İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/687 E. 2024/562 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/687
- Karar No
- 2024/562
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/687 Esas KARAR NO : 2024/562 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 08/11/2022 KARAR TARİHİ : 23/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Ltd. Şti. İle Davalı ... San.ve Dış.Tic. A.Ş. arasında 21.03.2008 tarihinde akdedilmiş olan YİBF NO: ... nolu ... Sözleşmesinden doğmuş bulunan alacağın .... İcra Müdürlüğü'nün 2018/... E. sayılı dosya ile icra takibine konulması üzerine davalının borca itiraz ettiğini ve tabin durduğunu, davacı müvekkili ... Ltd.Şti ile davalı ... A.Ş. arasında, 21.03.2008 tarihinde, İstanbul İli, ... İlçesi, ... pafta, ... ada, 3 parsel numaralı arazi üzerine yapılacak bodrum katları dahil 22 kat, 72796 m2 inşaat alanına sahip yapının, yapı denetim kuruluşu tarafından (...) projelerinin incelenmesi, ruhsata ve eklerine uygun olarak yapılması ve denetlenmesine dair Yapı Denetimi Hizmet Sözleşmesi imzalandığını, taraflar arasında imzalanmış olan sözleşmenin "Hizmet Bedeli" başlıklı dördüncü maddesinde ve "Hizmet Bedelinin Ödenmesi" başlıklı beşinci maddesinde davaya konu alacağın ne şekilde hesaplanacağının açıkca belirlendiğini, davalı ... şirketinin, davaya konu sözleşmenin imzalanmasına takiben ... Belediyesi'nden ; 30 Mayıs 2008 tarihli, 2- ... ruhsat no'lu, 49.858,50 m2 alanlı, 257 bağımsız bölüm için geçerli yapı ruhsatını, - 25 Mayıs 2010 tarihli, 2-162 ve 2-163 ruhsat no'lu, toplam 72.397,76 m2 alanlı, toplam 310 bağımsız bölüm için geçerli yapı ruhsatını, -08 Kasım 2013 tarihli, ... ve ... ruhsat no'lu, toplam 55.123,1 m2 alanlı, toplam 233 bağımsız bölüm için geçerli yapı ruhsatını aldığını, davalı ... Belediyesi'nden getirtilecek davaya konu inşaata ait yapı ruhsatlarından anlaşılacağı üzere davalı tarafın bağımsız bölüm sayılarını sürekli olarak değiştirdiğini, davalı ...'in bağımsız bölüm sayılarını yükseltmek istemesi yönündeki iradesi ilerleyen tarihlerde diğer davalıların da dahil olduğu bir dizi hukuksuz ve usulsüz işleme yol açtığını, davalı ...'in, hakedişlerini ödememesi sebebiyle maddi durumu bozulan müvekkili ..., 'na vermesi gereken teminat mektubunu temin edemediğini ve bu nedenle müvekkilinin sistemdeki bütün sözleşmeleri bakanlıkça feshedildiğini, Davalı ...'in, müvekkilline yapılan Yapı Denetimi Hizmet Sözleşmesi'nin feshini takiben, diğer davalı ... Ltd.Şti (dilekçenin devamında ... olarak anılacaktır) ile ... Noterliği'nin 25.08.2017 tarih ... Y.numaralı Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi imzaladığını, bu aşamada ilgili yasa ve yönetmelikler gereği yapı denetim firmasının hakedişi ödenmeden başka bir yapı denetim şirketiyle sözleme yapılması ve inşaata devam edilebilmesinin mümkün olmadığını, davalı ...'e ait, ... Mahallesi, ... ada 3 parsel sayılı taşınmazda bulunan inşaatın, müvekkilinin sözleşmesinin feshedildiği 06.02.2015 tarihinden, 29.05.2019 tarihine kadar tek bir çivi çakılmadan olduğu gibi kaldığını, davalı ...'in, yapı denetim işini üstlenen müvekkili ...'nın hakedişini ödemeden inşaata devam etmesinin ve yeni tadilat projesi hazırlayıp yapı ruhsatı alması mümkün değilken ve davalı ...'nın, 2017 yılında hazırlayarak davalı ... Belediyesi'ne sunmuş olduğu tadilat projesinin ve yapı ruhsatı talebinin, müvekkilinin hak edişinin ödenmemiş olması nedeniyle reddedilmişken, 11.05.2018 tarihinde çıkartılmış olan İmar Barışı ile davaya konu, haksız fiil niteliğindeki usulsüz işlemler başladığını ve yapı denetim alacağı ödenmeden bağımsız bölüm sayısının arttırılarak inşaata devam edildiğini, imar affının çıkmasını takiben 31.05.2019 tarihinde davalı ... ile davalı ... ve Davalı ... A.