İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/204 E. 2024/295 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/204
- Karar No
- 2024/295
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/204 Esas KARAR NO : 2024/295 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/06/2022 KARAR TARİHİ : 22/04/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; .... İcra Dairesi'nin 2022/... E. sayılı kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile başlatılan takipte, takibe dayanak bononun, ..., 290 parsel sayılı taşınmazın satışı ile ilgili olarak teminat amacıyla verildiğini, taşınmazın davalılara devrediliğini ve senedin karşılıksız kaldığını, bundan dolayı kayıtsız şartsız para borcu içermediğinden senedin kambiyo senedi vasfını taşımadığını beyanla davacının borçlu bulunmadığının tespitini ve takibin iptalini, davalılar aleyhine tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının yerinde olmadığını, öncelikle yapılan ilamsız takibin kambiyo senedine mahsus bir takip olduğunu, senedin aslının da icra dairesine sunulduğunu, senedin metninden teminat olduğunun anlaşılmadığını, teminat olarak verilen senetlerin ön yüzünde yer alan vade kısmına teminat senedidir ibaresinin yer alması gerektiğini, senet incelendiği takdirde anlaşılacağı üzere böyle bir ibarenin olmadığını, senedin teminat senedi olmadığını, davacının iddialarının yersiz olduğunu, dava konusu edilen bononun açıkça bir kambiyo senedi olduğunu, davalı tarafın dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu ekran görüntüsünü kabul etmemekle beraber, sunulan fotoğrafta dava dışı olan ve senet aslı suretinden de anlaşılan borçlu ... 'nun imzasının olmadığını, bu durum dahi böyle bir anlaşma yapılmış olsaydı yapılan anlaşmayı geçersiz kılacağını ortaya çıkardığını, zira senette iki borçlunun beraber imza attığını, buna bağlı bir sözde teminat şerhi düşülecekse bile mutlak surette senet aslında borçlu olarak gözükenlerin imzalarının bulunmasının icap ettiğini, davacı tarafın mahkemeyi yanıltmaya çalışarak süreci uzattığını, bunun dışında davacı tarafın dava dilekçesinde sonradan borçlu adreslerinin yazıldığı beyanında bulunarak bu şekilde kambiyo senedine mahsus takip yapıldığından bahsettiğini, bu hususa da hiçbir şekilde katılmamakla beraber böyle bir durum olsaydı dahi bu durumun kambiyo senedine mahsus haciz yoluyla takip yapmalarına mani olmayacağını, zira adresin yazılmamış olmasının kambiyo senedi vasfının niteliğinin yitirilmesine sebep olmayacağını, davacının iddialarına göre kanun maddesi uygulandığında dahi bononun kambiyo vasfının yitirilmediğinin bu şekilde ortaya çıktığını, senet aslının icraya sunulan senet olduğunu ve icrada bulunan senedin kambiyo senedi olması sebebiyle kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapılabileceğini, davanın reddine, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: .... İcra Dairesi'ne müzekkere yazılarak 2022/... esas sayılı takip dosyası içerisinde bulunan senet aslının çıkartılarak Mahkememize gönderilmesi istenilmiştir. ...'ne müzekkere yazılarak İstanbul ... parsel sayılı taşınmazın aktif ve pasif tapu kaydının tüm tedavülleri ile birlikte ve satış sözleşmeleri ile birlikte çıkartılarak Mahkememize gönderilmesi istenilmiştir. GEREKÇE: Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. İcra İflas Kanunu md. 72’ye göre borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. Borçlu, menfi tespit davası zımnında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir. Menfi tespit davalarında davacı borçlu, davalı alacaklı ile arasında hiçbir hukuki ilişki bulunmadığını, borcun hiç doğmadığını iddia ediyorsa ispat yükü davalı alacaklı üzerindedir. Ancak davacı borçlu hukuki ilişkiyi ve borcu kabul etmekle beraber başka bir sebepten ötürü geçersiz olduğunu veya borcun sona erdiğini iddia ediyorsa ispat yükü davacı borçlu üzerindedir. Menfi tespit davasının sonucuna göre davacı borçlu lehine tazminata hükmedilebilmesi için alacaklının borçlu hakkında icra takibinde bulunmuş olması, icra takibinin haksız ve kötü niyetle yapılmış olması ve borçlunun tazminat talebinde bulunmuş olması gerekir. Borçlu aleyhine tazminata hükmedilebilmesi için ise icra takibinin durdurulması için tedbir kararı verilmiş ve bu kararın fiilen uygulanmış olması gerekir. Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde; takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takibin kambiyo senetlere özgü takip olduğu ve 30/11/2021 düzenleme tarihli, 15/02/2022 vade tarihli, 250.000,00 TL’lik bonoya dayandığı görülmüştür. Davacının takip dayanağı senedin borçlularından biri olduğu, diğer borçlunun dava dışı ... olduğu ve davalıların senedin lehtarı olduğu anlaşılmıştır. Davacı borçlu menfi tespit iddiasını senedin kambiyo vasfını haiz olmadığına ve senedin teminat senedi olmasına dayandırmıştır. Bononun unsurları TTK md. 776’da sayılmıştır. Borçluların adresinin bulunması bononun zorunlu unsurlarından değildir. Senedin incelenmesinde unsurların tam olduğu ve senedin kambiyo vasfını haiz olduğu anlaşılmıştır. Davacının bir diğer iddiası senedin taşınmaz satış sözleşmesinin teminatı olduğudur. Davacı bu iddiasını ispatlamak için adi yazılı bir belgenin fotokopisini dosyaya sunmuştur. Dava dilekçesinin ekinde yer alan fotokopiden, takip konusu senedin altına adi yazılı olarak belge düzenlendiği, ancak takip dosyasında yer alan senet aslında aynı sözleşmenin yer almadığı; dolayısıyla davalıların takip dosyasına sunduğu senet ile davacının işbu dosyaya sunduğu senet arasında farklılık bulunduğu anlaşılmıştır. Davalıların, davacının sunduğu senet ve altında yer alan sözleşmeyi kabul etmemesi üzerine, davacıya usulüne uygun olarak fotokopi belgenin aslını sunmak üzere süre verilmiş ise de, davacı tarafından fotokopi belgenin aslı dosyaya ibraz edilmemiştir. Bu sebeple fotokopi belgenin gerçekliği mahkememizce araştırılamamıştır. Davacı senedin teminat senedi olduğunu ispatlamak için tanık deliline dayanmış ise de mahkememizce tanık dinletme talebi reddedilmiştir. Zira HMK md. 201 uyarınca senede karşı tanıkla ispat yasağı bulunmaktadır. Davacı vekili dava dilekçesi ekinde sunulan belgenin delil başlangıcı olduğunu öne sürmüş ise de; Yargıtay ... HD’nin 2022/... Esas ve 2023/... Karar sayılı ilamı ile ... BAM ... HD’nin 2020/... Esas ve 2023/... Karar sayılı ilamında “imzası inkâr olunan fotokopi belge üzerinde imza incelemesi yapılamayacağı gibi yazılı delil başlangıcı da olmayacağı” şeklinde karar verilmiştir. Somut olayda da davalı alacaklıların, davacının sunduğu fotokopi belgeyi kabul etmemesi ve takip dosyasına sunulan senet aslı ile davacının sunduğu fotokopi arasında farklılık bulunması gözetilerek, davacının sunduğu fotokopi belgenin delil başlangıcı sayılamayacağı kanaatine varılmıştır. Senet aslının üzerinde, senedin teminat senedi olduğuna dair bir şerh bulunmamaktadır. Davacının iddia ettiği üzere ilgili taşınmazın devir sözleşmesinde de teminat senedine ilişkin bir anlaşma yer almamaktadır. Dolayısıyla senedin, teminat senedi olduğunu ispat yükünün davacı üzerinde olması sebebiyle davacının bu iddiasını ispatlayamadığı ve senedin teminat senedi olmadığı kabul edilmiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle, davacının menfi tespit iddialarının yerinde olmadığı kanaatiyle davanın reddine karar verilmiştir. Takip dosyası ile ilgili verilen bir tedbir kararı bulunmadığından davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmemiştir. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Davanın REDDİNE, 2--Davalının kötü niyet tazminatının REDDİNE, 3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 3.841,78-TL'nin yatıran tarafa iadesine, 4-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 39.500,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına 6-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının dosya kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (... Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/04/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır