İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/235 E. 2025/324 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/235
- Karar No
- 2025/324
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/235 Esas KARAR NO : 2025/324 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 24/03/2021 KARAR TARİHİ : 29/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 10/05/2018 günü müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile dava dışı ...'ın idaresindeki, davalı sigorta şirketi tarafından ... numaralı ZMMS poliçe ile teminat altında olan ... plakalı araç arasında meydana gelen trafik kazasında, müvekkilinin ağır yaralandığı ve malul kaldığını, kaza tespit tutanağında davalı tarafın sigortalısı araç sürücüsünün 47/1-b kırmızı ışık kurallarına uymamak kuralını ihlal ettiğinin belirtildiğini, kazaya ait kamera görüntülerinin SGK hizmet binasında incelendiğini, iz ve delillerin araştırılması sonrası düzenlendiğini, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adlı Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen raporda müvekkilinin %20 oranında sürekli malul olduğunun tespit edildiğini, davalı sigorta şirketi ile yapılan arabulculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını belirterek 10.05.2018 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazasında ağır yaralanan ve malul kalan davacı için, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, 5.000,00 TL sürekli maluliyet tazminatı, 400,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL tedavi giderleri zararı olmak üzere toplam şimdilik 5.500,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Cevap: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; dava öncesi davacı tarafın Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuruda bulunduğunu, Uyuşmazlık Hakem Heyetinin...E. ... K-... sayılı 15/09/2019 tarihli kararı ile ret edildiğini, itirazın hakem heyetinin ... ve ... sayılı 29/10/2019 tarihli kararı ile davacı vekilinin itirazları ret edilerek kararın kesinleştiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davaya konu .... plakalı aracın 10/02/2018-2019 vadeli ... numaralı ZMMS poliçesi ile müvekkil sigorta şirketi nezdinde teminat altında olduğunu, sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve azami teminat limiti ile sınırlı olduğunu, müterafik kusur durumunun incelenmesini talep ettiklerini, davacının öncelikle maluliyet durumunun ATK tarafından düzenlenecek raporla tespitinin gerektiğini, ispata muhtaç olduğunu, SGK tarafından davacıya bir gelir bağlanıp bağlanmadığının sorulmasını, geçici iş göremezlik ve tedavi giderlerinden SGK 'nın sorumlu olduğunu, Genel Şartların A5 maddesinde sağlık giderleri başlığı altında toplandığını, tazminat hesaplamasında gerçek ispatlanmış gelirinin dikkate alınmasını usulüne uygun başvuru yapılmamış olması nedeni ile temerrütten söz edilmeyeceğini, ceza soruşturmasında bir uzlaşı yapılıp yapılmadığının tespitinin gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Davacı vekili 10/09/2024 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; geçici iş göremezlik tazminatı talebimizi belirli hale getirerek 5.000,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 4.809,36-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00-TL tedavi gideri tazminatının olay tarihinden başlayacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, talep arttırmaları yönünden 33,85-TL ıslah harcının yatırıldığını, harcın tespiti halinde tamamlatılmak üzere taraflarına süre verilmesini, talep artırım dilekçelerinin davalılara tebliğ edilmesini talep etmiştir. Toplanan Deliller: ... ve ... tarafından hazırlanan 14/07/2024 tarihli bilirkişi raporu, ... tarihli, ... sayılı Adli Tıp Kurumu Mütalaası, ... tarihli, ... sayılı Adli Tıp Kurumu Mütalaası, ... tarihli, ... sayılı Adli Tıp Kurumu müzekkeresi, ... 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasının tüm UYAP kayıtları, ... Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürlüğü'nden adli tıp polikliniği uzman hekimin cevabı, fatura, evraklar, ...'nden tedavi evrakları, ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'nden hizmet dökümü, iş yeri unvan listesi ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alındı. