İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/345 E. 2025/286 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/345
- Karar No
- 2025/286
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/345 Esas KARAR NO : 2025/286 DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/06/2024 KARAR TARİHİ : 15/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda : GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; "Müvekkiline ait olan ve ticari amaçla kullandığı ... plakalı ... model tırın tamir ve onarımı için 27/11/2023 tarihinde davalı şirkete ait olan ...'deki servise teslim ettiğini, ancak tırın teslim edilmedi ... tarihinde ... 7.Noterliğinden ... yevmiye sayılı ihtarname ile davalı tarafa çalışır halde tırın teslim edilmesi ve mahrum kaldığı kazançların kendisine ödenmesinin talep edildiği, bunun akabinde davalı tarafın müvekkili ile irtibata geçtiğini, araca bir takım işler yapıldığını ancak eksik hususların olduğunun belirtildiği, 95 gündür bıraktığı aracı almaya gittiğinde kendisinden çok yüksek bir rakam talep edildiği, müvekkilinin aracın tamir edilmediğini gördüği ödeme yapmayacağını belirtiğini, davalı tarafın ödeme yapmamasından dolayı aracı teslim etmediğini, müvekkilinin karakola başvurduğunu, 26/04/2024 tarihinde teslim edildiğini, aracın teslim edildiği 27/11/2023 tarihinden 26/04/2024 tarihine kadar mahrumiyet tazminatının işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davalılar vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; "Davacı yana ait olan araç ... marka olup 2004 model olduğu ve söz konusu aracın üçüncü kişiden ikinci el olarak satın alındığını, ayrıca davaya konu tırın en son 2015 senesinde yetkili servise girdi; bir periyodik bakımı yapılmadığını, yetkili serviste bunca zaman işlem görmediğini, bahse konu tırın 27/11/2023 tarihinde müvekkili şirket servisine geldiğini ilk yapılan incelemelerde araçta orijinal olmayan parçalar tespit edildiği, araç üzerinde yetkili olmayan servis işlemleri yapıldığının tespit edildiği, araçta yapılan inceleme ve tespitler sonucunda aracın motor beyni ve kabin beyni arası tesisatının arızalı olduğunun görüldüğü, bunun üzerine komple tesisat araştırılması yapıldığı fakat aracın yaşı nazara alındığında söz konusu tesisatın üretimden kalktığı bilgisine ulaşıldığı, bu hususta davacı yana bilgi verildiği ve aracın özel ve astronik şanzıman (ZF) olmasından dolayı hiçbir tesisatın araç üzerine takılamadığının bildirildiği, yetkili serviste kaldığı süre boyunca müvekkili şirket servis çalışanları tarafından sorun tespit edilmeye çalışıldığı hatta bu süreçte doğrudan ... firmasından dahi destek alındığı, fakat aracın neredeyse 20 yaşında eski bir araç olması ve özellikle de orijinal olmayan parçalar ve yetkili servis tarafından yapılmayan işlemler yapılmış olması nedeniyle araçtaki sorunu bulma noktasında hem üretici firma hem yetkili servis sorunu çözmek için çaba sarf ettiğini, aracın 20 sene önceki orijinal formatından dahi çıkarıldığını, yapılan müdahaleler sonrası üretici firmanın dahi teknik olarak formulasyon geliştiremediğini aracın herhangi bir kaza ya da rutin arıza sonucu servise bırakılmadığı anlaşıldığını, davacı yanın tarafından müvekkil şirkete karşı ... 7. Noterliğince tanzim edilen ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtar keşide edilerek 685.000,00-TL fahiş bir talepte bulunulduğunu, bu ihtara cevaben taraflarınca davacı yana ... 10. Noterliğince tanzim edilen ... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtar keşide edilerek müvekkil şirketin kusurundan veya kastından dolayı bir gecikme olmadığı bildirildiği, müvekkilinin araç için o zamana dek yapmış olduğu 85.072,75-TL maliyet harcaması talep edildiği, fakat davacı yan tarafından buna dönüş alınamadığı, davacı yan tarafından müvekkili şirket servisinin yetkilisine karşı haksız olarak suç duyurusunda bulunulduğu ve aracın alıkonulduğunu iddia edildiği, fakat davaya konu aracın hiçbir zaman müvekkil şirket servisi tarafından alıkonulmadığını, davaya konu olay kapsamında Makine mühendisi aynı zamanda otomotiv sektörüne ilişkin uyuşmazlıklarda bilirkişi olarak görev yapan sayın ... tarafından hazırlanan raporda; davaya konu tırın 2004 model tır cinsi araç olduğu ve aracın 20 yaşını doldurduğu, bu süreç içerisinde yetkisiz kişilerce araca müdahale edildiği, orijinal olmayan parçalar tespit edildiği rapor edildiği, Bu hususta Satış Sonrası Hizmetler Yönetmel 'g' bendi uyarınca; " Kullanım ömrü: Malın, tüketiciye teslim tarihinden başlayan ve bu Yönetmeliğe ekli listede yer alan her mal grubu için tespit edilen süreleri ifade edilen ilgili Yönetmeliğin ekinde yer alan listeye baktığımızda davaya konu tır cinsi aracın kullanım ömrünün 10 yıl olduğu belirtildiği, davanın reddine, yargılama giderleri, ücreti vekalet ve sair masrafların davacıya tahmiline karar verilmesini..." talep etmiştir. (II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER: (1) Y a z ı l ı D e l i l l e r ; Davacı için tacir araştırması yapılmasına karar verilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. ... 7.Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesinin örneğinin mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. Davacı vekiline tanıklarının adreslerini bildirmek üzere iki hafta kesin süre verilmesine karar verilmiştir. Her ne kadar davalı taraf yetki itirazında bulunmuş ise de yetkili mahkemeyi cevap dilekçesinde bildirmediği anlaşılmakla usulüne uygun yetki itirazında bulunmadığından yetki itirazının reddine karar verilmiştir. Dosyanın bir makine mühendisi ve bir borçlar hukuku alanında uzman nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişiye tevdi ile dava konusu aracın üzerinde ve dosyadaki tüm belgeler dikkate alınarak incelenmek suretiyle aracın makul süre içinde tamiratının yapılıp yapılamadığı, aracnı geç eslim edilmesinde davalının kusurunun bulunup bulunmadığı, davacının teslimden kaynaklı alacaklı olup olmadığı ve tüm iddialar hususunda rapor tanziminin istenilmesine karar verilmiştir. Bilirkişiden alınan 06/01/2025 tarihli bilirkişi raporu özetle şöyledir; "Dava konusu ... plakalı, ... şasi nolu, 2004 model, ... marka, ... model araç olduğu; Dava konusu araç 2004 model olması itibariyle davalı servise 27/11/2023 geliş tarihli olarak takribi 19 yıl olmak üzere 10 yıllık ekonomik ömrünü doldurmuş olarak başvurduğu ve aynı zamanda dava dosyasında bulunan servis kayıtlarına göre servise takribi 8 yıl önce 1.583.000 km - 910.000 km — 673.000 km. kullanımdan sonra ve bu arada hangi periyodik bakımların yapıldığı anlaşılmadan başvurduğu; Dava konusu aracın Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği madde 4 a) Azami tamir süresi: 45 işgünü kabul edileceği, fakat aynı yönetmelik g) Kullanım ömrü: Malın, tüketiciye teslim tarihinden başlayan ve bu Yönetmeliğe ekli listede yer alan her mal grubu için tespit edilen süreleri, olmak üzere 10 yıl olarak belirtilen süreyi geçmiş olduğu, üreticinin malı ve yedekparçayı üretmeme hakkı bulunduğunun anlaşıldığı, diğer taraftan aynı yönetmelik madde 10 / 4 kısmında “Kullanım ömrü süresince, malın yetkili servis istasyonlarındaki bakım ve onarım süresi azami tamir süresini geçemez” olarak belirtildiği ve dava konusu aracın 10 yıllık kullanım ömrünü geçmiş olmakla birlikte üretilmeyen bir araç için yetkili servisten onarım Süresinin azami tamir süresi olan 45 günü geçmesi itibariyle ayıplı servis hizmeti verildiği şeklinde değerlendirilemeyeceği; araçtan mahrum kalma tazminatı