İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/268 E. 2024/816 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/268
- Karar No
- 2024/816
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ DOSYA NO : 2021/268 KARAR NO : 2024/816 DAVA : İTİRAZIN İPTALİ (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 07/04/2021 KARAR TARİHİ : 25/11/2024 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı/borçlu tarafından 21.04.2020 tarihinde ... İlçesi, ... Mahallesi, ... adresinde yapılan çalışma ile 26.12.2019 tarihinde ... önü adresinde yapılan çalışmalar esnasında davalı tarafça gereken dikkat ve özenin gösterilmemiş olması sebebiyle müvekkili şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiğinin tespit edildiğini, meydana gelen tesis hasarı ve enerji kesintisinin müvekkil şirketin yüklenici şirketi tarafından giderilmiş olup işbu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj, işçilik bedelleri ile hasardan kaynaklanan diğer kayıpların müvekkili şirketin maddi zararına sebebiyet verdiğini, hasardan doğan bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine, hasar tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz dahil 12.527,29-TL'nin tahsili amacıyla 2 ayrı (... 30. İcra Müdürlüğünün ... - 5.365,20.-TL + 227,54.-TL = 5.592,74.-TL ile ... 23 İcra Müdürlüğünün ...- 6.669,77.-TL + 264,78.-TL = 6.934,55.-TL) ilamsız takip yapılarak borçluya ... ödeme emri gönderildiğini, yetkiye borca ve icra takibine itiraz edildiğini, takibin durdurulduğunu, itirazın haksız ve dayanaksız olduğunu, icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş olsa da müvekkili şirket tesislerine hasar verilmiş olup söz konusu zarar verici eylemin niteliği itibariyle haksız fiil teşkil etmesi ve haksız fiilden doğan davalarda "zarar görenin yerleşim yeri" icra daireleri ve mahkemelerinin de yetkisinin bulunması dolayısıyla zarar gören müvekkil şirketin yerleşim yerinin tabi olduğu İstanbul Adliyesinin icra daireleri ve mahkemeleri İİK 50. Maddesinin atfı ve HMK'nın 16. Maddesi gereği yetkili olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığını belirterek, ... 30. İcra Müdürlüğünün ... ve ... 23. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyalarına yapmış olduğu haksız ve yersiz İtirazlarının iptali ile takibin devamına, davalı/borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ...A.Ş. vekili cevabında; Davacı yanın 2 farklı adreste meydana geldiğini iddia ettiği hasarlar için tek bir davaya konu ettiğini, olayların öncelikle tefrik edilmesi gerektiğini, hasar mahallinde müvekkil şirket tarafından her hangi bir çalışma yapılmadığını, iddia edildiği gibi bir hasarın varlığı halinde söz konusu hasarın muhatabının müvekkili şirket değil, dava dışı ...Ltd.Şti olup müvekkili şirketin hasarla bir ilgisi bulunmadığını, ayrıca haksız fiil tazminat borcunun doğması için hukuka aykırı bir fiile zarar arasında illiyet bağının kurulması gerektiğini, müvekkili şirketin ilgili ihtisas birimlerince hasara sebebiyet verildiği iddia edilen lokasyonda keşif yapıldığını, sundukları ekli resimlerde de açıkça görüldüğü gibi söz konusu adreste müvekkil şirkete ait olmayan ancak dava dışı ... A.Ş. tarafından yapılan yeraltı güzergahının olduğunun görüldüğünü, müvekkile şirkete ait hatların yer altında değil, havai kablo güzergahında bulunduğunu, bu nedenle müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacının montaj, araç ve işçilik bedellerini isteyemeyeceği hususunun yerleşmiş içtihat kararlarıyla kesinlik kazandığını, montaj, araç ve işçilik bedelleri, yakıt giderlerinin genel giderler olup, haksız fiil meydana gelmese de ödenmesi gereken giderler olduğunu, zarar ile ilgisi bulunmadığını, haksız fiil meydana gelmeseydi dahi yapılacak bu giderlerin zarar kapsamına dahil edilmeyeceğini, yine dağıtılmayan enerji bedeli ve eşik kesinti süresi aşım maliyetinin talep edilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, dosyada fatura kesildiğine dair bir delil bulunmamasına rağmen hesaba kdv eklenmesinin de hukuka aykırı olduğunu, kusur durumunun da araştırılması gerektiğini, faize de itiraz ettiklerini, icra inkar tazminatı talebinin haksız olduğunu belirterek, haksız ve mesnetsiz açılan davanın öncelikle husumet nedeniyle, aksi halde esastan reddine karar verilmesini istemiştir. İhbar Olunan...Ltd. Şti. Vekili cevabında; Meydana gelen hasarların, davacının kendi personelleri tarafından giderildiğini, bu giderlerin talep edilemeyeceğini, ilgili adreslerde herhangi bir çalışma yapılmasına karar verilmesi durumunda çalışma ile ilgili tüm izin ve ruhsat ... tarafından temin edildiğini, alınan ruhsat ve izin belgelerine istinaden belirlenen adreste kazı çalışması yapıldığını, davacı şirketin, tesisatlarını usulüne uygun döşemediğini, iddiaların ispat edilemediğini, hasarın oluştuğunu iddia edilen adreslerde çalışmalarının olmadığını, fer'i müdahale taleplerinin bulunduğunu belirterek davanın reddi ile davacının dava konusu miktarın %20'sinden az olmamak üzere haksız takip tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava; haksız fiilden kaynaklanan zararın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. İtirazın iptali davalarının 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Davacının ... 23. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile 19/06/2020 tarihinde, davalı aleyhine aleyhine, haksız fiile (hasara) dayanarak, 5.365,20.-TL asıl alacak, 227,54.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 5.592,74.-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, (...) ödeme emrinin borçlu/davalıya 29/06/2020 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 30/06/2020 tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, itiraz dilekçesinin davacı/alacaklı vekiline tebliğ edildiğine dair belgeye rastlanmadığı, davacının da 07/04/2021 tarihinde 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde huzurdaki itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmaktadır. Davacının ... 30. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile 07/10/2020 tarihinde, davalı aleyhine aleyhine, haksız fiile (hasara) dayanarak, 6.669,77.-TL asıl alacak, 264,78.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.934,55.-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, (Örnek No: 7) ödeme emrinin borçlu/davalıya 22/10/2020 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 28/10/2020 tarihinde İcra takibinin konusu haksız fiil Beylikdüzü’nde meydana geldiğinden, iş bu icra takibi yetkili icra dairesinde açılmadığını, Yetkili İcra Dairesinin ... yargı çevresi olan ... Adliyesi ve ... İcra Dairelerinin yetkili olduğunu, hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, itiraz dilekçesinin davacı/alacaklı vekiline tebliğ edildiğine dair belgeye rastlanmadığı, davacının da 07/04/2021 tarihinde 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde huzurdaki itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar ... 30. İcra Müdürlüğünün ...sayılı dosyasına yapılan itirazda, icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş ise de haksız fiilden kaynaklanan tazminat davaların HMK'nın 16. Maddesi gereğince zarar görenin ikametgahı adresinde de açılabileceği, davacının adresinin Beşiktaş ilçesi olması nedeniyle İstanbul İcra Dairesinin yetkili olduğu kabul edildiğinden yetki itirazı yerinde görülmemiştir Taraflar arasında üzerinde uzlaşılan bir husus bulunmamaktadır. Çözümlenmesi gereken sorun, öncelikle iddia edilen haksız fiilin varlığı ve varsa zararın davalı tarafından verilip verilmediği, verilmiş ise hasar bedelinin ne olduğu noktasında toplanmaktadır. Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda; Davanın konusu iki ayrı yerde davalı kurumun çalışma yaparken davacı kurumun elektirik hatlarına zarar verdiği iddiasına ilişkindir. Buna göre hasarın meydana geldiği tarih ve adresler; A-21.04.2020 tarihinde ... İlçesi, ... Mahallesi,...adresinde yapılan çalışma olup, "Geçmiş tarihli yapılan çalışmada kablo yaralar oluşmuş. Vuruk tarihi bilinmiyor." açıklamasıyla "Hasar Süreci Bilgilendirme Formu" adlı tutanak düzenlenmiştir. Bu tutanağa istinaden düzenlenen "Dağıtım Tesislerine VerilenHasar Tespit Tutanağı Formu" düzenlenmiş, burada sorumlu olarak davalı kurum gösterilmiştir. Bu tutanaklara istinaden ... 30. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile 07/10/2020 tarihinde, davalı aleyhine aleyhine, 6.669,77.-TL asıl alacak, 264,78.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.934,55.-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatılmıştır. B-26.12.2019 tarihinde ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, No:... önü adresinde yapılan çalışma olup, bu tutanakta "..., fiberoptik kablo çalışması yaparken kabloya zarar vermiş ve üstü kapatılmış, ileriki günlerde yağan yağmur sonucu zedelenen kablonun içine su sızması sonucu kabloda arıza meydana gelmiştir." açıklamasıyla "Hasar Süreci Bilgilendirme Formu" adlı tutanak düzenlenmiştir. Bu tutanağa istinaden ... 23. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile 19/06/2020 tarihinde, davalı aleyhine aleyhine 5.365,20.-TL asıl alacak, 227,54.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 5.592,74.-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatılmıştır. ... ve ... Belediye Başkanlıkları'na dava konusu adreslerde belirtilen tarihlerde kazı veya altyapı çalışması yapmak için izin alan herhangi bir kişi veya kurum olup olmadığı sorulmuş, bu tarihlerde ve yerlerde herhangi bir kişi veya kuruma kazı veya altyapı çalışması yapmak için kazı ruhsatı verilmediği belirtilmiştir. Davalı kurumdan söz konusu tarihlerde ve yerlerde çalışma yapılıp yapılmadığı, bu adreslerin bulunduğu güzergahta yer altı ve yer üstü hatlarının kroki ve haritaları istenmiş, verilen 18.11.2022 tarihli cevabi yazıda; "Müvekkil şirketin ilgili ihtisas birimlerince yapılan inceleme neticesinde; müzekkerede belirtilen ilgili adres ve tarihte müvekkil tarafman yapılan bir çalışma bulunmadığı ve cevap dilekçemizde de belirttiğimiz üzere davaya konu hasara sebebiyet verildiği iddia edilen lokasyonda yapılan keşifte, davaya cevap dilekçemiz ekinde sunduğumuz ve sayın mahkemeniz dosyasında mübrez resimlerde de açıkça görüldüğü gibi söz konuşu adreste müvekkil şirkete ait olmayan ancak dava dışı ... A.Ş. tarafindan yapılan yeraltı güzergahınm olduğu görünmektedir. Müvekkile şirkete ait ait yeraltı değil, havai kablo güzergahı bulunmaktadır bilgisi paylaşılmıştır." denilmiştir. Davacı vekili üç adet tanık göstermiş, tanıklardan ... 08.01.2024 tarihli celsede dinlenmiştir. Davacı tanığı ...beyanında "Ben olayı hatırlayamıyorum, en fazla bir ay önceki olayı hatırlayabilirim, çok fazla olaya gidiyoruz, çok fazla tutanak düzenliyoruz." demiş, hatırlatmak amacıyla tutanak gösterilip okunarak sorulduğunda ise "ben söz konuşu tutanağı düzenlemedim, imzalar da bana ait değildir, bir yerde olay olunca whatsapp grubundan paylaşılıyor, biz paylaşıma göre gidip fotoğrafları çekiyoruz, tutanağı memur birimindeki arkadaşlar düzenliyor, ben tutanak düzenlemiyorum, tespit yapıldıktan sonra tespiti yapanlar olarak sanırım bizi yazdılar ama imzamızı almadılar, biz sadece olay olduğunda gidiyoruz resimleri çekiyoruz, tespitleri yapıyoruz, elektriği kesiyoruz, kazı çalışmasını hangi firmanın yaptığını tespit ediyoruz, başka bir ekip gelip tamiratı yapıyor, biz de daha sonra gelip elektriği açıyoruz." demiş, feri müdahil vekilüün talebi üzerine sorulduğunda ise: "Bizim gönderdiğimiz bilgilere göre bu tıtanaklar merkezde düzenleniyor." demiştir. Aynı celsede davacı vekili diğer tanıkların dinlenmesine gerek olmadığını düşündüklerini belirterek dosyanın bilirkişiye gönderilmesini istemiş, davalı taraf da tanıkların dinlenmesinden vazgeçilmesine bir itirazları olmadığından bilirkişi incelemesine geçilmiştir. Mahkememizce alınan 05.09.2024 tarihli heyet bilirkişi raporunda özetle; Dosyada yer alan olay yerine ait fotoğraflarda, görülebildiği üzere, kablo tesisinin derinde olmadığı, yüzeye yakın olarak tesis edildiği ve yukarıda özeti verilen yönetmeliğe uygun tesis edilmediği değerlendirildiğinden, meydana geldiği beyan edilen hasarlardan, davacı şirketin kusuru olduğu, değerlendirmede sözü edilen eksikliklerin dosyada bulunmaması sebebiyle, hesaplama ve değerlendirme yapılamadığı, sonuç olarak, davacı şirket tesislerinde meydana geldiği beyan edilen hasarların, davalı ve ihbar olunan tarafından yapıldığına ilişkin olarak, somut bir bilgi-belge ve tespit yapılmadığı, bu kapsamda, ilgili yerlerde, kazı ruhsatının da verilmemesi sebebiyle, söz konusu kazıların kim tarafından yapıldığına ilişkin objektif olarak değerlendirilebilecek nitelikte bir belgenin bulunmadığı, bu kapsamda, davacı şirketin, talebinin (mevcut bilgiler kapsamında) isabetli olduğuna ilişkin bir sonuca varılamadığı yönünde görüş bildirilmiştir. Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelince; A-21.04.2020 tarihinde ... İlçesi, ... Mahallesi,...Bulvarı adresinde yapılan çalışma olup, "Geçmiş tarihli yapılan çalışmada kablo yaralar oluşmuş. Vuruk tarihi bilinmiyor." açıklamasıyla "Hasar Süreci Bilgilendirme Formu" adlı tutanak düzenlenmiştir. Burada hasar sorumlusu gösterilmemiştir. Daha sonra bu tutanağa istinaden düzenlenen "Dağıtım Tesislerine VerilenHasar Tespit Tutanağı Formu" düzenlenmiş, burada sorumlu olarak davalı kurum gösterilmiştir. Bu tespitin nasıl yapıldığı belli değildir. Dinlenen tanığın da olayla ilgili bilgisi olmadığı anlaşılmaktadır. Davalı kurum yukarıda belirtilen 18.11.2022 tarihli cevabi yazılarında, söz konusu mahalde yeraltı hatlarının olmadığını, havadan geçen yer üstü hatlarının bulunduğunu söylemiştir. Bu nedenle söz konusu talep yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir. B-26.12.2019 tarihinde ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, No:...önü adresinde yapılan çalışma olup, bu tutanakta "..., ... kablo çalışması yaparken kabloya zarar vermiş ve üstü kapatılmış, ileriki günlerde yağan yağmur sonucu zedelenen kablonun içine su sızması sonucu kabloda arıza meydana gelmiştir." açıklamasıyla "Hasar Süreci Bilgilendirme Formu" adlı tutanak düzenlenmiştir. Hasara neden olduğu söylenen kazının ne zaman ve kim tarafından yapıldığı belli değildir. Hasar çok daha sonra ortaya çıkmıştır. Tutanakta davalı kurum gösterilmiş ise de bu tespitin nasıl yapıldığı anlaşılamamaktadır. Dinlenen tanığın da olayla ilgili bilgisinin olmadığı anlaşılmıştır. Davalı kurum yukarıda belirtilen 18.11.2022 tarihli cevabi yazılarında, söz konusu mahalde yeraltı hatlarının olmadığını, havadan geçen yer üstü hatlarının bulunduğunu söylemiştir. Bu nedenle söz konusu talep yönünden de davanın reddine karar vermek gerekmiş olup, her ne kadar bilirkişiden ek rapor aldırılması talep edilmiş ise de, özellikle davalı kurumun yer altı nakil hatlarının bulunmadığı düşünüldüğünde 6100 sayılı HMK.nun 30.maddesinde hakime bir görev olarak yüklenen "Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür." hükmü gereği dava ve usul ekonomisi gözetilerek ek veya yeni bir heyetten rapor almaya gerek duyulmamış ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; A-...30. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına konu talep yönünden davanın pasif husumet yokluğundan REDDİNE, B-... 23. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına konu talep yönünden davanın pasif husumet yokluğundan REDDİNE, 1-Alınması gerekli 427,60-TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 179,27-TL harçtan mahsubu ile eksik 248,33-TL karar ve ilam harcının DAVACIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 2-Davalı vekille temsil olunduğundan yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 12.527,29-TL vekalet ücretinin DAVACIDAN TAHSİLİ İLE DAVALIYA VERİLMESİNE, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin KENDİ ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, 4-Taraflarca yatırılan avansın kullanılmayan kısmının, KARAR KESİNLEŞTİĞİNDE İLGİLİ TARAFA İADESİNE, 5-Davalılardan ... A.Ş. tarafından yapılan 100,00-TL posta ve tebligat ücreti yargılama giderinin DAVACIDAN TAHSİLİ İLE DAVALIYA VERİLMESİNE, 6-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6183 sayılı Kanuna göre davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, ... 23. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına konu talep yönünden HMK.nun 341/2.maddesi gereğince kesin, ... 30. İcra Müdürlüğünün ...sayılı dosyasına konu talep yönünden HMK.nun 345.maddesi gereğince, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.25/11/2024 KATİP HAKİM