davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerilerinde bırakılmasına, 4-Taraf vekillerinin beyanları karşısında taraflar lehine vekalet ücreti ve yargılama giderleri hükmedilmemesine, 5-1.600,00-TL arabuluculuk ücretinin ileride Bakanlıkça ödenmesi durumunda 6183 sayılı AATUHK hükümleri gereği davacı beyanı karşısında davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde artan tüm avansların taraflara iadesine, Kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul BAM nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı vekilinin huzurunda davalılar vekilinin yokluğunda ve oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip