İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/671 E. 2024/687 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/671
- Karar No
- 2024/687
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/671 Esas KARAR NO : 2024/687 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/11/2024 KARAR TARİHİ : 19/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 26.04.2024 tarihinde saat 14:39 Sularında müvekkilli şirket adına kayıtlı ... plakalı aracın sevk ve idaresinde bulunan davadışı ... ... 'in ... caddesi üzerinden Aksaraya caddesinden geçerken sisteme kayıtlı bulunan müvekkilinin aracı ... ait dubaların üzerinden geçtiği esnada aniden bilinmeyen bir nedenle dubaların aktif hale gelerek Müvekkilin aracın ön tampon ve aracın ön alt kısımlarına zarar verdiğini, meydana gelen kazada 26/04/2024 tarihinde ... Belediyesine ait Zabıta Memurları tarafından meydana gelen kazada dubaların giriş esnasında pasif konumunda iken aktif duruma geçip aracın ön kısımlarına ve alt kısımlarına hasar verildiği konusunda tutanak ve fotoğraflar çekildiğini, ... Belediyesine ait geçiş güzergahı caddenin trafik yoğunluğu azaltmak için müvekkil şirket tarafından tüm turizm şirketlerine geçiş sağlanıp hatta bu hususta belli bir bedel karşılığında plaka tanıma sistemi ile otomatik dubalar geçiş izni verilerek araçlar geçiş sağlanıp yolcularını bırakıp davalı ... tarafından verilen süre zarfında çıkış yapmak zorunda olduklarını, meydana gelen maddi hasarlı olayda Kasko sigortasından karşılanmış ekte sunduğumuz eksper raporu ve tüm kazaya ilişkin evrakların ekte olduğunu, 26.04.2024 tarihli tutanak, kaza fotoğraflar ve fotoğraflardaki belediye ait dubaların olması görüntülerden de anlaşılacağı üzere müvekkil aracın meydana gelen bu kazada asli bir kusuru bulunmamaktadır. Kusurun Davalı ... kurumuna ait olduğu, maddi zarar nedeniyle araçta ayrıca değer kaybı tazminatı meydanı geldiği, 26/04/2024 tarihli kaza neticesinde müvekkillerinin aracında meydana gelen değer kaybının tespiti için dosyanın alanında uzman bilirkişiye verilmesi için Değer kaybı hesaplaması, Anayasa Mahkemesinin 09.10.2020 tarihli 31269 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 17.07.2020 tarihli kararı ile KTK Madde 90’ın iptal edilen kısımları da dikkate alınmak suretiyle değer kaybı raporunun 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümlerine uygun, ‘Serbest Piyasada Oluşan Değer Azalması’ yöntemine göre Değer kaybı hesaplaması yapılmasını talep ettiklerini, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre değer kaybının tanımı şu şekilde olduğunu, "Araçta meydana gelen değer kaybı, aracın kaza tarihindeki hasarsız ikinci el piyasa değeriyle hasarı onarıldıktan sonra ikici el piyasa rayici arasındaki farktır." Yerleşik içtihatları doğrultusunda denetime elverişli bir rapor ile sonuca gidilmesi gerektiğini, müvekkilinin aracında değer kaybı meydana gelip gelmediği belirlenebilmesi için işbu davada alacağın taraflar arasında belirsiz ve çekişmeli olması nedeniyle değer kaybı zararı taleplerinin bilirkişi marifeti tespiti ile, değer kaybı zararı taleplerimizin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğu anda taleplerimizin HMK 107. Madde uyarınca arttırmak üzere şimdilik 100 TL değer kaybı taleplerinin bulunduğunu, ayrıca şirket ticari bir araç olması şirketin yolcu transfer işi ile iştigal olduğundan aracın onarımı nedeniyle günlük iş kaybı kazanç kaybı tazminatı meydana geldiği, aracın tamir süresi geçirdiği süre zarfında araç hiç çalışmamış kusurlu davalı şirketten kaynaklı kazan kaybı için işbu davada alacağın taraflar arasında belirsiz ve çekişmeli olması nedeniyle kazanç kaybı zararı taleplerinin bulunduğunu, dava açılmadan önce ticari dava niteliği bakımından dava ön şartı nedeniyle arabuluculuk sürecibaşlatılmış ancak arabuluculuk görüşmeleri neticesinde anlaşma sağlanmadığına yönelik arabuluculuk son tutanağının düzenlendiğini, talep edilebilir tazminat bedelinin mahkeme tarafından yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edileceği baz alınarak, HMK 107.md. uyarınca fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla davada şimdilik 100 TL değer kaybı tazminatı ve 100 TL kazanç kaybı olmak üzere toplam 200 tl tazminatının, meydana gelen haksız fiil tarihinde itibaren bankalarda uygulanan en yüksek faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinden bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir. Dava şartları HMK md. 114’te düzenlenmiştir. HMK'nın 114/1-b maddesine göre Yargı yolunun caiz olması dava şartlarındandır. Davanın değer kaybı ve kazanç kaybına ilişkin haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olduğu, davacının talebinin adli yargının görev alanına giren tazminat, menfi tespit, itirazın iptali veya alacak olmadığı, dolayısıyla davalı kurum tarafından yapılan işlemin denetimi ve yargılaması idari yargının görev alanına girmektedir. HMK md. 115 “Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir.” şeklindedir. Somut olayda da ön inceleme duruşmasında dava şartlarının incelenmesi aşamasında davalının dava şartı itirazı ve mahkememizin re’sen yaptığı inceleme ile dava konusu itibariyle davanın idari yargının görev alanına girdiği, yargı yolunun caiz olmaması sebebiyle dava şartının bulunmadığı, belirtilen nedenlerle, dava konusu uyuşmazlığın idari yargıda görülüp çözümlenmesi gerekmekte olup, davanın yargı yolu dava şartı yokluğundan 6100 sayılı HMK'nın 114/1-b, 115/2 maddeleri gereğince usulden reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 2023/1588 Esas 2024/463 Karar, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 2023/2109 Esas 2023/1999 Karar) HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Davanın yargı yolu dava şartı yokluğundan 6100 sayılı HMK'nın 114/1-b, 115/2 maddeleri gereğince usulden REDDİNE, 2-Peşin alınan harç yeterli olduğundan başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 5-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Dair, miktar itibariyle istinaf sınırı altında kaldığından KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/11/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır