İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/802 E. 2025/299 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/802
Karar No
2025/299
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/802 Esas KARAR NO : 2025/299 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 23/12/2022 KARAR TARİHİ : 29/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının kullanımında bulunan sayaçta 02/03/2022 tarihinde kurum tarafından yapılan konrolde e şantiye sayacının söküldüğü ve daimi sayaçlardan sözleşmesiz enerji kullanıldığının tespit edilmesi üzerine H/... seri numaralı Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı tanzim edildiğini, Bu tutanağa istinaden zabıt tarihlerinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği gereği 4244 kWh karşılığı 22.266,31-TL tutarında kaçak faturası tahakkuk edildiğini, davalı aleyhine kaçak elektrik bedeline gecikmiş gün faizi ve faizin KDV'si ilave edilerek 22.672,69-TL'nin tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyası ile ödeme emri gönderildiğini, davalı tarafından borca itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, Taraflar arasındaki ilişkinin kaçak elektrik kullanımından doğması sebebiyle taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6502 sayılı Kanun kapsamında olmadığından davanın "haksız fiil" hükümlerine göre Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğini, Borçlunun itirazı ile mezkur icra takibinin durdurulmasının akabinde işbu dava konusunun her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hasebiyle huzurdaki itirazın iptali davası için dava şartı teşkil eden 6102 S.'lı TTK'nın 5/A maddesi gereğince zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, görüşme sonunda anlaşılamaması üzerine ilgili anlaşamama tutanağı tanzim edilmiş olup işbu dava dilekçe ekinde sunulduğunu, Kaçak elektrik kullanımı eyleminin niteliği itibariyle "haksız fiil" teşkil etmesi ve haksız fiilden doğan davalarda "zarar görenin yerleşim yeri" icra daireleri ve mahkemelerinin de yetkisinin bulunması dolayısıyla zarar gören müvekkili şirketin yerleşim yerinin tabi olduğu İstanbul Adliyesinin icra daireleri ve mahkemeleri de İİK 50. maddesinin atfı ile HMK'nın 16. maddesi gereği yetkili olduğunu, Kaçak elektrik kullanımının tutanaklar ile sabit olduğunu, davalı borçlunun mevzuata uygun olarak düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağına ilişkin tahakkuku ödemekle yükümlü olduğunu, Kaçak elektrik kullanım hususu tutanak ile sabit olduğundan bahisle, davalı/borçlu tarafından ileri sürülen borca itirazın yerinde olmadığını, Bu nedenle borçlunun itirazının iptalini ve hükmolunacak meblağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye hükmedilmesini talep ettiklerini, alacağın likit olması sebebiyle icra inkar tazminatı taleplerinin olduğunu, davalının takibe itiraz ederek takibin durmasına neden olduğunu, .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış itirazın iptali ile takibin devamına, .Davalı/borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, .Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacı ... tarafından müvekkili şirket aleyhine .... İcra Md. 2022 / ... E. sayılı dosya ile başlatılan icra takibine yasal süre içerisindeki vaki itirazları üzerine takibin durduğunu, bu kerre davacnın mahkemeye başvurarak icra dosyasındaki itirazlarının iptali ile takibin devamını talep ettiğini, bu talebi yasal düzenlemelere ve maddi gerçeklere aykırı olduğundan reddine karar verilmesinin gerektiğini, mahkemece Uyap üzerinden celbedilen davaya konu .... İcra Md. 2022 / ... E sayılı dosyasında alacağın dayanağı olarak kaçak tüketim tutanağı gösterilmediğini, Takip talebinden de anlaşılacağı üzere takibin dayanağı Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği ve Perakende Satış Sözleşmesi gösterildiğini, ... nolu sözleşme için 22.672,69 TL talep edildiğini, Takip talebinde herhangi bir kaçak kullanımdan bahsedilmediği gibi icra dosyasına herhangi bir kaçak kullanım tutanağı da sunulmadığını, davacı tarafın itirazın iptali davasında icra takibindeki talebiyle bağlı olduğunu, takip talebi ile davadaki talebin çelişmemesi gerektiğini, davacı tarafın takip talebinde sözleşmeye dayanmakta iken, huzurdaki davada ise kaçak elektrik tutanağına dayandığını, bu durumda davanın usulden reddinin