Ş. (Dilekçenin devamında ... İnşaat olarak anılacaktır) arasında "arsa Payı İnşaat Sözleşmesine Ek Ve Garantörlük Sözleşmesi" imzalandığını, bu sözleşmenin altında Arsa Maliki ..., Yüklenici ..., Garantör ve Yüklenici ... İnşaat ve son olarak Şahsi Garantör olarakta Metin ... (TC Kimlik No: ... ) imzaları yer aldığını, bu sözleşmenin maddeleri incelendiğinde, davaya konu inşaatın, garantörlük sözleşmesinin imzalandığı 31.05.2019 tarihinde, müvekkilinin hakedişinin belirlenmesi amacıyla yapılan 03.08.2016 tarihli seviye tesbit raporundaki halindeyken yani sadece taşıyıcı sistemi tamamlanmış, kaba inşaatı bitmiş ve fiziki olarak %85 seviyesindeyken ve henüz ara bölmeler yapılmamışken, imar barışından yararlanmak için yapılacak müracaatta, bu inşaatta sanki 31.12.2017 tarihi itibariyle 613 bağımsız bölümün inşası tamamlanmış gibi yalan beyanda bulunulacağının ve inşaatın bu müracaat yapıldıktan sonra kaçak olarak tamamlanacağının kararlaştırıldığının açıkça anlaşıldığını, davalıların müvekkilinin zarara uğramasına neden olan kusurlu davranışları olduğunu, öncelikle tedbir taleplerinin kabulü ile davaya konu İstanbul İli, ... İlçesi, ... pafta, ... ada, 3 parsel numaralı taşınmaz üzerinde bulunan davalılara ait bağımsız bölümler üzerine davalıdır şerhi konulmasına ve davaya konu inşaatın bazı bölümlerinin halen tamamlanmamış olması ve dava sürecinde delil karartılmasının mümkün olması nedeniyle tensiple birlikte tespit kararı verilerek davaya konu inşaatın hali hazırdaki durumunun fotoğraf ve video kaydı yapılmak suretiyle tespitine karar verilmesini, davanın terditli açıldığı dikkate alınarak öncelikle .... İcra Müdürlüğü'nün 2018/... E. sayılı dosyasına davalı ... A.Ş. Tarafından yapılan itirazın iptali ile davalının haksız ve kötü niyetli itirazı sebebiyle %20 den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, itirazın iptali davasının süresinde açılmadığına karar verilmesi halinde davanın ticari sözleşmeden ve haksız fiilden kaynaklı alacak ve munzam zarar davası olarak görülmesine ve fazlaya ilişkin tüm hakları saklı tutularak, müvekkili ... Ltd.Şti. 'nin, davalı ... A.Ş.'den 21.03.2008 tarihinde akdedilmiş olan YİBF NO: ... nolu Yapı Denetim Hizmet Sözleşmesinden doğmuş bulunan 4.462.049,66 TL alacağının tespiti ile dosyadaki tüm davalıların, müvekkili ...'nın alacağını vadesinde tahsil etmesini engellemeye dönük haksız fiil niteliğindeki kusurlu davranışlarının ve müvekkilinin munzam zararının tespitine, tespiti yapılan alacağın denkleştirici adalet ilkesi gözetilerek enflasyon farkı ve temerrüt tarihinden itibaren ticari işlerde uygulanacak reeskont avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Anonim Şirketi vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle;varlığı iddia edilen borcun zamanaşımına uğradığını, 2004 sayılı İİK MADDE 67. belirlenen itirazın iptali davası açmak için hak düşürücü sürelerin geçmiş bulunduğunu, davacının itirazın iptaline ilişkin davada munzam zarar alacağını talep edebilmesinin usulen mümkün olmadığını,davanın husumetten reddinin gerektiğini, tedbir taleplerinin de reddinin gerektiğini, davacının esas amacının sözde alacağını tahsil etmek olmadığını, huzurdaki dosya üzerinden dava dışı 3. Kişi ve kuruluşların da huzurunu kaçırdığını, inşaatta herhangi bir usulsüzlük bulunmadığını, 18/5/2018 tarih ve 30425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7143 sayılı Vergi ve Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun 16'ncı maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanununa Geçici 16. madde eklenmiş ve buna göre; afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar İçin yapı kayıt belgesi verilebileceğinin düzenlendiğini, bu kapsamda inşaattaki imalatların yapı kayıt belgesi ile kayıt altına alındığını, yapı denetim hakedişlerin ödendiğini beyanlarla öncelikle davanın başta zaman aşımından dolayı ve belirtilen tüm usule ilişkin sebeplerden dolayı usulden reddine, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, şartları oluşmayan ve ölçülülük ilkesi ile bağdaşmayan ihtiyati tedbir talebinin reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Ticaret Anonim Şirketi vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkiline karşı açılan bu davada hukuki yarar olmadığı gibi atıf yapılan kanun hükmü uyarınca da İcra ve İflas Kanununda belirtilen dava şartına aykırı bir şekilde dava açıldığını, müvekkili tarafından ileri sürülmüş bir itirazın nâmevcut olması müvekkilinin itirazın iptali dosyasında davalı olmasını imkansız hale getirdiğini, süre verilerek giderilebilecek bir usûli işlem söz konusu olmayıp davanın en başta usûlden reddedilmesi gerektiğini, işbu davanın bir sözleşme kaynaklı bir alacak davası nisbi nitelikte olan alacak hakkının 3. Kişi konumundaki müvekkiline karşı ileri sürülmesinin hukuka aykırı olduğunu, huzurda görülen davanın bir alacak davası olduğundan hakkın niteliğinin nisbi olduğunun şüphesiz olduğunu, hak sahibinin sahip olduğu alacak (nisbi) hakkının yalnızca yükümlü olan kimseye karşı ileri sürebilmekte olduğunu, işbu nisbi hakkının zaten ihlal edebilecek olan tek kişinin de yükümlü olan taraf olduğunu, müvekkili gibi üçüncü kişilerin isteseler de bu hakkı ihlal edemeyeceğini, davalı müvekkilinin davacı şirkete karşı hiçbir maddi veya fiili taahhüdü ve yükümlülüğü bulunmadığını, işbu inşaatının ilk projeye aykırı olarak imalatının yapılmaya başlanmış olmasındaki asli kusurlulardan birinin de davacı şirket olduğunu, davalı müvekkilinin davacı şirkete karşı hiçbir maddi veya fiili taahhüdü ve yükümlülüğü bulunmadığını, işbu inşaatın ilk projeye aykırı olarak imalatının yapılmaya başlanmış olmasındaki asli kusurlulardan birinin de davacı şirket olduğunu, talep edilen sözleşme kaynaklı borcun muaccel olma tarihinin davalı şirketin kaçak yapıyı imar affından faydalandırmasından, yani işbu inşaat projesine girmeden önce olduğunu, şerh talebinin kötü niyetli ve davalı şirketi zarara uğratmaya yönelik olup şerhin konulmamasının davacı açısından kaçınılmaz bir zarar da doğurmayacağını beyanlarla davanın itirazın iptali davası olması ve davalı müvekkilin icra takibinde borçlu olmamasından dolayı usulden reddine heyet aksi kanaatteyse haklı gerekçeleri gözetilerek ve mahkemece yapılacak re'sen araştırma sonucunda haksız davanın reddine yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Belediye Başkanlığı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle;davacının davası birden fazla hukuki sebebe ve maddi olaya dayalı olduğunu, müvekkili davalı yönünden davanın değerlendirmesinin yapılmasında müvekkile yöneltilen hukuki sebepler ve maddi vakıalar yönünden cevap verecek olmamızın yanı sıra dava dilekçesinde birden fazla hukuki sebebe dayandırılan taleplerin ve taraflarının aynı davada tek bir talepte birleştirilmesinden doğan usuli sebepler yönünden de cevap itiraz ve def ilerimizi beyan etmek gerektiğini, davacının davasının usul ve yasaya aykırı olup reddi gerektiğini, dava dilekçesinde, davacının davalı ... Belediyesinin, görevini gereği gibi yapmayarak davalı ... şirketinin inşaatının devamına sebebiyet verdiğini, belediyenin görevini ifa ile inşaatın devamına engel olsaydı, davalı ...' in inşaatı ilerletemeyeceği bu sebeple davalı müvekkil ... Belediyesinin görevini yapmamasının davacı yönünden bir haksız fiil teşkil ettiğinin iddia edildiğini, davacı bu iddiasına dayalı olarak da müvekkil Belediye' den uğradığı zararın tazmini yönünden haksız fiil tazminatı talep ettiğini, davacının bu talebinin hakkında zamanaşımı itirazında bulunmak gerektiğini, davanın dayanağı olan yapı denetim hizmet sözleşmesi 21.03.2008 tarihinde tarafları arasında imza edildiğini, davacının terditli taleplerinin tarafları birbirinden farklı olup aralarında dava arkadaşlığı bulunmayan taraflar hakkında aynı davada birbirinden farklı taleplerde bulunulmasının usul hukukuna aykırı olduğunu, davanın Yetkisiz mahkemede açılmış olup yetki itirazlarının olduğunu, davanın görev yönünden reddinin gerektiğini, müvekkili davalı ... Belediyesinin dava konusu sözleşmede taraf olma durumu söz konusu olmadığı gibi sözleşme konusu hizmet veya hizmet bedelinden bir sorumluluğunun da söz konusu olmadığını, davacının talep ettiği yapı denetim hizmet bedelinin bu bedelin tahsiline yönelik icra takibine itirazın , bu itirazın iptali hususunda müvekkilinin hiç bir sorumluluğunun söz konusu olamayacağını, davacının haksız fiil iddiasının maddi durumla örtüşmediğini, yapı denetim şirketinin düzenlediği son hak ediş raporundan sonra yapı denetim hizmet bedelinin ilgili emanet hesabına yatırılmadığına dair bir bildirim yapılmadığını, davacının uğradığını iddia ettiği zararın müvekkili davalı Belediye" ce gerçekleştirilen bir fiilden kaynaklanmasının söz konusu olmadığını, davacının iddia ettiği üzere müvekkili belediye tarafından, yapı denetim sözleşmesinin feshinden sonra veya hak ediş bedellerinin ödenmediği bildiriminden sonra davalı yapı sahibinin inşaata devam etmesine müsaade edilmesinin söz konusu olmadığını, davacının yapı denetim hizmet bedelini tahsil edememesinin sebebinin de yapı sahibinin inşaata devam etmesine müsaade edilmesi olmadığını, yapı denetim hizmet bedelinin ilgili emanet hesabına ödenmemiş olması, yapı denetim şirketinin, hizmet bedelinin yatırılmadığı konusunda bildirimde bulunmaması, inşaata devam edilmesine göz yumması, yapılan tadilat ruhsatlarına onay vermesi olduğunu, müvekkili belediyenin, yapı denetim hizmet bedelinin ödenmemesine sebep olacak herhangi bir haksız fiil teşkil eden eylemi olmadığı gibi davacının uğradığını iddia ettiği zararın müsebbibi de iddia edilen eylemler olmadığını beyanlarla açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Ticaret İthalat ihracat Limited Şirketi vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; işbu dosyadan haricen 15.12.2022 tarihinde haberdar olunduğunu, bu nedenle tebliğ süresinin beyan edilen tarihin kabul edilmesi gerektiğini, davacının itirazın iptali davası ile haksız fiilden doğan alacağını ve munzam zararı talep ettiğini, itirazın iptali davası ile alacak davasının ayrı usul kurallarına tabi olup aynı davada birlikte talep edilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle davanın usulden reddinin gerektiğini, davacının inşaatta usulsüzlük yapıldığına ilişkin iddialarının dava konusu ile ilgisinin bulunmadığını, bununla birlikte müvekkili şirketin dava konusu inşatta hiçbir usulsüz işlem yapmadığını, işbu iddiaların davacının iddia etmiş olduğu alacak ile hiçbir ilgisinin olmaması, davacının tek amacının müvekkili şirketi ve diğer davalıları rahatsız etmek olduğunu gösterdiğini, davacı şirketin yargı yoluna başvurma hakkını kötüye kullandığını, müvekkili şirket bakımından davacı şirketin taleplerinin hiçbir hukuki dayanağının olmadığını, müvekkili şirketin yapı denetim firması olmadığını, davalı ... ile Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi imzalandığını, davacının, davalı ... ile sözleşmesinin feshedilmesi ve alacaklarının ödenmemesi ile müvekkili şirketin hiçbir ilgisi ve etkisinin bulunmadığını, davacının alacağının tahsilinin nasıl engellendiği dava dilekçesinden anlaşılmamakta davacının soyut ve mesnetsiz iddialarının hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığından taraflarından kabulünün mümkün olmadığını, davacının ...'den olan alacağını müvekkili şirketten talep etmesinin hukuka aykırı olup husumet itirazlarının bulunduğunu, davacının iddia etmiş olduğu haksız fiili ve meydana gelen zararını ispat edemediğini, müvekkili şirketin davacı şirket ile hiçbir ilişkisi olmadığından haksız fiilde bulunmasının