İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/290 E. 2025/63 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/290
- Karar No
- 2025/63
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMES ESAS NO:2023/290 Esas KARAR NO:2025/63 DAVA:Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ:25/08/2022 KARAR TARİHİ:05/02/2025 Mahkememizde görülmekte olan alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kendi ad ve soyadındaki mevcut şahıs şirketi ile davalı şirket arasında 18/04/2017 tarihinde tanker ile dökme gaz taşıma anlaşması yaptıklarını, müvekkil bu sözleşmeye istinaden gaz taşıma için 2 adet gaz tankeri müvekkile devir edilmiş ve tankerler için garanti vermek amacıyla ... ... Bankasına ait evrak no ... olan 30.000,00 TL ve ... .... ait evrak no ... olan 30.000,00 TL yani toplamda 60.000,00 TL bedelli teminat mektuplarını tankerler için aldığını, ... ... San. ve Tic. Ltd. Şti. ile de davalı firma yeni sözleşme sağlayarak tam bir mutabakat içerisin de müvekkil ile davalı firma arasında sözleşme karşılıklı olarak sonlandırıldığını, davalı şirket yetkililerinin onayı ile karşılıklı olarak sözleşmenin sonlandırılmış olduğunu ve hemen ardından dava dışı ... Ltd. Şti.'nin yetkilisi ... adlı kişiyle davalı şirketin anlaşarak, sözleşme imzaladığı ve yine bu kişiden garanti amaçlı teminat mektuplarını aldıklarını, müvekkili ile davalı şirket arasındaki sözleşme karşılıklı olarak sonlandırıldığını, dava dışı şirket yetkilisi tarafından teminat mektupları alındıktan hemen sonra da kamyonlardan ... plakalı aracın 28/05/2019 tarihinde, ... plakalı aracın ise 01/10/2019 tarihinde dava dışı .... Ltd. Şti.(VKN:...)'nin yetkilisi olan ...'e devredildiğini, davalı şirketin sözleşmenin karşılıklı olarak sonlanmasına rağmen teminat mektuplarını iade etmediğini, ... ... Bankasına ait evrak no ... olan teminat mektubunun 29/05/2020 tarihinde, ...'a ait evrak no ... olan teminat mektubunun 17/04/2020 tarihinde davalı şirket tarafından bozdurulduğunu ve kullanıldığını, müvekkilin mağduriyetini gidermek amacıyla davalı tarafa durumu bildirir şekilde 24/11/2020 tarihinde ihtarname gönderildiğini ancak davalı şirket tarafından ihtarnameye cevap verilmediğini ve ödeme yapılmadığını, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulüne, şirketin hak kaybına uğramaması için ihtiyati haciz kararı verilmesine, ihtiyati haciz talebiminin kabul edilmemesi halinde müvekkilinin uğrayacağı hak kaybı göz önünde bulundurularak davalının banka hesaplarına, menkul ve gayrimenkulleri üzerine ihtiyati tedbir kararı verilmesine, taşıma sözleşmesi kapsamında davalı şirket lehine alınan 2 adet teminat mektubunun karşılıklı olarak sözleşme feshedilmesine rağmen davalı tarafından mektupların bozdurulması nedeniyle meydana gelen zarar bedeli olan toplam 2 adet mektup bedellerinin (60.000,00 TL'nin) ihtarname tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle beraber davalıdan tahsiline karar verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalının üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşmenin 16. Maddesinde yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olacağını kararlaştırıldığını, davacı tarafın “teminatlı veya teminatsız ihtiyati haciz” ile “ihtiyati tedbir” talebi mesnetsiz ve hakkaniyete aykırı olduğunu, söz konusu teminat mektuplarının nakde çevrildiği tarihlerin 17.04.2020 ve 29.05.2020 olup, aradan davacının 2 seneden fazla zaman geçtikten sonra huzurdaki davayı ikame ederek, ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz talep etmesinin hakkın kötüye kullanılması olduğunu, her ne kadar taraflar arasında yapılmış olan sözleşmede, davacı tarafın yanında çalışanların hakedişleri ile sorumluluğu olmadığı kararlaştırılmış ise de, İş Kanunu 2. maddesine göre müvekkil şirketin sorumluluğu söz konusu olduğunu, taraflar arasında yapılan sözleşme hükümlerine, davacı tarafın uymadığını, taraflar arasından yapılan sözleşmenin karşılıklı olarak feshedildiğine dair hiç bir belge sunmaksızın, sadece iddiada bulunarak haksız bir şekilde teminat talep edilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle açılan davanın reddini, sözleşmede kararlaştırılan yetkili İstanbul Mahkemelerinde ikame edilmesi gerektiğinden öncelikle yetki yönünden davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Tanker ile Dökme Gaz Taşıma Anlaşması örneği, araç satış sözleşme örnekleri, arabulucuk son tutanak örneği, davalının sicil kayıtları, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü, ... Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği, ... Vergi Dairesi müzekkere cevaplarının dosyada olduğu görüldü. Mahkememizin 12/03/2024 tarihli ara kararı ile davacı şirketin defterlerinin bulunduğu .../... adresinde inceleme yapılması için ... Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazıldığı, bilirkişinin raporunda sonuç ve özet olarak; "Davacı şirket ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde; Ticari defterlerin süresinde tasdik edildiği, 120.001 hesap kodu ile (... A.Ş.) borç — alacak hesabının tek muhasebe hesabında işlendiği, 120.001 nolu hesap bakiyesinin 2019 sonu itibari ile borç-alacak bakiyesi vermediği" yönünde görüş ve kanaat bildirdiği görülmüştür. Davacı tanığı ...; "Davacı, Davalı şirket ile aralarında imzalanan taşıma anlaşması gereğince davalı şirketle çalışıyordu, sözleşme kapsamında ... şirketine ait 2 adet tankeri kendisine ait, 2 kamyonla taşıyacaktı sözleşme imzalanırken ... bedelini hatırlayamadığım miktarda 1 veya 2 adet teminat mektubu vermişti sözleşmenin ne zaman imzalandığını ve teminat mektuplarının nakde çevrilip çevrilmediğini hatırlamıyorum, sözleşme imzalandıktan ve belirli bir süre tankerler taşındıktan sonra davacı kendisine ait 2 adet kamyonu başkasına sattı, kamyonları satarken şirketin sözleşmeyi feshedildiğine ilişkin hiçbir bilgi vermedi, sözleşmenin feshedilebilmesi için karşılıklı olarak edinimlerin yerine getirilmesi gerekmekte olup davacı ... üzerine düşen edimleri yerine getirmedi, Sözleşmenin feshi için davacının SGK bordrolarına ilişkin SGK'dan yazı cevabı getirmesi ve vergi borcu olmadığına dair belge getirmesi gerekmekte olup davacı bunların hiçbirini yapmamıştır ayrıca hiçbir fesih bildirimi göndermemiştir, bu sebeple teminat mektupları iade edilmedi, başka da eklemek istediğim bir husus yoktur. Bilgim ve görgüm bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuştur. Mahkememizin 02/10/2024 tarihli ara kararı ile dosyanın bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiş olup, bilirkişi heyeti 09/01/2025 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak; "İncelenen davalı şirkete ait 2019, 2020, 2021, 2022, 2023 ve 2024 yılı ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterlerinin yasal süresinde onaylandığı ve davalı şirketin 2019, 2020, 2021, 2022, 2023 ve 2024 yılı ticari defterli TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davalı şirketin 2019, 2020, 2021, 2022, 2023 ve 2024 yılına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, Davalı şirketin 2019, 2020, 2021, 2022, 2023 ve 2024 yıllarına ait ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde; Talimat yoluyla alınan bilirkişi raporunda davacı şirketin 2019 2019 yılına ait ticari defter ve kayıtlarının incelendiği tespit edilmiş olup, davacı şirket ile davalı şirketin 2019 yılına ait ticari defter ve kayıtlarının birbiriyle örtüştüğü, Davalı şirketin sözleşme hükümleri gereğince, teminat olarak aldığı T.C. ... Bankası 29.05.2017 tarih ... sayılı 30.000-TL'lik Kesin Teminat Mektubu ile ... A.Ş. 18.04.2017 tarih ... sayılı 30.000-TL'lik Kesin Teminat Mektuplarını nakde çevirerek ticari defterlerinde kayıt altına aldığı, Davalının davacıdan aldığı teminat mektuplarını 17.04.2020 ve 29.05.2020 tarihlerinde paraya çevirmesinin taraflar arasında akdi ilişkiye aykırı olduğu, davacının her biri 30.000 TL olan iki ayrı teminat mektubu kaynaklı alacağının 60.000 TL asıl alacak olarak davacıya iadesi gerektiğinin değerlendirildiği, Davacının alacağının likit ve muaccel, ihtar ile talep edilmiş alacak tutarı olarak tespit edildiği" yönünde görüş ve kanaat bildirdiği görülmüştür. GEREKÇE: Dava; davacı yanın taşıma sözleşmesi kapsamında davalı şirket lehine alınan 2 adet teminat mektubunun karşılıklı olarak sözleşme feshedilmesine rağmen davalı tarafından mektupların bozdurulması nedeniyle meydana gelen zarar bedeli olan mektup bedellerinin (60.000,00 TL'nin) ihtarname tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle beraber davalıdan tahsiline ilişkindir. Davacı şirketin sözleşme hükümleri gereğince, teminat olarak vermiş olduğu; T.C. ... Bankası 29.05.2017 tarih ... sayılı 30.000-TL'lik kesin teminat mektubu ile ... A.Ş. 18.04.2017 tarih ... sayılı 30.000-TL'lik kesin teminat mektubunun davalı şirketin ticari defterlerinde kayıt altına alındığı ve davalı şirketin teminat mektuplarını nakde çevirerek ticari defterlerine kaydettiği bilirkişi incelemesi ile tespit edilmiştir. Taraflar arasında akdi ilişkinin hesap bakiyesi vermeksizin sona erdiği hususu ihtilafsızdır. Davacı yan edimlerini tam ve gereği gibi yerine getirmiş, sözleşme ilişkisi mutabakatla sonlandırılmış, davacının ifa ettiği işlerde kullanılan tanker-taşıma aracı dava dışı ... ... firmasına devredildiği gibi firma tarafından davalı yana hizmet verilmeye de devam edildiği belirtilmiştir. Bu durumda, davacının taşımada kullandığı aracı satmak durumunda kalması ve davalı ile mutabakatla sözleşmeyi sonlandırması gözetilerek, işlerden kaynaklı risklerin teminatı olarak verdiği iki adet toplam 60.000 TL bedelli teminat mektuplarının iadesini beklerken, davalı tarafın bu mektupları bozarak defterine alacak kaydettiği mali incelemede tespit edilmiştir. Taraflar arası “TANKER İLE DÖKME GAZ TAŞIMA ANLAŞMASI” başlıklı sözleşme incelendiğinde; Davacının davalı için nakliyeci sıfatı ile taşıma işini üstlendiği, bu yönü ile TTK m.850 ve devamı hükümlerine göre taşıyıcı-gönderen ilişkisi kurulduğu, bu durumda davacının da davalı ile akdi ilişkide TTK m.850/3 gereği “ticari işletme faaliyeti” yürüten bağımsız bir tacir olduğu, yani aralarında iş hukukuna göre iddia edildiği gibi bir alt-üst işveren ilişkisi olmayıp bağımsız ticari faaliyet yürütümü söz konusu olduğu, davacının taşıma sürecinde kendi araçları ile davalının ödünç verdiği tankları taşımayı üstlendiği, şoför istihdamı eğitim ve gerekli belgelerin sağlanmasının davacının görevi olduğu, davacı yanın ticari taşıma işini fatura tanzim ederek görmesi hususunda 4.1.maddesi gereği anlaşma bulunduğu, Sözleşmenin 7.maddesinde “teminat” konusunun düzenlendiği, sözleşmenin sona ermesi, tarafların birbirini ibra etmesi ve rekabet yasağı sona erdikten sonra iadesi hususunun “aynen iade” şeklinde olduğunun sabit olduğu, Sözleşmenin 10.3.maddesi gereği davacının taşımada kullanılan aracı devretmeyeceğini taahhüt ettiği, Davacının sözleşmede 10.4.madde gereği sözleşme sona erdikten itibaren 1 yıl rekabet yasağı taahhüdü olduğu, bu noktada davacının taşıtını sattığı ve bu işlerle iştigal etmediği açık olmakla, satış 28.05.2019 tarihli olup, 28.05.2020 tarihine kadar rekabet yasağının devam edeceği, davacının noter ihtarı ile ödeme talep ettiği 24.11.2020 tarihinde ise rekabet yasağı süresinin dolduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, tanık beyanları, talimat bilirkişi raporu ile heyet bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirketin sözleşme hükümleri gereğince teminat olarak vermiş olduğu T.C. ... Bankası 29.05.2017 tarih ... sayılı 30.000-TL'lik kesin teminat mektubu ile ... A.Ş. 18.04.2017 tarih ... sayılı 30.000-TL'lik kesin teminat mektubunun davalı şirketin ticari defterlerine kaydedildiği ve davalı şirketin teminat mektuplarını nakde çevirerek ticari defterlerinde kayıt altına aldığı, taraflar arasında akdi ilişkinin hesap bakiyesi vermeksizin sona erdiği hususu ihtilafsız olup, davacı yanın edimlerini tam ve gereği gibi yerine getirdiği, sözleşme ilişkisinin mutabakatla sonlandırıldığı, davacının ifa ettiği işlerde kullanılan tanker-taşıma aracının dava dışı ... ... firmasına devredildiği gibi firma tarafından davalı yana hizmet verilmeye de devam edildiği, bu durumda davacının taşımada kullandığı aracı satmak durumunda kalması ve davalı ile mutabakatla sözleşmeyi sonlandırması gözetilerek, işlerden kaynaklı risklerin teminatı olarak verdiği iki adet toplam 60.000 TL bedelli teminat mektuplarının iade edilmesi gerektiğinin değerlendirildiği; davalı tarafın davacının alt işveren, kendisinin asıl işveren olma ihtimaline binaen, iş hukukundan kaynaklı risklerin devam ettiği iddiasının ise teminatları nakte çevirmesi için herhangi somut bir risk doğmadığından yerinde olmadığı, bu nedenle riskin gerçekleşme ihtimali bulunduğu savunması ile teminat mektuplarının bozdurularak nakte çevrilmesinin haklı olmadığı, davacı ile davalı arasında sözleşmenin sona ermesinin üzerinden bir yıldan daha uzun süre geçtiği, rekabet yasağı süresinin dolduğu, davalının teminat mektuplarını uhdesinde tutmasının yahut paraya çevirmesinin akdi ilişkiye uygun olmadığı, davalının davacı ile ticari ilişkisi taşıma ilişkisi olup işçilik veya SGK kaynaklı riskin de söz konusu olmadığı kanaatine varılarak bilimsel, denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli 09/01/2025 tarihli bilirkişi heyet raporu doğrultusunda davanın kabulü ile 60.000,00-TL'nin dava tarihi olan 25/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davacı taraf mektup bedellerinin ihtarname tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş olup, dosyada ihtarnamenin karşı tarafa tebliğ tarihine ilişkin tebliğ mazbatasının sunulmaması sebebiyle faiz başlangıcı hususunda dava tarihi nazara alınmıştır. HUAK 18/A-(13) ''Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde uyuşmazlığın konusu dikkate alınarak Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır." ve (14). Fıkrası: "Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır." hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya No:... sayılı dosyasından arabulucuya 1.560,00-TL tarife bedeli üzerinden kesilen serbest meslek makbuzu doğrultusunda ödeme yapıldığı tespit edilmiş, davanın kabulüne karar verildiği gözetilerek davalı aleyhine arabuluculuk giderlerinin yükletilmesi gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; DAVANIN KABULÜ İLE, 60.000,00-TL'nin dava tarihi olan 25/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.098,60-TL karar harcından, peşin yatırılan 1.024,65-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 3.073,95-TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Davacı tarafından aşağıda dökümü yapılan 16.985,45-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.05/02/2025 Katip ... e-imza Hakim ... e-imza YARGILAMA GİDERLERİ HARÇ BEYANI 80,70 TL BAŞVURMA HARCI 1.024,65 TL PEŞİN HARÇ 1.024,65 TL PEŞİN HARÇ + 3.073,95 TL EKSİK HARÇ 101,10 TL VEKALET HARCI 4.098,60 TL KARAR VE İLAM HARCI 779,00 TL TEBLİGAT ÜCRETİ + 15.000,00 TL BİLİRKİŞİ ÜCRETİ 16.985,45 TL TOPLAM