İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/25 E. 2025/279 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/25
- Karar No
- 2025/279
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/25 Esas KARAR NO :2025/279 DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ:11/01/2025 KARAR TARİHİ:21/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 07/07/2016 tarihinde sürücü ...'ın sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı aracı park halinden seyir haline geçmek üzereyken aracın kayması üzerine trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza nedeniyle araçta yolcu konumunda bulunan müvekkil ...'nın yaralandığını, tarafınca zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuş olduğunu, Arabuluculuk Anlaşamama tutanağının ekte olduğunu, ... plaka sayılı araç sürücüsü ... 2918 sayılı K.T.K.‘nın ilgili maddesini ihlal ettiğinden kusurlu olduğunu, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında ... plaka sayılı aracın ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunda olduğunu, müvekkili tarafından davalıya başvuru yapılmış olup, davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkili ...'nın söz konusu trafik kazası nedeniyle, ... Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden 11/06/2024 tarihinde alınan maluliyet raporuna göre %16 oranında malul kaldığını, müvekkilinin tedavi gördüğü hastaneler hastanelere müzekkere yazılarak, tedaviye ilişkin evrakların ve giderlere ilişkin faturaların istenmesini talep ettiğini, tedavi giderlerine ilişkin hastaneden gönderilecek faturalarla beraber belgelendirilemeyen tedavi giderlerinin de tespiti için dosyanın bilirkişiye tevdi edilmesini talep ettiğini, ayrıca ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2016/... soruşturma numaralı dosyasının istenmesini talep ettiğini bildirip, davanın belirsiz alacak davası olarak kabulü ile, maluliyet oranı dahil olmak üzere fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla, 50,00 TL Sürekli iş göremezlik , 25,00 TL Geçici iş görmezlik 10,00 TL Geçici Bakıcı gideri , 15,00 TL Tedavi gideri tazminatı olmak üzere şimdilik toplam 100,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkiline ödenmesine karar verilmesini, yapılacak yargılama nedeniyle oluşacak yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın müvekkili şirket aleyhine ikame ettiği huzurdaki haksız davanın reddi gerektiğini, dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, bununla birlikte ifade etmek gerekir ki; dava konusu kaza sırasında yürürlükte olan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda, trafik kazalarında uzamış ceza zamanaşımı süresinin bir veya birden fazla yaralı olduğu hallerde 8 yıl olacağı belirtilmiştir. davaya konu kaza 12/06/2012 tarihinde meydana gelmiş olup iki yıllık zamanaşımı süresi de 8 yıllık uzamış ceza zamanaşımı süresi de dolduğunu, dolayısıyla davacı tarafın talepleri zamanaşımına uğramış olduğunu, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydı ile davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, konu kazaya ilişkin evraklar ve kaza tutanağı incelendiğinde dava konusu kazanın, aracın işletilme sırasında gerçekleşmediğinin tespit edildiğini, sigortalı araç kaza tespit tutanağında da görüleceği üzere işletilme halinde olmadığından dava konusu talep teminat dışı olduğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davaya konu kazaya karışan ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde ... numaralı trafik sigorta poliçesi ile 12/08/2015 -12/08/2016 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin Karayolları Trafik Kanunun zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi gereğince dava konusu zararlara ilişkin olarak sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olup sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zarar nispetinde olduğunu, davacı vekili müvekkillerinin daimi sakatlığının bulunduğu iddiası ile müvekkil şirketten sakatlık tazminatı talep ettiğini, ancak davacının iddia ettiği kalıcı sakatlığının tespiti için rapor alınması halinde, hazırlanacak raporda trafik sigortası genel şartları gereği özürlülük oranının dikkate alınması ve yönetmeliğe uygun olarak tanzim edilmesi gerektiğini, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi kararlarında istikrarlı bir şekilde, sürekli iş göremezlik oranının (maluliyetin) trafik kazasının gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik ve eklerine göre tespit edilmesini istemediğini, buna göre kaza tarihi esas alınarak yönetmelikler çerçevesinde maluliyet tespitinin yapılması gerektiğini, meydana gelen kaza nedeniyle başvurucunun talep ettiği geçici iş göremezlik tazminatı giderinden, geçici bakıcı gierinden ve tedavi giderinden müvekkili şirket sorumlu tutulamayacağını, zira bu hususta sorumluluk Sosyal Güvenlik Kurumuna ait olduğunu, ayrıca davacının kaza tarihinde kazanç getiren herhangi bir işte çalışıp çalışmadığının tespiti gerektiğini, trafik sigorta poliçesi kapsamı dışında bırakıldığını, dava konusu kaza uzlaşmaya tabi olup uzlaşma sağlanamadığına ilişkin belgenin dosya içerisine alınması gerektiğini, nitekim uzlaşmanın sağlanmış olması halinde hukuk davası açılamayacağını, davacı tarafın faturalandırılmamış tedavi masraflarını müvekkil şirketten talep etmesinin bir hukuki dayanağı olmadığını, ulaşım,tahlil, iğne, serum, ilaç paraları gibi dolaylı giderler, kusurlu gerçek kişilerden haksız fiil hükümlerine göre talep edilebilse de, karayolu motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi teminatı kapsamına girmediğini, işbu sebeple müvekkil sigorta şirketinden bu giderler talep edilemeyeceğini, kabul anlamına gelmemekle, mahkemece tazminata hükmedilmesi durumunda müvekkili şirketin sorumluluğu, Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. ve trafik poliçesi genel şartlarının 1. maddesi gereğince sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacı tarafın sigortalısı araç sürücüsüne raci kusur ve zararı kanıtlayamaması halinde müvekkil şirketin sorumluluğundan söz edilemeyeceğini bildirip, açılan davanın reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Davalı ... Sigorta A.Ş'ye müzekkere yazılarak, hasar dosyası istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. ... Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimliğine, ... Devlet Hastanesi Başhekimliğine, ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimliğine, müzekkereler yazılarak, Mahkememiz davacısı ... (TC:...) 'nın dava konusu trafik kazası nedeniyle olay tarihi 07/07/2016 ve sonrasında gördüğü tedaviler sırasında çekilen tüm grafilerin (X-Ray, BT, MR vb.) DICOM formatında CD kopyaları ile birlikte muayene bulguları, konsultasyon notları, ameliyat notları, epikriz raporları, tetkik ve tedavi evrakları dahil tüm tıbbi belgelerin, davacıya ait tüm hasta evrak kayıt ve belgelerinin (mümkünse dijital ortamda DICOM formatında) çıkartılarak gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevapları dosyamız arasına alınmıştır. ... CBS'ye müzekkere yazılarak, 2016/... soruşturma sayılı dosyasının gönderilmesi istenilmiş ve ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. ... SGKya müzekkere yazılarak, Mahkememiz davacısı ... T.C. Kimlik numaralı ...'nın dava konusu 07/07/2016 tarihinde meydana gelen kaza sonucu mahkememiz davacısına rücuya tabi bir ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılarak gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevapları dosyamız arasına alınmıştır. GEREKÇE: Dava, trafik kazası sebebiyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Trafik kazaları nedeniyle maddi ve manevi tazminat talepleri asıl olarak haksız fiil sorumluluğuna dayanır. TBK md. 49’a göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar gören karşı tarafın kusurunu ve zarara uğradığını ispat yükü altındadır. KTK md. 85 ve 88 uyarınca trafik kazası sonucu meydana gelen kazadan aracın işleteni veya aracın bağlı bulunduğu işletmenin sahibi de müştereken ve müteselsilen sorumludur. İşleten veya aracın bağlı bulunduğu işletmenin sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusursuz olması ve kazanın araçtaki bir bozukluktan meydana gelmemesi şartıyla, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya 3. kişinin ağır kusurundan kaynaklandığını ispat ederek sorumluluktan kurtulur. Hem TBK md. 52 hem de KTK md.86/2 uyarınca kazada zarar görenin de kusurunun bulunması halinde tazminat miktarından indirim yapılması gerekir. TBK md. 54 uyarınca bedensel zarar halinde tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar zarar olarak tazmin edilir. Trafik kazasından doğan tazminat davalarında 2 ve 10 yıllık zamanaşımı süreleri uygulanır. Ancak fiilin cezayı gerektirmesi durumunda, ceza kanununda daha uzun bir zamanaşımı süresinin öngörülmesi şartıyla, bu süre uygulanır. Dava konusu trafik kazası 07/07/2016 tarihinde meydana gelmiştir. Davalı taraf cevap dilekçesinde usule uygun olarak zamanaşımı def’inde bulunmuştur. Meydana gelen trafik kazasında davacı tarafın yaralandığı gözetilerek uzamış 8 yıllık ceza zamanaşımının uygulanması gerektiği ve zamanaşımının başlangıç tarihinin kaza tarihi olduğu kanaatine varılmıştır. Davacının, dava açmadan önce 29/06/2024 tarihinde arabuluculuğa başvurduğu ve sürecin 07/08/2024 tarihinde sonlandığı, dolayısıyla 39 gün zamanaşımının durduğu tespit edilmiştir. Davanın 11/01/2025 tarihinde açıldığı gözetildiğinde kaza tarihi ile dava tarihi arasında durma süreleri de dikkate alınarak 8 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmıştır. Yukarıda açıklanan sebeplerle, davanın zamanaşımı süresinde içinde açılmadığı kanaatiyle davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Davanın zamanaşımı sebebiyle REDDİNE, 2-Harç peşin alındığından, başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-Artan Gider Avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/04/2025 Katip ... ¸ Hakim ... ¸