gerektiğini, müvekkili şirketin uzun yıllardır ... mh. 272. Sk. No:1 ... adresinde faaliyet göstermekte olduğunu, Faaliyet müddeti boyunca yasanın tacirlere yüklediği özen ve sorumluluğu maksimum düzeyde gösterdiğini, müvekkilinin basiretli bir tacir olarak kamu özel kurum kuruluşlar ile olan her türlü ilişkisinde gerekli özeni maksimum düzeyde gösterdiğini, davacı yanın müvekkiline yönelik kaçak elektrik tüketimi yönündeki isnadının gerçeğe aykırı olduğunu, müvekkilinin kaçak elektrik kullanmadığını, davacı kurumca müvekkilinin tüketimini gösteren föylerin ibrazı ve mahallinde yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde mahkeme tarafından da müvekkilinin kaçak elektrik kullanmamış olduğunun görüleceğini, davanın reddine, davacının %20 oranında köyü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: ... A.ş'ye müzekkere yazılarak ... hizmet numaralı H/... seri numaralı kaçak elektrik tespitinde belirtilen daimi sayaçlara ilişkin KW-TL tüketim ekstrelerinin çıkartılarak Mahkememizin 2022/802 esas sayılı dosyasına gönderilmesi istenilmiştir. ... Belediye Başkanlığı'na müzekkere yazılarak İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mah., 5603 ada, 4 parsel nolu taşınmaz üzerinde bulunan yapıya ilişkin ruhsat ve projelerin mahkememize gönderilmesi istenilmiştir. ... Elektrik Perakende Satış A.ş'ye müzekkere yazılarak davalı şirketin kaçak elektrik kullanıldığı iddia edilen ... Mah. 272 Sok. No:1 Şantiye, .../İstanbul adresinde adresi yönünden davacı ile davalı arasındaki abonelik sözleşmesinin Mahkememize gönderilmesini ile bu sözleşmenin şantiye abone olup olmadığı, bu sözleşme ilişkisini ne zaman, ne şekilde ve nasıl sonlandırıldığı, şantiye aboneliği bulunması halinde bu abonelik sonlandırıldıktan sonra, aynı adreste davalı kurum adına başka bir abonelik tesis edilip edilmediğinin araştırılarak mahkememize bilgi verilmesi istenilmiştir. İstanbul ... Tapu Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mah., 5603 ada, 4 parsel nolu taşınmazda kat mülkiyeti veya kat irtifakı kurulup kurulmadığı, kurulmuş ise ne zaman kurulduğu hususunda Mahkememize bilgi verilmesi ile taşınmaza ilişkin güncel tapu kayıtlarının devir ve tasarrfularını gösterir kayıtların mahkememize gönderilmesi istenilmiştir. ... A.ş'ye müzekkere yazılarak davalı şirketin kaçak elektrik kullanıldığı iddia edilen ... Mah. 272 Sok. No:1 Şantiye, .../İstanbul adresinde adresi yönünden davacı ile davalı arasındaki abonelik sözleşmesinin Mahkememize gönderilmesini ile bu sözleşmenin şantiye abone olup olmadığı, bu sözleşme ilişkisini ne zaman, ne şekilde ve nasıl sonlandırıldığı, şantiye aboneliği bulunması halinde bu abonelik sonlandırıldıktan sonra, aynı adreste davalı kurum adına başka bir abonelik tesis edilip edilmediğinin araştırılarak mahkememize bilgi verilmesi istenilmiştir. 05/06/2024 tarihinde bilirkişi ...'in sunmuş olduğu bilirkişi raporunda ; " Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, kaçak elektrik kullanımı tespitine konu adresteki dairelerde sözleşmesiz elektrik kullanımı yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi ile davalının şantiye aboneliği ile yapımını üstlendiği anlaşılan söz konusu adresteki dairelerin tüketimlerinden sorumlu tutulup tutulamayacağının tespit edilmesi noktalarında toplandığı, Sunulan bilgi ve belgelere göre, ilgili adreste davalı adına bir şantiye aboneliği olduğu ve 02.03.2022 kaçak tespit tutanağının düzenlendiği tarihte sonlandırıldığı anlaşılmakla, şantiye elektriğinin kullanıldığı adreste bireysel abonelik için sayaçların kurulumunun yapıldığı ve elektrik tüketimlerinin sayaç üzerinden yapıldığı anlaşılmakla, aslında ketimin eksik veya hatalı kaydedilmesine yönelik bir eylem olmadığı, sayaç endeks değerleri tüketim miktarı olarak esas alındığına göre karşılıksız yararlanma kastından da bahsedilemeyeceği için 02.03.2022 tarihli tespitin kaçak değil usulsüz elektrik kullanımı olarak değerlendirilmesi gerektiği, yönünde görüş ve kanaate varılmıştır. Şantiye sayacı sökülüp, daimi sayaçlar kurulduktan sonra endeks değerleri kayıt altına alınarak perakende satış sözleşmesi faturalama işlemi de bu endeks değerlerinden başlanarak yapıldığı bilinmekle, hem söz konusu endeks değerlerinin perakende satış sözleşmesi kapsamında da faturalandırılmış olup olmadığının