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar tazminatının (sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi gideri) 2918 sayılı Kanun'a göre ZMSS poliçesi kapsamında sigortacı olan davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Davanın Niteliğine Yönelik; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107.maddesi ile 1086 sayılı HUMK'da bulunmayan ''belirsiz alacak davası'' türü kabul edilmiş olup alacaklının belirsiz alacak davası açabilmesi için, dava açacağı miktarı ya da değeri tam ve kesin olarak gerçekten belirlemesi mümkün olmamalı veya bu durum objektif olarak imkansız olmalıdır. Açılacak davanın miktarı biliniyor yahut tesbit edilebiliyorsa, böyle bir dava açılamaz. Çünkü, her davada arandığı gibi, burada da hukuki yarar aranacak olup böyle bir durumda hukuki yararın bulunduğundan söz edilemez (Prof. Dr. Baki Kuru, Medeni Usul hukuku Ders Kitabı 2011 Baskı sf.277). Dosya kapsamına göre davanın niteliğinin, maluliyet ve tazminat miktarının ya da değerinin tam ve kesin olarak belirlemesinin davacıdan beklenilmesinin mümkün olmamasına göre (Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesi... Esas ...Karar), davanın belirsiz alacak olarak açılmasında usul ve yasaya aykırı bir durum olmadığı görülmekle dava bu yönde görülmüş, sunulan 10/09/2024 tarihli dilekçe değer artırım dilekçesi olarak kabul edilmiştir. Haksız Eyleme ve Somut Olaya İlişkin; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre tazminat davası için, genel olarak, hukuka aykırı bir fiilin varlığı, failin kusuru (meğer ki kusursuz sorumluluk hali somut olayda bulunmasın), bir zararın meydana gelmesi ve meydana gelen zarar ile hukuka aykırı fiil arasında illiyet bağının olması gerekir. Görüleceği üzere haksız fiil sorumluğundan bahsedilebilmesi için; fiil, hukuka aykırılık, illiyet bağı ve zarar unsurlarının tümünün birlikte gerçekleşmesi gerekir. Somut uyuşmazlıkta, 10/05/2018 tarihinde sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki, kendi adına tescilli, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından 10/02/2018-10/02/2019 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ölüm ve sakatlık hallerinde kişi başına azami 360.000,00-TL limitli ... numaralı ZMS (Trafik) sigorta poliçesi ile teminat altına alınmış, ... ve ...'ın yolcu olarak bulundukları, ... plaka sayılı hususi otomobil ile seyir halinde iken olay mahalli olan sinyaliz trafik ışık kontrollü dört yönlü kavşak kesimine geldiğinde kendisine yanan kırmızı ışığa rağmen durmadan devam ettiği esnada ön kesimleri ile istikametine göre sağ tarafında kalan bölünmemiş, tek yönlü caddeden düz çıkarak geçmek isteyen davacı sürücü ...'nin sevk ve idaresindeki, ...adına tescilli, ... Sigorta A.Ş.'ye ZMS (Trafik) poliçesi ile sigortalı, ...plaka sayılı hususi otomobilin sol yan kesimlerine çarpması ve akabinde savrularak takla atması sonucu iki taşıtın karıştığı trafik kazasının meydana geldiği, kaza sebebiyle sürücü ..., yolcular ... ve ...ın yaralandığı, haksız fiilin özel bir türü olan trafik kazası nedeniyle tazminat şartlarının oluşup oluşmadığının tespiti amacıyla kusur, zarar ve illiyet bağına ilişkin yapılan araştırmalar ile maddi tazminata ilişkin tüm koşulların oluştuğu kabul edilmiştir. Dava konusu trafik kazası ile ilgili olarak yürütülen kovuşturma neticesinde ... 2.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 07/02/2019 tarihli ...Esas ...Karar sayılı kararı ile karşı araç sürücüsü ... hakkında davacı ...'ye karşı bilinçli taksirle kemik kırığı oluşacak şekilde yaralama suçunu işlediğinden bahisle 10 ay hapis cezası ile cezalandırılması yoluna gidildiği, engel sabıkasının bulunmaması sebebiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 22/03/2019 tarihinde kesinleştiği, dosyada sanık olan sürücü ...'ın tam kusurlu kabul edildiği görülmüştür. Kusur Durumuna Yönelik; 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür" yine aynı Kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" hükmü yer almaktadır. Toplanan tüm delillere göre uyuşmazlık konusu trafik kazasının oluşumunda, ... plaka sayılı hususi otomobil ile seyir halindeyken ışık kontrollü dört yönlü kavşak kesiminde istikametine kırmızı ışık yanmasına rağmen riayet ederek zamanında yavaşlayıp tamamen durması gerekirken aksine davranarak trafik ışıklarını dikkate almayan, tehlikeleri ön görmeyen, kavşak kesimine meskun mahal yolun icap ve şartlarına uygun olmayan hızını koruyarak yavaşlamadan yaklaşan, zamanında etkili fren veya manevra tedbiri uygulayarak durmayan, mevcut hızını koruyup ışık ihlali yaparak kavşak alanına ilerlemesine devam eden, yolu ve çevresini gereği gibi etkin şekilde kontrol etmeyen, istikametine göre sağ tarafından emniyetle duramayacak mesafede nizami ilerleyen otomobili, mesafesini ve konumunu dikkate almayan, trafikte can ve mal güvenliği açısından tehlikeli ve engel yaratan durumu ortaya çıkaran, geçiş hakkı tanımadığı ve geçmesini beklemediği otomobilin üzerine yönelerek sol yan arka kesimlerine ön sol kesimleri ile çarparak dalgın, dikkatsiz, tedbirsiz, özensiz ve kontrolsüz davranan sürücü ...'