hesaplanamayacağı..." rapor edilmiştir. Davacı vekiline tanık dinletmek istediği hususlara dair açıklama yapmak üzere iki haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde tanık deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının ihtarına karar verilmiştir. Mahkememizin 14/02/2025 tarihli ara kararı ile davacı vekilinin tanık dinlenilmesi talebinin aracın serviste kaldığı süreye dair taraflar arasında uyuşmazlık olmaması sebebiyle reddine, dosyanın raporunu sunan bilirkişi heyetine tevdii ile, davacı vekilinin rapora karşı itiraz dilekçesinde yer alan itirazlarına cevap verir denetlenebilir ek rapor hazırlanmasının istenilmesine, bilirkişilere ek ücret takdirine yer olmadığına, rapor sunulduğunda taraflara tebliğine, rapora beyanda bulunmaları için tebliğden itibaren taraflara iki haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre sonuçlarının ihtarına, rapora karşı beyan süresi tamamlandığında tarafların beyanları doğrultusunda gerekirse dosyanın ek rapor alınmak üzere bilirkişiye gönderilip gönderilmeyeceği hususunda ara karar oluşturulmasına, işbu ara kararın taraf vekillerine tebliğine karar verilmiştir. Bilirkişiden alınan 22/02/2025 tarihli bilirkişi ek raporu şöyledir; "günümüzde rapor tarihi itibariyle yani 27.02.2025 itibariyle 200.000,00 TL olan tazminatın parasal değer olarak 27/11/2023 geliş tarihinden 45 işgünü sonrası olan 29.01.2024 tarihindeki değerinin hesaplanması gerekmektedir.27.02.2025 tarihinde 200.000,00 TL nin değeri 29.01.2024 itibariyle ne kadar olacaktır? Bunun hesaplanması gerekmektedir. Buna göre; -2025 Yılı Ocak Ayındaki TÜFE: 2.819,65, -2024 Yılı Ocak Ayındaki TÜFE: 1.984,02, -TÜFE Değişim Oranı: 9029,64 azalış, -2025 Yılı Ocak Ayındaki Yİ-ÜFE: 3.861,33, -2024 Yılı Ocak Ayındaki Yİ-ÜFE: 3.035,59, -Yİ-ÜFE Değişim Oranı: *421,38 azalış, -TÜFE ve Yİ-ÜFE Ortalama Değişim Oranı: *625,51 azalış. 2025 yılının Ocak ayında 200.000,00 TL olan parasal değer 2024 yılının 29.01.2024 tarihi itibariyle 148.979,19 TL olmaktadır.Yani 29.01.2024 tarihinde tazminat değeri 148.979,19 TL olarak hesap edilmektedir. 148.979,19 TL değerin 03.06.2024 tarihi itibariyle değeri ise; 2024 Yılı Ocak Ayındaki TÜFE: 1.984,02, 2024 Yılı Haziran Ayındaki TÜFE: 2.319,29, TÜFE Değişim Oranı: 416,90 artış 2024 Yılı Ocak Ayındaki Yİ-ÜFE: 3.035,59, 2024 Yılı Haziran Ayındaki Yİ-ÜFE: 3.483,25, Yİ-ÜFE Değişim Oranı: *614,75 artış, TÜFE ve Yİ-ÜFE Ortalama Değişim Oranı: *415,82 artış, 2024 ın Ocak ayında 148.979,19 TL olan parasal değer 03.06.2024 dava tarihi 172.551.885 TL olduğu..." rapor edilmiştir. Mahkememizin 20/03/2025 tarihli ara kararı ile bilirkişi ek raporuna itirazların dosyanın yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmesini gerektirmediği kanaati ile takdiren reddine, davacı vekiline HMK m.107 uyarınca değer artırım dilekçesi sunmak üzere iki haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde davanın talep sonucunda belirtilen miktar üzerinden görülüp karara bağlanacağının İHTARINA, (ihtaratın işbu ara kararın tebliği ile yapılmış sayılmasına), ara kararın taraflara tebliğine karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından sunulan 21/03/2025 tarihli talep arttırım dilekçesinde özetle; "Yetkili servis olan davalı taraf, müvekkilin tamir için bıraktığı aracın kilometresini ve kullanım ömrünü görerek aracı servise kabul etmiştir. Burada müvekkile başlangıçta aracın tamir edilebileceği söylenmiş ve müvekkil de davalının sözüne güvenerek hareket etmiştir. Dolayısıyla aracının kullanım süresinin 10 yılın üzerinde olması ve dava konusu aracın üretilmiyor olması, davalı tarafın tamir süresinde keyfi davranacağı anlamına gelmemektedir. Servise kabul edilen ve tamir sözü verilen dava konusu araçta müvekkilime gerekli