İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/778 E. 2025/772 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/778
Karar No
2025/772
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/778 Esas KARAR NO:2025/772 DAVA:Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:29/10/2025 KARAR TARİHİ:12/11/2025 Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... plakalı aracı 28.04.2023 tarihinde .... Noterliğinde düzenlenen satış sözleşmesiyle ... isimli şahısa devrettiğini, satış işleminin aynı gün trafik tescile bildirildiğini, bu tarihten itibaren mülkiyet ve sorumluluğun tamamen yeni malike geçtiğini, ancak aracın devri sonrası 01.05.2023 tarihinde yeni malikin, aracı ehliyetsiz bir kişiye kullandırdığını ve bu kullanım sırasında trafik kazası meydana geldiğini, kazaya ve sigorta ödemesine hiçbir şekilde dahil olmayan müvekkili hakkında, davalı sigorta şirketi tarafından haksız biçimde icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin noter satışından itibaren araçla her türlü hukuki bağını sona erdirmiş olmasına rağmen, davalı şirketin kendi ihmalinden kaynaklanan poliçe devri hatası nedeniyle mağdur edildiğini, .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasının 14/08/2025 tarihli kararı ile takibin hiçbir şekilde tarafı olmadığı halde müvekkiline ait tüm taşınmaz, taşınırlarına ve banka hesaplarına haciz konulduğunu, müvekkilinin haksız yapılan takibin usulsüz tebligatları neticesinde kesinleşmesi sonucu mağdur durumda bırakıldığını beyanla; davanın kabulü ile .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, müvekkilinin banka hesapları ve taşınmazları üzerine konulan hacizlerin kaldırılmasına, İİK 72 uyarınca %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. GEREKÇE: Dava; davalı sigorta şirketi tarafından davacı aleyhine rücuen tazminat istemi ile başlatılan .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası nedeniyle menfi tespit talebine ilişkindir. HMK'nun 115/1. maddesinde "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilir." hükmü amirdir. Yine aynı madde uyarınca eksikliğin giderilmesinin mümkün olması halinde davacıya kesin süre verileceği hüküm altına alınmıştır. TTK’nın 5/A maddesi “Bu kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuğa başvurulmuş olması dava şartıdır.” hükümlerini içermektedir. 05/04/2023 tarih 32154 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Orman kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair 7442 sayılı Kanunun 31.maddesinde "6102 sayılı kanunun 5/A maddesinin 1.fıkrasında yer alan "paranın ödenmesi, alacak ve tazminat talepleri hakkında " ibaresi "para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında " şeklinde değiştirilmiş, aynı yasanın geçici 1.maddesinde "bu maddeyi ihdas eden kanunla 6102 sayılı kanunun 5/A maddesinin 1. fıkrası ve 7036 sayılı kanunun 3. Maddesinin 1. fıkrasına eklenen menfi tespit ve istirdat davaları hakkındaki hüküm 01/09/2023 tarihinde ve sonrasında açılacak davalar hakkında uygulanır" denilmiştir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na (HUAK) "Dava Şartı Olarak Arabuluculuk" başlığı ile eklenen 18/A maddesinin 2. fıkrasında; "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesi getirilmiştir. Dava dosyasının yapılan incelemesinden; dava menfi tespit talebine ilişkin olup, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması 01 Eylül 2023 tarihinden itibaren dava şartı olduğu, davacı tarafça dava dilekçesinde arabuluculuk faaliyetine başvurulduğunun belirtilmediği, buna ilişkin olarak arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanak aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin de sunulmadığı, 30/10/2025 tarihli tutanak ile davacı vekiline arabuluculuk son tutanak örneğini sunmak üzere 1 haftalık kesin süre verildiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceğinin ihtar edildiği, davacı vekilinin 06/11/2025 tarihli dilekçesi ile beyanda bulunduğu, kesinleşmiş takip sonrası menfi tespit davasının arabuluculuğa tabi olmadığının beyan edildiği görülmüş, arabuluculuğa başvurulmamış olduğunun ikrar edildiği görülmüştür. Dava açıldıktan sonra zorunlu arabuluculuğa başvuru yapılması tamamlanabilir bir dava şartı olmadığından bu haliyle davacının arabuluculuğa başvurmadan doğrudan dava açtığı açıkça anlaşıldığından; açılan davanın Arabuluculuk Kanununun 18/A-2. maddesi ile HMK'nun 115/2. maddesi hükmü gereğince, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 2024/1470 esas 2024/1517 karar) HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-DAVANIN ARABULUCULUK DAVA ŞARTI YOKLUĞU NEDENİYLE USULDEN REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 2.551,64 TL'den mahsup edilerek fazla yatırılan 1.936,24 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından bu dava sebebi ile yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.12/11/2025 Katip ... e-imza Hakim ... e-imza

Atıf: İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/778, K. 2025/772, T. 12.11.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-19-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-778-e-2025-772-k-a0fe358c8643