İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/215 E. 2025/239 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/215
Karar No
2025/239
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/215 Esas KARAR NO : 2025/239 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 04/02/2015 KARAR TARİHİ : 25/03/2025 İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/07/2017 tarih ... Esas ... Karar sayılı davanın reddine dair verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40.Hukuk Dairesi'nin 10/11/2020 tarih ...Esas ...Karar sayılı ilamı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verildiği ve Mahkememizce yargılamaya devam olunduğu anlaşılan trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar tazminatı davasının açık yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davalı ...AŞ'nin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortaladığı dava dışı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araçla 09/09/2013 günü yol çalışması sırasında yol trafiğini yavaşlatmak ve durdurmakla görevli ikazcı davacı ...'ye çarparak yaralanmasına neden olduğunu, adı geçen davacının ... Devlet Hastanesinden verilen kurul raporuna göre %46 özürünün bulunduğunu, poliçenin güvence altına aldığı riskin gerçekleştiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla sürekli iş gücü kaybı nedeniyle 100,00 TL, geçici iş kaybı nedeniyle 100,00 TL olmak üzere toplam 200,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davacı tarafın başvurusu üzerine açılan hasar dosyası kapsamında, aktüerler siciline kayıtlı aktüerden alınan rapor doğrultusunda belirlenen 43.905,00 TL'nin ibraname karşılığında davacıya ödendiğini, ibranamenin ancak açık ve pek aşırı fark olması halinde aradaki tazminata hükmedilebileceğini, oysa dava konusu olayda böyle bir durumun söz konusu olmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, poliçede yalnızca davacının maluliyet hallerinin teminat altına alındığını, bilirkişi incelemesi yapılırken ödeme tarihindeki verilerinin dikkate alınması ve güncellenmesi gerektiğini, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini kabul anlamına gelmemek koşuluyla dava konusu olayda uygulanması gereken faizin yasal faiz olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Toplanan Deliller: ... tarafından hazırlanan 10/11/2024 tarihli bilirkişi raporu, 27/04/2021 tarihli Adli Tıp Kurumu Müzekkeresi, 20/12/2023 tarihli Adli Tıp Kurumu Mütalaası, ... Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürlüğü'nden adli tıp polikliniği uzman hekimin cevabı, fatura, evraklar, kimlik fotokopisi, sevk ve sağlık karnesi, icmal listesi celp edilerek dosya arasına alındı. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar tazminatının (sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı) 2918 sayılı Kanun'a göre ZMSS poliçesi kapsamında sigortacı olan davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Davanın Niteliğine Yönelik; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107.maddesi ile 1086 sayılı HUMK'da bulunmayan ''belirsiz alacak davası'' türü kabul edilmiş olup alacaklının belirsiz alacak davası açabilmesi için, dava açacağı miktarı ya da değeri tam ve kesin olarak gerçekten belirlemesi mümkün olmamalı veya bu durum objektif olarak imkansız olmalıdır. Açılacak davanın miktarı biliniyor yahut tesbit edilebiliyorsa, böyle bir dava açılamaz. Çünkü, her davada arandığı gibi, burada da hukuki yarar aranacak olup böyle bir durumda hukuki yararın bulunduğundan söz edilemez (Prof. Dr. Baki Kuru, Medeni Usul hukuku Ders Kitabı 2011 Baskı sf.277). Dosya kapsamına göre davanın niteliğinin, maluliyet ve tazminat miktarının ya da değerinin tam ve kesin olarak belirlemesinin davacıdan beklenilmesinin mümkün olmamasına göre (Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar), davanın belirsiz alacak olarak açılmasında usul ve yasaya aykırı bir durum olmadığı görülmekle dava bu yönde görülmüş, sunulan 28/01/2025 tarihli dilekçe değer artırım dilekçesi olarak kabul edilmiştir. Haksız Eyleme ve Somut Olaya İlişkin; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre tazminat davası için, genel olarak, hukuka aykırı bir fiilin varlığı, failin kusuru (meğer ki kusursuz sorumluluk hali somut olayda bulunmasın), bir zararın meydana gelmesi ve meydana gelen zarar ile hukuka aykırı fiil arasında illiyet bağının olması gerekir. Görüleceği üzere haksız fiil sorumluğundan bahsedilebilmesi için; fiil, hukuka aykırılık, illiyet bağı ve zarar unsurlarının tümünün birlikte gerçekleşmesi gerekir. Somut uyuşmazlıkta, 09/09/2013 günü ... Karayolu'nun ... km'sinde iş makineleri ve kamyonlann çalışma yaptığı sırada, anayola çıkacak kamyonlar sebebiyle, bayrak sallayarak araçları durdurma görevi yapan davacıya, davalının zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu ve dava dışı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpması sonucu trafik kazasının meydana geldiği, kazanın davacının yaralaması ile sonuçlandığı, haksız fiilin özel bir türü olan trafik kazası nedeniyle tazminat şartlarının oluşup oluşmadığının tespiti amacıyla kusur, zarar ve illiyet bağına ilişkin yapılan araştırmalar ile maddi tazminata ilişkin tüm koşulların oluştuğu kabul edilmiştir. Kusur Durumuna Yönelik; 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür" yine aynı Kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" hükmü yer almaktadır. Toplanan tüm delillere göre uyuşmazlık konusu trafik kazasının oluşumunda ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın 2918 sayılı Kanun'un 47/1-c maddesi kapsamında belirtilen "Trafik işaret levhaları, cihazları ve yer işaretlemeleri ile belirtilen veya gösterilen hususlara" maddesi gereğince ve 52/1-b maddesinde belirtilen "Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak" maddesi gereğince tam kusurlu olduğu, davacıya ise yol üzerinde ikazcı görevli olması sebebiyle atfı kabil kusur bulunmadığı, hadisenin meydana gelmesinde, dava konusu zararın doğmasında veya artmasında etkili başkaca faktör, kusurlu kişi, kurum, kuruluş bulunmadığı, kazanın meydana geliş şekline göre davalı sigortacının meydana gelen zararın tamamından sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmiştir. Maluliyet Tespitine İlişkin; Kural olarak trafik kazası sonucu çalışma gücünün kaybedildiği iddiasına yönelik maddi tazminat istendiğinde zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının, kazadaki kusur oranının ve tarafların ekonomik durumunun belirlenmesi gerekir. Söz konusu belirlemenin ise, Adli Tıp Kurumu yahut Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Dosya kapsamında öncelikle davacının gerek muayene ve gerekse tedavisine ilişkin düzenlenen tıbbi belgelere göre Balıkesir Devlet Hastanesi Sağlık Kurulu ile Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı tarafından düzenlenen raporların ulaştıkları sonuçların birbirleriyle çelişkili olduğu, bu nedenle davacının trafik kazası nedeniyle uğradığı zararın belirlenmesi bakımından Adli Tıp Kurumu 3'üncü İhtisas Kurulundan rapor alınması gerektiği gerekçesiyle istinaf incelemesi sonucunda ilk derece mahkemesi kararı kaldırıldığından, çelişkilerin giderilmesi amacıyla düzenlenen Adli Tıp Kurumu Üst Kurulu'nun 08/12/2023 tarihli 19735 karar numaralı raporu ile, kaza tarihinin 09/09/2013 olmasına göre Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak, davacının meydana gelen kaza nedeniyle tüm vücut engellilik oranının %9 olduğu, iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceği kanaatinin bildirildiği görülmüştür. Tazminat Tutarlarına İlişkin; Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 30/05/2024 tarihli ...Esas ...Karar sayılı Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi İstemine Dair ilamı uyarınca tazminata esas bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu kullanılarak, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 15/05/1991 tarihli ... Esas... Karar sayılı ilamında belirtilen "gerçek belli iken varsayıma gidilemez" ilkesi gereği tazminat hesabında hüküm tarihine en yakın tarihteki ücretler esas alınarak, Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 13/01/2025 tarihli ... Esas ...Karar sayılı ilamı uyarınca %1,8 teknik faiz uygulanmadan, Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 17/04/2024 tarihli ...Esas ... Karar sayılı ilamı gereği bilinmeyen/işleyecek devre hesabı yapılırken bilinen son gelirin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi esasına dayanan prograsif rant yönteminin kullanılması suretiyle düzenlenen aktüerya rapor içeriğine göre, davacının geçici iş göremezliğe ilişkin maddi zararının 10.291,23-TL olduğu, SGK tarafından 09/09/2013-07/11/2013 tarihleri arasında yapılan toplam 13.337,17-TL geçici iş göremezlik tazminatı ödemesi mahsup edildiğinde bakiye geçici iş göremezlik zararının bulunmadığı, bu nedenle söz konusu talebin reddi gerektiği; davacının sürekli iş göremezliğe ilişkin zararının ise 168.913,32-TL olduğu, sigorta şirketi tarafından yapılan 43.905,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatı ödemesinin güncel hali olan 83.617,07-TL mahsup edildiğinde bakiye 85.296,25-TL sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin olabileceği, davacı tarafından ise 82.150,31-TL talep edildiği, bu nedenle taleple bağlı kalınması gerektiği değerlendirilmiş ve davacının 82.150,31-TL sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin kabulü gerekmiştir. Davalının Sorumluluğuna Yönelik; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Dosya kapsamında, davacının, ... plaka sayılı aracın sevk ve idaresinde olan ve kaza tarihi itibariyle davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı aracın sebebiyet verdiği kazada yaralandığı, tanzim edilen kusur raporu ile karşı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu tespit edildiğinden davalı sigorta şirketinin meydana gelen zarardan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca tamamen sorumluluğu bulunduğu, ancak sorumluluğun poliçe içeriğine göre sakatlanma ve ölüm halinde kişi başına azami poliçe limiti olan 250.000,00-TL ile sınırlı olduğu değerlendirilmiştir. Muacceliyet Tarihine ve Temerrüte Yönelik; Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Ancak, trafik kazaları esas itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olmakla birlikte, sigorta şirketi bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir. Sigortacının tazminat giderim yükümlülüğünü düzenleyen Karayolları Trafik Kanunu'nun 99/I.maddesi hükmü uyarınca, sigortacı maddede belirtilen belgelerin iletildiği tarihten itibaren 8 iş günü sonrasında temerrüde düşer. Davadan önce böyle bir başvurunun bulunmaması halinde ise zararın tamamı için dava tarihinde temerrüde düşmüş sayılır. Zarar gören, davaya veya talep artırımına konu ettiği kısma ilişkin olarak temerrüt tarihinden itibaren faiz isteme hakkına sahiptir (Yargıtay 17.Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar, ...Esas ... Karar, ... Esas... Karar, ... Esas ... Karar, ... Esas ...Karar). Bu doğrultuda somut olayda, davacının meydana gelen zararı nedeniyle sigorta şirketine müracaatı sonrasında, sigorta şirketi tarafından 17/12/2014 tarihinde yaptığı ödemenin yetersiz olduğundan bahisle eldeki davayı açtığı anlaşıldığından, davalı yönünden kısmi ödeme tarihi itibariyle temerrüt gerçekleştiğinden (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35.Hukuk Dairesi 08/11/2023 tarih ... Esas ... Karar) kısmi ödeme tarihinden itibaren ve somut uyuşmazlığın haksız eylem olan trafik kazasından kaynaklanması sebebiyle yasal faize hükmedilmesi gerektiği kabul edilmiştir. Tüm Dosya Kapsamına Göre; Yukarıda izah olunan gerekçelerle, taraf iddia ve savunmaları, bilirkişi heyet kök raporu, ATK maluliyet raporları, taraflarca ibraz edilen ve mahkememizce celp edilen deliller ve tüm dosya kapsamı nazara alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle, Davanın KISMEN KABULÜ ile, 1-Davacının geçici iş göremezlik tazminatı isteminin reddine, 2-85.150,31-TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt (kısmi ödeme) tarihi olan 17/12/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte -bakiye poliçe limiti olan 206.095,00-TL ile sınırlı olmak kaydıyla- davalıdan alınarak davacı ...'ye verilmesine, 3-Kabul edilen dava değeri (82.150,31-TL) üzerinden alınması gereken 5.611,69-TL harçtan başlangıçta peşin alınan 27,70-TL peşin harç, 285,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 312,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 5.298,99‬-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 27,70-TL peşin harç, 285,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 312,70-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 5.778,10-TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranları dikkate alınarak hesaplanan 5.771,08-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 25,00-TL yargılama giderinin davanın red oranına isabet eden 0,03-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyenin davalı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine, Dair, E-duruşma ile katılan davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/03/2025 Katip Hakim TASHİH ŞERHİ 6100 sayılı HMK m.304 "Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir. Tashih kararı verildiği takdirde, düzeltilen hususlarla ilgili karar, mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir." hükmünü içermektedir. HÜKÜM: Mahkememizin yukarıda esas ve karar numarası yazılı dosyasından verilen 25/03/2025 tarihli hüküm fıkrasında sehven miktar yazılarak (82.150,31 TL yerine 85.150,31 TL) 85.150,31 TL şeklinde yazıldığı anlaşıldığından; ''85.150,31-TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt (kısmi ödeme) tarihi olan 17/12/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte -bakiye poliçe limiti olan 206.095,00 -TL ile sınırlı olmak kaydıyla- davalıdan alınarak davacı ...'ye verilmesine,'' yazıldığı anlaşılmakla mahkememiz dosyası HMK m.304 gereği resen ele alınmakla hükmün 1 numaralı bendinin, ''82.150,31-TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt (kısmi ödeme) tarihi olan 17/12/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte -bakiye poliçe limiti olan 206.095,00-TL ile sınırlı olmak kaydıyla- davalıdan alınarak davacı ...'ye verilmesine,'' şeklinde TASHİHİNE, Mahkememiz kararının bu şekilde tashihine, tashih şerhinin gerekçeli ek karar arkasına yazılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 304.maddesine göre karar verildi. Katip Hakim

Atıf: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/215, K. 2025/239, T. 25.03.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-215-e-2025-239-k-462881635df7