anlaşılması hem de davalının söz konusu tüketimlerden asıl kullanım yapan daire sahiplerinin sorumlu olduğu yönündeki savunmasını değerlendirilebilmesi için kaçak tespit tutanağında kayıt altına alınan tüm sayaçların KW-TL tüketim ekstresine bakılması gerekti değerlendirilmiş, ancak genel talep dilekçesi ile talep edilmişse de söz konusu sayaçlara ait KW-TL tüketim ekstreleri sunulamadığı için tutanakta kayıt altına alınan sayaçlar ve endeks değerlerinin ilgili kullanıcılara dönem faturalarında tahakkuk ettirilip ettirilemediği öğrenilememiş, davalının normal tarifeden tahakkuk ettirilmesi gerektiği kanaatine varılan ilgili sayaçlara ait tüketimlerden sorumlu olup olmadığına dair kesin bir kanaate varılması mümkün olamamıştır. Dava konusu 02.03.2022 tarihli kaçak değil usulsüz elektrik kullanımı olarak değerlendirilebileceği yönünde görüşe varıldığı için, tüm sayaçların toplam tüketimleri üzerinden normal tarifeden tahakkuk hesabı ile 25.03.2022 son ödeme tarihli fatura bedeli 11.626,26.-TL, 25.04.2022 takip tarihiyle alacak miktarı 11.849,97.-TL olarak hesaplanmış ve savunmasında dile getirdiği şekilde söz konusu tüketimler asıl daire kullanıcılarına tahakkuk ettirilmemişse davalının yaşanan aksaklığa sebep olduğu için fatura bedelinden ve dava konusu takibin bu kısmından sorumlu olacağı yönünde sonuca varılmıştır." şeklinde görüş bildirmiştir. GEREKÇE: Dava, kaçak elektrik kullanımı sebebiyle düzenlenen faturaya dayanarak başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir. İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir. İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir. İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır. Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde; takibin usul ve yasaya uygun olduğu, açılan işbu davanın ve takipte yapılan itirazın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Takip konusu alacak, kaçak elektrik kullanımına dayanmaktadır. Davacı şirket tarafından düzenlenen tutanakta, sayaçların sökülmesi ile birlikte davalının sözleşmesiz olarak elektrik kullandığı belirtilmiştir. Bilirkişi raporunda davacı tarafından düzenlenen tutanağın gerçeği yansıttığı, davalının kaçak elektrik kullandığı tespit edilmiştir. Yukarıda açıklandığı üzere tarihli bilirkişi raporu ile davalının kaçak elektrik kullandığı tespit edilmiş ve alacak miktarının 11.626,26-TL olduğu hesaplanmakla 19,20-TL işlemiş faiz alacağının talep edilebileceği kanaatine varılarak davanın kısmen kabulü ile Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir. Davanın en başından beri alacak miktarının lkikit olduğu kanaatine varıldığından davacının icra inkar tazminatının kabulü ile tüm değerlendirmeler ışığında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 11.626,26-TL asıl alacak 19,20-TL işlemiş faiz yönünden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Asıl alacak likit olduğundan kabul edilen asıl alacağın %20'si olan 2.325,25 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 794,19-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 273,84-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 520,35-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 11.626,26-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 11.046,43-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan; 80,70-TL Başvuru Harcı, 273,84-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 354,54TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan; 4.500,00-TL Bilirkişi ücreti, 260,75-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 4.760,75-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 2.441,25-TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 1.600,00.-TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranları dikkate alınarak, 820,46-TL' lik kısmının davalılardan müştereken müteselsilen alınarak, 779,54.-TL ' lik kısmının davacıdan tahlisi ile hazineye irat kaydına, 9-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair, miktar itibariyle istinaf sınırı altında kaldığından KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.29/04/2025 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/802, K. 2025/299, T. 29.04.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-19-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-802-e-2025-299-k-9617b939a893