bilgilendirmeler yapılmamış, müvekkilimin çabaları sonrasında bir takım açıklamalar yapılmış ancak uzunca bir süre aracın tamiri için bekletilen müvekkilimin aracı onarılmamıştır. Dava konusu araç, ticari iş amacıyla kullanılan bir araç olup davalı tarafın bu durumu gözeterek tamir edip edemeyeceğini tespit etmesi ve buna göre aracı mümkün olan kısa zamanda müvekkilime teslim etmesi gerekirdi. Ancak davalı taraf bunu yapmayıp aracı 103 gün boyunca uhdesinde tutup 58 gün geç teslim etmiştir. Bu şekilde müvekkilin bu süre zarfında kazanç kaybına uğramasına sebebiyet verilmiştir. Davalı taraf kısa bir sürede araçtaki arıza durumuna karşılık çözüm bulup bulamayacağını tespit edip gerekli bilgilendirme sonrası aracı müvekkile teslim etmesi gerekirdi bunu yapmayarak kusurlu hareket etmiştir. Dolayısıyla aracın geç teslimi nedeniyle ortaya çıkan hak mahrumiyet alacağının davalıdan tahsil edilerek müvekkile ödenmesini, 172.551,85 TL hak mahrumiyet tazminatının (araç mahrumiyet alacağının) aracın davalıya teslim edildiği 27.11.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, avukatlık ücreti ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini..." talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; eser sözleşmesinin gereği gibi ifa edilmemesi ve aracın geç teslim edildiğinden bahisle kullanılamaması nedeniyle uğranılan zararın tahsili talebi için açılan belirsiz alacak davasıdır. İstanbul BAM 13. Hukuk Dairesinin ...Esas, ...Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere "... Davacı ancak aracın tamir için yetkili serviste kaldığı süre boyunca ve bu sürenin davalı tarafça garanti edilen azami tamir süresini aşan kısmı için bu talepte bulunabileceği kabul edilmelidir. (Yargıtay 19 HD 23.01.2020 tarih ... E.... K. sayılı emsal kararı) Dosya kapsamında mahkemece ilk heyetten alınan ek raporda; Aracın geçmişte gördüğü işlemler dikkate alındığında davacının aracının toplam 10 gün süreyle serviste işlem gördüğü belirtilerek 2000,00 TL. Aracın kullanılmamasından kaynaklı ikame araç kullanımına ilişkin zarar oluştuğunun belirtildiği, ikinci heyet raporunda ise; Gümrük ve Ticaret Bakanlığı satış sonrası hizmetler yönetmeliği "kullanım ömrü ve azami tamir süreleri " ek i 10.1 binek otomobiller kısmından bakıldığında garanti süresi içinde azami onarım süresinin aracın alınması ve başvuru tarihine kadar olan sürede 30 gün olduğu ve aracın serviste girişten en geç 5 gün sonra teslim edildiği ve garantideki onarım süresinin de aşılmadığı; Mevzuat gereği ...'ın garanti süresi içinde yaptığı 10 günü aşan onarım süreleri için ikame araç verebileceği, dolayısıyla bundan sorumlu tutulamayacağının belirtildiği, mahkemece alınan 2. Heyet raporu Yargıtay ilamındaki kriterlere göre düzenlendiği, davacıya ait aracın davalı tarafça garanti edilen azami tamir süresini aşacak şekilde serviste kalmadığı, bu durumda davalı tarafın sorumluluğunun doğmadığı, tespit edilmiş olup davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir...". Davacı tarafça, davacıya ait olan ... plaka sayılı tırın tamir ve onarımı için 27/11/2023 tarihinde davalı şirkete ait olan servise teslim edildiği, ancak tırın davacıya teslim edilmemesi üzerine davacı tarafça davalıya ihtarname gönderildiği, davalının davacıdan tamirat için istediği bedelin yüksek olduğu, davalının aracı davacıya teslim etmediği, davacının kolluğa başvurusu üzerine aracın teslim edildiği, 27/11/2023 tarihinden 26/04/2024 tarihine kadar davacının hak mahrumiyeti zararı oluştuğu iddiası ile işbu dava ikame edilmiştir. Davalı tarafça, aracın 2004 model olduğu, en son 2015 senesinde yetkili servise girdiği, periyodik bakımı yapılmadığı, araçta orijinal olmayan parçalar ve yetkili servis tarafından yapılmayan işlemler yapılmış