İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/224 E. 2024/501 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/224
- Karar No
- 2024/501
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/224 Esas KARAR NO : 2024/501 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/04/2023 KARAR TARİHİ : 16/07/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... adresinde, davalı ... tarafından altyapı çalışmaları esnasında kabloları hasarlamak suretiyle müvekkili şirket ...A.Ş.'nin kabloları hasara uğratıldığını, hasarın ardından, müvekkili şirket teknik elemanlarınca durum tutanakla tespit edildiğini, akabinde hasarın giderilmesi için gerekli çalışmalar yapıldığını, hasara ilişkin “Hasar Tespit Tutanağı” dava dilekçesi ekinde sunulduğunu, müvekkili şirketin malzeme gideri, işçilik gideri ve işletme zararı olmak üzere toplam 3.015,74 TL zarara uğratıldığını, hasar tespit tutanağında imzası bulunan ...'nun (tekniker) tanık olarak dinlenmesini talep ettiğini, tanık, davaya konu hasara kim tarafından sebebiyet verildiğini, hasarın boyutu ve hasarın oluş şekli hakkında tanıklık edeceğini, uyuşmazlığın arabuluculuk yoluyla çözümlenmesi için müvekkili şirket tarafından arabuluculuk yoluna başvurulmuş olup, arabuluculuk görüşmesi sonrasında ... Arabuluculuk Bürosunun ...büro dosya numarası, ... arabuluculuk dosya numarasıyla 05.04.2023 tarihli anlaşamama tutanağı düzenlendiğini bildirip, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla, 3.015,74 TL tutarındaki alacağının, hasar tarihi olan 30.03.2021 tarihinden itibaren başlayan T.C. Merkez Bankası’nın kısa vadeli avanslar için öngördüğü avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yargı yolu yönünden davanın güncel uyuşmazlık mahkemesi kararlarına göre idare mahkemesinde açılması gerektiğini, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazı bulunduğunu, davanın zorunlu arabuluculuk hükümlerine uygun biçimde açılmış olması gerektiğini, müvekkili idare ...'ye işbu davada husumet yöneltilemeyeceğini, dava ve hukuki menfaat şartı olmadığını, davacı tarafça açılan davanın, hukuki mesnetten yoksun olduğunu, eğer mevcut ise söz konusu zarara idaresi neden olmadığını, zira, idarenin söz konusu adreste herhangi bir çalışması olmadığını, zarar ile idaremiz eylem ve işlemleri arasında illiyet bağı olmadığını, davacının davası usul hukuku ilkelerine göre reddedilmesi gerektiğini, davacı davasını hasar iddiasına dayandırmakta ise de tazmini istenen zarar miktarı ve tazmin bedelinin dayandırılmış olduğu deliller tek taraflı deilller olduğunu, ayrıca davacı fotoğraf ve sair deliller sunmuş ise de bu delillerin olayla bağlantısı herüz ispat edilmediğini, bu nedenle davacı davasını ispat edecek nitelikte bilgi ve belge sunmadığını, davacı zarara uğradığı iddiasını, dava dosyasına sunmuş olduğu deliller ile ispat edemediğini, davacının zarara uğradığı iddiasını ve buna ilşikin yaptığı masraf ve ödeme var ise bunları ispat etmesi gerektiği gibi idarenin bu hasardan sorumluluğunu da ispat etmesi gerektiğini, oysa, idare söz konusu hasardan sorumlu olmadığını, dava konusu hasar bizzat müvekkili idare tarafından verilen bir hasar olmadığını, söz konusu hasarın gerçekleştiği yerde idaremiz tarafından bizzat herhangi bir çalışma yürütülmediğini, zarar iddiasının yüklenicilerin çalışmalarından kaynaklandığını ispata yarar bir delil de sunulmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, davaya konu tazminat iddiasındaki faiz istemi hukuka aykırı olduğunu, yine, faiz isteminin başlangıç tarihi olay tarihi olarak bildirilmemiş ise de bu istemin hukuka aykır olduğunu, zira, idarenin temerrüde düşürülmeden hasar tarihinden itibaren faiz talep edilmesi hukuk dışı olduğunu, davalı idare, açılan işbu dava ile birlikte mütemerrit hale geldiğini, bu nedenle, faiz isteminde dava tarihi esas alınması gerektiğini, ayrıca, talep edilen alacak miktarı da fahiş olduğunu bildirip, öncelikle yargı yolu ve görev itirazımızın kabulü ile görevsizlik kararı verilmesine karar verilmesini, dava şartı yokluğundan davanın reddine, karar verilmesini, davanın öncelikle usule ayıkırılık itirazları nedeniyle reddine karar verilmesini, davacının davasının esastan ve tümüyle reddine karar verilmesini, davacının faiz isteminin tümüyle reddine karar verilmesini, davacının yargılama masrafı ve avukatlık ücreti isteminin reddine, yargılama masraflarının davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: ..., ... Belediyesi ve ...'ye müzekkere yazılarak, ... adresinde 30/03/2021 tarihinde İSKİ'nin altyapı çalışması yapıp yapmadığının sorulmasına, çalışma yapıldıysa, çalışmaya ilişkin izin ruhsat ve tüm belgelerin gönderilmesi istenilmiştir. 19/02/2024 tarihli celsede davacı tanığı ...dinlenilmiştir. GEREKÇE: Dava, haksız fiil sebebiyle tazminat istemine ilişkindir. TBK md. 49’a göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar gören karşı tarafın kusurunu ve zarara uğradığını ispat yükü altındadır. Somut olayda yargılama sırasında ihbar olunan şirket davacının zararını tazmin etmiştir. Hem davacı hem de ihbar olunan şirket bu hususta beyanda bulunmuş ve ödeme belgesi dosyaya ibraz edilmiştir. Dava konusu zararın tazmin edilmiş olması sebebiyle davanın konusuz kaldığı kanaatine varılmıştır. Davacı taraf, davalıdan yargılama gideri talebinin bulunmadığını beyan etmiştir. Davalı taraf, yargılama gideri konusunda bir beyanda bulunmamıştır. Davanın konusuz kalması halinde, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekir. Eldeki davada, ödeme yapan ihbar olunan şirket ile davalı arasındaki hukuki ve sözleşme ilişkisi gözetildiğinde; davalının meydana gelen zarardan TBK md. 66 uyarınca sorumlu olduğunun kabulü gerekir. İhbar olunan tarafından fiilin ve zararın kabul edilerek ödeme yapılması sebebiyle dava açıldığı tarihte davacının haklı olduğu, davalı lehine yargılama giderlerine hükmedilmesine gerek olmadığı anlaşılmıştır. Yukarıda açıklanan sebeplerle; yargılama sırasında zararın giderilmesi sebebiyle davanın konusuz kaldığı kanaatiyle karar verilmesine yar olmadığına karar verilmiş; davacının dava açıldığı tarih itibariyle haklı olduğu ve yargılama gideri talebi bulunmadığı gözetilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Davanın konusuz kalması sebebiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 247,70-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Dava açıldığı tarihte davacının haklı olduğu gözetilerek, davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, Dair, miktar itibariyle istinaf sınırı altında kaldığından KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/07/2024 Katip ¸ Hakim ¸