İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/345 E. 2025/120 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/345
Karar No
2025/120
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ DOSYA NO : 2021/345 KARAR NO : 2025/120 DAVA : TAZMİNAT (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/05/2021 KARAR TARİHİ : 14/02/2025 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen TAZMİNAT davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, ... ve davalı ... Bank A.Ş. arasında 04.05.2016 tarihinde “... tarafından halka yapılan sosyal yardımların mükellefleri ve ilçede ikamet eden nakdi yardımların ve kentlilerin bir mensubiyet duygusu içinde yaptıkları ön ödemelerin bu Protokol dahilinde, banka tarafından "..."a yüklenmesi ve banka’nın anlaşmalı üye işyerlerinde kart sahiplerine özel imkanlar ve indirim/kampanya gibi avantajlar sunulması” konulu "..." imzalandığını, söz konusu protokolün 5. Maddesinde, mtarafların hak ve yükümlülüklerinin düzenlendiğini, protokolün icrası ve yerine getirilmesi ile ilgili olarak kurumsal E-Posta adresleri üzerinden davalı ile birçok yazışma yapıldığını, kart görselinde mutabık kalındığını, görselin sosyal medya ve basında, belediye açık hava mecralarında paylaşıldığını, davalı tarafa gönderilen ihtarnamelere davalı tarafından gönderilen cevabi yazı ile Bankacılık Kanunu ve Bankaların Destek Hizmeti Almalarına İlişkin Yönetmelik maddeleri hükümlerine atıf yapılarak sözleşmenin feshediliğinin bildirildiğini, davalı bankanın protokolün 10. Maddesine aykırı hareket ettiğini, tek taraflı ve bildirimde bulunulmadan fesih yapılmasının anılan madde hükmüne aykırı olduğunu, feshin haksız olduğunu bu nedenle zarar uğradıklarını, bu zararlarının, yoksun kalınan kâr (kâr mahrumiyeti), ihtar çekme, mehil verme, fazladan yapılan nakliye masrafları gibi sözleşmenin ihlalinden kaynaklanan ve borç gereği gibi ifa edilseydi oluşmayacak olan zararlar ile alacaklının karşı edimi kabul etmek ve/veya kendi edimini koruma altına almak için yaptığı, depo masrafları, sigorta primleri gibi sözleşme ihlal edilmese de yapılacak olup sözleşmenin ihlal edilmesinden dolayı amacını karşılayamayan masraflar olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek, 04.05.2016 tarihinde yapılan protokolün davalı banka tarafından haksız feshinden kaynaklı oluşan müspet zararın ve kar kaybının fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik; 10.000 TL tazminatın fesih tarihi olan 13.03.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Netice-i talebin açıklanması istemi üzerine verilen 27.04.2022 tarihli beyan dilekçesinde de; davacı şirketin müspet zararından anlaşılması gereken, sözleşmenin davalı ... A.Ş. Tarafından haksız feshi nedeniyle mahrum kaldığı kazanç kaybı olduğu açıklanmıştır. CEVAP: Davalı vekili cevabında; Davacı yan tarafından 2016 yılında ... aracılığı ile bankamız adına sosyal destek kart projesi gündeme geldiğini, ancak bankaların uymakla yükümlü oldukları destek hizmeti alımına ilişkin şartların sağlanamaması nedeniyle işbirliği sürecine devam edilmeme kararı alındığını, davacı yana cevap olmak üzere, ... 41. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinin gönderildiğini, yine ... 41. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye nolu cevabi ihtarname ile bilgilendirmelerin taraflar ile yapılan karşılıklı görüşmeler sonucunda yapıldığı hususunun belirtildiğini, tüm bunların yanında, Protokolün "Yürürlük Tarihi" başlıklı 14.4.maddesinde de açıkça belirtildiği gibi "...bu sözleşmenin konusu olan ürün, banka ürün komitesinin olumlu kararı ile yürürlüğe gireceği kabul edilir...." şeklinde olup, dolayısıyla müvekkili banka tarafından herhangi bir komite kararı çıkmadığını, Protokolün ana konusunun yürürlükte olmadığını, davacının dosyaya sunmuş olduğu protokolün o dönem banka çalışanı, ... tarafından tek imza ile imzalanmasının da geçersiz olduğunu, banka iç yönergesine göre yetkili iki (2) imza gerektiğini, tek imzalı protokolün askıda ve hükümsüz olduğunu, işbirliği sürecine devam edilmeme kararı alınarak protokole muvafakat verilmediği cevabi ihtar ile bildirilmekle, askıda hükümsüz olan protokolün aslen yok hükmünde olduğunu, bankaların uymakla yükümlü oldukları destek hizmeti alımına ilişkin şartların sağlanamaması nedeniyle işbirliği sürecine devam edilmeme kararı alındığını, bu durumun davacı yana cevabi ihtarlar ile bildirildiğini, firma ortağının mali yapısı ve kanuni takipteki durumundan dolayı çalışılmayacağı bilgisi firmaya aktarılmakla, bu sırada firma ortağının FETÖ örgütüne finansman sağlama nedeniyle tutuklanması ile muhatap ile bağlantının tamamen kesildiğini, yürürlüğe girmemiş bir protokolden kaynaklandığı iddia edilen her ne ad altında olursa olsun herhangi bir zararın oluşmasının da söz konusu olamayacağını, tarafların yapılacak iş hakkında lehe kazanım elde edebilmek için fizibilite çalışması yapması, araştırma, görüşme ve yazışmalar yapmaları olağan bir durum olup, kesinleşmemiş yürürlüğe girmemiş olan protokole dayanarak iş ve işlemler yapmaları ile 3. Kişilerle iş ve işlemler yapmalarının tarafların kendi iradeleri doğrultusunda girdikleri riskten başka bir şey olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava; sözleşmenin haksız feshi nedeni ile uğranılan kazanç kaybı istemine ilişkin tazminat davasıdır. Her ne kadar taraflar arasında "Tekkart Protokolü" imzalanmış ise de bu protokolün tek imza ile imzalanmasının geçersizliğinin davalı banka tarafından ileri sürülmesi, yine yapılan görüşmelerin sözleşmeye hazırlık niteliğinde olduğunun ileri sürülmesi nedeniyle taraflar arasında üzerinde uzlaşılan bir husus bulunmadığı anlaşılmaktadır. Çözümlenmesi gereken sorun, usulüne uygun olarak imzalanıp yürürlüğe konmuş bur sözleşmenin bulunup bulunmadığı, sözleşmenin varlığının kabulü halinde davalı banka tarafından feshinin haksız olup olmadığı, haksız ise davacının bu nedenle kazanç kaybına uğrayıp uğramadığı, uğramış ise bunun tazmininin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda; Yargılama devam ederken; Duruşmanın yapıldığı 11/11/2024 tarihinde yapılan duruşmasına davacı taraftan katılan olmamış, herhangi bir mazeret bildirimine de rastlanmamış olup, davacı tarafın duruşma gününden haberdar olduğu tespit edilmiştir. Duruşmaya katılan davalı vekilince de davayı takip etmedikleri belirtilmiştir. Davayı takip eden taraf bulunmadığından HMK m.150 uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK 150. maddesi "Usulüne uygun şekilde davet edilmiş taraflar gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar süresinin dolduğu gün itibariyle açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır." hükümlerini ihtiva etmektedir. Dosya kapsamında davacı tarafından dosyanın işlemden kaldırıldığı 11/11/2024 tarihli duruşmadan itibaren üç aylık yasal süre içerisinde dosyanın işleme konulmasının talep edilmediği, bu nedenle 11/02/2025 tarihi itibariyle davanın açılmamış sayılması koşulu oluştuğu anlaşılmakla, HMK m.150 gereği davanın açılmamış sayılmasına, yargılama giderlerinin davacı tarafa yüklenmesine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-Taraflarca davanın takip edilmemesi, işlemden kaldırma kararı sonrası yasal süre içinde işleme konmasının istenmemesi nedeniyle, 6100 sayılı HMK'nın m.150 hükmü gereğince DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-Alınması gerekli 615,40-TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 170,78-TL harçtan mahsubu ile eksik 444,62-TL karar ve ilam harcının DAVACIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davalı vekille temsil olunduğundan yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 10.000,00-TL vekalet ücretinin DAVACIDAN TAHSİLİ İLE DAVALIYA VERİLMESİNE, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin KENDİ ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, 5-Davalı tarafından yapılan 100,00-TL posta ve tebligat yargılama giderinin DAVACIDAN TAHSİLİ İLE DAVALIYA VERİLMESİNE, 6-Taraflarca yatırılan avansın kullanılmayan kısmının, KARAR KESİNLEŞTİĞİNDE İLGİLİ TARAFA İADESİNE, 7-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6183 sayılı Kanuna göre davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, Dair, tarafların yokluğunda, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren İKİ HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere karar verildi.14/02/2025 KATİP HAKİM

Atıf: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/345, K. 2025/120, T. 14.02.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-345-e-2025-120-k-0603cea86da8