olması nedeniyle davalının teslimata dair kusurunun bulunmadığı savunularak davanın reddine karar verilmesi isteminde bulunulmuştur. Mahkememizce dosya dava konusu aracın üzerinde ve dosyadaki tüm belgeler dikkate alınarak incelenmek suretiyle aracın makul süre içinde tamiratının yapılıp yapılamadığı, aracnı geç eslim edilmesinde davalının kusurunun bulunup bulunmadığı, davacının teslimden kaynaklı alacaklı olup olmadığı ve tüm iddialar hususunda rapor hazırlamak üzere bir makine mühendisi ve bir borçlar hukuku alanında uzman nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi heyeti, 06/01/2025 tarihli raporlarında dava konusu araç 2004 model olması itibariyle davalı servise 27/11/2023 geliş tarihli olarak takribi 19 yıl olmak üzere 10 yıllık ekonomik ömrünü doldurmuş olarak başvurduğu ve aynı zamanda dava dosyasında bulunan servis kayıtlarına göre servise takribi 8 yıl önce 1.583.000 km - 910.000 km = 673.000 km. kullanımdan sonra ve bu arada hangi periyodik bakımların yapıldığı anlaşılmadan başvurduğu; dava konusu aracın 10 yıllık kullanım ömrünü geçmiş olmakla birlikte üretilmeyen bir araç için yetkili servisten onarım süresinin azami tamir süresi olan 45 günü geçmesi itibariyle ayıplı servis hizmeti verildiği şeklinde değerlendirilemeyeceği; araçtan mahrum kalma tazminatı hesaplanamayacağına dair tespitte bulunmuştur. Davacı vekilinin rapora karşı itirazda bulunması üzerine dosya yeniden bilirkişilere tevdi edilmiş; bilirkişi heyeti 22/02/2025 tarihli ek raporunda 27.02.2025 itibariyle 200.000,00 TL olan tazminatın parasal değer olarak 27/11/2023 geliş tarihinden 45 işgünü sonrası olan 29.01.2024 tarihindeki değerinin 148.979,19 TL olduğu, dava tarihi olan 03.06.2024 tarihi itibariyle değerinin ise; 172.551,885 TL olduğu hesaplanmıştır. Tüm dosya kapsamından; ...tarihli ... Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği”nin m. 4/1-g bendi uyarınca kullanım ömrü, malın, tüketiciye teslim tarihinden başlayan ve bu Yönetmeliğe ekli listede yer alan her mal grubu için tespit edilen süreleri ifade etmekte olup, Yönetmelik ekinde yer alan listenin "Taşıtlar" başlıklı 10. Bölümünde dava konusu taşıtın kullanım ömrünün 10 yıl olduğu, aynı Yönetmeliğin m. 4/1-a bendi uyarınca ise azami tamir süresinin bu Yönetmeliğe ekli listede yer alan her mal grubu için tespit edilen süreleri ifade ettiği, Yönetmelik ekinde yer alan listede dava konusu taşıtın azami tamir süresinin 45 iş günü olduğu, mezkur Yönetmeliğin "Servis İstasyonlarının Sorumlulukları" başlıklı 10. Maddesinin 4. Fıkrasında malın yetkili servis istasyonlarındaki bakım ve onarım süresinin azami tamir süresini geçemeyeceğine dair kuralın malın kullanım ömrü süresine özgülendiği; dava konusu taşıtın kullanım ömrü olan 10 yılı doldurduğu, bu suretle davalının dava konusu taşıtın bakım ve onarım süresine ilişkin yasal bir kısıtlama altında bulunmadığı, taşıtın davalı servise teslim tarihinde 1.583.000 km'de olduğu, dosyada bulunan servis kayıtlarına göre son servise yaklaşık 8 yıl önce başvurduğu hususları da göz önüne alınarak, davalının dava konusu taşıtın teslim tarihine dair sorumluluğu bulunduğuna dair mahkememiz nezdinde kanaat oluşmadığından, davanın reddine dair aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın peşin alınan 427,60 TL ile 2.947,00 TL tamamlama harcı toplamı 3.374,60 TL harçtan mahsup edilerek fazla alınan 2.759,20 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan giderlerinin kendi üzerinden bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince dava değeri olan üzerinden hesaplanan maktu 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine, Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı karar verildi. 15/04/2025 Katip E-imzalıdır Hakim E-imzalıdır