ın kazanın meydana gelmesinde, dava konusu zararın doğmasında %100 (yüzde yüz) oranında tam kusurlu olduğu, davacı ...'nin ise, ... plakalı hususi otomobilin sol ön koltuğunda sürücü konumunda bulunmakta olup sol yan kesimleri ile diğer otomobilin ön kesimleri arasında gerçekleşen çarpışmanın ve akabinde yolun karşı kesimine doğru savrulma esnasında sol yan kapı tarafına doğru savrularak vücudunun değişik bölgelerinin değişik kesimlere temas edebileceği otomobil dışına fırladığına dair veri bulunmadığı, kaporta deformasyonuna bağlı olarak araç içerisinde sıkışabileceği, yaralanmasına neden olan vücudunun göğüs kesiminden değişik derecelerde kaburga kırıkları şeklinde meydana gelen yaralanması dikkate alındığında kendi can güvenliği ve sağlığına göstermesi gereken azami dikkat ve özeni göstererek emniyet kemeri kullanması durumunda da benzer şekilde yaralanmasının mümkün olduğu, emniyet kemeri hususunun zararın doğmasında ve artmasında etkili bir faktör olmadığı, bu itibarla müterafik kusurunun bulunmadığı, ayrıca davacının yolcu olarak bululduğu araç sürücüsünün ve davacının olayda etkili rolü, hatalı davranışı, kısa süre ve mesafede kazaya engel olabilmek adına alabileceği herhangi bir tedbir bulunmadığı, bu itibarla kazanın meydana gelmesinde, hadisenin davacının yaralanması ile sonuçlanmasında, dava konusu zararın doğmasında veya artmasında atfı kabil kusur-müterafik (birlikte-ortak) kusur bulunmadığı, dava konusu zararın doğmasında veya artmasında etkili başkaca faktör, kusurlu kişi, kurum, kuruluş bulunmadığı, kazanın meydana geliş şekline göre davalı sigortacının meydana gelen zararın tamamından sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmiştir. Maluliyet Tespitine İlişkin; Kural olarak trafik kazası sonucu çalışma gücünün kaybedildiği iddiasına yönelik maddi tazminat istendiğinde zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının, kazadaki kusur oranının ve tarafların ekonomik durumunun belirlenmesi gerekir. Söz konusu belirlemenin ise, Adli Tıp Kurumu yahut Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 30/05/2024 tarihli ... Esas ... Karar sayılı Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi İstemine Dair İlamı). Dosya kapsamında öncelikle davacının gerek muayene ve gerekse tedavisine ilişkin düzenlenen tıbbi belgelere göre Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Üst Kurulu'nun ... tarih ve ... karar numaralı çelişkileri giderir raporu ile, kaza tarihinin 10/05/2018 olmasına göre Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak, davacının meydana gelen kaza nedeniyle tüm vücut engellilik oranının %0 olduğu, iyileşme süresinin 3 aya kadar uzayabileceği kanaatinin bildirildiği görülmüştür. Tazminat Tutarlarına İlişkin; Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 30/05/2024 tarihli ... Esas ...Karar sayılı Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi İstemine Dair ilamı uyarınca tazminata esas bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu kullanılarak, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 15/05/1991 tarihli ...Esas ... Karar sayılı ilamında belirtilen "gerçek belli iken varsayıma gidilemez" ilkesi gereği tazminat hesabında hüküm tarihine en yakın tarihteki ücretler esas alınarak, Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 13/01/2025 tarihli... Esas ... Karar sayılı ilamı uyarınca %1,8 teknik faiz uygulanmadan, Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 17/04/2024 tarihli... Esas... Karar sayılı ilamı gereği bilinmeyen/işleyecek devre hesabı yapılırken bilinen son gelirin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi esasına dayanan prograsif rant yönteminin kullanılması suretiyle düzenlenen aktüerya rapor içeriğine göre, mevcut belgeler dahiline, davacının gelirinin asgari ücret düzeyinde olduğu ve bekar olup, bakmakla yükümlü kimsenin bulunmadığı davacının geçici iş göremezliğe ilişkin maddi zararının 4.809,36-TL olduğu, SGK tarafından yapılan ödeme bulunmadığı, sürekli maluliyeti tespit edilemediğinden hesaplama yapılamadığı tespit edilmiştir. Tüm bunlarla birlikte tedavi giderlerinin hesaplanmasına yönelik dosyanın tıp doktoru bilirkişiye tevdine ve delil avansının yatırılmasına yönelik davacıya kesin süre verildiği, verilen kesin süre içerisinde gerekli yargılama giderinin yatırılmadığı, belgelendirilmeyen tedavi giderlerinin bu sebeple hesaplanamadığı, belgelendirilebilen tedavi gideri de bulunmadığı, bu nedenle tedavi gideri talebi hesaplanamadığından ispat yükü üzerinde olan davacının tedavi giderine yönelik iddiasını ispat edemediği değerlendirilmiştir. Davalının Sorumluluğuna Yönelik; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Dosya kapsamında, davacının, ... plaka sayılı aracın sevk ve idaresinde olan ve kaza tarihi itibariyle davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı aracın sebebiyet verdiği kazada yaralandığı, tanzim edilen kusur raporu ile karşı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu tespit edildiğinden davalı sigorta şirketinin meydana gelen zarardan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca tamamen sorumluluğu bulunduğu, ancak sorumluluğun poliçe içeriğine göre sakatlanma ve ölüm halinde kişi başına azami poliçe limiti olan 360.000,00-TL ile sınırlı olduğu değerlendirilmiştir. Muacceliyet Tarihine ve Temerrüte Yönelik; Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Ancak, trafik kazaları esas itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olmakla birlikte, sigorta şirketi bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir. Sigortacının tazminat giderim yükümlülüğünü düzenleyen Karayolları Trafik Kanunu'nun 99/I.maddesi hükmü uyarınca, sigortacı maddede belirtilen belgelerin iletildiği tarihten itibaren 8 iş günü sonrasında temerrüde düşer. Davadan önce böyle bir başvurunun bulunmaması halinde ise zararın tamamı için dava tarihinde temerrüde düşmüş sayılır. Zarar gören, davaya veya talep artırımına konu ettiği kısma ilişkin olarak temerrüt tarihinden itibaren faiz isteme hakkına sahiptir (Yargıtay 17.Hukuk Dairesi .... Esas ...Karar,...Esas ... Karar, ... Esas ... Karar, ...Esas ....Karar, ... Esas ...Karar). Bu doğrultuda somut olayda, davacının meydana gelen zararı nedeniyle sigorta şirketine müracaatı sonrasında, sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmadığı, başvuru tarihten sekiz iş günü sonrasında temerrüdün gerçekleşeceği, bu durumda temerrüt tarihi olan 29/11/2018 tarihinden itibaren ve somut uyuşmazlığın haksız eylem olan trafik kazasından kaynaklanması sebebiyle yasal faize hükmedilmesi gerektiği kabul edilmiştir. Tüm Dosya Kapsamına Göre; Yukarıda izah olunan gerekçelerle, taraf iddia ve savunmaları, bilirkişi heyet raporu, ATK maluliyet raporları, taraflarca ibraz edilen ve mahkememizce celp edilen deliller ve tüm dosya kapsamı nazara alınmak suretiyle davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:İzah olunan gerekçelerle, Davanın KISMEN KABULÜ ile, 1-Davacının tedavi gideri talebinin sübut bulmadığından reddine, 2-Davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin sübut bulmadığından reddine, 3-Geçici iş göremezlik tazminatı olan 4.809,36-TL'nin temerrüt tarihi olan 29/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... Anonim Şirketi'nden alınarak -poliçe limiti olan 360.000,00-TL ile sınırlı olmak kaydıyla- davacı ...'ye verilmesine, 4-Kabul edilen dava değeri (4.809,36-TL) üzerinden alınması gereken 615,40-TL harçtan başlangıçta peşin alınan 59,30-TL peşin harç, 187,10-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 246,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 369,00-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 59,30-TL peşin harç, 187,10-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 369,00-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça yapılan 17.130,10-TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranları dikkate alınarak hesaplanan 8.131,84-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 4.809,36-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/3.maddesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 4.809,36-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin, A) 640,64-TL'lik kısmının davada haksız çıkan davalıdan, B) 679,36-TL'lik kısmının davacıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına, 10-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine, Dair, E-duruşma ile katılan davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.29/04/2025 Katip Hakim