da imkan dahilinde olmadığını, işbu davanın kötüniyetle ikame edilmiş olup davanın usul ve esastan reddinin gerektiğini, davacının ihtiyati tedbir talebinin hukuka aykırı olup reddi gerektiğini, dava konusu, yapı denetim sözleşmesinden kaynaklı alacak davası olup taşınmaza davalıdır şerhinin işlenmesi talebinde davacının hukuki yararının bulunmadığını beyanlarla açılan davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dosya kapsamındaki dava dilekçesi ve ekleri, Arabuluculuk Son Tutanağı, celp edilen cevabi yazılar, alınan bilirkişi raporu ve dosyanın tümü hep birlikte incelenmiştir. Dava, .... İcra Müdürlüğü'nün 2018/... E. Sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile terditli talep olarak davacının yapı denetim sözleşmesinden kaynaklı alacağı ve munzam zararı şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarına ilişkindir. Mahkememizce 20/01/2023 tarihinde İstanbul İli, ... İlçesi, ... pafta, ... ada, 3 parsel numaralı mahalde bilirkişi incelemesi yapılarak 22/03/2024 tarihli delil tespitine yönelik bilirkişi raporu dosyaya ibraz edilmiştir. Taraf vekillerine tebliğ edilmiş, yargılamaya devam olunarak 12/09/2023 ve 28/11/2023 tarihli celselerde taraf tanıklarının beyanları alınmıştır. Davacı vekili 03/09/2024 tarihli dilekçesi ile, davadan feragat ettiklerini, feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememiz 05/09/2024 tarihli ara kararı ile feragat dilekçesinin davalılar vekillerine tebliği ile vekalet ücreti taleplerinin olup olmadığı hakkında beyanda bulunmak üzere 1 haftalık kesin süre verildiği, davalılardan ... Anonim Şirketi vekilince sunulan 05/09/2024 tarihli dilekçe ile davacıdan vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığına ilişkin beyanda bulunulmuştur. Davacı vekilinin vekaletnamesinin incelenmesinden, davadan feragat etmeye yetkisinin bulunduğu görülmüştür. Feragat, HMK md. 307 vd. maddeleri uyarınca davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi anlamında olup, karşı tarafın veya mahkemenin kabulüne bağlı değildir. Feragat, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Feragat kayıtsız ve şartsız olarak yapılmalıdır. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının feragatinin usul ve yasaya uygun olması sebebiyle davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. Davalılardan ... A.Ş. Vekilinin mahkememizin 05.09.2024 tarihli ara kararı uyarınca vekalet ücreti talepleri olmadığını beyan ettiği, diğer davalılar vekillerinin beyanda bulunmadıkları anlaşıldı. HUAK 18/A-(13) ve (14). Fıkrası hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya No: 2021/... sayılı dosyasından arabulucu olarak atanan ... ekte sunulan 1.600,00.-TL tarife bedeli üzerinden kesilen Serbest Meslek Makbuzu doğrultusunda ödeme yapıldığı tespit edilerek, davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği göz önüne alınarak davacı aleyhine arabulucuk giderlerinin de yükletilmesi gerektiği anlaşılmıştır. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Davanın FERAGAT NEDENİ İLE REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan, Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60.-TL Karar ve İlam Harcından, peşin yatırılan 53.890,41.-TL mahsuz edilrek fazla yatırılan 53.462,81.-TL harcın davacıya iadesine, 3- Hesap edilen 335.240,99.-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... Nakliyat Taahhüt Ticaret İthalat İhracat Limited Şirketi, ... Anonim Şirketi ile ... Belediye Başkanlığı'na verilmesine, 3-Davalı ... Dış Ticaret Anonim Şirketi vekili tarafından talep edilmediğinden lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 4-Davacı tarafça bu dava sebebi ile yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 1.600,00.-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu ( ... Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır